Avrupa Birliğinin Kuruluşu ve Ortak Pazar

Avrupa Birliğinin Kuruluşu ve Ortak Pazar

önceleri altı ülkeden, 1973’ten başlayarak da on ülkeden oluşan Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET), Avrupa Birliğini kurma özleminin bir ürünü, belki de ilk adımıdır. Aslına bakılırsa, bu düşünce, Avrupa tarihinde ozanlar, düşünürler, hukukçular, çeşitli kesimlerden birçokları tarafından birçok kez dile getirilmiş, ama bir sonuca varılamamıştır. Birinci Dünya Savaşından sonra da bu konuda birçok yazı yazılmış, bildiriler yayımlanmıştır. Bunların en önemlileri, 1927’de Viyana’da toplanan Avrupa Birliği Kurultayı ile 1929’da Fransa Dışişleri Bakanı Aristide Briand tarafından Milletler Cemiyeti’ne sunulan Avrupa Birliği tasarısıdır.
Bir Avrupa Birliği kurma düşüncesi gerçekte çok daha eskilere uzanmakla birlikte, Avrupa Toplulukları tarihinin başlangıcı genellikle İkinci Dünya Savaşım izleyen yıllar olarak kabul edilir. Bu yıllarda, Avrupa halklarında ya da en azından yöneticilerde, bir daha böyle büyük acılarla karşılaşmamak amacıyla savaşın yıkıntıları arasında bir Avrupa Birliği yaratılması gerektiği bilinci uyanmıştır.
Savaşın yıkıntılarından hızlı bir ekonomik kalkınmayla kısa sürede kurtulma isteği de hiç kuşkusuz Avrupa ülkeleri arasında işbirliğinin güçlendirilmesi yönünde ikinci bir etken olmuştur. Winston Churchill 19 Eylül 1946’da İsviçre’nin Zürih kentinde yaptığı konuşmayla, Avrupa Konseyi’nin kurulmasına öncülük etti. 5 Haziran 1947’de ABD Dışişleri Bakanı George Marshall, ülkesinin çok yanlı bir program çerçevesinde Avrupa’ya ekonomik yardımda bulunmaya hazır olduğunu açıkladı. 17 Mart 1948’de Fransa, İngiltere, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg Brüksel’de Batı Avrupa Birliği (UOE) antlaşmasını imzaladılar. Gerçekte bu antlaşma karşılıklı yardımlaşmayı öngören bir savunma birliğiydi. Gerçi siyasal ve ekonomik amaçları da yok değildi, ama Almanya ile İtalya’yı dışarıda bıraktığı için yetersiz kaldı.
O yıllarda Marshall yardımı adıyla anılan Amerikan yardımlarının Batı Avrupa ülkeleri arasında paylaştırılması amacıyla Avrupa Ekonomik İşbirliği örgütü (OEEC)nün kurulmasına ilişkin antlaşma 18 Nisan 1948’de Paris’te imzalandı ve böylece ikinci bir adım atılmış oldu. On altı ülkeden oluşan bu örgüt kısa zamanda başarıya ulaşarak üye ülkeler arasında ticarete uygulanan miktar kısıtlamalarının azaltılmasını sağladığı gibi, 1950 yılında da Avrupa ödemeler Birliği’nin kuruluşunu gerçekleştirdi. Ayrıca,savaş sonrası dönemde ekonomik gelişmede etkili bir rol oynadı. Hükümetler arasındaki işbirliğinin sonuçlarından biri de, 5 Mayıs 1949’da kurulan Avrupa Konseyi’dir. Bu örgüt 19 üye devletten oluşmaktaydı.
1950’den sonra hükümetler arası işbirliği yerini Avrupa’nın bütünleşmesi çabalarına bıraktı. Bütünleşmeye giden yol, ulusal iktidarların üstünde bir makamdan geçecekti. Fransa’nın bıı yoldaki önerisi* Almanya, İtalya. Belçika Hollanda ve Lüksemburg tarafından benimsendi. Bu kararın Nisan 1951’de imza altına alınmasıyla C.E.C.A (Avrupa Kömür ve Çelik Birliği) kurulmuş oldu. Böylece, uluslararası bir örgüt ilk kez iktidar yetkileriyle donanıyordu. Antlaşmanın başka bir özelliği ise, uzun yıllar önce Ortak Pazar’ın kurulması yolunda atılmış olan ilk adımın,

