Ezber Nasıl Kuvvetlenir – Ezber Nasıl Yapılır

Ezber Nasıl Kuvvetlenir – Ezber Nasıl Yapılır

Nasıl ezberleriz ?
Aşağıdaki tümcelerdeki eksik sözcükleri tamamlayabilir misiniz?
“Sende mi Brütüs (evet ben de)
“Söndür şu kaloriferi kapıcı, ”
(yanıyoruz)
“Erkek olur.” (Traş)
” bu kapağın altındadır.” (Bira)
Bunlardan başka reklam tümceleri biliyor musunuz?
Şu boşlukları doldurabilir misiniz?
“Akkoyun meler deler gelir .”
(gelir, dağları)
“Binatlı gibi şendik.”
(akınlarda çocuklar)
“Güneş ufuktan
(şimdi doğar)
Bu şarkı sözlerini ve tümceleri nasıl ezberlemiş olduğunuzu hiç düşündünüz mü?

YİNELEMELER EZBERLEMEYE YARDIM EDER
Hepimiz, birçok şarkı ve şiir biliriz. Bunları farkında olmadan ezberlemişizdir. Nasıl ezberlemişedir bunları? Çoğunlukla, iki türlü ezberleme yolu vardır: Birincisi, sık sık, duya duya; İkincisi, yinelemeler yaparak.
örneğin, radyoda ya da televizyonda çoğu şarkıları sık sık, duya duya farkında olmadan ezberleriz. Birgün iş yaparken, okula giderken ya da giyinirken o şarkılardan birini mırıldanmaya başlarız. Böylece onu şurada, burada, gezerken, yürürken, mırıldana mırıldana yinelemiş oluruz ve daha da iyi öğreniriz.
Radyo ve televizyondaki reklam tümcelerini de aynı biçimde öğreniriz.
Onları oturup ezberler miyiz?
Hayır, sadece dinleyip geçeriz. Ama bu sözleri o kadar sık dinlemek zorunda kalırız ki, sonunda zihnimizde iyice yerleşirler.
Reklam yapımcıları bu gerçeği çok iyi bildikleri için,reklamlarını her gece üst üste durmadan yinelerler.
Onlar, çok önemli bir noktayı daha bilirler : Anlamlı tümcelerin zihinlerde daha kolay yer ettiğini.
Örneğin, yukarda söylediğiniz gibi, şarkılar çok çabuk zihnimize giriverir. Şiirler de öyle değil midir?
Güzel, anlamlı atasözlerini de farkında olmadan ezberleriz.
öyleyse ezberlemek istediğimiz bir şeyi, reklam tümcesi haline getirirsek onu şarkı gibi bestelersek, şiir biçimine döndürebilirsek daha kolay aklımızda tutabiliriz.
Ayten, şöyle bir şiir yazmayı denedi:
“Fatih İstanbul’u aldı 1453’te,
Ortaçağa son verdi bir silkinişte.”
Bu şiirle 1453 tarihini kolayca aklında tuttu.
Dil bilgisi dersinde sıfatları şöyle ezberledi:
Benim adım Bilgi, Terliğim “kahverengi”,
Saat oldu “iki”, Ayşe’nin kinden “iyi”,
Ayten fen bilgisi dersinde,”Newton yerçekimini buldu” diyeceği zaman “Newton” adını unutuyordu. Bunu anımsamak için, “New York” kentini düşündü. O da “New” diye başlıyordu. “Ton” hecesini de “bir ton kömür” der gibi anımsayabilirdi. Şu halde “New” ile “ton” hecelerini birleştirirse “Newton” sözcüğünü bulabilecekti. Yazılı yoklamada böyle yaptı ve “Newton” adını kolayca anımsadı.

ANLAMSIZDAN ANLAM ÇIKARMAK
Aşağıdaki iki grup sözcüğü okuyunuz. Sonra gözlerinizi kapayıp iki grubu da yinelemeye çalışınız. Bakalım hangi grubu daha kolay öğreneceksiniz: •
I.Grup               II. Grup
adaçayı            protez
biber                 arsenik
ceviz                  Rodos
çekirdek           kloroform

Çoğu kimse için I. grup çok daha kolaydır. Anlamı kolay, herkesin bildiği basit sözcüklerdir bunlar. Ayrıca, aklımızda tutabilmek için bir özelliği daha vardır: Dört sözcük de alfabenin ilk dört harfi olan A.B.C.Ç harfleriyle başlamaktadır.
II. gruptaki sözcüklerin hepsi yabancıdır, az kullanılır, az bilinir, onun için ezberlenmesi daha zordur. Ama, onun da başka bir kolaylığı bulunabilir. Dört sözcüğün ilk harflerini yan yana getirirseniz “Park” sözcüğü ortaya çıkar. Onları da bu yolla öğrenmek daha kolay olur.
Annesi, Atacan’ı yanma çağırdı:
– Bakkala git, beş yumurta, yarım kilo peynir, bir kavanoz reçel al. Sonra da manavdan birer kilo yaprak, armut, ayva ve kayısı al. Unutur musun, kâğıda yazayım mı? dedi.
Atacan, “Hayır”, dedi “ben çok güzel bir anımsama biçimi biliyorum, onu uygulayacağım”
Sonra annesinin ısmarladığı şeylerin baş harflerini öyle bir biçimde düzenledi ki, yeni bir sözcük ortaya çıktı.
Bu bir tek sözcüğü kuşkusuz hiçbir zaman unutmazdı. Böylece o sözcüğün her harfinin yardımıyla öteki adları da kolayca anımsayabilirdi. Neydi bu sihirli sözcük acaba?
Siz de Atacan’ın yaptığı gibi yapabilirsiniz. Her zaman böyle anlamlı bir sözcük çıkmaz, bazen de uydurma bir sözcük oluşabilir,ama yine de o bir tek uydurma sözcük, sekiz on adı ezberlemekten daha kolay akılda tutulabilir.

