Chester Projesi Nedir

Chester Projesi Nedir

327 sayılı yasayla, 9 Nisan 1923 tarihinde Chester grubuna demiryolu ve denizlimanı yapımı karşılığından verilen imtiyazdır. Ancak Chester grubunun yükümlülüklerini yerine getirmemesiyle yani uygulamaya dönüşmeden durmuştur. Yasa oylamasına TBMM in 206 üyesinin katıldığı ve 185 üyenin yasaya olumlu oy verdiği meclis tutanaklarından anlaşılmaktadır.

“Chester ayrıcalığı” esas olarak bir ABD’li sermaye grubunun Anadolu’da ve Musul-Kerkük- Süleymaniye bölgesinde 4400 kilometreye yakın demiryolu ve Adana-Yumurtalık, Samsun ve yeri daha sonra belirlenecek bir bölgede birer liman yapmasını öngörüyordu. Buna karşılık bu yollar ve limanlar ve de yolların çevresinde kırk kilometrelik şeritler içine rastlayan, bilinen ve sonradan bulu-

1 nan petrol dahil bütün madenleri işletme aynca-lığı 99 yıl için Chester grubuna bırakılacaktı.

Ortaklık, ana sözleşmenin kesinleşmesinden sonraki altı ay içinde, özel sözleşmesi Türk hükümetince onaylanacak ve Türk kanun ve kurallarına uygun bir Türk Anonim Ortaklığı kurulacaktı. Bu anonim ortaklık ana ve ek sözleşmelerdeki demiryolları ve limanlar yapımı ve işletmesi ve maden ayrıcalıklarını “The Ottoman American Development Company” adına kullanması öngörülüyordu. Chester grubu gerek demiryolları ve limanlar ve gerek maden işletmelerinden sağlayacağı net kârdan Türk hükümetine bir pay ödeyecekti. Buna göre, bu işletmelerin gayri safi gelişinden önce işletme genel giderleri, daha sonra tahvillerin yıllık faiz ve sürdürme akçeleri ve yine daha sonra pay senetleri sahiplerine ayrılacak % 12’lik kazanç çıkarıldıktan sonra geri kalanın % 30’unu hükümete ödeyecekti.

Ayrıcalığa göre yapılması öngörülen projeler şunlar olacaktır:

Harput-Yumurtalık demiryolu:

Ortaklık ana sözleşmenin kesinleşmesinden sonraki bir yıl içinde Yumurtalık’dan başlayan ilk 200 km.’lik kısmın projelerini Bakanlığa verecektir. Sonraki her 200 km.’lik kısmın projelerini dörder ay arayla verecek ve projelerin tesliminden sonraki üç ytllrk aralar içinde ilgili kısımların yapımını bitirecektir.

Sivas-Van demiryolu ve Süleymaniye kolu:

Bu, Sivas Van arasında Harput, Ergani, Diyarbakır, Bitlis ve Van Gölü nün kuzey ya da güney kıyısından geçen hat ve bunun, Diyarbakır, Bitlis arasında bir noktadan ayrılıp Musul ve Kerkük’ten geçerek Süleymaniye’ye giden koludur. Bu hatlann her 200 km.’lik kısmına ait projeler, Harput-Yumurtalık hattına ait bütün projelerin tesliminden sonra başlayacak dokuz aylık aralarla Bakanlığa verilecek ve kısımların yapımı yedi yıllık aralarla tamamlanacaktır.

Yumurtalık limanı:

Ortaklık isterse, yapım giderlerini kendisi karşılayıp, Yumurtalık’da her türlü döşemi olan bir liman yapmayı üstlenebilir. Bu durumda ana sözleşmenin kesinleşmesinden sonraki beş yıl içinde, limanın projelerini Bayındırlık Bakanlığına verecek ve yapımı, sözleşmenin kesinleşmesinden sonraki yedi yıl içinde bitirecektir. Liman demiryollarının tamamlayıcı bir parçası sayılacaktır.

Ek sözleşmede sözü edilen işler şunlardır. Samsun-Sivas demiryolu:

Ankara-Musaköy demiryolu:

Bu, Samsun, Sivas arasında Havza, Amasya ve

Zile den geçen hat ile buradan Musaköy’de ayrılıp Ankara’ya giden hattır. Ortaklrk ek sözleşmenin onaylanmasından sonraki altı ay içinde bu hattın ve bütün döşemi ile Samsun’da bir limanın yapımını üstlenip üstlenmeyeceğini Bayındırlık Bakanlığına bildirecektir. Üstlenecekse, bu altı ayın bitiminden sonraki bir ay içinde Samsun-Sivas, altı ay içinde de

Ankara-Musaköy hattında işe başlayacaktır. Ortaklrk Samsun-Sivas hattını ek sözleşmenin kesinleşmesinden sonraki üç yıl, Ankara-Musaköy hattını da dört buçuk yıl içinde bitirip işletmeye açmak zorundadır. Çaltı-Erzurum demiryolu:

Erzurum-Bayazıt-İran hududu demiryolu:

