Uyak Nedir

Uyak Nedir
uyak, kafiye olarak da bilinir, şiirde dize sonlarındaki ses benzerliği. Türk halk şiirinde ayak denir. Uyakta ses açısından benzeşen sözcüklerin anlam bakımından farklı olmaları gerekir. Şiirde ses benzerliği yoluyla uyum sağlamak ve genellikle okuru etkilemek amacıyla kullanılan uyak, sözlü edebiyat ürünlerinde hatırlamayı ve ezberlemeyi kolaylaştıran bir öğedir.

Ses benzerliğinin niteliğine göre uyaklar çeşitli türlere ayrılır. Yalnızca bir ünsüzün benzerliğine dayanan uyaklara yarım uyak denir; örneğin “el”, “dil”, “gönül” sözcükleri arasında / ünsüzüyle oluşan bir yarım uyak vardır. En az bir hecedeki ünlü ve ünsüz benzerliğine tam uyak ya da yalın uyak denir; örneğin “baş”, “yaş”, “yavaş” sözcüklerinde a ünlüleriyle ş ünsüzü tam uyak oluşturur. Birden fazla hece arasındaki ses benzerliğine ise zengin uyak adı verilir. Bu zenginlik iki tam hecenin ortaklığı olabileceği gibi, tam uyağa eklenen bir ünlü ya da birkaç ünsüzün ses değeriyle de oluşabilir (örn. “sıcak-ocak”, “sarı-dağlan”, “hece-gece”). Yazılış ve söylenişleri aynı olduğu halde anlamları farklı olan sesdeş sözcüklerle ya da bu sözcüklerin yan yana gelmelerinin yarattığı ses kaynaşmasıyla oluşturulan benzerliğe cinaslı (ündeşli) uyak adı verilir (örn. “Güle naz/Bülbül eder güle naz/Öyle bir yare düştüm/Ağlayan çok gülen az”). Cinaslı uyak, halk şiirinde özellikle mânilerde çok kullanılmıştır. Bunun dışındaki uyak türleri arasında, ünlüyle biten açık uyak, ünsüzle biten kapalı uyak, dizelerin başında bulunan baş uyak, dize ortalarında bulunan iç uyak, bir kıtanın birinci ile dördüncü, ikinci ile üçüncü dizeleri arasındaki sarma uyak, bir kıtanın birinci ile üçüncü, ikinci ile dördüncü dizeleri arasındaki çapraz uyak, bir beytin bir dizesindeki iki sözcükle öteki dizesindeki iki sözcük arasında yapılan çift uyak, dizelerde ikiden çok sözcük arasında yapılan çok uyak sayılabilir.

Uyak, Klasik Yunan ve Latin şiirinde ender olarak görülür. Buna karşılık ortaçağda Latince yazılan dinsel şarkı ve şiirlerde, özellikle de 4. yüzyılda Katolik ayinlerinde söylenen şarkılarda yaygınlıkla kullanılmıştır. Klasik şiir yanlıları zaman zaman şiirde uyak kullanılmasına karşı çıkmışlarsa da, uyak Batı şiirinde önemli bir yer tutmayı sürdürmüştür. Sone, balad, vilanelle, ron-deau, chant royal, triolet, canzone ve sestim gibi şiir biçimlerinin belirli uyak düzenleri vardır. Batı’da serbest nazım yanlıları uyaksız bir şiire yönelmişlerse de, başka şairler yeni ve karmaşık uyak düzenleri geliştirmeyi sürdürmüşlerdir.

Uyak Osmanlı divan edebiyatında aruz kadar önemliydi. Hemen hemen tümü Arap ve İran edebiyatından alınmış olan divan edebiyatı nazım biçimlerini belirleyen temel ilkelerden biri uyak düzeniydi. Türk şiiri de genel olarak uyağı ön planda tutan bir şiirdir. Serbest nazım denemelerinde uyak atılmamış, tersine daha çok önem kazanmıştır.

 

Yorum yazın