Tunceli Hakkında Bilgiler

Tunceli Hakkında Bilgiler

Tunceli, Doğu Anadolu Bölgesi’nde il ve il merkezi kent. Yüzölçümü 7.774 km; olan Tunceli ili doğuda Bingöl ve Elazığ, güneyde gene Elazığ, batı ve kuzeyde de Erzincan illeriyle çevrilidir.
Türkiye’nin en az nüfuslu ili Tunceli’dir

(1985). 1975’te 164.591 olan il nüfusu, 1980’de 157.974’e, 1985’te 152 binin altına düşmüştür. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının (km2’ye 65 kişi) çok altında olan Tunceli’de (km2’ye 20 kişi) yıllık nüfus artış oranı binde —7,83’tür.

Doğal yapı. Dağlık ve engebeli alanlardan oluşan il topraklan Doğu Anadolu Bölgesi’ nin ortabatı kesiminde yer alır. İlin kuzeybatı, kuzey ve kuzeydoğu kesimini Karasu-Aras Dağlarının(*) batı bölümünü oluşturan Munzur Dağları(*) engebelendirir. ilin en yüksek noktası, Bağırpaşa Dağ nın 3.293 m’ye erişen doruğudur. İl sınırları içinde yer alan öteki önemli yükseltiler Munzur Dağlarına bağlı Ziyarettepe (3.071 m), Karasa-kal Dağı (3.123 m) ve Koşan Dağıdır (3.078 m). Munzur Dağlarının yüksek kesimleri doğal sınır oluşturur.

Kuzeyden güneye doğru gidildikçe yüksekliği azalan il topraklanndan kaynaklanan suları, Karasu ve Murat ırmaklan toplar. Murat Irmağının başlıca kollan olan Peri ve Munzur suları güneyde Keban Baraj Gölüne dökülür. Karasu Irmağı kuzeydoğuda, Peri Suyu da güneydoğuda doğal sınır oluşturur. Dağların yüksek kesimlerindeki birkaç küçük buzyalağı gölünden başka önemli bir doğal göle rastlanmaz. Keban Baraj Gölünün kuzey kesimi il sınırlan içinde kalır. Başlıca düzlükler Ovacık ve Pülümür çöküntü alanlan ile akarsu vadilerinin genişlediği kesimlerde yer alan küçük ovalardır. Eskiden tarım alanı olarak değerlendirilen bazı geniş düzlükler Keban Baraj Gölünün suları altında kalmıştır. Bazı kırık çizgilerinin geçtiği il topraklarının güney ve kuzeydoğu kesimi oldukça etkin bir deprem kuşağının üstündedir. 1967’de oluşan Pülümür depremi(*) yörede yıkıma ve can kaybına neden olmuştur.

Kışın kar yağışlı karasal iklimin etkisi altında kalan Tunceli ili, doğal bitki örtüsü açısından yoksul sayılır. Dağlık alanlardaki ormanları tahrip edilmiş olan ilde akarsu boylannda söğüt ve kavak, öteki kesimlerde de çalılıklar ile huş, dişbudak, akçaağaç, meşe ve ardıçlardan oluşan topluluklara rastlanır.

Ekonomi. Halkının üçte ikisinden fazlası kırsal kesimde yaşayan Tunceli ilinde temel ekonomik etkinlik hayvancılıktır. Yaylacılık yöntemiyle koyun ve kıl keçisi yetiştirildiği gibi sığır besiciliği de yapılır. Sığır soylarının ıslahı için bazı çalışmalar da yapılan ilde az miktarda hayvansal ürün elde edilir. Kıl keçisi sütünden üretilen peynir ve tereyağı yerel olarak tüketilir. Belli ölçüde ancılık da yapılır.