Pikriç ya da Aşkale-Karadeniz kıyısı demiryolu: Hacı Şefaatli-Kayseri demiryolu:

Kayseri-Ulukışla demiryolu:

Bunlar Sivas Harput arasındaki Çaltı’dan Erzu-ruma, oradan da Beyazıt’tan geçerek tran hududuna; Çaltı Erzurum arasında Pikriç ya da Aşkale’den Karadeniz kıyısına; Ankara Musaköy arasında Hacı Şefaatli den Kayseri’ye ve oradan da Ulukışla’ya giden hatlardır. Ortaklık bu beş hattın ve Karadeniz’de bir ikinci limanın yapımını üstlenip üslenmeyeceğini, ek sözleşmenin onaylanmasından sonraki iki yıl içinde Bayındırlık Bakanlığına bildirecektir. Üstlenecekse, Çaltı-Erzurum hattını sözleşmenin kesinleşmesinden sonraki on yıl; Erzu-rum-tran hududu hattını, on dört yıl; Pikriç ya da Aşkale ile Karadeniz’deki bir yer arasındaki hattı, beş yıl Hacı Şefaatli-Kayseri hattrnr beş yıl; Kayseri-Ulukışla hattrnr da altr yıl içinde tamamlayıp işlet- I meye açacaktır.

Hacı Bayram-Çerikli demiryolu:

Ortaklık ek sözleşmenin onaylanmasından sonraki yedi yıl içinde, Samsun/ Sivas arasındaki Havza yöresinde Hacı Bayram’dan başlayıp, Çorum ve Sungurlu’dan geçen ve Ankara-Musaköy hattıyla Çerikli’de birleşen bir ayrıcalıklı hat yapma seçimine de sahiptir.

Samsun limanı:

Karadeniz’de bir ikinci liman:

Ortaklık Samsun limanını ek sözleşmesinin kesinleşmesinden sonraki dört yıl içinde bitirecektir. Ayrıca yukarda görülen beş hattın yapımını üstlenirse, Pikriç ya da Aşkale’den gelen hattın bitiminde Karadeniz’deki bir ikinci limanı da, ek sözleşmenin kesinleşmesinden sonraki dört yıl içinde bütün döşemi ile tamamlayacaktır.

“Chester ayrıcalığı” Cumhuriyet döneminde ilk yabancı sermaye hareketi olması açısından Türk iktisat tarihinde önemli bir kilometre taşı sayılmaktadır.

Öte yandan Chester projesi ABD şirketleri içindeki piyasa paylaşımı mücadelesini göstermesi bakımından ilginçtir. “Chester ayncalığr” onaylandığrn-da Lozan Anlaşması henüz imzalanmamış olduğundan Musul’un daha doğrusu petrol alanlarının konumu kesinlik kazanmamıştı. Chester grubu bu anlaşmayı imzalarken Musul petrollerinin Türkiye’ de kalacağım sanmaktaydı. Buna karşılrk bir başka ABD petrol şirketi olan Standard Oil Company Ingiliz-Fransrz grubuyla anlaşma imzaladı. Musul’ un bir İngiliz mandası olarak Irak ta kalması üzerine petrol imtiyazı Standart Oil Company’de kalmtş oldu. (The Turkısh Petroleum Company). Bunun sonucu olarak Amerikan Şirketi sözleşme hükümlerine göre, 50.000 TL’Iik teminat akçesini yakarak anlaşmayı tek taraflı olarak fesih etti.

Ayrıcalığın görüşülmesi sırasında Meclis te ilginç konuşmalar yapılmış ve bu konuşmalarda yatırım için “fon” gereği dile getirilmiştir. İktisat Vekili Mahmut Esad Bozkurt Chester projesini şöyle takdim etmektedir.

“Bu büyük işi memlekette deruhte edecek bir şirket, kendine bir menfaat temin edilmedikçe bu işe giremez. Bizce matlub olan şey, memleketin, menfaatinin şirketin menfaatine galip olması idi.”

İcra Vekilleri Heyeti Başkam Rauf Bey ise sermayenin önemine değinen konuşmasında şöyle demektedir:

“Madenlerimiz vardır ama çıkarabiliyormuyuz? Kullanabiliyormuyuz? Hayır, vardır, kimseye vermeyeceğiz biz de kullanamayacağız dersek bu ne dereceye kadar şayanı muhakeme bir ifade olur?”

Daha sonra kanunun yeniden yabancı sermaye bakımından ele alındığı İzmir İktisat Kongresinde yeniden söz alan iktisat vekili Mahmut Esad Bozkurt yine şöyle demektedir.

“Türkiye’nin garp sermayesinden istifadeye ne derece heveskâr olduğunun en bariz bir delili Chaster projesidir. Memleketimizin aynı riayetkar herhangi bir ecnebi sermayesine katiyen düşman olmadığımıza bundan daha kuvvetli delil olabilir

[Alm. Chester Projekt] [Fr. Projet Chester] [İng. Chester project]

Yorum yazın