New York Hakkında bilgiler

NEW YORK, ABD’nın kuzeydoğusunda eyalet, okyanusu ile Büyük Göller arasında; 127 433 km2; 17 761 000 nüf. (1990). Merkezi, Albany. Başlıca şehırlen: New York, Buffalo, Rochester Ikı kıyı ovası

(güneydoğuda New York bölgesi ve kuzeybatıda Erie ve Ontario gölünün kıyısı) arasında yer alan eyalet daha çok yaylalardan meydana gelir: engebesiz yüzeyi Catskill’lerde 1 200 m’ye kadar yükselen, Bohawk çöküntüsünün güneyinde Apalaş yaylası, çöküntünün kuzeyinde ise bakışımsız Adirondack» yaylası eski buzulların aşmdırmasıyle derinleşen ve genişleyen Hudson ile Mohawk ırmaklarının a-kaçladığı 400 km’lik bir çöküntü, Atlas okyanusu ile Büyük Göller arasındaki tek kolay ulaşım yoludur.

Tarım, özellikle süt ürünlerinin işlenmesine, kasaplık hayvan yetiştiriciliğine, meyve ve sebze tarımına yönelmiştir; hayvanların beslenmesi için yemlik bitki ve mısır da ekilir. Mohawk ile Hudson ırmaklarının meydana getirdiği koridor, en canlı merkezi New York limanı olan büyük bir sanayi (imalât sanayii) bölgesidir.

• Tarih. Kıyıyı, 1524’te Giovanni Verraza-no ve 1609’da Hudson gezdiler. Sonra bölgeye HollandalIlar yerleşti; 1626’da Hollanda Batı Hindistan şirketi yöneticisi Peter Minuit, Manhattan adasını satın alarak Yeni Amsterdam kolonisini kurdu; 1664’te in-gilizler tarafından ilhak edilen koloniye Charles H’nin kardeşi York dükünün şerefine New York adı verildi. 1673’te HollandalIların geri aldıkları New York, ertesi yıl yeniden Ingilizler tarafından işgal edildi. James II, bölgeyi komşu İngiliz kolonileriyle birleştirerek New England’ı kurdu (1688). 1689’da alman tüccan Leisler, İngiliz dev-riminden yararlanarak iktidarı ele geçirdi; fakat William IIl’e boyun eğmeyince idam edildi (1691) ve bir krallık eyaleti haline getirilen New York, kral tarafından tayin edilen bir vali, valiye bağlı bir konsey ve seçimle işbaşına gelen bir meclis tarafından yönetilmeğe başlandı. XVIII. yy.da Ingiliz kolonları, Iroquois’larm desteğiyle kuzey sınırında Fransızlarla savaştılar. Mayıs 1775’te devrimciler bir eyalet kongresi kurdular ve bu kongre, kralcı meclise karşı çıkarak Bağımsızlık bildirisini onayladı (1776). New York eyaleti fazla merkeziyetçi bulduğu Federal anayasayı ancak 1788’de benimsedi.

Eyalet, Kongre’ye 2 senatör ve 43 temsilci gönderir. Yasama meclisi hepsi iki yıl için seçilen 58 senatör ile 150 temsilciden meydana gelir. (L)

NEW YORK (resmî adı New York City, Greater [Büyük] New York da denir),

A.B.D.’de (New York eyaleti) Atlas okyanusu kıyısında, Muason ırmağının ağzında, 7 346 400 nüf. (1990; ama New Jersey’e taşan banliyöleriyle birlikte nüfusu 19 000 000’u geçer).

Yüzyıldan uzun süredir^lkenin başlıca maliye, ticaret, moda ve fikir merkezi olan şehir, aynı zamanda ülkenin en önemli giriş limanı ve Birleşmiş Milletler teşkilâtının merkezidir.

Coğrafya

• Fizikî coğrafya. New York şehri adalardan meydana gelir: başlıca iki adayı (Manhattan ve Staten), üçüncü bir adanın (Brooklyn ve Queens kasabalarının yer aldığı Lond Island) bir kısmını, New York eyaleti topraklarının bir parçasını (Bronx kasabası) içine alır. Beş idare bölümüne ayrılır: 1° Bronx, New York eyaletinin karadaki topraklarının en güney ucunda yer alır. Kuzeyde Westchester, batıda Hudson ırmağı, güneyde East ırmağı, doğuda Eest-chester körfezi ve Pelham körfeziyle sınırlıdır; Manhattan’dan, Hudson ve East ırmaklarını birbirine bağlayan Harlem ırmağı ile ayrılır. İki bölge arasında ayrıca Spuyten Duyvil koyu da vardır. İdare bölümü Long Island Sound’daki, City Island ve Hart Island ile East ırmağındaki Riker’s Island ve Nort Brother Island’ı da içine alır.

2° Brooklyn, Long Island’ın güneybatı parçasıdır; kuzeyde Queens kasabası ve Newtown koyu, kuzeybatıda East ırmağı, batıda Yukarı New York körfezi, Narrows ve Aşağı New York körfezi, güneyde Atlas okyanusu ve Rockaway koyu, doğuda Jamaica körfezi ve Queens ile sınırlıdır. Jamaica körfezindeki adaları da içine alır.

3° Manhattan, batıda Hudson ırmağı (bu kısmına North ırmağı denir), güneyde Yukarı New York körfezi, doğuda East ırmağı (aslında bir gelgit boğazıdır), kuzeyde Harlem ırmağı ve Spuyten Duyvil koyu ile çevrili bir adadır. East ırmağındaki Welfare (esk. Blackwells) Island, Randalls Island ve Wards Island (adalar) ile Kuzeybatı Bronx’taki Marble Hill’i de içine alır.

4° Queens, Long Island’ın batısında uzanır; kuzeydoğuda Long Island Sound, kuzey ve batıda East ırmağı, güneybatıda Newtown koyu ve Brooklyn, güneyde At-las okyanusu, doğuda Nassau idare bölümü ile sınırlıdır. South Brother Island’ı (East ırmağında ada) ve Jamaica körfezindeki birçok adayı da içine alır.

5° Richmond*un büyük kısmı Staten Island üzerinde uzanır; New Jersey’den, Arthur Kill (batıda) ve Kill van Kull gelgit boğazıyle (kuzeyde) ayrılır. Kuzeydoğuda Yukarı New York körfezi ile Narrows, güneydoğuda Aşağı New York körfezi ve
Ratitan körfeziyle sınırlıdır. Pralls ve Lake adalarını, Shooters ve Buckwheat adalarının bir kısmını, 1872’de karantina için yapılan Hoffman ve Swinburne sunî adalarını içine alır.

Şehrin sınırları içinde, Yukarı New York körfezinde, federal hükümete bağlı üç ada vardır: 1966’da A.B.D. Kıyı muhafaza teşkilâtına devredilen Governors Island, Hürriyet heykelinin bulunduğu ada olan Liberty Island, eskiden en önemli göçmen istasyonu olan Ellis Island. New York şehri toprakları Arkeolojik çağdan kalma başkalaşmış kayalardan meydana gelir. Bu sağlam temel, şehirde birçok gökdelen inşaatını kolaylaştırmıştır. Buzul çağında bugünkü Brooklyn dışmda bütün şehir toprakları buzlarla kaplanmıştı.

• İklim. Şehir kara ve deniz iklimlerinin ortak etkisi altındadır. Yağışlı olan iklimde hava sık sık değişir. Kış sıcaklıkları —15°C’ın altına çok ender düşer; yaz sıcaklıkları genellikle 35°C’ı aşmaz (fakat 30°C’-ın üstündeki günlerin sayısı çoktur). Yıllık yağış ortalaması 106 sm kadardır ve bütün yıla dağılır. Şehir yılda ortalama 75 sm kar alır.

