Nazım nedir – Nazım sanatı

NAZIM veya NAZM i. (ar. nazm). Mısra lardan meydana gelen, vezinli ve kafiyeli anlatım biçimi: Biraz dinleyip sonra, «Bak, der zarif, / Sizin nesriniz, nazmınızdan latif/» (M. Â. Ersoy). Nazım tekniği bakımından usta olan Seyranî, yalnız iç duyguları dile getiren bir âşık değildir (Cahit öz-telli). O mümkün değil nazmın musikî hareketini anlıyamıyordu (H. Z. Uşaklıgil). [Zt. NESİR. Yeni. KOŞUK.] || Vezin, kafiye ve belli biçimler kullanarak, ahenkli ve etkili söz söyleme usulü. (Bk. ANSİKL.) || Esk. Sıra, tertip, düzen. || Nazm etmek (veya eylemek), manzum olarak yazmak veya söylemek: Bir şairin nazm ettiği drama güzel bir başlangıç bulmuş olması kabilinden bir sevinçle o geceyi geçirir (H. R. Gürpınar). || Serbest nazım, vezin ve kafiyeye kesinlikle bağlı kalınmayarak yazılan nazım türü: Böyle bir «fayda» karşısında serbest nazım düşmanlığı mı kalır? (N. Ataç).

— Esk. Nazm-ı cihangir, dünyaca tanınmış, dünyayı tutmuş şiir. || Nazm-ı garrâ, parlak nazım.

— ANSİKL. Ed. Nazım sanatında hece sayısı, durak, kafiyeler, ses karşılaşmaları (ses düşmesi, ses boşluğu), mısralann bentler ve manzumeler halinde düzenlenmesi gibi mısralama kuralları önem taşır. Bir manzume meydana getirmek için nazımın dayandığı bütün fonetik kurallar yeterli sayılsa da, bu her zaman şiirin meydana gelmesi demek değildir. (Bk. §UR.) Nesirden çok önce doğup geliştiği bilinen nazım, müzikle birlikte duygusal bir etki, dinleyicilerde ses güzelliğinin sağladığı ortak bir duyarlık yaratmayı amaç edinir. Belli ölçülerdeki satırların akılda tutulması, kolayca hatırlanması mümkün olur; kafiyelerin yardımıy-le çağrışım çabuklukları sağlanır; mısralann belli kümeler halinde birikimi, söze unutulmaz bir biçim verir. Nazımdaki en küçük birim, mısra*’dır; mısra, tam bir anlam taşımayabilir; bu yüzden çeşitli dönemlerde bir nazım cümlesinin tamamlanması için çeşitli nazım birimleri kullanıldı. Divan edebiyatında genellikle kullanılan nazım birimi beyit’tir. Beyit, aynı vezinle yazılan, kafiyeli olması şart sayılmayan, anlam bakımından birbirini tamamlayan art arda gelen iki mısradır. Nazımda amaç, kelimelerin yan yana gelişlerinden doğan uyuşum güzelliklerini bir veznin sistemine bağlayarak alışılmış biçimler sağlamak; söze en etkili, en güzel, en ahenkli yapısını kazandırarak anlamı güçlü bir müzik değeriyle desteklemektir. Nazımda ahengin, vezin, kâfiye, nazım şekli gibi unsurların başa geçmesi, dil bilgisi kurullarının gereklerini arka plana itebilir.

Türk halk şiirinde nazım biriminin değişmez şekli dörtlük’tür. Anlamın bütünü ancak dört mısralık bir kümenin sonunda tamamlanır. Ancak, ezgi eşliğinde söylenen dörtlüklerin bütün mısraları anlam bakımından aynı değerde olmayabilir, özellikle mani* gibi anonim türlerde ilk iki mısranın rastgele bir giriş, bir tasvir, şiirin asliyle ilgisiz görünen bir tablo oluşuna karşılık son iki mısrada asıl anlam verilir. Tanzimattan sonra gelişen yeni türk şiirinde, mısra asıl birim olmağa başladı ve nazım cümleleri şairin istediği kadar uzayan yapılarıyle birkaç mısraya yayılabildi.

+ Nazmen zf. Esk. Manzum olarak. Zt.

NEŞREN. (M)

Yorum yazın