4 Ağustos Kararları

4 Ağustos Kararları – 4 Ağustos Kararları Nelerdir

Ekonomiyi istikrara kavuşturmak amacıyla 1958’de uygulamaya konulmuş bir önlemler paketidir. Talep enflasyonunu durdurarak maliyet enflasyonunu başlatan bir mali operasyon, Demokrat Parti’nin izlemiş olduğu iktisat politikasında önemli bir dönüm noktasıdır.

Türk Lirasının ilk devalüasyonu 7 Eylül 1946′ dadır. “Yedi Eylül Kararları” denilen bu ilk devalüasyon ile doların kuru 127 kuruştan 280 kuruşa yükseltilmişti. Yüksek oranlı devalüasyon, nispi fiyatlar strüktürünü bozmuştu. Gelir dağılımındaki ahenksizlikler şiddetlenmiş ve hoşnutsuzluk yaygınlaşmıştı. Piyasa, değişen koşullara birkaç yıl sonra uyum sağlayabilmişti.

1950 ortalanna doğru fiyat yükselişi durmuştu. Dolaışımdaki banknot miktan altı yıldan beri 1 milyar liranın altında tutulmaktaydı. Ancak Yedi Eylül Karaırlanndan sonra dış ticaret açık vermeye başlamıştı ve iş hayatı durgun gidiyordu.

Adnan Menderes kabinesinin kurulduğu 22 Mayıs 1950 de banknot dolaşım hacmi 882 milyon lira idi. İstanbul’da Reşat altınının kuru 36 lira 27 kuruş idi.

Yeni iktidarın ilk aylarında iktisadi hayat canlanmaya başlamıştır. Hükümete beslenen güven, girişimlere uygun bir ortam yaratmıştır. Marshall Yardımının ilk ferahlatıcı sonuçlan belirmiştir. Avrupa Ödemeler Anlaşması nın imzalanması ve liberasyon sisteminin yürürlüğe girmesi, ithalat olanaklannı genişletmiştir. Kore Savaşı, dış pazarlara mal sürümünü kolaylaştırmıştır.

Demokrat Parti iktidan, iktisadi kalkınmayı hız-landıncı önlemler almıştır. Yatınmlar genişletilmiş, tanm ve ticaret sektörüne açılan krediler artınlmış-tır. Üretim, inşaat ve dış ticaret alanlannda faaliyet hacminin hızla büyüdüğü bir yüksek konjonktür dönemine girilmiştir. Yatınm harcamalanmn bir kısmı “açık finansman” yöntemleriyle karşılanmıştır.

1952 sonlanndan başlayarak moneter karakterli talep enflasyonu gittikçe ağırlık kazanmıştır. Banknot, çekli-çeksiz mevduat ve ufaklık hacmi 3 milyar liradan 1958 Temmuzuna kadar 9.9 milyara çıkmıştır.

Kore konjonktürünün 1952’de durulmasıyla ticaret hadleri, hammadde ve tanm ürünleri ihracatcısı ülkeler aleyhine dönmüştür. Dış pazarlara mal sürümü zorlaşmıştır. Iç piyasada fiyatlann yükselmesi ve talebin şişmesi de dışsatımı tıkamıştır. 1953 te 396 milyon dolara çıkmış olan ihracat, 1958 de 245 milyon dolara düşmüştür.

1952 dışalımlan 556 milyon dolar tutmuştur. Bu rakam, iki yıl öncesinin % 94 üstündedir. Liberasyondan yararlanılarak yabancı ülkelere verilen siparişler Merkez Bankası ndaki döviz rezervlerini aşmıştır. Eylül ortalannda, ithalât bedellerinin transferi durmuştur. Gümrüklere gelen mallann ödenmeyen dövizi, arriérés denilen bir borç birikintisi oluştur muştur. Türkiye’ye mal satışı riskli bir ticaret haline gelmiştir.

Yıllar ilerledikçe dışalımlar da azalmaya yüz tutmuştur. ithalât, 1958 de 315 milyona kadar düşmüştür. Dış ticaret takasla yürütülmeye başlamıştır. Türlü formüllerle yapılan dışalımlarda, dolar maliyetinin 32 liraya kadar çıktığı söylenmiştir.

Piyasada mal darlığı başgöstermiştir. Birçok ihtiyaç maddesi ortalıktan çekilmiş, karaborsacılık yay-gınlaşmıştır.Yabancı basında Türkiye’den “Yokis-tan” diye söz edilmiştir.