İktisadî ‘ve beşerî coğrafya

• Nüfus. New York, A.B.D.’nin en kalabalık şehridir, dünyanın en büyük şehri olarak Tokyo ve Londra ile boy ölçüşür. Nüfusun 1950’den sonra yüzde 1,4 azalması, merkezden banliyölere doğru nüfus kaçmasını ortaya koyar. Irk, milliyet ve din bakımından çok farklı olan şehir nüfusunun dünyada en karışık nüfus olduğu ileri sürtilür. Halkın yüzde 20’si yabancı ülkelerde doğmuştur; yüzde 26’sı yerli olmakla birlikte yabancı veya karma ana babadan dünyaya gelmiştir. Yabancı asıllıların baş-lıcalan, italyanlar (858 601), ruslar (563 943), polonyalılar (389 353), almanlar (324 231), İrlandalIlar (311 638), avusturyalılar (219 574) ve İngilizlerdir (175 024).
• Ekonomi. Şehirdeki emek gücünün dağılımı İktisadî bakımdan karmaşıklığı ortaya koyar. Şehrin tarım dışındaki alanlarda çalışan ücretli ve gündelikli 3 543 000 işçisinden dörtte birinden çoğu imalât sanayiinde istihdam edilir. Giyim ve basın -yayın sanayiinde (en büyük sanayiler) haftada ortalama istihdam 256 700 ve 127 880 kişidir. Besin v.b. sanayii 78 900 işçiyle üçüncüdür. İmalât sanayimden sonra en çok işçi çalıştıran kesim ticarettir. 1961′” de ticaret kesimi 741 000’den çok işçi istihdam ediyordu.

Çeşitli sanayilerde 622 400 kişi, maliye, sigorta ve emlâk alanında 396 400 kişi, kamu hizmetlerinde 325 100 kişi, inşaat işlerinde 121 800 kişi, İdarî işlerde 414 500 kişi çalışır. Son araştırmalar, imalât sanayii tesislerinin New York şehri dışına kaymakta olduğunu göstermekle birlikte, imalât bugün için şehrin başlıca sanayiidir. Giyecek ve basm-yaym sanayii uzun süredir, şehir ekonomisinin başlıca kollarıdır. Yıllar boyunca bu sanayilerde büyük değişiklikler oldu. Şehrin ilk yıllarında en çekici yan, usta göçmenlerin ucuz emek gücüydü. Zamanla bu emek birikimi azalmağa başladı. Göçmenlere uygulanan kısıtlamalar ve işçi sendikalarının gelişmesi, emeğin maliyetini yükseltti. Bunun sonucunda, fabrikalar daha ucuz emek alanlarına kaymağa başlayınca üretim azaldı. Bununla birlikte, New York şehrinin kadın ve çocuk giyim eşyası bakımından bir moda ve satış merkezi olarak önemi devam etti. Giyim eşyası ticaretinin önemi gittikçe artmaktadır Ye giyecek imalâtçılarının çoğu şehirde kalmıştır. Basın ve yayın sanayii ikinci büyük imalât sanayiidir. Tarih boyunca, bu alandaki kabiliyetlerin New York’ta yoğunlaşması sayesinde gelişmiştir. Başka sanayi kolları da şehir ekonomisi için çok önemlidir. Başlıca sanayi kolları arasında besin, kimyasal maddeler ve temel maden sanayii sayılabilir.

• Malî işler ve sigortacılık. New York, uzun süredir dünyanın malî merkezidir. 1825’te Eıie kanalının açılmasıyle New York, Batı A.B.D. ve Avrupa ile yapılan ve gittikçe gelişen ticaretin ihracat merkezi haline geldi. Merkezî bir yerde kurulması, tabiî limanı ve büyük nüfusu, şehrin millî ve milletlerarası para borsası ö-nemini artırdı. Uzmanlar, New York’un malî önderliğini New York’lu bankerlerin yeni şartlara uyarak değişebilmelerine bağlarlar. New York bir borsalar ve bankalar şehridir. Aynı zamanda A.B.D. sigorta faaliyetinin merkezi olan New York’ta 122 800 sigortacı çalışır.

• Ulaşım. New York uzun süredir en büyük ulaştırma merkezlerinden biri ve New York limanı, dünyanın en büyük limanlarından biridir. New York eyaleti Barge kanal sistemiyle Büyük Göllere (Great Lakes) ve St. Lawrence suyoluna bağlıdır; Sandy Hook ve Rockaway Point arasında Atlas okyanusuna açılır. New York limanı

2 800 km2’lik bir kara alanını ve 1100 km2’-lik bir deniz alanını kaplar. 1 330 km’lik rıhtımın 930 km’si New York şehrindedir. Bölgede 9 demiryolu, 170 denizyolu, 41 iç ve dış havayolu hattı, 500 kamyon nakliyat şirketi çalışır.

Dünyanın en büyük otobüs terminallerinden biri de Liman idaresine aittir. Şehrin 24 araba vapuru Manhattan, Brooklyn ve Staten Island’ı bağlar. New York’tan 11 araba vapuru seferi yapılır. New York, dünyanın en büyük şehir transit şebekelerinden birine sahiptir. Şehrin metroları 1938-1940 yıllarında dondurulmuştur; uzunluğu 380 km’yi bulur. Otobüs şebekesi 140 km1-lik hatlar üzerinde çalışır. 1960’ta metro

1,3 milyar yolcu taşıdı; aynı yıl otobüs yolcularının sayısı da 436 milyonu buldu. Bu şebekeler New York Transit idaresi tarafmdan işletilir; bu işletmede 34 000 personel çalışır.

New York’tan geçen birçok karayolu şebekesi vardır; ayrıca, şehrin içinde 10 000 km kadar yol yapılmıştır.

New York’a giren ve çıkan trafik, şehrin karmaşık özelliğini gösterir. Banliyölerde oturan büyük bir kalabalık, her gün şehre çalışmaya gelir. Şehre her gün gelip giden yaklaşık olarak 900 000 kişinin 450 000 den çoğu otomobille, 325 000’den çoğu de-miryoluyle ve 120 000’i otobüsle yolculuk eder. Bu nüfusun 383 000’den çoğu New Jersey’de, 328 000’i Long Island’da ve 187 000’i Westchester’de yaşarTarih

1524 Nisanında, Fransa kralı François Fin hizmetinde çalışan Floransalı Giovanni de Verrazano (Verrazzano), Dauphine adlı gemisiyle New York körfezine girdi. Bu keşiften sonra, uğranılmayan bölge, yüzyıl sonra yeniden bulundu. 1609 Eylülünde Hollanda Doğu Hindistan şirketinden Henry Hudson adlı bir İngiliz, Half Moon adlı gemisiyle Sandy Hook’u geçti ve Aşağı New York körfezinde demirledi. Doğuya giden Kuzeybatı geçidini bulmak ve Doğunun efsanevî zenginliklerini keşfetmek amacıyle kuzeye doğru yoluna devam etti; Narrows ve Yukarı körfez yoluyle Manhattan adasını geçti, Hudson ırmağını izleyerek bugünkü Albany’ye geldi. Hudson’un keşifleri, bölgede avrupalıların ilk olarak devamlı yerleşmesine yol açtı ve Yeni Dünyada HollandalIların da hak sahibi olmasını sağladı. Hudson’u karşılayan Kızılderililer, Algonquian dil grubuna bağlıydılar ve gevşek bağlarla biraraya gelen 18 kadar kabilenin kurduğu Wappinger birliğin-dendirler. Hudson ve Connecticut ırmakları arasındaki bölgede yaşıyorlardı. Bu topluluk Brooklyn, Jamaica körfezi, Governors Island, Staten îsland’m güney ucu ve Manhattan’ın aşağı ucuna hâkim olan Canarsie kızılderililerini, Rechgawawane veya Manhattan’ları (Kuzey Manhattan, Bronx’un bir kısmı ve Westchester’de); Kuzey Westchester’de yaşadıkları sanılan Wecquaesgeekleri ve Queens’in bazı bölgelerinde yaşayan Rockaway’leri kapsıyordu. Hudson’un ayak bastığı sırada bugünkü New York eyaletinde 1 500 kadar Wap-pinger’in yaşadığı sanılır.
di; bunun 18’i hissedarları, biri de parlamentoyu temsil ediyordu.

