David Ricardo Kimdir

büyük klâsik iktisatçıdır.
1772-1823 yıllarında yaşamıştır.
On dört yaşında, Londra Borsasında babasının yanına memur olarak girmiştir. Yedi yıl sonra evlenirken eşini Musevî cemaati dışından seçmesi üzerine, baba ocağı ona kapanmıştır. Kendi hesabına çalışmağa koyulmuştur. Devlet tahvilleri üzerinde ihtisaslaşmıştır. Kısa zamanda servet yapmıştır.
iktisat ilmine ilgisi, bir tatil seyahatinde başlamıştır. 1799 da Bath kaplıcalarında kür yaparken Milletlerin Zenginliğini okumuştur. İş haya- tile ilişkilerini gevşetmiş ve zamanını İlmî çalışmalara vermiştir. Paranın satınalma gücündeki düşme nedenleri hakkında yaptığı bir incelemeyi R rümuzu ile bastırmıştır.-Bu incelemesi beğenilmiştir. James Mili, iyi bir yazar ve iyi bir iktisatçı olduğunu söyleyerek onu teşvik etmiştir.
Siyasî iktisat ve Vergi Prensipleri adlı’ kitabı
üzerinde çalışmağa başlamıştır. Waterloo meydan savaşının arifesinde büyük bir spekülâsyona
girişmiş ve İngilterenin harbi kazanmasile çağının zenginleri arasına geçmiştir.
Siyasî İktisat ve Vergi Prensipleri adlı eserini 1817 de tamamlamıştır.
1819 da. milletvekili seçilmiştir.
Hayatının sonuna doğru, servetinin önemli bir kısmını toprağa yatırmıştır.
Bu hareketi, Malthus un hayretini uyandırmıştır. Maithus. «kendisinin topraktan en ufak çıkarı olmadığı halde arazi sahiplerini savunduğunu, buna karşılık Rant Teorisini kuran Ricardo*- nun büyük toprak sahibi durumuna geçtiğini» yazmıştır.
Klâsik Ekol, Ricardo ile en parlak çağına erişmiştir.
Malthus ve Ricardo, Klâsik Ekol’ün kötümser yönünü temsil etmişlerdir.
Ricardo’nun kötümserliğine sebep, toprak rantının ve nüfus artışının emek sahiplerini süresiz olarak en az geçim şartlarına mahkûm ettiğini dü- şünmesin dendir.
Ricardo’ya göre;
Nüfus artışı, insan emeğinin değerini ucuzlatmaktadır. Bîr yandan nüfus artışı dolayısile gıda maddeleri talebi kabarırken, öbür yandan Azalan Randımanlar Kanunu etkisile fiyatlar pahalanmaktadır. işçi sınıfı, ucuzlayan emek değeri ve pahalılanan gıda maddeleri karşısında, çekiç ile örs arasına sıkışmaktadır.
Azalan Randımanlar Kanunu, üretim arttıkça, marjinal maliyetlerin yükselmesine yol açmaktadır, Fiyat, en yüksek maliyet masrafları seviyesinde karar kılmaktadır. Daha ucuza üretim yapabilen topraklar, bu sayede rantlardan faydalanmaktadır.
Emek ve masraf karşılığı olmaksızın sırf toprağın veriminden sağlanan bir menfaat rant’dır. Toprak rantından faydalananlar, onu işleyenler değillerdir. Çiftçi, satış sonunda eline geçen kârı, toprak sahibine devretmektedir. Nüfus arttıkça ve istihsal çoğaldıkça, toprak rantı da yükselmektedir.
Ricardo, değerin emeğe bağlı olduğunu ileri sürmüştür.
Ricardo’nun fikirleri, bir asırdan fazla hükümetlerin para siyasetini etkileyecek izler bırakmıştır. Miktar Teorisini benimsemiştir. Altın Sikke Sistemi yerine, Altın Külçe Sistemini tavsiye etmiştir. Currency Principled, yani emisyon artışlarının tamamile altın karşılığa dayanması prensipini hararetle savunmuştur.
Locke ve Hume’un daha önce üzerinde durdukları oromaf/’/r c/e/7fire kavramını işlemiştir. Kambiyo kontrolünün ve ithalat kısıtlamalarının faydasız olduğunu ileri sürmüştür. Dış ticaret açığı altın çıkmasına sebebiyet verirse, para hacminin daralmasile fiyatların ucuzlayacağını, ucuzla-
yan fiyatlar dolayısile ihracatın çoğalacağını ve ihracatın çoğalmasile çıkmış altının memlekete
döneceğini yazmıştır.
Altın stoklarının milletlerarası dağılımını, prodüktiviteye bağlı görmüştür.
Adam Smith’in Kesin Üstünlük Teorisini, Mukayeseli Masraflar Teorisi ile tamamlamıştır. Mukayeseli Masraflar Teorisine göre, meselâ kumaş maliyeti İngilterede 100 iş günü ve Porte- kizde 90 iş günü ise.. Şarap maliyeti İngilterede 120 iş günü ve Portekizde 80 iş günü ise.. Yani Portekiz hem şarabı ve hem kumaşı ingiltereden ucuza imal edebiliyorsa.. Her iki maddedeki üstünlüğüne rağmen, Portekiz’in şarap imalâtında ihtisaslaşarak kumaşı İngiltereden almakta menfaati olacağını izah etmiştir. Daha sonra John Stuart Millin geliştireceği Klâsik Dış Ticaret Teorisini ortaya koymuştur.
Kötümserliğine rağmen. Liberalizme bağlanmıştır. Devlet müdahalesinin fayda getireceğine inanmamıştır.
(Bk; Ricardo’nun Büyüme Modeli, Rant Kanunu. Klâsik Dış Ticaret Teorisi, Ricardo’nun Dış Ticaret Teorisi, Miktar Teorisi, «Currency Prin- ciple». Tunç Kanunu, Altın Külçe Sistemi, Otomatik Denge Teorisi, Mukayeseli Masraflar Teorisi, Değer Teorileri. Ricardo’nun Değer Teorisi, Ricardo’nun Analitik Programı).