Indeskler, 1950 başlangıcı 100 itibanyle 1958’de yaklaşık 240’a çıkmıştır. Ancak karaborsa ile bulunmayan mallar dikkate alınmadığından, indekslerin gerçek enflasyon hızını yansıttığı düşünülemez.

Mal darlığı, sermayeleri spekülasyona kaydırmış-tır. Fiyat artışlannı kollayarak mal stok edenler çoğalmıştır. Gaynmenkullere talep görülmemiş derecede genişlemiştir. Cumhuriyet Altını 185 lirayı, Reşat 205 lirayı, Ingiliz altını 215 lirayı aşmıştır.

iktisadi durumun sarsılması, hükümeti “Dört Ağustos Kararlan’ nı almaya yöneltmiştir.

Dört Ağustos Kararlan şöyle özetlenebilir:

Bir devalüasyonla döviz kurlan yükseltilmiştir. Resmi dolar kuru 280 kuruştan 9 liraya çıkanlmıştır. Türk Lirasının resmi değer kaybı % 69.9 ve döviz kurlanndaki yükseliş % 321 dir. Ancak bir süreden beri ihracata prim ödendiği ve ithalattan prim tahsil edildiğinden, fiili develüasyon bu oranlann altındaydı.

359 milyon dolarlık bir dış kredi açılmıştır. Açılan kredinin bir kısmı arriérés denilen ödenmemiş ithalat bedellerine ve bazı dalgalı borçlara aynlmıştır. 1959 Nisanında OECE Genel Sekreterinin verdiği rapora gön?, konsolidasyon ’dan sonra kalan taze para 223 milyon dolar tutmuştur.

Yeni kurlar, bütün ithal mallanna uygulanmıştır. İhracatçılar, kur farkından derhal ve ‘ aynı derecede ” yararlandınlmamıştır. İhraç mallannın çeşitlerine göre değişen “selektif kur uygulaması” yapılmıştır.

Banka kredilerine 1958 Haziran durumu esas tutularak bir tavan saptanmıştır.

Kamu sektörü finansman açıklannın önleneceği ve banknot emisyon hacmine yansımasına müsaade edilmeyeceği açıklanmıştır.

Yedi Eylül Kararlan yla bozulan nispi fiyatlann yeni bir düzeyde dengeye gelmesi üç yıldan fazla zaman almıştı. Dört Ağustos Kararları nın sebep olduğu maliyet enflâsyonu ve piyasa durgunluğu 1964 sonuna dek sürecekti.

O tarihlerde, dışsatım mallannın yabancı piyasalarda talep elastikliği zayıftı. Dışsatım mallannın düşük talep elastikliği ve bütün maddelere aynı döviz kurunun uygulanmaması, ihracatta beklenen gelişmeyi sağlayamamıştır. Döviz kurlanna % 321 zam yapılmasına karşılık kısa dönemde yalnız % 45 oranında bir dışsatım artışı gerçekleşmiştir.

Eski kurlarla 315 milyon dolarlık ithalata göre ayarlanmış piyasa likiditesi, yeni kurlar uygulanmaya başlayıp da ithalât tutan 470 milyona yükselince, yetersiz kalmıştır. Piyasa finansman darboğazına girmiştir. Banka kredilerine konulan tavan dolayısıyla, ithalâçılar banka dışı kredilere yüksek faiz ödemişlerdir.

Likidite sıkıntısı, spekülâsyonu durdurmuştur. Altın fiyatlan başdöndürücü hızla düşmüş ve yıllarca yükselmeksizin durmuştur. Gayrimenkul fiyatlan kayda değer bir ucuzlama göstermemiş, buna karşılık talep daralmıştır. Karaborsa ortadan kalkmıştır.

Savaşlar ve din kavgalan hariç, tarih boyunca hiçbir olay fiyat istikrarsızlıklan derecesinde sosyal düzeni saramamıştır. Dört Ağustos Kararlarıyla döviz kürlannda yapılan yüksek oranlı ayarlama sonunda karşılaşılan maliyet enflasyonu, pahallılık cereyanını hızlandırmıştır. Kalkınma hızı yavaşlamıştır. İşsizlik artmıştır. Hoşnutsuzluğun yayılması siyasi gerginliğin artmasına yol açmıştır. (Bkz. Yedi Eylül Kararları, On Ağustos Kararları, Yirmi Dört Ocak Kararları).

Yorum yazın