İki yıl süren teşkilâtlama ve hazırlık döneminden sonra şirket, Cornelius Ray’ı New Netherland gemisiyle, yeni sömürgeye gönderdi. Gemide, çoğu protestan olan 30 kadar aile vardı. Gemi 1624 ilkbaharında yeni sömürgeye vardı. Kolonların çoğu Fort Orange’ı (bugün Albany) kurdular. Yalnız sekiz aile Manhattan’da (veya Man-hattan’ın ucundaki Nutten-Govemors-Is-land’da) kaldı. May, New Netherland adı verilen koloninin ilk valiliğine tayin edildi. Şirketin yatırımları, kısa zamanda kâr getirmeğe başladı.

1625’in Ccak ayında William Verhulst, May’m yerine geçti; kendisine toprağın kolonlar arasında paylaşılmasını denetleme görevi de verilmişti. Aynı yılın baharında Cryn Fredericksz (bir mühendis) ve birçok aile, bir gemi dolusu canlı hayvanla birlikte New Netherland’a vardı. Fredericksz’-in yardımıyle bir kalenin (Fort Amster-dam), yollann, çiftliklerin ve meskenlerin planları yapıldı. Yeni sömürge kısa zamanda büyüdü ve 4 mayıs 1626’da Manhattan’a gelen ilk hükümet temsilcisi Peter Mimuit’e genel müdür unvanı verildi.
Minuit’in altı yıllık görev süresi içinde Manhattan (veya o zamanki adiyle New Amsterdam), Hollanda sömürgecilik faaliyetinin merkezi haline geldi. Fort Oran-ge’daki aileler ve Delaware’deki kolonlar Manhattan’a taşındı; böylece nüfus 200-300 kişiye yükseldi. Manhattan adası, 1626 yazında Canarsie kızılderililerinden 60 gul-denlik (bugünün 39 dolarına eşdeğerli) ticarî mal karşılığı satın alındı. Mahallî i-dare, Minuit tarafından yönetildi; kendisine beş üyeli bir meclis ve koopman (polis müdürü ve savcı) danışmanlık yapıyordu. Sömürgeye daha iyi yön verebilmek için rahip Jonas Michaelius 7 nisan 1628’de Hollanda’dan geldi. Çalışmaları sonucunda New York’ta Collegiate Reformed Church (Birleşik Reform kilisesi) adlı bugünkü dinî kurum meydana geldi. Çiftlik sahibi patronlar ile Hollanda Batı Hindistan şirketi arasında gayrimeşru kürk ticareti yüzünden çıkan anlaşmazlığı çözemediği için kızan şirket müdürleri, Minuit’i görevinden u-zaklaştırdılar. 1633 Martında gelen yeni genel yönetici Wouter Van Twiller, bölgeyi idare etmekten çok kendine toprak satın almakla uğraştı. Bununla birlikte, ilk kilise binası onun zamanında yapıldı (1633) ve Fort Amsterdam büyütüldü.
1637’de William Kieft, Ondokuzlar Grubu tarafından genel yöneticiliğe getirildi. Müstebit bir idareci olan Kieft, önce 1639’da bugünkü Queens County’nin hemen hemen tamamını kapsayan bölgeyi Rockaway kı-zılderililerinden satın aldı. Ertesi yıl Bro-oklyn’deki Hollanda mülklerini satın almayı tamamladı. 1639’da Staten adasına yerleşildi. 1639’da Long Island’a ilk gemi seferi düzenlendi. Fransız protestanlannın, alınanların, ingilizlerin ve hollandaltlann göçleri, nüfusun iki kattan çok artarak 1643’te 500’e çıkmasına yol açtı. Değişik topluluklar sömürgenin karışık havasını artırdı. New Amsterdam’ı 1643’te ziyaret eden rahip îsaac Jogues (bir fransız ciz-viti) burada 18 değişik dil konuşulduğunu yazar.

Komşu kızılderililerle çıkan meseleler Ki-eft’i çok uğraştırdı. Kızılderililerin Swan-naken dedikleri hollandalılar ile yerliler, ticaret yüzünden birbirlerine gittikçe düşman oldular. Kieft’in, kızılderililer için bir vergi koyması, önemli ayaklanmalara yol açtı. 1641’de danışman niteliğinde bir Oni-kiler Meclisi kuran Kieft, kızılderililere Pavonia’da (New Jersey’de) ve Corlaer’s Hook’ta saldırdı. 25 Şubat 1643 gecesi yüzden fazla kızılderili öldürüldü. Bu olay kesin bir savaşa yol açtı ve çarpışmalar 1645 ağustosuna kadar sürdü. Eski danışma meclisini dağıtan Kieft, 1643 eylülünde sekiz kişilik bir kurul meydana getirdi ve kızılderili meselelerini bunlarla görüşmeğe başladı. Onikiler Meclisi ve Sekizler meclisleri New Amsterdam’m ilk temsilciler hükümetinin çekirdeğidir. Tavsiyelere aldırmayan Kieft, sömürgeyi keyfince yönetme-

ğe devam etti. «Kieft’in savaşı» bütün sınıra yayıldı, Connecticut ve Massachusets’e sıçradı. Bu duruma kızan şehirliler, Ams-terdam’a delegeler gönderdiler; Kieft’in «sefih ve aşağılık» durumundan yakındılar. Savaşın göçler ve ticaret üzerinde kötü etkisi olacağından korkan şirket, mücadelelerle yıpranan sömürgenin kuvvetli bir el tarafmdan yönetilmesini istiyordu. 11 Mayıs 1647’de hükmedici, inatçı ve huysuz tabiatlı Peter, Stuyvesant, New Amsterdam’a geldi ve 17 yıl yönetimi elinde tuttu. İstemeye istemeye dokuz kişilik bir danışma dairesi kuran Peter, ülkede barışı sağlayınca sömürge gelişmeğe başladı. Şehirlilerin, parlamentoya, yöneticinin keyfî idaresi hakkında bir «Şikâyetname» göndermelerine rağmen, parlamento Stuyvesant’ı tutmaya devam etti. Bununla birlikte, halkın kendi kendini yönetme ve daha iyi malî ilişkiler kurulması isteklerine karşılık olarak parlamento, 2 şubat 1653’te New Amsterdam’a belediye idaresi kurma iznini verdi. Bir schout (polis müdürü), iki belediye reisi ve beş schepen (belediye meclisi üyesi), eski yönetici memurların yerini aldı. Kendilerini dış rekabetten korumak isteyen belediye başkanları, şehirlilerin Amsterdam’daki gibi bazı haklara sahip olmasını istediler. Stuyvesant, 1657 nisanında memurlara, din adamlarına, subaylara, daha önce bu görevlerde bulunmuş olanlara ve bütün bunların erkek vârislerine büyük şehirlilere tanınan haklan tanıdı. Küçük şehirli hakları da orada doğan vatandaşlara, şehirde doğan kadınların kocalarına ve şehirde bir yıl altı hafta oturan herkese’ verildi.

