Öğrenme Kuramları

Öğrenme Kuramları

Öğrenme kavramları
Düşünmesini biliyor musunuz?
Herkes düşünmesini bilir, bu da sorulur mu, diyeceksiniz, değil mi? Bakınız, Çiçek ile Gül ‘Un başından geçen bir olayı anlatalım.
Çiçek’le Gül iki kız kardeştiler. Yatak odaları ufak olduğundan, üst üste yerleştirilmiş ikili ranzada yatıyorlardı. Çiçek abla olduğu için üst ranzada yatıyor, oraya dört basamaklık bir tahta merdivenle çıkıyordu. Ama orada bir türlü rahat edemiyor, annesine diyordu ki:
-Anneciğim, geceleri bizim oda o kadar sıcak oluyor ki sırılsıklam terlemekteyim. Gözüme uyku girmiyor.
Oysa Gül bunun tam tersini söylüyordu : —Hayır anneciğim, hiç de sıcak olmuyor, ben rahat rahat uyuyorum.
Bazen de ne oluyordu, biliyor musunuz? Üst ranzada yatan Çiçek terlemeden uyurken, alt ranzadaki Gül’ü üşümekten uyku tutmuyordu.
—Anneciğim oda o kadar soğuk ki bu gece dondum, diyordu.
Bu işe çocuklar kadar anneleri de şaşıp kalıyordu.
Bir gün, fen bilgisi dersinde, Gül’ün öğretmeni, içi su dolu iki kap aldı. Sıcaklık derecelerini ölçtü. İkisinde de ısı aynıydı.
-Şimdi bir deney yapacağız, çocuklar, dedi. Bu su kaplarından birini şu kenarda yere bırakacağız, ötekini de iki metre yükseklikteki tavana yakın rafa koyacağız, yarın iki kabın içindeki suyun sıcaklıklarını yeniden ölçeceğiz. Bakalım ikisinin de ısı derecesi bugünkü gibi eşit mi olacak?
Ertesi sabah öğretmen sınıfa gelince, öğrencilerle birlikte iki kabın içindeki suların sıcaklık derecelerini ölçtü. Bir de baktılar ki, tavana yakın yüksek raftaki kabın içinde bulunan su daha sıcak. Öğretmen bunun nedenini şöyle anlattı : -Çocuklar, sıcak hava her zaman yukarıya doğru yükselir, çünkü soğuk havadan hafiftir. Soğuk hava, daha ağır olduğu için aşağıda kalır. Bu nedenle bir odanın içinde tavana yakın olan yerler daha sıcak^yere yakın yerler daha soğuk olur.
Çiçek, üst ranzada neden terlediğini şimdi anlamıştı. Alt ranza, döşemeye yakın olduğu için serin kalıyor, üst ranza ise tavana yakın bulunduğundan, daha sıcak oluyordu. Çiçek, öğretmenin söylediklerini düşünerek öğrendiği bilgileri genelleştirmiş ve bir çağrışım yapmıştı. Böylece üst ranzada, terlemesinin nedenini ortaya çıkarmıştı.
işte, okulda öğrendiğimiz bilgiler bize böyle yardım eder. Yeter ki biz, düşünmesini bilelim ve edindiğimiz kavramları, yaşantımız içindeki olaylara çağrışım yolu ile uygulayabilelim.
Şimdi, düşününüz bakalım, gerçek yaşantınızda uygulamaya koyabildiğiniz başka ne tür kavramlar öğrendiniz okulunuzda? Ya da gerçek yaşantınızda ne gibi kavramlar elde ettiniz ki, bunları okuldaki çalışmalarınıza uygulayabilesiniz?

ANIMSAMAK İÇİN OKUMAK
Tüm kitapları öykü okur gibi bir nefeste okuyup bitirir misiniz, yoksa okurken ne okuduğunuzu düşünür müsünüz? Ya da okuyup bitirdikten sonra, okuduklarınızı anımsamaya mı çalışırsınız?
Anımsamak için okumak, sadece bir nefeste okuyup geçmek demek değildir. Okuduğunuzu sonradan anımsamak için okurken düşünmeniz gerekir. Okumak da bir çeşit dinlemeye benzer. Dikkat etmek, başarıyı arttırır. Okuduğunuza dikkat etmiyorsanız, boşu boşuna okuyup kendinizi hiç yormayın, daha iyi.
OKURKEN NOT ALMAK, ANIMSAMAYA YARDIM EDER
Sınıfta öğretmeni dinlerken not almak gibi, bir kitabı okurken önemli yerlerini not almak, okuduklarınızı sonradan anımsamak için size yardımcı olur.
Okuduğunuz kitaptaki ana düşünceleri ve önemli yerleri, o kitabın içinde bulacağınız bazı ipuçları ile ayırt edebilirsiniz.
Şimdi, “Köpekler ve Köpek Yavruları” adlı bir kitaptan bir parça okuyor ve iki öğrencinin bu parça üzerinden çıkardıkları notları ekliyoruz. Bakalım bu notlardan hangisini daha çok beğeneceksiniz?

