Yağmur Nasıl Oluşur ve Yağar

Yağmur Nasıl Oluşur ve Yağar
Yağmur, havadaki buharın su damlaları biçiminde yere düşmesi olayıdır. Yağmur, dünya atmosferinde meydana gelir. Yağmurun ana maddesi küçük damlalar biçiminde oluşan sudur. Bu damlaların çapı 0,20 ile 0,5 santimetre arasında değişir. Yağmur damlaları 1 500 metre yükseklikten yağabilirler. Yeryüzüne ulaştıkları zaman denize, göle, ırmağa, toprağa ya da bir kentin su sarnıçlarına ve kanalizasyon sistemine düşebilirler.
Bütün kimyasal bileşikler gibi su da molekül denilen küçük taneciklerden meydana gelir. Su molekülleri birbirlerine yakın durdukları zaman birleşerek su denilen sıvıyı oluştururlar. Ancak, su molekülleri birbirlerinden uzakta duruyorlarsa, su buharını oluştururlar. Bir sıvının buhara dönüşmesi olayına buharlaşma denir. Bunun tam karşıtı olan olay, yani buharın sıvıya dönüşmesi yoğunlaşma olarak adlandırılır.
Bu değişimler sıcaklığa bağlıdır. Bir sıvı ısıtıldığı zaman molekülleri daha hızlı hareket eder ve birbirlerinden daha çok uzaklaşırlar. Birçoğu buharlaşır. Öte yandan, buhar soğuduğu zaman, moleküller bir araya toplanır ve daha yavaş hareket eder. Sıcaklık yeterince .düştüğü zaman, buhar molekülleri bir sıvı biçiminde yoğunlaşırlar. Yağmur nasıl meydana gelir? Yeryüzünde sürekli bir su buharlaşması vardır. Buharlaşmanın en yoğun olduğu bölge, sıcaklığın en yüksek olduğu ekvator kesimidir. Su buharı sudan daha hafif olduğu için atmosfer içinde yükselir. Atmosfer içinde yükseldikten sonra rüzgârlar tarafından çeşitli yerlere taşınır.
Yükseklik arttıkça, hava sıcaklığı azalır. Yükselen havanın sıcaklığı belli bir dereceye düşürüldüğü zaman, içerdiği su buharı yoğunlaşmaya başlar. Havada küçük su damlacıkları meydana gelir. Bu damlacıklar, küçük buz parçacıklarına da dönüşebilirler. Böylece bulutlar meydana gelir.
Bir bulut içindeki yoğunlaşma devam ederse, küçük damlacıklar daha büyük damlalara dönüşürler. Bu damlalar yeterince büyük oldukları zaman, buluttan düşerler. Damlalar, bulutun altındaki daha ılık bir hava katmanı içine düştükçe, yeniden buharlaşmaya başlarlar. Bazen, yere düşmeden bütünüyle buharlaşırlar. Fakat, çoğunlukla yağmur biçiminde yeryüzüne ulaşırlar. Bulutta bulunan buz parçacıkları da yağabilir. Bulutun altındaki hava daha sıcak ise, buz parçacıkları su damlacıklarına dönüşür. Bu damlacıklar da yağmur damlalarıyla birlikte yere düşerler. Hava soğuk olduğu zaman, damlalar yeryüzüne dolu olarak düşerler. Kar da soğuk bir buluttaki su damlacıklarının donmasıyla meydana gelir. Yağmur çeşitleri: Yağmurun değişik çeşitleri vardır. Yağmur damlaları yere düştüğü zaman çok küçükse, bu yağmura çiseleme denir. Birdenbire başlayıp kısa süre yağan yağmura sağanak denir. Sağanaklara kümülüs bulutları yol açarlar. Bunlar, çoğunlukla yassı tabanlı büyük bulutlardır.