Şehir bu sıralarda küçük bir taşra kasaba-sıydı ve içindeki en önemli yapı Manhat-tan’ın ucunda bugünkü gümrük binasının olduğu yerdeki Fort Amsterdam (Amsterdam kalesi) idi. Broadway ve Broad Street kuzey-güney yönündeki başlıca caddelerdi. 1653’te Wall Street kısmında şehri koruyacak bir duvar yapımına başlandı. Bu duvar asıl şehrin kuzey sınırını meydana getirdi.

22 Mart 1664’te İngiltere kralı Charles II, «Connecticut ırmağının batı kıyısından Delaware körfezinin Doğu kıyısına kadar bütün toprakları» kardeşi York dükü Ja-mes’e verdi. Sömürgeyi ele geçirmek ve Amerika kıyısındaki İngiliz denetimini kuvvetlendirmek amacıyle Albay Richard Nicolls’un yönettiği sefer 1644 yazında başladı. Körfezinde demirleyen İngiliz savaş gemilerinden Stuyvesant’a, teslim olması için birçok haber gönderildi. Stuyvesant, önce teslim olmayı reddetti; fakat ondan, Ingilizlerden olduğu kadar korkan şehirliler, şehri savunmaya yanaşmadılar.

8 Eylül 1664’te New Amsterdam resmen teslim oldu; lngilizler şehre hemen New York adını verdiler. Fort Amsterdam Fort James adını aldı.

• İngiliz Sömürge dönemi. Şehirliler İngiliz kralına sadakat yemini etti ve albay Nicolls vali oldu. 12 Haziran 1665’te Nicolls’un imtiyaz fermanıyle İngiliz belediye idaresi kuruldu. Ferman, şehir sınırlarını genişleterek Manhattan’ı da içine’ aldı. Thomas Willett, 14 haziran 1665’te New York’un ilk belediye başkanı oldu ve ertesi gün İngilizce resmî dil olarak Felemenk-çenin yerini aldı. HollandalIlar, 1667 temmuzunda yapılan Breda antlaşmasıyle şehirdeki İngiliz hâkimiyetini tanıdılar.

1672’de Ingiliz-Flemenk savaşlarının yeniden başlaması üzerine Cornelius Evertsen ve Jacob Binceks kumandasındaki bir fe-lemenk donanması Yukarı New York körfezinde demirledi ve şehrin teslim olmasını istedi. Albay Francis Lovelace (ikinci İngiliz valisi) kumandasındaki lngilizler 9 a-ğustos 1673’te Anthony Colve’ye teslim oldular. New York’un adı gene değişerek New Orange’a, Fort James’in adı da Fort William Hendrick’e çevrildi. Üç gün sonra Colve genel valiliğe getirildi. Westminster antlaşmasıyle (19 şubat 1674) New Netherland Ingilizlere geri verildi. Sömürge, 10 kasım 1674’te Colve tarafından vali Edmund Andors’a resmen teslim edildi. İngiliz idaresi yeniden başladı; Mathias Nicolls belediye başkanlığına tayin e-dildi.

İngiliz yönetimi altında artan nüfus 1680’de
3 000’i aştı. New York’un gelişmesinde ö-nemli bir etken olan ticaret, daha çok tarım ürünleri ihracına dayandı, buna karşılık imalât malları, köle ve rom ithal ediliyordu. Andros, 7 ocak 1680’de Bolting (eleme) kanununu çıkararak un sanayiinin gelişmesine yardım etti. Şehre, ihracat için un eleme ve paketleme tekeli verildi.

Yeni vali Thomas Dongan, 25 ağustos 1683’te New York’a geldi. 9 Kasım 1683’te şehrin yetkilileri yeni bir fermanla eski hakların korunmasını ve başka medenî hakların da verilmesini istediler. Dongan bu dilekleri kabul etti ve yeni ferman (Dan-gon fermanı) 10 aralık 1683’te yürürlüğe girdi; fakat 27 nisan 1686’ya kadar resmen onaylanmadı. 14 Şubat 1684’te ilk Genel meclis (altı belediye meclisi üyesi ve altı yardımcı üye) kuruldu ve yasama yetkisini İngiltere veya taşrada yapılan kanunlara aykırı olmamak üzere kullanacağına yemin etti. 6 Şubat 1685’te James II, İngiliz tahtına geçti ve New York bir krallık sömürgesi haline getirildi.

Dongan’ın fermanıyle elde edilen hürriyetler, onun geri çağrılması ve sir Edmund Andros’un 11 ağustos 1688’de New York’a dönmesiyle tehlikeye girdi. Ingilteredeki başarılı devrim ve James II’nin devrilerek yerine William ve Mary’nin geçtiği haber alınınca Andros, Boston’da tutuklandı ve New York’ta ayaklanma çıktı. Tanınmış bir tüccar olan Jacob Leisler, zanatçı-larm, küçük esnafın ve işçilerin başına geçerek James ll’nin ülkedeki temsilcisi o-lan vali yardımcısı Francis Nicholson’a ve meclisine isyan etti. 31 Mayıs 1689’da âsiler, Fort James’i ele geçirdiler ve şehre hâkim oldular. Leisler’in emrindekiler de şehri savunmak için bir güvenlik komitesi meydana getirerek Leisler’i başkumandan seçtiler.

Leisler, 29 mart 1691’e kadar şehri yönetti; o tarihte Ingiltere’den gelen general Henry Sloughter idareyi ele aldı. Ertesi gün Leisler tutuklandı ve Milbome ile birlikte 26 mayıs 1691’de idam edildi.

Sloughter’in yerine geçen Benjamin Fletcher, 30 ağustos 1692’de Leisler’e karşı olan hizbin lehte gösterileriyle karşılandı. O-nun yönetimi sırasında New York, korsanlık merkezi haline geldi. Şehrin ilerige-len tacirleri özel savaş gemilerine, korsanlara ve onların gemilerini donatmalarına yardım ettiler ve ele giçirilen gani-

meti paylaştılar. Fletcher’in yerine tayin e-dilen Earl of Bellomont Richard Coote 2 nisan 1698’de korsanlığa son vermekle görevlendirildi. 1695’te korsanlan yakalamak için özel yetki alan William Kidd’in kendisi korsanlığa başlamıştı. Yakalanan ve İngiltere’ye gönderilen Kidd, yargılandı ve suçlu bulunarak 1701’de asıldı. Bellomont, büyük muhalefetle karşılaşmakla birlikte, 1701’de, görevi sona erdiği sırada bu kârlı fakat gayrimeşru faaliyeti gerçekten sona erdirmişti.
Şehrin artan nüfusu siyasî sistemin yeniden düzenlenmesini gerektirdi. Vali John Montgomery, 11 şubat 1731’de yeni bir ferman çıkararak İngiltere’dekine benzer bir belediye yönetiminin temellerini attı.

New York’un ilk gazetesi olan New-York Gazette, 8 kasım 1725’te William Bradford tarafmdan kuruldu. Yarı resmî bir basın organı olan bu gazeteye rakip olarak

5 kasım 1733’te John Peter Zenger tarafından New-York Weekly Journal kuruldu. Üçlü ticaret, New York’un ticarî teşebbüslerinin temeliydi: ticaret ürünleri karşılığında İngiltere’den imalât malları, Batı Hint adalanndan rom, meyve ve kahve, Af-rikadan köle ithal ediliyordu. Zenginliğin günden güne artması limanı canlandırdı. Şehirde fikir hayatı da gelişiyordu. 31 E-kim 1754’te şehirde bir fermanla ilk defa bir yüksek öğrenim kurumu King’s College (1784’te Columbia üniversitesi adını aldı) kuruldu.