KÖPEK YAVRULARININ EV İÇİNDEKİ EĞİTİMİ
Ufak köpek yavrularınızı evinizin içinde eğitmek istiyorsanız şunları yapmanız gerekir: önce, onun yatıp uyuması için yuvarlak ufak bir minder sağlayın. Sonra, bu minderin çevresine gazete parçaları dizin. Gazeteleri, minderin üstüne ya da halının altına koymayın, yavru köpek, minder ne için kondu, kâğıtlar ne için dizildi, a- yırt edebilmelidir.
Eğer köpek yavrusu, gazete kâğıtlarının üstüne gidip oraya tuvaletini yaparsa onu sevin ve hoşuna giden bir şeyle ödüllendirin. Eğer kâğıtların üstüne değil de başka bir yere gidip orayı kirletmeye hazırlanıyorsa, sert bir sesle “hayır” diye bağırın ve sonra tatlı sesle bir şeyler söyleyerek tutup gazete kâğıtlarının üstüne getirin. Bir yeri pisletmişse sodalı suyla temizleyin.Yavru köpeğiniz henüz öğrenme dönemi içindedir, bu nedenle bağırıp çağırmak ona bir şey öğretmez, tersine korku verir. Yumuşak davranmak, daha öğreticidir.
Evde eğitilmesi kolaydır ama bazı ayrıcalıkları da vardır. Benim kısa bacaklı köpeğim Karabaş şeytan gibiydi. Ama hem inatçıydı, hem de yaramaz. O zamanlar bir trafik kazası nedeniyle sakatlanmıştım. Ev içinde koltuk değnekleriyle geziyordum. Bu durumda köpek yavrusunu eğitmek zordu. Karabaşı yandaki komşuya verdim.
Komşumun aynı cinsten bir dişi köpeği vardı. iki de oğulları olduğu için benim yavru köpeğe ilgiyle bakacaklarına ve onu seveceklerine emindim.”
Şimdi, bu parça üzerinde not alan iki öğrencinin notlarını okuyalım. Hangisinin notları daha iyi olmuş siz söyleyin.

BİRTAN’IN NOTLARI
Köpek yavrularının ev içindeki eğitimi
1) Minderin çevresine gazete kâğıtları koyun.
2) Minderi gazete kâğıtlarıyla kaplamayın ya da halının altına koymayın.
3) Köpek yavrusu yatması için konan minderle başka bir iş için konan gazete kâğıtları arasındaki farkı ayırt edebilmelidir.
4) Eğer köpek yavrunuz gazeteleri kullanırsa onu ödüllendirin.
5) Pisliği temizleyin.
6) Yavru köpeğinizin öğrenim aşamasında bulunduğunu anımsayın.
GÖKHAN’IN NOTLARI
Ev içinde köpek yavrularının eğitimi
1) Gazete kâğıtlarını
a) Minderin çevresine koyun ama içine ya da üstüne değil.
b) Yavru köpek gazete kâğıtlarını kullandığı zaman onu ödüllendirin.
c) Yavru köpek bir başka yeri kirletmeye başladığı zaman hemen onu kaldırın ve kâğıtların üzerine koyun.
2) Yavru köpek yeri pislettiğinde “hayır” diye seslenin ve tatlı sözlerle onu kâğıtlara doğru getirin.
3) Pisliği sodalı su ya da arıtıcıyla temizleyin.
4) Birçok köpek yavrusu kolay evcilleştirilir, ama hepsi değil.