 

 

David Ricardo Kimdir

İngiliz maliyecisi ve iktisatçısı (Londra 1772-Gatcomp Park, Gloucestershire 1823), Londra’da yerleşmiş bir musevî simsarın oğlu. İş hayatına çok erken atıldı. Evlenmek için 1793’te hıristiyan oldu. Ailesiyle arası açıldı ve Borsa’da simsarlığa başladı, birkaç yıl içinde büyük bir servete kavuştu. Bilimlerle ilgilendi, Geological society’ye üye oldu (1807), günlük malî meselelerle, sonra genel İktisadî konularla uğraştı. Çeşitli incelemeler yayımladı: The High Price of Bullion, a Proof of the Depreciation of Bank Notes (Kâğıt Para Değerindeki Düşüklüğü Belirleyen Külçe Altın Fiyatı) [1809]; Essay on the influence of the Low Price of Corn on the Profits of Stocks (Düşük Buğday Fiyatının Kârlar ve Esham Rayiçlerine Etkisi üstüne Deneme) [1815]. Avam kamarasına seçildi (1813), fakat önemli bir rol oynamadı. 1817’de Principles of Political Economy and Taxation (iktisat ve Vergi ilkeleri Üstüne) adlı eserini yayımladı. Son eseri Tarımda Yasaklar 1822’de çıktı. Keskin bir mantık anlayışı olan Ricardo, üretimden çok servetin dağılımıyle ilgilendi. Malthus’ün bir araştırmasından hareket ederek toprak rantı kanununu ortaya koydu. Ona göre, önce en verimli topraklar değerlendirilmeli, nüfus artınca az verimli topraklar, sonra da nispeten zayıf topraklar işlenmelidir: zayıf topraklar daha çok emek ve yatırım gerektirir, verdiği ürünler bu emeği ve bu yatırımları karşılamak için yeterli bir fiyata satılabilirse işletilmeğe devam edilir. Demek ki, tarım ürünlerinin fiyatı toprağın işletilmesi için yapılan harcamaya bağlıdır. Verimli toprakların ürünleri, daha az masrafla elde edildiği halde, öbür toprakların ürünleriyle aynı fiyata satılır: bu toprakların sahipleri böylece, maliyet fiyatıları arasındaki değer farkına eşit bir toprak rantından yararlanırlar. Ricardo’nun toprakları sınıflandırması çok tartışma götürmesine rağmen İngiltere’de XVIII. yy. başlarında buğday fiyatlarında görülen büyük artış, böylece nazarî bakımdan açıklanmış oluyordu. Ricardo, Tur-got’nun ortaya attığı azalan randıman kanununa dayanarak, toprağın verimini artırma çabalarının tıpkı az verimli toprakların işlenmesinde olduğu gibi ürünlerin maliyet fiyatının artmasına yol açtığını gördü. Böylece, kendi değer kanununu da ortaya koydu: «Bence, emek her çeşit değerin kaynağı ve nispî niceliği de emtianın nispî değerini hemen tamamıyle düzenleyen bir ölçüdür». Görüşünü daha da ileri götürerek, üretimde, dolaysız emeğin yanında dolaylı bir emeğin, yani yaratmağa yarayan âletlere, makinelere, binalara harcanan emeğin de etkisi olduğunu gösterdi.

Ricardo, toprak rantı nazariyesiyle bağıntılı olarak, ücretlerin tabiî fiyatı kanununu da ortaya koydu ve bu fiyatın her zaman, yiyecek, giyecek gibi bir işçinin ve ailesinin geçimi için şart olan maddelerin fiyatına göre ayarlanacağını belirtti. Arz ve talebin değişikliklerine tabi olan gerçek ücret bu tabiî ücrete yaklaşmak eğilimindedir. Her ülkeye, sermaye ve çabalarını kendine faydalı görünen malların üretimine ayırma imkanı veren serbest mübadeleden yana olan Ricardo, karşılaştırmalı fiyatlar ilkesiyle milletlerarası ticaretin yararını doğruladı. Para konusunda, kâğıt paranın madenî paradan daha üstün olduğuna inanmıştı.
Ricardo, verginin sosyal yararını, genel ilkelere bağlayan ilk iktisatçıdır. Bu sosyal yararlık vergide bir üretme gücü olmasından değil fakat yapacağı etkiden ileri gelir, bu etki de gelir dağılımı kanunlarına uyar. Bu ilkeler vergi alanındaki sayısız reform girişimlerinin temeli oldu. Ricardo, gerek Malthus, Jean-Baptiste Say ve Sismondi ile görüşmeleri ve mektuplaşmalarıyle, gerek yayımlanmış eserleriyle zamanının iktisat düşüncesini büyük ölçüde etkiledi. Nesnel gerçeği araştırması, onu, bugünkü yeni-liberalizm girişimleriyle bilimsel sosyalizm gelişmelerinin geniş ölçüde temelini meydana getiren ilkeleri ortaya koymasına yol açtı.

Etiketler: , , , ,

Yorum yazın