New York, XVIII. yy. ortalarında öteki İngiliz sömürge şehirlerinden farklı değildi. Şehirde, HollandalIların etkisi silinmiş olmakla birlikte bazı kimselerin konuşma ve hareketlerinde izine rastlanıyordu. Hemen bütün nüfus (10 664 nüfus, 1719’u zenci) Wall Street’in aşağısında yaşıyordu. 1771’de nüfus hemen hemen iki kat yükseldi.

• Devrim dönemi, öteden beri bir siyasî huzursuzluk merkezi olan New York, Ingiltere’ye düşmanlığın başlamasından önce de devrimci faaliyetlerin merkeziydi. In-gilizler, Fransız ve kızılderili savaşlarının (1754-1763) yüklediği borçları ödemek i-
çin Seyrüsefer kanunu uygulamak ve yeni vergiler koymak isteyince, sömürgenin her yerinde huzursuzluk arttı ve şiddet hareketleri başladı. 13 Kasım 1765’te yeni vali sir Henry Moore’un gelmesi ortalığı yatıştırdı. Gerginliği anlayan yeni vali, vergi kanunlarını uygulamadı. Damga pullarını getiren gemi rıhtıma yanaşınca (7 ocak 1766) «Hürriyet Çocukları» gemiyi kıyıya çektiler ve kargoyu ele geçirerek yaktılar. Damga Resmi kanununa karşı direnmeler İngiltere’de duyulunca, Parlamentoda uzun ve sert tartışmalardan sonra kanun yürürlükten kaldırıldı (18 mart 1766). Sevinen New Yorklular, bir hürriyet direği dikerek olayı kutladılar. Barış kısa sürdü. Ingiliz askerleri, sömürge halkının, yeni vergileri reddetmelerine kızarak direği kestiler (10 ağustos 1766). Ertesi gün direk yeniden dikildi, askerler birçok sivili süngüledi. Böylece Amerikan devriminin ilk kanı New York sokaklarında dökülmüş oluyordu. Sömürge halkının, direği her dikişinde ingi-lizler kesiyorlardı. Sonunda, 18 ocak 1770’te Issac Sears ve Alexander Mac – Dougal yönetiminde «Hürriyet Çocukları» Ingiliz-ler ile John Street’te «Golden Hill» (Altın Tepe) muharebesinde çatıştılar. Bir kişi öldü ve birçok kişi yaralandı. Parlamento, sömürgelere vergi koymakta ısrar etti; ingilizlerin, üstünde vergi pullarını taşıyan çayları yükledikleri London adlı gemi, 22 nisan 1774’te New York limanına vardı. «Hürriyet Çocukları», Boston’daki vatanseverler gibi davranarak gemiye çıktılar ve 18 sandık çayı denize attılar. New York’ta Boston Liman kanunu tasarısının kabulüne karşı çıkan elli kişilik bir komite kuruldu ve buhrana bir çare bulmak için bütün sömürgeleri toplantıya çağırdı, bu, kıta ölçüsünde Kongre’nin doğuşuydu. 22 Kasım 1774’te Kongre’nin aldığı tedbirleri desteklemek üzere altmış kişilik bir komite (Altmışlar komitesi) kuruldu. Bunların üyeleri, önceki komiteye göre daha ilericiydiler.

1776 Başlarında şehir devrimcilerin eline geçmişti. Radikal Elliler komitesi, 1 mayıs 1775’te seçilen Yüzler komitesinin yerini aldı (2 şubat 1776). Muhafazakârlar şehirden kaçtılar; kalanlar dövüldü veya tutuklandı. Bununla birlikte liman İngilizlerin elinde kaldı. Askeri bakımdan şehir savunmasızdı. Amerikan generali Charles Lee 4 şubat 1776’da şehre geldi (bu sırada bütün şehirde istihkâmlar yapılıyordu), George Washington da şehri desteklemek için bir ay sonra, beş alayla New York’a vardı. General William Howe’un kumanda ettiği İngiliz birlikleri 1 temmuz 1776’da Staten Island’a çıkarma yaptılar. Âsiler barış ve af tekliflerini kabul etmedi. 22 Ağustos’ta Gravessend yakınında karaya çıkan Ingi-lizler, Brooklyn Heights’i ele geçirdiler. Washington’un takviye kuvvetleri yollamasına rağmen Amerikalılar 27 ağustosta ağır bir yenilgiye uğradı, iki gece sonra, sisten ve İngilizlerin kararsızlığından yararlanan Washington, birliklerini Manhattan’a çekti ve artçı harekâtıyle kuzeye doğru çekildi. Ingilizler geçici olarak Harlem Heights’da (bugün Momingside Heights) durdular (16 eylül); fakat Washington’un durumu savunmağa elverişli olmadığı için birlikler iç kısma doğru çekilmek zorunda kaldı. 16 Kasımda Manhattan’ın kuzey u-cundaki Fort Washington’u alan lngilizler, bütün şehri ele geçirdiler.

Savaş boyunca New York, İngilizlerin kontrolunda kaldı. 16 Eylül 1776’da ilk kumandan tuğgeneral James Robertson’un tayin edilmesiyle askerler, sivil sorumluluğu ve kanunların uygulanmasını üstlerine aldılar. Beş gün sonra bir yangın çıktı ve Trinity kilisesiyle birlikte şehirdeki binaların dörtte biri yandı.

İngilizlerin 19 ekim 1783’te Yorktown’da teslim olmasından, kralın düşmanlıkların sona erdiğini bildiren Beyannamesinin 14 şubat 1783’te New York’ta okunuşuna kadar geçen süre içinde şehirden kaçan kralcıların sayısı gittikçe arttı. 25 Kasım 1783’te İngiliz birlikleri Battery’den çekildiler ve
Washington, vali George Clinton ve öbür memurlar, halkın gösterileri arasmda şehri girdiler. 4 Aralık 1783’te Washington, Fra-unces Tavem’deki Long Room’da (Uzun Oda) subaylarına veda etti. Devrim sona ermiş, New York’un tarihinde yeni bir dönem başlamıştı.

• Devrim sonrası dönemi. New Yorklula-ra şehri yeniden kurmak düşüyordu. Yangınların veya askerî harekâtın kesinlikle tahrip edemediği binalar bile çok onarım istiyordu. Şehir 1776 ve 1778 yangınlarından büyük zarar görmüştü. Yollar ve rıhtımlar haraptı; yollar çöp ve yıkıntı doluydu. Şehrin nüfusu, savaş öncesine oranla yarıya inerek 12 000’in altına düşmüştü. İlk iş olarak 15 aralık 1783’te her idare bölümünden 2 kişi olmak üzere 14 komisyon üyesi geleneksel viva voce usulüyle seçildi (gizli oy 13 şubat 1787’den sonra kullanıldı). 7 Şubat 1784’te vali George Clinton ve onun Seçiciler konseyi, James Du-ane’yi belediye başkanı seçti.

