Nibelungen Destanı

NIBELUNGEN veya NİFLUNGEN, germen mitolojisinde bir cüce soyu. Kralları Nibelunç’un adiyle anılırlar («Sis’in [yeraltı dünyası] oğlu» anlamında). Nibelungen’ların büyük bir hâzinesi vardı. (Nibelungenhort, «Nibelung’un hâzinesi»). Siegfried, kralları Schilbung ile Nibelung’u öldürdükten ve cüce Alberich’i yendikten sonra bu serveti ele geçirdi. Bunun üstüne Siegfried’in savaşçıları «Nibelungen» «dini aldılar. Ama hazine Siegfried’in öldürülmesinden sonra Bur-gond’ların eline geçince, bu sonuncular Nibelungen adına sahip çıktılar ve bütün ortaçağ kahramanlık şiirlerinde bu adla anıldılar. (L)
NIBELUNGEN veya NİFLUNGEN, germen mitolojisinde bir cüce soyu. Kralları Nibelunç’un adiyle anılırlar («Sis’in [yeraltı dünyası] oğlu» anlamında). Nibelungen’ların büyük bir hâzinesi vardı. (Nibelungenhort, «Nibelung’un hâzinesi»). Siegfried, kralları Schilbung ile Nibelung’u öldürdükten ve cüce Alberich’i yendikten sonra bu serveti ele geçirdi. Bunun üstüne Siegfried’in savaşçıları «Nibelungen» «dini aldılar. Ama hazine Siegfried’in öldürülmesinden sonra Bur-gond’ların eline geçince, bu sonuncular Nibelungen adına sahip çıktılar ve bütün ortaçağ kahramanlık şiirlerinde bu adla anıldılar. (L)
Nibelungen’ın Yüzüğü (Der Ring des Nibelungen), Richard Wagner’in dört eserinden meydana gelen bu dramatik çevrime Tetraloji de denir. Bir çeşit prolog olan Ren Altını (Das Rheingold), Die Walküre, Siegfried ve Tanrıların Çöküşü (Die Götterdämmerung) bölümlerini kapsayan bu Tetraloji kronolojik bir sıra gözetilmeden bestelendi; sonuncu üçüncünün (1851), üçüncü İkincinin <1852), ikinci de bütün eserin prologu sayılan birincinin bestelenmesine yol açtı. Çeşitli kesintiler ve birçok düzeltme yüzünden, gerek libretto, gerek eserin müziği son biçimini ancak 1874’te alabildi. E-ser tam olarak ilk defa 1876’da Bayreuth’-da temsil edildi. Felsefe ile şiiri birbirine karıştıran konu, bestecinin romantik ve germenlere özgü dehasını ortaya koyar. Ren Altım’nda, nibelung (cüce) Alberich, aşka lânetler savurduktan sonra, «Ren Altmı»nı su perilerinden çalar ve bu altından çok güçlü ve sihirli bir yüzük yapar. Tanrı Wotan da bu yüzüğü, Alberich’in hâzinesi ile birlikte ele geçirerek, onları Walhalla’yi (Tanrıların Evi) yapan devlere ücret olarak verir. Oysa Alberich, öç almak için yüzüğe yokedici bir güç vermiştir. Ama bu durumda, sözünden caymamak için Wotan yüzüğü devlerden geri alamaz. Die Walküre’-de, Wotan’m evlilik dışı çocuklarından (Siegmund ve Sieglinde) dünyaya gelen genç Siegfried, babasının kılıcını eski haline sokarak, canavar kılığına girmiş Faffner’i öldürür ve yüzüğü geri alır. Bu arada pek karışık bazı olaylar geçmiştir: Wotan’-ın kızı Brunhild’in serüveni, Siegmund ile Hunding’in çarpışmaları ve önce birincinin, sonra İkincinin ölümü; Wotan tarafından Brunhild’in (Walküre) uyutulması ve ceza olarak onu uyandırana verilmesi. Genç Siegfried adlı bölümde, kahramanın üzüntüleri ve tılsımlı bir kuşun peşine takılarak alevlerin içinden geçtikten sonra Wotan’m kızını bulması ve Siegfried ile Wotan’m kızının birleşfneleri anlatılır. Tanrıların Çöküşü’nde ise Alberich’in oğlu Hagen, Siegfried’e bir unutma iksiri içirir, kralın kızkardeşi Gutrune’ye karşılık o-larak eşi Brunhild’i kral Gunther’e ver-dirtir. İhanete uğradığını sanan Brünnhil-de de Hagen’in Siegfried’i öldürmesini kabul eder. Ama Hagen yüzüğü elde etmek isteyince hatasını anlar ve hâzineyi su perilerine geri verir. Sonra da bir ateş yaktırır, Siegfried’in cesedini de oraya getirttikten sonra, atının üstünde alevlerin içine a-tılır. Bu arada Walhalla ateş alır, böylece tanrıların evi kül olur. Bu uzun eserin tümü Bayreuth’ta temsil edildi ve eser eldeki en geniş imkânlarla sahneye konularak yazarın istediği şekilde yorumlanması sağlandı. Eser parça parça dinlenirse, esas anlamı kaybolur. (L) Nibelungenlied, 1200’e doğru, Orta Yüksek Almanca ile yazılan ve iki bölümden (Siegfried’in ölümü ve Kriemhild’in öcü) meydana gelen alman destanı. Genç Siegfried, Worms’ta hüküm süren, burgond kralı Günther’in kızkardeşi Kriemhild’e âşık olur. Ama Siegfried’e, ancak Gunther’in İzlanda kraliçesi Brunhild ile evlenmesine yardım etmeğe razı olursa Kriemhild ile evlenebileceği vaat edilir. Siegfried’in yar-dımıyle Günther üç karşılaşmada Brunhild’i yener. Siegfried, Kriemhild ile evlenir; ama Brunhild’e, Gunther’in isteklerine boyun eğdirilmesi gerekmektedir; çünkü, Günther ile evlenmiş olmakla beraber, Brunhild evlilik görevini yerine getirmeyi reddeder. Siegfried gecenin karanlığından yararlanarak hileyle Brunhild’e boyun eğdirmeyi başarır. Birkaç yıl sonra, iki kraliçe arasındaki çekişme baş gösterir: Kriemhild, Gunther’in kansı olmadan önce kendini Siegfried’e teslim etmesinden ötürü kibirli Brunhild’e sitem eder. Sarsılan Brun-Mld’e çok sadık olan Hagen, öcünü alacağını vaat eder. Kriemhild’den, Siegfried’in vücudunun en kolay yara alabilecek yerinin neresi olduğunu öğrenen Hagen, Siegfried’i bir av partisinde öldürür. Siegfried’in katlinden öç almak amacıyle Kriemhild, hun kralı Etzel (Atilla) ile evlenmeyi kabul eder. Kriemhild, Gunther ile savaşçılarını hun ülkesine çekmeyi başarır ve sıra ile Hunları, sonra Atilla’nm vasalı markgraf Rudiger’i ve Dietrich von Bern’in (Ostro-gotların kralı Theodorich) adamlarını Gunther’in üstüne saldırtır. Burgonların ordusundan geriye en son Hagen sağ kalır ve Kriemhild Siegfried’in kılıcıyle Hagen’in başını uçurur; kendisi de Kriemhild von Dietrich’in vasalı Hildebrand tarafından öldürülür.

Yorum yazın