Ekime elverişli alanları kısıtlı olan ilde yetiştirilen başlıca bitkisel ürünler ile bunların 1987’deki miktarları Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre şöyleydi: 33.389 ton buğday, 10.019 ton arpa, 6.848

ton armut, 4.269 ton şeker pancan, 4.115 ton karpuz, 4.053 ton patates, 3.258 ton elma ve 3.167 ton soğan. Baklagillerin yanı sıra öteki sebzeler ile ceviz, badem, üzüm, dut gibi meyveler de yetiştirilir. İlin kuytu kesimlerinde çok az miktarda pamuk üretimi yapılır. 1987’de Tunceli ilindeki traktör sayısı 730’du.

Başlıca geleneksel el sanatları çömlekçilik ve dokumacılık olan Tunceli yöresinde önemli bir sanayi kuruluşu yoktur. 1968’de kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınmış olmasına karşın sanayisi en geri olan illerdendir. Başlıca sanayi kuruluşları un ve unlu ürünler, yem ve yün ipliği fabrikalan-dır. Metal eşya üreten, dokumacılıkla uğraşan ve orman ürünlerini işleyen küçük işyerleri, de vardır.

Çeşitli kesimlerinde jips içeren cevher yataklarına rastlanan Tunceli ili yeraltı kaynakları açısından da yoksuldur. Pülümür yöresindeki tuzlalarda hava koşullarına bağlı olarak haziranla ekim sonu arasında tuz üretimi yapılır.

Tunceli ilindeki en önemli mesire yeri, Türkiye’nin en büyük ulusal parkı olan Munzur Vadisi Milli Parkı’dır(*). Munzur Suyu vadisinde çeşitli av hayvanlan için bir koruma ve üretme alanı vardır. Ulusal park alanı içinde yıllık üretim kapasitesi 200 bin olan bir alabalık üretme istasyonu vardır.

Erzincan’ı Erzurum’a bağlayan kara ve demir yollan doğal sınır oluşturan Karasu İrmağı vadisinden; Elazığ’ı Pülümür üzerinden E-23 Karayolu’na bağlayan yol da il topraklarından geçer.
Tarih. Çemişkezek ilçesine bağlı Sakyol (eskiden Pulur) köyü yakınındaki bir höyükte yapılan yüzey araştırmaları sırasında ele geçen buluntular yöreye Kalkolitik Çağda (IÖ 5500-3500) yerleşildiğini gösterir. İO 2000’lerde Tunceli yöresini de içine alan bölge İşuva adıyla anılıyordu. Bu sırada yöre halkı Hurrilerden oluşuyordu. İÖ 14. yüzyıl başlarında İşuvalılar Hititlerin Anadolu’daki yayılmasına karşı koyarak onlarla savaştı. Ama aynı yüzyıl içinde yöre Hitit egemenliğine girdi. Asur kaynaklarına göre IO