KİTAPLARINIZ ÖNEMLİ YERLERİ BİLDİRİR
Okul kitapları, öykü kitaplarından farklıdır ve tam anlamıyla yararlanabilmek için onları çok dikkatli okumak gerekir, öykü kitabım bir nefeste çabucak okuyabilirsiniz ve bütün olayları kolayca anlarsınız. Ayrıntıları unutsanız bile asıl öyküyü her zaman anımsarsınız.
Ders kitapları böyle bir nefeste okunmaz. Birçok ayrıntıyı öğrenmeniz gerektiğinden, yavaş yavaş okumak ve okurken de düşünmek ister. Bir konunun sonuna geldiğiniz zaman orada durup düşünmelisiniz. Okuduklarınızdan ne anladınız, önemli noktalar nelerdir, gerekirse bunları not etmelisiniz.
Tıpkı bir matematik problemini çözergibi, bir konuyu bitirdiğiniz zaman “ben buraya kadar ne öğrendim, hangi sonuca vardım” diye kendi kendinize sormalısınız.
Bir konuyu tam olarak anlayıp sindirmeden başka konuya geçmek çok yanlıştır.
Ders kitaplarınızdan birisini alıp bakınız ve nasıl düzenlenmiş olduğunu inceleyiniz. Ünitelere ayrılmış mıdır? Konuların adları, bölümleri, özetleri, soruları var mıdır? Kitap neden böyle düzenlenmiştir? Bilirsiniz herhalde, kolaylık olsun, önemli bölümler ayırt edilebilsin diye…
Çoğu ders kitapları ünitelere bölünmüştür. Her ünite genel bir konuyu ele alır, örneğin, fen bilgisi dersinde, “Hava” konusu bir ünite halinde ayrılmıştır. “Elektrik” konusu ayrı bir ünitedir. “Uzay” konusu da yine başka bir ünite içinde anlatılır. Sosyal bilgiler dersinde, örneğin “Kâşifler”, “Anadolu’da Yerleşim Merkezleri”, “Akarsular”, “Kıyı Şekilleri” ayrı ayrı konular ve ünitelerdir.
Her ünite, bölümlere ayrılmıştır. Her bölüm ayrı bir konuyu işler. Diyelim ki, ünitemizin adı “Hava”. Bu ünitenin bölümleri 1) Yağmur, II) Kar, III) Isı Değişiklikleri, IV) Meteoroloji gibi değişik, ama birbirleriyle ilgili çeşitli konular olabilir. Böylece kitabınızın düzenlenişi size önemli konuların başlıkları üstüne bilgi verir. Not almanız gereken yerleri size gösterir.
Bölümler de ayrıca kendi aralarında kısımlara ayrılırlar ve her kısmın siyah harflerle yazılmış bir başlığı olur, örneğin, “Newton ve Çekim Kuramı”, ya da “Newton’un önemli Buluşu” gibi. Bundan da anlaşılır ki Newton’un yeni buluşu önemliymiş ve o kısımda bu buluştan söz ediliyor. Siz de notlarınıza hemen bu başlığı eklersiniz. Tarih dersinde, diyelim ki, Osmanlı imparatorluğunu okuyorsunuz ve Fatih Sultan Mehmet bölümüne geldiniz. Kısım başlığı şöyle olabilir : (Fatih Sultan Mehmet’in Savaşları ) Bundan anlaşılır ki, o kısımda Fatih’in bütün savaşları anlatılıyor, önemli bir konuda ya da sınavda size sorulabilir.
Bölümlerin içinde de paragraflar, satırbaşları ile ayrılmıştır. Her paragraf çoğunlukla ayrı bir konu parçasını anlatır ve ilk tümceleri anlatılmak
istenen bilginin özetini belirtir, örneğin, “beş önemli neden vardır ki” diye başlayan bir tümce, birkaç satır aşağıda bu nedenleri birer birer anlatacak demektir ki, bu da çok önemlidir. Bazen de, “iki önemli kişi bu değişimde rol oynamıştır” diye bir tümceye rastlarsınız. Bu da, not almanız gereken bir konuyu size gösteriyor demektir.
“Savaşı izleyen yıllardaki genel duruma bakacak olursak”…. diye bir tümce okursanız ne anlarsınız?
Bunun anlamı, savaşın sonucunu anlatmaya başlayacak demektir ve kuşkusuz not almaya değer.
Bir paragrafın son tümcesi, çoğunlukla, o paragrafta anlatılan düşüncenin aşağı yukarı bir özetini verebilir. Böylece siz de son tümceyi okuyunca, o paragrafı anladınız mı, anlamadınız mı, diye kendinizi kontrol etme fırsatını bulursunuz. Okurken anlayamadığınız sözcük ya da tümcelere rastlarsanız onları ya sözcükte arayın ya da bir bilene sorun. Anlayamadığınız bir şeyi öğrenmenize hiçbir olasılık yoktur.
Çoğu ders kitaplarında bölüm ya da ünite sonlarında özetler ve sorular bulunur, özetler en önemli yerleri kısaca anlatır. Bunları okuyunca dersi anlayıp anlamadığınız ortaya çıkar. Aynı zamanda özetler en önemli kısımların aklınızda kalmasını sağlar. Dersi okurken almış olduğunuz notları özetlerle karşılaştırarak eksikliklerinizi tamamlayabilirsiniz. Unutmayınız ki, bu özetlerde bulunan her şey notlarınızda olmalıdır. Eğer yoksa hemen eklemeniz gerekir, özetler içinde anlamadığınız ya da derste geçip geçmediğini anımsayamadığınız bir bölüm varsa, o bölümü yeniden okumanız, anlamadığınız yeri bulmanız çok yararlı olur. Bunu yapmazsanız dersi eksik öğrenmiş olursunuz. Aksi gibi, yazılı yoklamalarda hep o atladığınız yerler soru olarak karşınıza çıkabilir. Zaten çoğu soruların yanıtı, derslerin sonundaki bu küçük özetlerin içindedir.
Bölüm sonlarındaki sorulara gelince, bunların yanıtlarını ders kitabına bakmadan bir kâğıda yazabilmeniz gerekir. Parmaklarınızın, zihninizin fotoğraf makinesi olduğunu unutmayın. Soruların yanıtını hiçbir yere bakmadan yazabilirseniz, o bölümdeki bütün önemli noktaları anlamış ve öğrenmiş olduğunuz ortaya çıkar.