YAZARAK FOTOĞRAF ÇEKİNİZ
Yazarak fotoğraf çekmekten daha önce söz etmiştik. Ezberlemede bu işlem daha büyük önem kazanır. Bir dersinizi ezberlemek zorundaysanız, onu yazarak daha çabuk ezberleyebilirsiniz ve sonradan daha kolay anımsarsınız. Çünkü söylediğimiz gibi, yazılan bir tümce toplu fotoğrafı çekilmiş gibi zihnimizde yer eder. Gözünüzü kapayıp düşündüğünüz zaman, gözünüzün önüne gelir.
Ayrıca, bir parçayı kolay ezberlemek istiyorsak onun anlamını iyice bilmemiz gerekir. Anlamı bilinen şeyler daha kolay ezberlenir. Eğer o parçanın içinde bilmediğimiz sözcükler varsa, sözlüğe bakıp anlamlarını öğrenmeliyiz.
örneğin, bir atasözü ya da eski bir şiirde bilmediğiniz Arapça sözcükler bulunabilir. Önce bu Arapça sözcüklerin anlamını sözlükten bulmaya,sonra ezberlemeye çalışmalıyız.

EZBERLEMEK, PROBLEM ÇÖZMEYE BENZER
Turhan, Atatürk’ün söylevlerinden parçalar ezberleyecekti. önce birinci sonra da ikinci parçayı dikkatle okudu.
“Ey Türk gençliği, birinci vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebed muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hâzineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur, en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.”
Turhan,her şeyden önce, bilmediği sözcüklerin karşılıklarını sözlükten buldu :
örneğin, (ilelebed – sonsuza dek), (muhafaza – koruma), (müdafaa – savunma), (mahrum etmek – yoksunlaştırma), (dahili ve harici – iç ve dış), (bedhah – kötü yürekli kişi), (azmindeyiz — kesin kararındayız), (mamur – bayındır), (medeni – uygar), (seviye – kat, düzey), (refah – bolluk,gönenç), (vasıta — araç), (muasır — çağdaş) gibi…
Sonra, tüm parçayı beş altı sözcüklük bölümlere ayırdı : örneğin; birinci bölüm (Ey Türk gençliği, birinci vazifen), ikinci bölüm : (Türk istiklal ve cumhuriyetini), üçüncü bölüm (ilelebed muhafaza ve müdafaa etmektir) gibi.
Bunları üst üste birkaç kez okudu ve gözlerini kapayıp yineledi. Sonra da bir kâğıda yazmaya başladı. Böylece parmakları tümceleri kâğıt üstüne yazarken, zihni de onların fotoğrafını çekiyordu. Gözlerini kapayıp düşününce, o tümceler gözünün önünde canlanıyor, bu kez yazdıklarına bakmadan aynı tümceleri ezbere yineleyerek başka bir kâğıda yazabiliyordu.
Beş altı sözcüklük bir bölümden, başka bir bölümü çalışmaya geçerken, önceki bölümü kesin olarak bir kez daha yineliyordu. Böylece sağlam bir temel hazırlıyor, parçanın öteki bölümlerini de bu temel üstüne oturtuyordu.
Sizin de Turhan gibi bir yöntem uygulayıp,ezberlenecek ders parçalarınızı rahatça öğrenmeniz hiç de zor olmayacaktır.

KURALLAR VARSA EZBERLEMEK GEREKMEZ
Kiiçük Birsen, dilbilgisi dersini anlamıyor, bazı fiilleri yanlış yazıyordu, örneğin, “gezmiye gittim” diye yazıyordu. “Almaya” yerine “almıya”, “yemeğe” yerine “yemiye” yazmaktan bir türlü kendini kurtaramıyordu. Bunları ezberlemeye çalıştığı halde ezberleyememişti. Sonunda bir gün kuralını öğrendi : Fiilin ilk hecesi “e” ile bitiyor, “a” ile başlıyorsa “a” ile bitiyordu. Örneğin “almaya”, “atmaya”, “yakmaya”, “ekmeye”, “tekmelemeye” gibi bazı fiiller bu kurala aykırıydı. Ama bunlar için de bir kural olmalıydı, örneğin, “göndermeye” sözcüğünde “göndermek” fiilin ilk hecesi “ö” ile başladığı halde, son hecesi “ö” ile bitmiyor “e” harfine dönüşüyordu, “öpmeye” “sökmeye”, “denemeye”, “dökmeye” gibi.
Ama bu da bir kurala bağlanabilirdi :
Hece “ö” ile başlarsa, sonu “e” ye dönüşüyordu.
Birsen bu kuralı öğrenince ezberlemekten kurtuldu .

ŞUNLARI DÜŞÜNÜNÜZ

İki sözcük listesi hazırlayın. Birincisine ortak özellikleri olan sözcükleri yazın, yiyecek ya da giyecek adları gibi. İkincisine de uydurma sözcükler yazın. Her iki listeyi de ezberlemeye çalışın. Bakalım, hangisini daha çabuk aklınızda tutacaksınız ve ikinci listeyi kolayca anımsayabilmek için kendinize göre ne gibi yöntemler bulabileceksiniz?
Sınıfta öğrendiğiniz derslerden bir bölümünü, kısa bir şiir halinde yazıp ezberleyin. Acaba bunu bir yıl sonra anımsayabilecek misiniz? Şiir haline getirmeyip olduğu gibi bıraksaydınız, onu da bir yıl sonra anımsamanız olasılığı var mıydı? İsterseniz bir deneyin.

Yorum yazın