Süveyş Kanalı Nedir

Süveyş Kanalı nedir , Süveyş Kanalı hakkında bilgiler

SÜVEYŞ, Mısır’da şehir, Kızıldeniz kıyısında, Süveyş köıfezinin sonunda. Okya-nuslararası kanalın ağzında; U64 100 nüf. Süveyş öteden beri Mısır ile Kızıldeniz a-rasındaki ilişkilerin kilit noktasıydı. Ama limanına yanaşmak (kayıklar dışında) imkânsızdır. Kanal şirketi bugün karaya bağlanmış olan bir adacık üzerinde Tevfik limanını kurmuş, Mısır devleti ise kıyıda İbrahim limanını düzenlemiştir. Bu limanda petrol rafinerileri, bir gübre fabrikası v.b. vardır. Cidde’ye ve hac şehirlerine gidecek yolcular, Kahire’ye kara ve demiryoluyle bağlı olan bu limandan hareket ederler.

Süveyş Kanalı

— Tar. Süveyş şehrinin yerinde eski mısır harabelerine rastlanır. Ptolemaios’lar zamanında Süveyş’in bulunduğu yerde yeni bir şehir kuruldu, roma ve bizans hâkimiyetinden sonra Arapların eline geçti. Ortaçağda Süveyş bir ticaret transit merkeziydi. Avrupa’yı Hindistan’a bağlayan denizyollarının keşfine kadar bu durumunu korudu. OsmanlIlar Mısır’ı ele geçirince Selim I, Süveyş’te bir deniz üssü kurdu. Bir Sues suyu, kemerlerle şehre getirildi. Süveyş kanalının açılmasından sonra Süveyş, Mısır’ın büyük şehirlerinden biri oldu. (LM) Süveyş kanalı, Doğu Akdeniz ile Kızılde-niz’i Mısır toprakları arasından birbirine bağlayan kanal. Kuzeyde Port Said ve güneyde Süveyş arasında 161 km. 1859-1869’-da fransız F. de Lesseps tarafından açıldı.
• Tarih. Süveyş kıstağında sefere elverişli bir su yolu kurmak için ilk denemeler Eskiçağda yapıldı, firavun Nekao zamanında M.ö. 600’e doğru Nil, Timsah gölü ve Kı-zıldeniz arasında bir kanal açılmağa başlandı. Ptolemaios II zamanında, M.ö. III. yy.da bitirilen bu kanal daha sonraki yıllarda dönem dönem kullanıldı. 776’da tama-mıyle bırakıldı. Osmanlılar XVI. ve XVIII. yy.larda Kızıldeniz ile Akdeniz arasında bir kanal açılması üzerinde durdular; fakat bu düşünceler gerçekleşmedi. Kanal düşüncesi XIX. yy.da yeniden ele alındı. Napolyon seferine katılan Lepére, İskenderiye-Süveyş arasında açılacak bir kanal tasarladı, bu tasarıyı Mehmed Ali Paşanın hizmetindeki fransız mühendisi Limand de Bellefonds daha düz bir hat haline getirdi ve Fransa’nın tskenderiye konsolosu Lessepsplam onayladı. Saint-Simon’cuların (Talabot, Stephen-son, Negrelli von Moldebbe) kurduğu inceleme kurulu 1848 devrimiyle ortadan kalktı. Mısır hıdivliğine Lesseps’in dostu olan Said Paşanın çıkması (1854) tasarıyı kesinleştirdi, Said Paşa, kanalın açılmasına izin verdi. 200 Milyon frank sermayeli Evrensel Süveyş Deniz Kanalı şirketi kuruldu ve önce 30 kasım 1854, sonra da 5 ocak 1856 fer-manlarıyle açılıştan itibaren 99 yıllık imtiyaz aldı. Kârlar (ton ve yolcu başına geçiş ücreti) yüzde 75’i şirketin, yüzde 15’i Mısır’ın ve yüzde 10’u kurucuların olmak üzere bö-lüşülecekti. Fransızlar 20 000’den çok hisse senedi aldılar. Çalışmalara 1859 nisanında başlandı ama Hindistan yolu için endişelenen İngiltere durdurulmasını istedi. Lesseps Said’in desteğine güvenerek (20 000 ücretsiz işçi vermişti) bu isteğe aldırmadı. Said Paşadan sonra Mısır hıdivliğine İsmail Paşanın geçişi (1863) İngiltere’nin Mısır’ın bağımlı olduğu padişah aracılığıyle çalışmaları durdurtmasını sağladı. Babıâli, kanalın açılışını durdurdu ve Mısır hıdivinin kanalın açılması için verdiği imtiyazı tasdik etmedi: 1. Fransa ve İngiltere aralarında anlaşmadıkça Mısır hıdivinin verdiği imtiyaz tasdik edilemez; 2. Karadeniz ve Akdeniz boğazları hakkmdaki hükümler kanal için de kabul edilmedikçe kanalın açılmasına izin verilmez; 3. Osmanlı devletinde angarya yasak edildiğinden kanalın açılması için hiç kimse angarya usulüyle çalıştırılamaz. Napolyon IH’ün işçilere ücıet ödenmesi ve makine kullanılması öğüdü, çalışmaların yeniden başlamasına ve Babıâlinin bu hususta gereken izni vermesine yol açtı (19 mart 1866 fermanı). Ek masraflar yeni hisse senetleriyle karşılandı ve kanal 17 kasım 1869’da imparatoriçe Eugène tarafından a-çıldı. Başlangıçta işletilmesi güç oldu, ner-deyse fiyasko ile sonuçlanacaktı (1872). Para sıkıntısı çeken İsmail Paşanın hisse senetlerini İngiliz hükümetine satmasıyle İngiltere başlıca hissedar oldu (kasım 1875) ve bu olay Britanya’nın sonunda Mısır’a yerleşmesine yol açtı (1882); kanal gerek barış, gerek savaşta her ülkenin askerî ve ticari gemilerine açık olacaktı.

