Üsküdar Hakkında Bilgiler

Üsküdar Hakkında Bilgiler
Üsküdar, İstanbul kentini oluşturan ilçelerden biri. Yüzölçümü 186 km”dir (1986). Kuzeyde Beykoz, doğuda Ümraniye, güneyde Kadıköy ilçeleri, batıda da İstanbul Boğazıyla çevrilidir. Eskiden sınırları içinde kalan kırsal yerleşmelerin yeni kurulan Ümraniye ilçesine bağlanmasından sonra ilçenin tümü İstanbul’un Anadolu yakasındaki kentsel alanı içinde kalmıştır.

1987’den önce ilçe topraklan doğuda Ömerli Baraj Gölünün kıyısı yakınlarından batıda İstanbul Boğazı kıyısına kadar uzanırdı. İlçe alanındaki başlıca yükseltiler Alemdağ (442 m) ve Büyük Çamlıca Tepe-siydi (262 m). Bu topraklardan kaynaklanan suları, Göksu ile Karadeniz’e dökülen Riva Deresine katılan Kanlıdere’nin başlangıç kolları ve Ömerli Baraj Gölünü besleyen küçük bir dere toplar. Göksu Deresi üzerinde 1893’te kurulmuş olan Elmalı Bendi ile 1955’te hizmete giren Elmalı II Barajı’nın ardında suların birikmesiyle oluşan küçük yapay göller İstanbul kentinin kullanma ve içme suyu gereksinmesini karşılamak amacıyla kullanılır.

İÖ 7. yüzyılda Yunanistan’dan gelerek Kadıköy’deki(*) Khalkedon kentine yerleşen Megaralılar, teknelerini Üsküdar kıyısında kurdukları tersanelerde yaparlardı. Yöre İÖ 6. yüzyılda Perslerin eline geçti, İÖ 4. yüzyılda Byzantion ve Khalkedon’la

birlikte önce Atinalılann, sonra da Spartalı-ların yönetimine girdi. Üsküdar, AtinalIlar tarafından yönetilirken surlarla çevrildi. İÖ 280’de Bithynia Krallığı’nın sınırları içinde kaldı, İÖ 74’te vasiyet yoluyla Roma’ya bağlandı. Bizans Döneminde küçük bir kasaba olan Üsküdar’ın bilinen en eski adı Eski Yunancada “altın kenti” anlamına gelen Khrysopolis’tir. Yerleşmeye bu adın verilmesinin nedeni, toplanan vergilerin buradaki bir hâzinede saklanmasıydı. Daha sonra Skytarion olarak anılan kentin bugünkü adının, Roma Dönemindeki Scutari adından kaynaklandığı sanılmaktadır.

İstanbul Boğazının iki yakası arasındaki suyolu ulaşımında bir iskele ve konaklama merkezi olarak tarih boyunca önem taşıyan Üsküdar, zaman zaman bir askeri üs işlevi de gördü. 7. ve 8. yüzyıllarda Koınstantino-polis’i (İstanbul) kuşatan Araplar burasını üs olarak kullandılar. 987’de imparatorluğa karşı ayaklanan Bizanslı komutan Bardas Phokas da ordularını Üsküdar’da topladı. 1352’de Osmanlı topraklanna katılan yöreye II. Mehmed (Fatih) İstanbul’u aldıktan sonra çeşitli bölgelerden getirttiği Müslüman halkı yerleştirdi. Bir iskele yerleşmesi olarak Osmanlı Döneminde daha da önem kazanan Üsküdar, Asya yönünde sefere çıkan orduların toplanma yeriydi. Ordulan-nın başında sefere katılan padişahların otağı Üsküdar’a kurulurdu. Üsküdar 19. yüzyılda gelişme gösterdi; Çamlıca etekleri ile Boğaziçi’ndeki semtleri birçok yalı ve konağın yer aldığı bağlık, bahçelik sayfiye yerleri oldu. 19. yüzyıl sonlarında bir sancak merkezi olan Üsküdar’a Adalar, Beykoz, Gebze, Kartal ve Şile kazaları bağlıydı. Üsküdar Cumhuriyet’in ilk yıllarında il olarak yönetildi. 1926’da İstanbul iline bağlanarak ilçe yapıldı.

19. yüzyılda Boğaziçi kıyıları boyunca gelişen yerleşme yerleri Cumhuriyet döneminde iç kesimlere doğru yayıldı. 1966’da Ümraniye’nin sanayi alanı olarak belirlenmesinden sonra Üsküdar ilçesinin iç kesimlerinde hızlı bir gecekondulaşma süreci başladı. Anadolu yakasındaki ayağı ilçe sınırları içinde yer alan Boğaziçi Köprüsü’ nün açılışı da (1973) Kadıköy ve Üsküdar’ da nüfusun hızla artmasına neden oldu. 1988’de açılan Fatih Sultan Mehmet Köprü-sü’nün yapımı hâlâ süren (1990) çevre yollannın önemli bir bölümünün bu yörede yer alması, eskiden Üsküdar’a bağlı olan kırsal kesimde yapılaşmayı özendirdi.

Ümraniye’nin ayrılmasından sonra Üsküdar, Çamlıca’nın kuzey, batı ve güneybatısındaki topraklardan oluşan bir ilçe haline geldi. İlçe günümüzde güneyde Haydarpaşa limanından kuzeyde Anadoluhisarı’ndaki Göksu Köprüsü’ne kadar İstanbul Boğazı boyunca fazla geniş olmayan bir şerit halinde uzanmaktadır. Topraklarının tümü yerleşim alanlarından oluşur. Başlıca semtleri Acıbadem, Bağlarbaşı, Doğancılar, Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy ve Kandil-fi’dir. Harem Sirkeci’yle arabalı vapur bağlantısını hâlâ korumakta ve karayoluyla kentler arası yolcu taşımacılığı açısından Türkiye çapında önem taşımaktadır. Haydarpaşa limanı, İstanbul’un dış ticaret bağlantısını sağlar. İlçe topraklarından geçen E-5 Karayolu, Boğaziçi Köprüsü üzerinden Avrupa yakasına ulaşır. Marmara Üniversitesinin bazı birimleri Üsküdar ilçesindedir. İlçedeki başlıca sağlık kurumlan Zeynep Kâmil, Numune ve Marmara Üniversitesi hastaneleridir.

Üsküdar ilçesindeki en önemli tarihsel yapılar Kız Kulesi(*), Rum Mehmed Paşa Camisi(*), Aziz Mahmud Hüdai Camisi (1598), Ayazma Camisi(*), Beylerbeyi Ca-misi(*), Selimiye Camisi(*), Altunizade Camisi (1865), Mihrimah Sultan Külliye-si(*), Şemsi Ahmed Paşa Külliyesi(*), Atik Valide Camisi(*), Çinili Cami (1640), Yeni Valide Külliyesi (1708-10), Karaca Ahmed Türbesi, Zeynep Kâmil Türbesi, III. Ahmed Çeşmesi (1728-29), Beylerbeyi Sarayı^), Küçüksu Kasn(*) ve Selimiye Kışla-sı’dır(*). Bir açık hava müzesini andıran Karacaahmet Mezarhğı(*) da ilçe sınırlan içindedir.

Cumhuriyet’ten önce kurulmuş olan Üsküdar Belediyesi, 1984’te yapılan bir düzenlemeyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir ilçe belediyesi haline getirilmiştir. 1985’te 500 bine yakın olan nüfusu, Ümraniye’nin aynlmasmdan sonra 334.567’ye düşmüştür. Nüfus (1985) 490.185. Ayrıca bak. İstanbul.

Yorum yazın