OKURKEN ALDIĞINIZ NOTLAR ÇALIŞMA SÜRENİZİ KISALTIR
Ders kitabınızı okurken, bir de not çıkarmaya mı uğraşacaksınız? Bu kadar uğraşıp not çıkarmakla, özet çıkarmakla da mı kendinizi yoracaksınız? Yalnız kitabı okumakla öğrenmeniz yeterli değil mi? Böyle düşünüyorsunuz, biliyorum. Eğer not almadan, sadece okumakla öğrenebiliyorsanız, gene de şunu bilmenizde yarar var; not alacak olursanız daha çok şeyi daha kolaylıkla öğrenip daha kolay aklınızda tutacaksınız. Üstelik bir yazılı yoklamaya hazırlanırken, tuttuğunuz notlar size zaman kazandıracak, bütün bölümleri birer birer yeniden okumak güçlüğünden sizi kurtaracaktır. Bu kısa notlarınız sizin için bir özet yerine geçecektir, öbür derslerinizi bırakıp, bütün kitabın sayfalarını birer birer yeniden okumak, özetlerini incelemek, sorularına yanıt bulmak gibi gereksiz yinelemelerden kurtulmuş olacaksınız.
Bütün ders notlarınızı bir tek dosya içinde birarada saklayınız. Sınıfta tuttuğunuz notları, dersi çalışırken aldığınız notlarla birlikte bir dosya içinde konularına göre ayrılmış olarak,zımbalı sayfalarında düzenli biçimde saklarsanız sonradan yararlanacağınız bir iş yapmış olursunuz.

ŞUNLARI DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
1 )Bu yıl okulda öğrenmiş olduğunuz bir kavra
mı açıklayınız. Bu kavram, bir başka şeyi anlamanızda yardımcı olabildi mi?
2 )Bir ders kitabı okumakla bir öykü kitabı okumak arasındaki ayırımı biliyor musunuz?
3) Bir ders kitabından dersinizi çalışırken nasıl not çıkarırsınız? Bu konuda kitabınız size nasıl yardımcı olabilir?
4 )Bölümlerin sonunda bulunan soruların yanıtlarını bir kâğıda yazmak, size nasıl yardım eder? Bu soruların yanıtını yazmasanız da, sadece ağızdan yanıtlayıp geçseniz, bu size yine aynı ‘ biçimde yararlı olabilir mi?Olursa neden olur, olmazsa neden olamaz, anlatabilir misiniz?

Yorum yazın