Süveyş kanalı o tarihten sonra çok büyük İktisadî rol oynadı: Londra-Bombay yolunu yüzde 44 kısaltıyordu, üstelik İki Dünya savaşı sırasında stratejik rolü önemliydi. 1915 ve 1916’da iki defa kanalı korumak için Filistin’i fethetmeğe girişen ingilizlere karşı türk-alman harekâtının hedefi oldu. Büyük Britanya, Süveyş kanalından geçen gemilerinin ve petrol ikmalinin güvenini sağlamak için iki Dünya savaşı arasında Yakındoğu’nun yeni devletleriyle (Irak, Ürdün v.b.) askerî ittifaklar yapma siyaseti uyguladı ve deniz üsleri kurmağa çalıştı. İkinci Dünya savaşı sırasında kanal Rommel’in Libya’daki hücumu sırasında Almanların da hedefi oldu; ama 1942’de Moııtgomery’nin El-Ala-meyn’deki direnişi bu harekât alanından bütün tehlikeyi uzaklaştırdı. 1945’ten sonra Mısır 1936 antlaşmasının yeniden gözden geçirilmesini istedi; 1954’te imzalanan antlaşma, 7 yıl sonra yedi ay içinde İngiliz birliklerinin çekilmesini ve savaş anında kanal üslerinin İngiltere’nin hizmetine verilmesini öngörüyordu (bu antlaşma 1957’de Mısır’da bozuldu). Son İngiliz askeri kanalı 1956’da terk etti. Kanalın 26 temmuz 1956’-da Nâsır tarafından devletleştirilmesi birkaç ay sonra İsrail ile Mısır arasında bir çatışmaya yol açtı. Fransa ve İngiltere kanalın Port Said’den El-Kantara’ya (hariç) uzanan kuzey kısmını askerî işgal altına alarak müdahale ettiler. Bu harekât S.S.C.B.’-nin ve özellikle Â-B-D/nin şiddetli muhalefetine yol açtı. Bu devletler bir ateşkes (kasım) uygulattılar ve kanaldaki fransız-ingi-liz birliklerinin yerine Birleşmiş Milletler teşkilâtının örgütlediği milletlerarası bir polis kuvveti yerleştiler. Harekât sırasında tıkanan kanal, altı ay milletlerarası trafiğe kapalı kaldı. Bk. İSRAİL-ARAP SAVAŞLARI.

Süveyş kanalı, Üçüncü İsrail – Arap savaşından (haziran 1967) sonra yeniden kapatıldı. O tarihten beri ateşkes sınırıdır. Bu kıyılarda birçok karışıklık oldu; en ciddîleri Mısırlıların bir köprü başını muhafaza ettikleri Fuat limanının doğu kıyısındaki kuzey uçta ortaya çıktı. Buradaki iki petrol rafinerisi (B.A.C.’nin tasfiye kapasitesinin yüzde 80’i) İsrailliler tarafından topa tutularak (Port Said açıklarında Eliaht destroyerinin batırılmasından sonra) yakıldı. Kanalda trafiğin kesilmesi dünya fret’lerinde oldukça önemli bir çoğalmaya (özellikle petrol) yol açtı ve Mısır’a giren yabancı dövizleri büyük ölçüde azalttı. Bununla birlikte Mısırlılar 1968’de kanalın yeniden sefere çalışmalara giriş-

• Durumu ve İktisadî rolü. Kanalın hemen hemen düz olan yolu hem kıstağın düşük yükseltisinden, hem de önemli tuzlu göllerden (Ballah, Timsah, Amer) yararlanır. Kanalda alavere havuzu yoktur, eni 80-150 m arasında değişir ve su kesimi 11,25 metrelik gemilere açıktır. Başlangıçta 49 saatte aşılırdı, bugün 11 saatte aşılır. Gemiler karşılaşma güçlüklerini önlemek için konvoy halinde ilerlemek şartiyle gece gündüz geçebilir. Kanalı boylu boyunca bir demiryolu izler. Yol boyunca birçok askerî tesis ve 13 gar veya istasyon vardır; kıyılarında birçok şehir gelişmiştir: Süveyş ve Tevfik limanı, (Kızıldeniz ağzında), yolun yarısında Is-mailiye, Akdeniz ağzında Fuat limanı ve Port Said.

Yıllık trafik bugün 140 milyon ton malı aşar. Halen trafiğin yüzde 20’sini sağlayan İngiliz bandıralı gemiler kanalı kullananlar arasında başta gelir. Onları Liberya, Fransa, Norveç, Hollanda ve İtalya bandıralı gemiler izler. Ortadoğu’da çıkarılan petrolü doğrudan doğruya Akdeniz’e ulaştıran boru hatlarının rekabetine rağmen petrol bugün tek başına toplam mal trafiğinin üçte ikiye yakınını temsil eder. Hint okyanusu ve Büyük Okyanus kıyısındaki ülkelerden gelen hammaddelerin (petrol, demir filizi, dokuma elyafı ve yağ çıkarılan bitkiler) önemi de Kızıldeniz’den Akdeniz’e doğru geçişin ters yönlü geçişten ağır basmasını sağlar. (LM)

Yorum yazın