9. yüzyılda İşuva’da Muşkiler yaşıyordu. İÖ

8. yüzyılda Urartulara bağlanan yöre, İÖ 7. yüzyılda Medlerin eline geçti. İÖ 6. yüzyıl ortalarında Perslerin yönetimine giren bu topraklarda yaşayan halk Ksenophanes’e göre Karduklardan, Herodotos’a göre ise Akilisenlerden oluşuyordu. Akilisenler, İÖ 4. yüzyılda baskıcı Makedonya yönetimine karşı ayaklandı. Daha sonra Kappadokialı-lar ile Selevkoslar arasında el değiştiren yöre İÖ 1. yüzyılda bir süre II. Tigranes (Dikran) tarafından yönetildi. Roma Döneminde Partlann eline geçen, Bizans Döneminde de uzun bir süre Sasaniler tarafından yönetilen yöre 639’da bir süre için Arapların egemenliğine girdi. 11. yüzyıl başlannda Ho-zan adıyla amlan yöre, Bizans’ın Mesopotamia Theması’mn sınırlan içindeydi. Türkmenlerin egemenliğine girdikten sonra Selçuklular, Mengücekler, Artuklular ve Anadolu Selçuk-lulan arasında el değiştiren yöre bu sırada Dersim adıyla anılmaya başladı. 13. yüzyıl ortalannda Moğolların denetimine giren top-raklann arasında yer alan Dersim 14. yüzyıl ortalarında Eretna Beyliği’nin, aynı yüzyıl sonlarında da Erzincan yöneticisi Mutahharten’in egemenliğine girdi. Timur ordusu tarafından yağmalanan Dersim, ancak 1514’te Osmanlı topraklarına katıldı. Dersim yöresi 19. yüzyıl sonlannda Mamu-retü’l-Aziz Vilayeti’ne bağlı bir sancak olarak yönetiliyordu. Kuzeydoğudaki Kuzican (bugün Pülümür) yöresi ise Erzurum vilayetinin Erzincan sancağına bağlıydı.
Dersim yöresinin eskiden beri birçok ayaklanmaya sahne olduğu bilinir. Bu ayaklanmaların başlıca nedenleri. Dersim yöresinde uzun süredir özerk bir konumda yaşayan aşiretler üzerinde Osmanlı Devle-ti’nin vergi ve asker toplayarak denetim kurmaya çalışmasıdır. Dersim’de bazı Ermeni toplulukları ile Kürt aşiretlerinin 1877, 1885, 1892, 1907, 1911. 1914 ve 1916’da düzenlediği ayaklanmaların bir bölümü Hamidiye Alayları(*) ve çoğu da Osmanlı ordusu tarafından bastırıldı. Kurtuluş Savaşı sırasında çıkan Koçgiri Ayaklanması^) ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen Şeyh Said Ayaklanması(*) Dersim yöresini önemli ölçüde etkiledi. 1930’larda Dersim’de birçok ayaklanma patlak verdi. 1935’te çıkarılan ve “Dersim Kanunu” olarak bilinen yasayla yörenin bir askeri vali tarafından yönetilmesi kararlaştırıldı. Ayaklanmalar Dersim Harekâtıyla(*) bastırıldı; bazı aşiretler zorunlu olarak başka yörelere yerleştirildi ve bazıları da Der-sim’den göç etmek zorunda kaldı.

Cumhuriyet’ten sonra il yapılan Dersim, 1925’te ilçe yapılarak Elazığ’a bağlandı. 1936’da gene il yapıldı ve adı Tunceli olarak değiştirildi. Eskiden Erzincan iline bağlı olan Pülümür ilçesi 1938’de Tunceli’ye katılınca il günümüzdeki sınırlarına kavuştu.

Kentin yapısı. Cumhuriyet’ten sonra 1925’ten 1936’ya değin ilçe olarak yönetilen Tunceli’nin bir süre Hozat ve Elazığ’da olan yönetsel merkezi, 1947’de eskiden Mameki adıyla anılan köyün bulunduğu yerde yeniden kurulan Kalan adlı yerleşmeye taşındı. Pülümür Çayı ile Munzur Suyunun birleştiği kesimde kurulmuş olan yerleşmenin adı daha sonra Tunceli olarak değiştirildi. Kentin 1950’de yalnızca 1.883 olan nüfusu, 1965’te 5.825’e, 1975’te 11.637’ye ulaştı ve 1985’te 18 bini aştı. Gelişmemiş bir yerleşme olan kent ilin orta kesiminde yer alır. Halkının önemlice bir bölümü devlet görevlileri ile ailelerinden oluşan kent 1985’te Türkiye’nin en az nüfuslu il merkeziydi.

Erzurum ve Erzincan’ı Pülümür üzerinden Elazığ’a bağlayan karayolu kentten geçer. Tunceli kenti Elazığ’a 133 km, Ankara’ya da 818 km uzaklıktadır. Kentteki başlıca sağlık kurumu Tunceli Devlet Hastanesi, başlıca eğitim ve kültür kurumu ise Fırat Üniversitesi’ne bağlı Tunceli Meslek Yük-sekokulu’dur. Kent ile çevresinde herhangi bir tarihsel yapıya rastlanmaz.

Tunceli Belediyesi 1937’de kurulmuştur. Nüfus (1985) il, 151.906; kent, 18.471.

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum yazın