Şehirde devrimden sonra da yürürlükte o-lan kanunlar sömürge devrindekilerle temelde aynıydı. Mongomerie fermanı ve Taşra meclisi kanunları yürürlükte kaldı; bununla birlikte, seçme hakkı için gerekli mülkiyet şartları biraz değiştirildi. Seçme hakkına sahip olabilmek için, 20 sterlin değerinde bir mülke sahip olmak gerekiyordu. O dönemde nüfusun sadece yüzde 12’si oy hakkına sahipti. New York şehri, 1784 ocak ayından 1796 kasımına kadar New York eyaletinin merkeziydi. Eyaletin yasama meclisi bu süre içinde Broad Street’te-ki Borsa’da toplandı. Şehir aynı zamanda

1785 ocağında millî hükümetin merkezi oldu; ocak’ 1785’te Konfederasyon kongresi Şehir meclisi binasında toplanmıştı. New York, 4 mart 1789’dan 12 ağustos 1790’a kadar» birinci Kongre süresi içinde ve A.

B.D. Anayasası onaylandıktan sonra da millî başkent olarak kaldı. New York şehri eyaletin, federal Anayasayı onaylamasında önemli rol oynadı. Tüccarlar, millî hükümetin, Konfederasyon kanunlarıyle hareket etmesinden memnun değildiler; daha tekdüze ticaret kuralları uygulanmasını istedikleri için Anayasaya bel bağlamışlardı. Eyalet meclisi Poughkeepsie’de toplanarak .Anayasayı 27’ye karşı 30 oyla onayladı (26 temmuz 1788). Şehir temsilcileri bu arada Alexander Hamilton, belediye reisi Duane, Robert R. Livingstone Anayasayı desteklediler ve vali Clinton’un yönettiği federalizm aleyhtarlarına karşı çıktılar.

Washington 23 nisan 1789’da şehirde karşılandı. Yedi gün sonra meclis binasının balkonundan halka hitap etti. Yeni hükümette önemli yerler New Yorklulara verildi. Hamilton maliye bakanı oldu; Jay yüksek mahfeme başkanlığına, Duane de New York bölgesi federal hâkimliğine getirildi. 1786’da şehrin nüfusu 23 614’e ulaşarak savaş öncesindeki nüfusu aştı. 1790’da bu sayı 33 131’e çıktı ve New York A.B.D.’nin en kalabalık şehri oldu. Nüfus 1800’de 60 bin 515’i, 1809’da % 373’ü buldu. Bu artış kısmen, İngiltere, İrlanda, Fransa ve Almanya’dan gelen göçmenlerin sonucuydu. Kamu hizmetleri ihtiyacının artmasıyle yasama meclisi 9 nisan 1795’te ilköğretim i-çin tahsisat ayırdı. New York şehri okullara vermek üzere 1 888 sterlin aldı ve o-kulları işleten özel kişilere, dinî kuruluşlara ve hayır kurumlanna dağıttı. 1789’da şehirde 55 öğretmen vardı; 1805’te bu sayı 141’e çıktı. Aynı yıl bir hayırsever topluluğu Dewitt Clinton ve John Pintard’m yönetiminde Free School Society’yi (Serbest Okul Derneği) kurdu. Bu dernek 1853’te New York Eğitim dairesi kuruluncaya kadar şehirdeki millî eğitim işlerini yönetti. Şehrin büyümesi, belediye işlerindeki karmaşıklığı artırdı. 1787’de eyalet yasama meclisi Genel meclise, 300 gönüllü itfaiyeci tayin etme yetkisi verdi. 1788’de şehirde 50 ücretli polis vardı. 1797’de Washington Street’te bir eyalet hapishanesiyle City Hail Park’ın kuzeyinde ikinci imarethane kuruldu. Pislik, hastalık, sarı humma ve koleranın sağlığı tehdit ettiği görüldü ve şubat 1799’da Sağlık dairesi meydana getirildi. 1794’te salgın hastalıklar için Bellevue has-tahanesi, 1799’da karantina için Deniz has-tahanesi yapıldı.

Manhattan şirketine şehrin suyunu sağla-

ma yetkisi verilince (2 nisan 1799) yeterli su tesisleri kurularak ihtiyaç kısmen karşılandı. Bununla birlikte, şirketin asıl amacı bir banka kurmaktı. Kendisine verilen yetki fermanının bir maddesinde artan sermayesini «para işlemlerinde» kullanabileceği belirtildiği için 1799’da Manhattan Şirketi bankası açıldı. Cumhuriyetçi partinin denetiminde olan bir kurum yaratmak isteyen Aaron Burr, bu teşebbüsü büyük ölçüde destekledi.

Burr St. Tammany derneğinin teşkilâtlanmasına da katkıda bulundu. Sosyal ve vatansever bir kulüp olarak kurulan bu dernek 1789’da kabul ettiği tüzük uyarınca «siyasî ilkelere hizmet etmeğe» başladı ve Burr’-un önderliğinde şehrin meselelerinde etkili bir dernek haline geldi.

1786 Kasımında ilk Katolik kilisesi St. Peter inşa edildi; 1776 yangınında yanan Trinity kilisesi de yeniden yapılarak mart 1790’da açıldı. 1796’da şehrin ilk oteli (City Hotel) hizmete girdi. 29 Ocak 1798’de Park Row’da, Park Theatre (Park tiyatrosu) a-çıldı. Edward Livingston’un belediye başkanlığı döneminde, 26 mayıs 1803’te bugünkü şehir meclisi binasının temeli atıldı. Binanın ön ve batı cepheleri büyük bir özenle yapıldı ve bitirildi; fakat şehrin, binanın ötesine doğru genişlemeyeceği düşüncesi yaygın olduğu için kuzey cephesine önem verilmedi.

O dönemde New York’ta ticarî gelişme de devam etti. 22 Şubat 1784’te Empress of China (Çin İmparatoriçesi) adlı gemi, New York limanından Doğu’ya hareket etti; bu, A.B.D/den Doğuya yapılan ilk seferdi. Şehrin ilk bankası (Bank of New York) 9 haziran 1784’te açıldı. Usta işçiler 17 kasım 1785’te Makinistler ve Sanatkârlar derneğini kurdular, ülkenin ilk yangın sigortası şirketi Mutual Assurance company kuruldj4^}(15 haziran 1787), şehirdeki hisse sahiben arasında imzalanan bir anlaşmayle şujat 1792’de New York Esham ve Tahvilât pojrsası yaratıldı. İthalât ve ihracat da büyük ölçüde arttı; 1790-1791’de

2 500 000 dolar değe rinde mal ihraç edildi. 1796’da New York, en büyük ticarî rakibi Philadelphia’yı geçti ve 1800-1801’de ihracat 20 000 000 dolara ulaştı. New York’-a kayıtlı gemilerin tonajı 37 712’den (1790), 265 548’e (1812) çıktı.

Robert Fulton’un yaptığı Clermont buharlı gemisinin East ırmağı üzerinde denenmesi başarılı sonuç verince yeni bir dönem başladı (9 ağustos 1807). Sekiz gün sonra Al-bany’ye ilk buharlı gemi seferi yapıldı. Bununla beraber şehir, bu icattan hemen yararlanamadı. Ticaret, Napolyon savaşlarından ve cumhurbaşkanı Thomas Jefferson’-un çıkardığı kıyı seferleri dışındaki bütün seyrüseferi durduran Ambargo kanunundan (aralık 1807) çok zarar gördü. Non-ln-tercourse kanunuyle canlanan ticaret 1812 savaşıyle tekrar geriledi. Savaş ilân edilince şehir savunma tesislerini kuvvetlendirdi ve milis kuvvetleri göreve çağırıldı, ö-zel savaş gemileri, İngiliz donanmasını aramak üzere limandan ayrıldı, lngilizler kısa süre sonra limanı abluka altma aldılar, fakat şehre saldırmadılar. Ghent antlaşmasının imza edildiği (24 aralık 1814) haberi New Yorklularca sevinçle karşılandı. Barışın ilânıyle şehir gelişme dönemine girdi.
ve şehir muhasebecisini tayin hakkını validen alarak Genel meclise verdi. Aynı zamanda bütün beyaz erkeklere genel seçim hakkı tanındı. Zencilerin mülk edinmesi sıkı kurallara bağlandı. 1833 Anayasa değişikliğiyle seçmenler 1689’dan beri ilk defa belediye başkanını tek dereceli seçimle seçtiler. Tammany’nin adayı Cornelius W. Lawrence, Gulian C. Verplanck’ı yenilgiye uğrattı; fakat Demokratlar Genel mecliste üstünlüğü muhalefete kaptırdılar. New York seçimleri liberal bir partinin ku-rulmasıyle sonuçlandı.

