Paleocoğrafya Nedir

Paleocoğrafya Nedir

Çeşitli jeoloji dönemleri boyunca, Yer’in coğrafi özelliklerini ve bu özelliklerin geçirdikleri değişiklikleri belirlemeyi amaçlayan bilim dalı. Paleocoğrafya, tortul kayaçların fasiyeslerinin incelenmesini ve tanınmasını içerir.

FASİYESLERİN İNCELENMESİ

Bir kayacın fasiyesi, kayacın litoloji ve paleontoloji niteliklerinin bütünüdür. Bir kayacın kimyasal bileşimi (killi, kireçtaşlı, silisli kayaç), fiziksel durumu (kum, kumtaşı, kuvarsit), içerdiği katışkı maddelerinin niteliği, söz konusu kayacın oluşum biçimini tanıma olanağı veren sayısız bilgilerdir. Mikrofasiyeslerin incelenmesi, özellikle kireçtaşları için vazgeçilmez bir tamamlayıcı çalışmadır. Sözgelimi, bir çimentoyla birbirine yapışmış öğelerden oluşan bir kireçtaşmda söz konusu öğeler organizmalaraı iskelet kalıntıları (biyoklastik) olabilirler; bu parçacıklar eşmerkezli tabakalar halinde küçük bilyalar oluşturarak yığışabilirler (oolitik); bileşenler köşeli de olabilir (breş [köşeli çakıl taşı]).

ORTAMIN ESKİ DURUMUNU BELİRLEME

Kayaçların içinde oluştuğu ortamın eski durumunun belirlenmesinde, paleontoloji nitelikleri de çok önemlidir. Mercan kayalıklarında karalarda ya da göllerde yaşayan hayvanların kabukları gibi, en az raslanan (yalnızca sınırlı bölgelerde gelişmiş olduklarından) fosil türleri araştırılır.

ÜNİFORMİTARİZM (AKTÜALİZM)

Paleocoğrafyanın gerçekleştirdiği eski zamana ilişkin belirlemeler üniformitarizm (aktüalizm de denir) ilkesine dayanır; bu ilkeye göre günümüzde gözlenebilecek jeoloji olguları (aşındırma, deniz tortullaşması, toprakların oluşması,vb.) geçmişteki aynı tür olaylara benzer biçimde gelişir. Kayaçların fasiyeslerinin incelenmesinde, bu olguların izleri-aranır. Kara fasiyesleri, tanınmaları en kolay olanlarıdır, çünkü karalardaki çökelti ve aşındırmanın günümüzdeki koşulları çok iyi bilinmektedir. Böylece, yuvarlak ve donuk kum tanelerinden eski bir çölün varlığı, alüvyonlarından eski bir ırmağın konumu, çizikli yassı çakılların bulunmasından buzulların varlığı, vb. belirlenir.

Deniz fasiyesleri’nin incelenmesi, daha ilgi çekicidir; çünkü denizbilim, verileri çoğunlukla yetersiz kalan çok genç bir bilimdir. Deniz tortullarının başlıca üç kökeni vardır: Karalardaki aşındırmanın sonucu olan tortullar; deniz diplerinde yaşayan organizmaların etkinlikleriyle oluşan tortullar derin denizlerde yaşayan organizmaların etkinliklerinin sonucu olan tortullar.
Paleocoğrafyanın başlıca sorunların dan biri, çeşitli devirlerdeki kara okyanus sınırını belirlemektir. Bu sınırın konumu, çoğunlukla yaklaşık olarak belirlenebilir; çünkü günümüz de, belirli bir arazi tabakası için, yalnızca aşındırma sonucu yüzeye çıkmış olanların ve çökeltinin başlangıçtaki yayılımıyla ilişkisi bulunmayanların sınırları bilinmektedir. Sözgelimi, Fransa’da Massif Central’i ve Armorik Masif’i sınırlayan İkinci ve Üçüncü Zaman tortullarının arazi çevreleri çok önemli yayılmayla karşı karşıya kaldılar. Bazı özel durumlarda, eski arazilerde kumsal çökeltileri gözlenebilir. Bu çökeltilerin özelliği, kıyı direyi ya da kumsal çizgileri içermeleridir. Ayrıca fasiyesler uzamda değişebilirler: Sözgelimi, Paris havzasında, Monmartre alçıtaşları Marne m doğusunda ortadan kalkarak yerlerini,Champigny’nin göl kökenli kireçtaşlarına bırakmışlardır. Bu coğrafi dağılım, bir denizkulağı bölgesi (alçı-taşı), öbürü göl bölgesi olmak üzere iki bölgenin varlığını ortaya koyar. Bu iki bölgenin arasındaki bağlantı sürekli görülmemesine karşın, söz konusu zamanın gerçeklerini az çok yansıtan sınır çizgileri belirlenebilir.

Yorum yazın