atılması, “Altılar”ın bu örgütle bir araya getirilmiş olmasıydı.
1 —2 Haziran 1955 yılında, Altılar’ın Dışişleri Bakanları Messina’da toplanarak, Kömür ve Çelik Birliğinin, ekonominin her alanında etkin olmasını amaçlayan ve gerek ekonomik, gerekse nükleer alanda işbirliği olanaklarını inceleyecek bir Uzmanlar Kurulunu,Paul Henri Spaak başkanlığında görevlendirdiler.
Paul Henri Spaak başkanlığındaki kurulun hazırladığı raporlara ve bu raporlar üzerinde yapılan görüşmelere dayanılarak, 25 Mart 1957’de imzalanan Roma Antlaşmasıyla A.E.T (Avrupa Ekonomik Topluluğu) ve E.U.R.T.O.M (Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu) kuruluyor ve antlaşmalar 1 Ocak 1958’de yürürlüğe giriyordu. Böy- lece temeli atılan Altılar Avrupası, yani Ortak Pazar artık gelişme sürecine girmiş bulunuyordu.
Bundan sonraki evre iki bölümde incelenebilir: Ortak Pazar’ın gerçekleşmesinde çeşitli aşamaları içeren 1958 — 1969 dönemi ve topluluğun gelişiminin tamamlandığı ve yeni ülkeleri de çatısı altına aldığı 19 69 sonrası dönemi.
İlk dönem, gümrük birliğine ulaşmak amacıyla tarifelerin Ortak Pazar ülkeleri arasında kaldırılması ve üçüncü ülkelere karşı ortak bir tarife uygulanması, siyasal, mali ve kurumsal alanlarda yakınlaşmanın sağlanması ve ortak bir tarım politikasına yöneliş anlamında bir geçiş dönemi niteliği taşır.
Bu dönemde ilk önemli adım 1 Ocak 1969’da atıldı ve AET anlaşması uyarınca ilk gümrük indirimleri yapıldı.
3 Mayıs 1960’ta Avrupa Serbest Değiştirim Bölgesi (EFTA) sözleşmesi yürürlüğe girdi.
9 Haziran 1961’de Yunanistan’la Ortaklık Anlaşması Atina’da imzalandı.
1 Ağustos 1961’de de İran tam üye olmak için topluluklara başvurdu.
10 Ağustos 1961’de İngiltere ve Danimarka topluluklara tam üye olmak amacıyla görüşmeye oturmak istediklerini bildirdiler.
30 Nisan 1962’de Norveç tam üyelik için topluluklara başvurdu.
30 Haziran 1962’de ilk ortak tarım politikası önlemleri yürürlüğe girdi.
14 Ocak 1963’te Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle, İngiltere’nin topluluk üyeliğine hazır olmadığını açıkladı. Bu davranış veto anlamını taşıyordu.
29 Ocak 1963’te İngiltere ile topluluk arasında sürdürülen tam üyelik görüşmeleri kesildi.
12 Eylül 1963’te Türkiye ile Ortaklık Anlaşması Ankara’da imzalandı.
8 Nisan 1965’te Altılar, toplulukların organlarını birleştiren Füzyon anlaşmasını imzaladılar ve 1 Haziran 1967 yılında yürürlüğe giren bu anlaşma ile oluşan birliğe Avrupa Toplulukları adı verildi.
11 Mayıs 1966’da Bakanlar Konseyi, 1 Haziran 1968’de üye devletler arasındaki bütün gümrük vergilerinin kaldırılmasını ve ortak tarım politikasının tümüyle yürürlüğe konulmasını kararlaştırdı.
8 Şubat 1967’de Bakanlar Konseyi, üye devletlerde Katma Değer Vergisinin uygulanmasını kabul etti.
10 Mayıs 1967’de İngiltere, İrlanda ve Danimarka topluluklara tam üye olmak için istemde bulundu.
27 Kasım 1967’de General De Gaulle, yaptığı basın toplantısında, İngiltere’nin üyeliğine yeniden karşı çıktı.
1 Haziran 1968’de topluluk içindeki gümrük birliği AET antlaşmasında öngörülen tarihten bir buçuk yıl önce gerçekleşti.
Gümrük birliği ve ekonomik bütünleşmenin
tamamlanması için 1969 sonuna kadar öngörülen geçiş döneminin sona ermesiyle, A.E.T. antlaşmasının herhangi bir süreyle sınırlı olmayan son dönemine girilmiştir. Ancak, gümrük birliğinde gözlemlenen başarı, ekonomik bütünlük için aynı oranda söz konusu değildi: Katma Değer vergisinin yürürlüğe konması, Belçika’da 1971’de,İtalya’da 1973’te sağlanabildi;topluluğun tarım politikası, 1969’da üretim fazlası yüzünden, Almanya ve Fransa’nın para ayarlamalarına gitmesi sonucu güçlüklerle karşılaşırken; para, maliye, tekeller, sanayi, ulaştırma, enerji ve üçüncü ülkelerle yapılan ticaret anlaşmaları nedeniyle ortaya çıkan ayrılıkların giderilmesi için yapılacak çok şey vardı.
Böylece Fransa Devlet Başkanı G. Pompi- dou’nun girişimi ve Hollanda’nın çağrısı üzerine 1-2 Aralık 1969′ da La Haye’de Altıların devlet ya da hükümet başkanlarının katıldığı bir konferans yapıldı. Doruk düzeyindeki görüşmelerle topluluğun gelişimini güçleştiren sorunların çözümüne ortam hazırlandı. 30 Haziran 1970’te Ingiltere, İrlanda, Danimarka ve Norveç ile tam üyeliği öngören katılma görüşmeleri yeniden başladı ve 22 Ocak 1972’de İngiltere, Danimarka, İrlanda tarafından imzalanan ortaklık antlaşması 1 Ocak 1973’ten başlayarak yürürlüğe girdi. Dokuzlar diye de tanınan Ortak Pazar’a 1 Ocak 1981’de Yunanistan’ın da katılmasıyla üye sayısı ona yükseldi.

Yorum yazın