Seçim günlerinde irlandalı katoliklerle Liberaller arasında çatışmalar çıktı; polise ve şehir silâh depolarma hücum edildi. Milis kuvvetlerinin gelmesiyle karışıklıkların büyümesi önlendi. 1835 Haziranında göçmenlere karşı gösteriler yapıldı. Bu gösterilerde katolik aleyhtarı davranışlar oldu ve 1835-1836’da Yerli Amerikan Demokratik derneği kuruldu. 1837’deki malî buhran, bu düşmanlığı yatıştırdı. 1844 Nisanında yeniden dirilen ve güç kazanan Yerli Amerikan Demokratik partisi seçimleri kazanarak James Harper belediye başkanı seçildi. 7-10 Mayıs 1849’da bu partinin taraftarları şehirde karışıklıklar çıkardılar; 200 kişi öldü veya yaralandı. İngiliz trajedi oyuncusu William C. Macready ile Edwin Forrest’ten hangisinin daha kabiliyetli olduğu konusunda çıkan tartışmalar büyük karışıklıklara yol açtı. Çatışma ancak polisin kalabalığa ateş açmasıyle bastırıldı. «Tammany», Demokrat partiyi iktidara getirmek için şehirdeki göçmen kalabalığından yararlanmayı tasarladı. Parti, daha önce de göçmenlerin davasını benimsemiş ve İç savaşın eşiğinde, nüfusun yüzde 48’ini meydana getiren bu topluluğun isteklerine çeşitli yollardan cevap vermeğe çalışmıştı. Ülke dışında doğan seçmenlerin oyu ve seçim sahtekârlıklarıyle Demokratlar şehri yönetmeğe devam ettiler. 1857’de Tammany taraftarı Fernando Wood’un belediye başkanlığı sırasında şehirde yeni ve büyük bir polis teşkilâtı kuruldu. Eski belediye polislerinden seçim sırasında çok yardım gören Wood, buna karşı direndi. Yeniden patlak veren karışıklıklar eyalet birliklerinin yardımıyle bastınlabildi.

Kamu hizmetleri, hızla gelişen şehirleşme-

nin doğurduğu meselelere ayak uydurmağa çalışıyordu. 7 Mayıs 1844’te eyalet yasama meclisi gece bekçiliği sistemini kaldırarak 800 kişilik gece gündüz çalışan bir polis teşkilâtı kuıdu. 1823’te New York Gaz I-şığı şirketine imtiyaz verildi ve yılın sonunda New York şehrinde ilk defa bir ev gazla aydınlatıldı. 1835 Seçimlerinde seçmenler, suyunu Westchester ve Croton ırmaklarından alan yeni bir su şebekesi yapılmasını desteklediler. 4 Temmuz 1842’de Croton su kemerinden alman su, Murray Hill deposunu doldurdu, İyi su tesislerinin yeterli olmaması yüzünden 1832 yazındaki kolera salgınında 3 000 kişi ölmüş, su sıkıntısı yüzünden 16 aralık 1835’teki yangın felâket halini almıştı (bu yangında zarar 20 milyon doları buldu). Yüksek öğrenim, New York Şehri üniversitesi teşkilâtının (sonra New York üniversitesi) denetimine verildi (rtisan 1891). 1848’de kurulan Serbest akademi (Free Academy) 1866’da College of the City of New York (New York

Şehri koleji) adını aldı.

Şehirde sanat gelişti, tiyatrolar açıldı: Bowery (1826) ve Niblo’s Garden (1829). İlk büyük opera 1825 kasımında Park Theatre’-da temsillerine başladı. 1850 Eylülünde Jenny Lind, Castle Garden’de ilk konserini verdi. A.B.D.’nin ilk Dünya fuarı 14 temmuz 18532te New York’ta açıldı. Bu dönemde birçok edebiyat kulübü ve sosyal kulüp kuruldu: «Bread and Chease» (Ekmek ve Peynir) kulübünün üyeleri arasında Philip Hone, William Cullen Bryant, ve James Fenimore Cooper vardı. Şehirde birçok gazete yayımlanmağa başladı: James A. Bennett’in New York Herald (1835), Horace Greeley’in New York Tribune (1840), Henry Raymond’un Times (1851) gazeteleri v.b. İlk ucuz gazeteyi (Sun) Benjamin Day çıkardı (1833). Frederick Law Olmsted ve Calvert Vaux’un teklifi üzerine Genel meclis 1853’te Manhattan’m merkezinden bir park yeri ayırdı. Andrew

H. Green’in başkanlığında bir kurul eyalet tarafmdan yeni parkın (Central Park) yapılmasıyle görevlendi; 1857 buhranı, bu işte çalışanların çokluğu sebebiyle oldukça hafif geçirildi.

• Ayrılık Savaşı dönemi. Köleliğin kaldırılmasına karşı olan ve Ayrılık savaşının Güney bölgesi ile ticareti durduracağından korkan New Yorklular, Fort Summer’-de ilk çatışma başlayınca savaşı desteklediler. Yollar, savaşa giden askerlerle doldu. Fakat Fernando Wood’un ocak 1861’de yaptığı teklifi destekleyenler de vardı; teklife göre New York Birlikten ayrılarak Tri-insula adlı (üç-ada) serbest bir şehir kurulacaktı.

Savaş ilerledikçe, Bull Run ve Fredericks-burg’daki kayıplar öğrenildikçe, savaşçılık ateşliliği azaldı ve pek askere yazılan kalmadı. Hükümet 1863’te mecburî askerliği koyunca, ayaklanmalar oldu. 300 Dolar verenlerin askerlikten muaf tutulmasını teklif eden bir kanun tasarısı hazırlanması üzerine kızgınlık arttı. 13 ve 16 Temmuzda şehirde gerçek bir isyan patlak verdi. İsyancılar şehri ele geçirdiler; barikatlar kuruldu, çarpışma başladı, birçok zenci linç e-dildi; 1 000 kişi kadar yaralandı, öldü. Sonunda Gettysburg’dan gelen 13 alay karışıklığı bastırdı.