Genellikle birbirlerinden ayrı dururlar. Yağmur çoğunlukla, uzun süreli ve belli aralıklarla yağar. Bu tür yağmura katman bulutlar yol açar. Gök gürültülü ve şimşekli fırtınalarda yağan yağmurlara ise boranbulut denilen koyu renkli bulutlar yol açarlar.
Yağmur yere doğru düşerken, havadan çeşitli maddecikleri de toplar. Böylece atmosferdeki karbon dioksit gazının bir bölümü de yağmurla birlikte yere düşer. Yağmur damlaları, yere düşmeden önce, yerden havalanan toz bulutlarının içinden geçerlerse, çamurlu yağmur yağar. Yağmur damlaları, toz nedeniyle çamura dönüşürler. Çamurlu yağmurlara her yerde rastlanır. Bu tür yağmurlar, tonlarca tozu yeryüzüne getirir. Bazen, havadaki toz kırmızı topraklı bir yerden yükselir. Bu durumda yağan yağmur damlalarının da kırmızı oldukları görülür.
Yağmur miktarı: Yağmur miktarı, düşen yağmurun yüksekliğinin milimetre cinsinden ölçülmesiyle ifade edilir. Saatte, 2,5-7,5 milimetre yükseklik oluşturacak biçimde yağan yağmur, orta şiddette sayılır. Bu miktarın altındaki yağmura hafif, üstündeki yağmura ise şiddetli yağmur denir. Yağmur miktarını ölçmek için, basit bir yağmur ölçüm aygıtı kullanılır. Bu aygıt ile belli bir alana yağan yağmurun derinliği ölçülür.
Yağmur miktarı mevsime ve coğrafî konuma göre çok değişir. Yeryüzünde hiç yağmur yağmamış olan bazı çöl alanlar vardır. Buna karşılık, Hawaii ye ve Hindistan’ın kuzeydoğusundaki bazı kesimlere her yıl 1 000 santimetrenin üzerinde yağmur düşer. Bu kesimler, yeryüzünün en yağışlı bölgeleridir.
Bazı bölgelerde, örneğin Avrupa’da, yağmur her mevsim yağar. Oysa ekvator çevresindeki tropikal bölgelerde, yağmurun çoğu birkaç ay içinde yağar. Bu döneme yağmur mevsimi denir. Muson yağmurlarının yağdığı ülkelerde, örneğin, güneydoğu Asya’da, en çok yaz aylarında yağmur yağar. Bu döneme yağmur mevsimi denir. Muson bölgeleriyle tropikal bölgeler sıcak kesimlerdir. Bu kesimlerde yağışsız mevsim olmaz. Şiddetli yağmurlar nedeniyle, bu bölgelerde çok gür ormanlar yetişir. Bu ormanlardaki ağaçların yüksekliği 30 metreyi aşabilir.
Büyük kentlere çevrelerinden daha çok yağmur yağar. Bu durumun bir nedeni hava kirlenmesidir. Kentlerin üzerindeki havada toz ve sanayi ürünü olan çeşitli kimyasal maddeler vardır. Bu maddeler, hava içindeki su buharının yoğunlaşıp yağmur damlacıklarına dönüşmesine yardımcı olurlar. Havadaki bu maddeler, su buharı moleküllerinin yoğunlaşmasını kolaylaştıran çekirdekler oluştururlar. Yağmur yağdıktan sonra havadaki artık maddelerin bir bölümü yere düştüğü için; hava biraz temizlenir.
Yağmur, ayrıca, rüzgârın kıyıdan içeri doğru estiği kesimlerde, iç bölgelerden daha çok yağar. Rüzgâr deniz üzerinde eserken havadaki nemi toplar. Kara, denizlerden daha çabuk ısınıp soğur. Rüzgâr, denizden karaya doğru estiği zaman, karanın ısısını alır. Dağlara doğru yükseldiği zaman ise taşıdığı nem nedeniyle, yağmur yağdıran bulutlar oluşur. Rüzgârlar, kıyıdan iç bölgelere doğru gittikçe, içerdikleri nemi yitirirler. Bu nedenle, iç kesimlerde daha az yağmur yağar. Aynı nedenlerle, iç kesimlerde bulunan bir dağın rüzgâr alan yanına daha çok yağmur yağar. Havanın, dağın öteki yanına geçebilmesi için, yükselmesi gerekir. Bu nedenle, bulutlar dağın rüzgâr alan kesiminde oluşurlar ve içerdikleri nemi yağmur biçiminde burada bırakırlar.
Hidrolojik çevrim: Karaya düşen yağmurun çoğu, yeniden denizlere karışır. Karalar ve denizler arasında sürekli bir su akımı vardır. Bu akıma hidrolojik çevrim denir. Bu çevrim yeryüzü ikliminin en tipik özelliklerinden biridir.
Yağmur her zaman yararlı değildir. Aşırı yağmurlar zararlı olabilirler. Irmakların suyunu artıran aşırı yağmurlar taşkınlara yol açarlar. Yağmur, toprağı sürükleyip kayaları aşındırdığı zaman toprak kayması görülebilir. Yağmurlu hava nedeniyle karada ve havada çeşitli kazalar meydana gelebilir.
Öte yandan, yağmurdan elde edilen su, yeryüzündeki canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için son derece gereklidir. Kuraklık, başka bir deyişle yağmursuzluk, ekinlerin, hayvanların ve insanların ölümüne yol açabilir.

Yorum yazın