Bu ayaklanmalara rağmen şehir, savaşın kazanılmasına önemli katkıda bulundu. New Yorklu tüccarlar gönüllüleri donattılar ve Birlik, Savunma komitesine 2 milyon dolardan çok yardım etti. 1864 Nisanında Şehir Fuarı, A.B.D. Sağlık komisyonu için 1 milyon dolardan fazla yardım topladı. New Yorklu kadın ve erkekler hastabakıcı olarak çalıştılar ve sağlık komisyonunun kurulmasında önemli rol oynadılar. John Ericsson’un ocak 1862’de sefere çıkan Monitor adlı gemisi Konfederasyon limanlarının ablukasında önemli işler başardı.
m Pembe yıllar. Savaş, yeni iş alanlarının açılmasını sağladı ve sona erince şehir dışa doğru genişlemeğe başladı. 1870’te Manhattan’m nüfusu 942 292’ye, 1880’de 1 164 673’e, 1900’de 3 437 202’ye yükseldi. İlk olarak Equitable Building’de kullanılan asansör (1870) 8-11 katlı binaların artmasını sağladı, inşaatta çelik iskeletin uygu-lanmasıyle, Richard M. Hunt (Tribune Building) ve George B. Post (World Building) gibi mimarlar 1898’de altı gökdelen yaptılar. Borsadan ve savaş taahhütlerinden milyonlar kazanan zenginler, lüks konaklar yaptırmakta birbirleriyle yarışıyorlardı. Fifth Avenue’nün 40. ve 70. caddeler arasındaki kısmı «Millionaire’s Row» (Milyoner Dizisi) adiyle tanındı. Ama gecekondular da çoğalıyordu, 1900’de gecekondularda çoğu göçmen olan 1,5 milyon insan yaşıyordu.

Ulaşım ve haberleşme Ayrılık savaşından sonra önemli ölçüde gelişti. 1867’de Charles Harvey, yüksekten geçen bir trenin denemelerini yaptı ve yüzyılın başında bu tasarı gerçekleştirildi. 1870 Şubatında Beach Pneumatic Transit şirketi, bir metro yapmayı teklif etti, fakat sabit bir metro sisteminin yapımına ancak 1900’de başlanabildi. Brooklyn köprüsünün yanı sıra birçok köprü yapılması geçiş meselesini oldukça kolaylaştırdı.

«Boss» (Patron) William M. Tweed’in siyasî güç kazanması savaş sonrası New York şehri için büyük bir olaydı. Tweed, mükerrer oy kullandırarak, rüşvet vererek ve gayrimeşru bir şekilde göçmenlerin oyunu sağlayarak Tammany teşkilâtını ve şehir yönetimini kontroluna aldı (1869-1871). Yasa-, ma meclisine 5 nisan 1870’te şehirdeki resmî dairelerin müdürlerini valinin değil belediye başkanı tarafmdan tayin edilmesini onaylattı. «Tweed Halkası» denilen yeni topluluk sadece kendine karşı sorumluydu. Harper’s Weekly dergisinde Thomas Nast’m çizdiği karikatürler, halkı bu konuda uyardı. New York Times’\n makaleleri de yardımcı olunca Tweed tutuklandı (ekim 1871), mahkûm olduktan sonra ülkeden kaçtı, fakat geri çevrildi ve 12 nisan 1878’de Ludlow Street hapishanesinde öldü. Tweed ve çetesinin şehirden 45-200 milyon dolar kadar çaldığı sanılır.

Büyük New York 1873’te eyalet yasama meclisinin şehir sınırlarını Aşağı Westches-ter’deki 60 000 dönümlük bölgeyi içine alacak şekilde büyütmesiyle New York ötesine doğru yayılmağa başladı. 4 Mayıs 1897’de yasama meclisi, Büyük New York fermanını çıkararak Bronx, Brooklyn, Manhattan, Richmond ve Queens’i Büyük New York içinde birleştirdi. Bu karar 1 ocak 1898’de yürürlüğe girdi. Yeni şehir, 1890’da birleştirme işini yapmakla görevlendirilen komisyonun başkanı Andrew Green’in çoktandır gerçekleştirmek istediği bir projeydi, her ilçe (borough) kendi başkanmı seçti. Taksim ve Takdir dairesi yönetici ve malî bünyeyi tayin edecek, 65 kişilik belediye meclisi de kanunları yapacaktı. Tammany’-nin adayı Rober A. Van Wyck, Büyük New York’un ilk belediye başkanı oldu. Tweed sonrası döneminde şehir Tammany yönetiminde reform çağını yaşadı. Fakat reformlar gecikmişti. 25 Mart İ911’de Triangle Shirtwaist şirketinde çıkan yangın şehirlileri uyardı: Washington Square yakınındaki gerekli havalandırma ve güvenlik araçları olmayan bir fabrika yanması sırasında pencerelerden atlayan veya yanan 140 kadın ve genç kız öldü. Bu olay üzrine Robert F. Wagner ve Alfred E. Smith E-yalet Fabrika komisyonuna seçildiler ve gerekli kanunları hazırlamağa başladılar. Şehir Birinci Dünya savaşında önemli rol oynadı. Limandan 1 600 000’den çok asker sevkedildi. İlk Hürriyet tahvili (2 milyar dolarlık) 14 mayıs 1917’de New York’ta satışa çıkarıldı ve satın almak isteyenlerin talebi, tahvil miktarını yüzde 50 aştı. 1920’lerin hareketli yıllarında James Walker belediye başkanıydı. 1929 Ekiminde şehir, bütün ülkeyi büyük İktisadî buhrana sürükledi. Samuel Seabury komitesi mahkemelerde yolsuzluklar tespit etti ve Walker rüşvet almakla suçlanarak. 1932’de istifa etti. Ertesi yıl Fiorello H. La Guardia belediye başkanı seçildi. «Little Flower» (Küçük Çiçek) denilen La Guardia göreve başladığı zaman şehrin borçları 30 milyon dolan aşmış, işsizlik en yüksek seviyeye ulaşmıştı. La Guardia’nın başkanlığı sırasında (1933-1945), şehir eski malî dengesine kavuştu. 1936’da İdarî bünyede yenilikler yapıldı: Şehir Planlama komisyonu kuruldu; kadastro, harita ve gelişme tasarıları bu kurulun yetkisine verildi. Şehir İktisadî buhrandan kurtulmağa başlayınca birçok kamu hizmetleri gerçekleştirildi. New York Mesken dairesi, federal hükümete bu konuda yardımcı oldu. La Guardia, refah seviyesini yükselttiği gibi, suçlara ve çürümüş belediye teşkilâtına karşı da başarıyle savaştı.
New York İkinci Dünya savaşında da insan gücünü savaşın kazanılması için kullandı. Şehrin limanı savaş araç ve gereçlerinin taşınmasında önemli rol oynadı. 150 yıldır A.B.D.’nin başlıca şehri olan New ‘York, Birleşmiş Miletler 1945’te ilk defa Hunter College’de (Bronx’ta) toplanınca «Dünyanın Başkenti» oldu. (M)

New York Central Railroad, New York eyaletiyle doğu ve kuzeydoğu eyaletleri a-rasmda ulaştırmayı sağlayan önemli demiryolu şebekesi. Bu şebeke New York’un en büyük garını ortaklaşa kullandığı Pennsylvania Railroad ile son zamanlarda birleşti. Panamerikan havayollarının yaptırdığı gökdelen bu gann üstündedir. (L)

New York City Ballet. Bk. bale.

New York Daily News, amerikan günlük gazetelerinin en önemlisi; 1920’de New York’da McCormick ile Patterson tarafından kuruldu. Daha 1925’te, New York Daily News’ un tirajı bir milyonun üstündeydi. 1958’de tirajı hafta içinde 2 milyonu, pazar günleri 3,5 milyonu aşıyordu. New York Daily News’u örnek alan birçok taşra gazetesinde dergi biçiminde çıkmağa başladı. (L)

New York Esrarı {The Clutching Hand), 1914’te A.B.D.’de fransız yönetmen Louis Gasnier’in çevirdiği amerikan filmi. Bu e-serle haftalık tefrika-filim türü ortaya çıktı. Pearl White’i üne kavuşturan, New York Esrarı, sinema tarihinde polisiye-serüven türünün ilk örneğidir. (L)

Yorum yazın