Nehşehir hakkında bilgiler

NEVŞEHİR, İç Anadolu bölgesinde (Orta Kızılırmak bölümü, Ürgüp yaylası yöresi) il merkezi şehir; 52 719 nüf. i 1990). Güvercinlik dağından Kızılırmak’a inen küçük bir akarsu boyunda; Kahveci dağı yamacında kurulmuştur: yüksl. 1 150 m. Şehir önceleri^ tepenin yamacında toplanmıştı; bugün vâdi boyunca Nar köyüne doğru gelişmektedir. Kayseri (105 km), Niğde (83 km), Konya (225 km), Kırşehir (92 km) ve Ankara’ya yollarla bağlanır. Erkek Sanat enstitüsü. Kız öğretmen okulu. Şehir oldukça geniş bir alanın ticaret merkezidir; Sümerbank tekstil fabrikası. Hacıbektaş taşından biblo yapan atelyeler.

• Tarih. Şehir, eski çağlarda Nyssa; Orta ve Yeni çağlarda Muşkara diye bilinirdi. Nevşehir’de yapılan kazılardan elde edilen buluntulara göre şehrin çok eski bir tarihi vardır. G. Jerphanion, H. Rett ve Tier-ry, kazılarında, özellikle, geç devre ait kalıntılar ele geçirdiler. Nevşehir’e yakın eski köylerden biri olan Sinasun’da kayalara cyulmuş bizans tarzında dehlizler bulundu. Eski Nyssa, Kappadokia’nın ünlü dört şehri arasında yer alır. Nyssa’dan bugüne sadece Göreme vâdisindeki kilise, mabet ve mağara kalıntıları gelmiştir.

Kızılırmak’ın kolları arasında güçlü bir devlet kuran Hititler, hâkimiyetlerini genişleterek Kızılırmak havzasından çıktılar ve Güney Kappadokia’ya ve Komana havalisine yayıldılar. Bu arada Nyssa’yı da hâkimiyet alanları içine aldılar. M. ö. VI. yy.da bütün Anadolu ile birlikte pers hâkimiyetine giren Nyssa, Büyük İskender tarafından Makedonya devleti sınırları içine alındı. İskender imparatorluğu parçalanınca bu topraklar önce Seleukos, sonra da Kappadokia krallığının eline geçti. Bölge, merkezi Kayseri olan bu krallıktan sonra Romalıların eline geçti. M. ö. 395’te Roma imparatorluğu ikiye ayrılınca Nyssa Doğu Roma’nın payına düştü. VI. ve XII. yy.larda dinî bir merkez olan Göreme ile Nyssa 1072’de türk hâkimiyetine girdi. Bölgede bulunan sanat eserlerinden anlaşıldığına göre; Taraş, Karlı, Karsadur, Kulbak, Caruk, Cuk, Çungarya, Keş, Kaş, Bayıt, Bayındır, Kongur, Büdüz, Kıyan, Özbek, Erbek, Babal ve Yuğu adları ile anılan boylar Nyssa ve Göreme’ye yerleştiler. Bölgenin eski halkı yerlerini yeni gelenlere bıraktı. Bu tarihten sonra yöredeki bizans köyleri ve kasabalarına karşı türk köyleri kurulmağa başladı. Gören, Nar, Muşkara yeni kurulan köyler a-rasındaydı. Büyük Selçuklulann bir kolu olan Anadolu Selçuklu devleti zamanında Muşkara, Doğuya ve İran’a giden kervan yolu üzerinde Ürgüp kazasına bağlı bir köydü. Zaman zaman Danişmentliler ve Konya Selçukluları arasında el değiştirdi. Fakat çoğunlukla Anadolu Selçuklularının elinde kaldı. Kılıç Arslan II eski bir türk geleneğine uyarak ülkesini on bir oğlu arasında paylaştırınca, Muşkara, Ankara ile birlikte Mesud’un payına düştü (1190). Ancak Tokat’ta hüküm süren Rükneddin şehri, kısa bir süre sonra kardeşinin elinden aldı (1204). Kanlı savaşlara sahne olan Nevşehir bu yöre Mengücükoğullarından Muzaffer-üddin’e verildi. Anadolu Selçuklu devleti yıkılınca, Moğollar Kırşehir ve yöresiyle birlikte Muşkara’yı da ele geçirdiler ve askerî bir üs olarak kullandılar (1243). Bu a-rada Moğollara karşı uzlaştırıcı bir siyaset takip eden Nureddin Caca buraya tayin e-dildi. Nureddin’den sonra Nevşehir’e Eret-na devletî, Karamanoğulları ve Dulkadıro-ğullan hâkim oldu. 1515’te Dulkadıroğul-ları beyliğine son veren Yavuz Sultan Selim, bölgeyi kesin olarak Osmanlı devletine bağladı. OsmanlIlar çağında, bölge ö-nemli olaylara sahne olmadı, ancak XVII. yy.da Celâli* isyanları yüzünden bölgede karışıklıklar çıktı.

Lâle devrinin ünlü sadrazamı Nevşehirli İbrahim Paşa zamanında Muşkara çok gelişti. Sarayın mimarbaşı Mehmed Ağa ve bina emini Seyit Mustafa Muşkara’ya gönderildi; birçok eser yaptırıldı. Muşkarahlara görevler verildi. Çoğu derbentçi tayin edildi. Ayrıca Muşkara halkından vergi a-lınmadı. Pazartesi günleri şehirde pazar kurulmağa başladı. Şehrin adı da Nevşehir oldu. Konya, Niğde, Karaman kadılarına hükümler gönderilerek Muşkara adının kullanılması yasaklandı (1725). Aynı yıl, kurulan medrese için Konevî Çelebi müderris olarak seçildi. Padişahın hattı hümayunu uyarınca kadılar Nevşehir’e yerleştiler, bütün mahkemeler burada kuruldu. Kısa bir süre sonra şehrin nüfusu da arttı. İbrahim Paşa öldürüldükten sonra Nevşehir tekrar önemini kaybetti ve 1870’te sancak haline getirilen Kırşehir, 1902’de Ankara iline bağlı olan 5 sancaktan birinin bucağı oldu. Birinci Dünya savaşından sonra Kırşehir’de kurulan Müdafaai Hukuk cemiyetine, Nevşehir de üyeler göndererek kurtuluş savaşı fikrini destekledi. Savaş sırasında Kırşehir bağımsız mutasarrıflığı içinde yer alan Nevşehir, Cumhuriyet döneminde (Kırşehir il haline getirilince) Kırşehir iline bağlandı. 20 Temmuz 1954’-te Kırşehir ili ilçe haline getirilirken 6429 Sayılı kanunla, Nevşehir ıl oldu ve Kırşehir’den aldığı Hacı Be ¿taş, Avanos ve Mucur ilçeleriyle sınırını genişletti. Ancak 1 temmuz 1957’de yürürlüğe giren 7001 Sayılı kanunda Kırşehir tekrar il haline getirilince Nevşehir, daha önce kazandığı Mucur ilçesini Kırşehir’e verdi.
• Güzel sanatlar. Kale. Şehrin güneyba-tısındadır. Selçuklular devrinde yapıldı (XII. yy.). OsmanlIlar devrinde Damat İbrahim Paşa zamanında onarıldı. Beşgen planlıdır; 42 mazgalı, 4 burcu, arkada ve önde iki kapısı vardır. Kaya camii veya Kale camii. Damat lbahim Paşa tarafından yaptırıldı. Kare planlı ve tek kubbelidir, önünde üç bölümlü bir son cemaat yeri vardır. Minaresi kuzeybatı köşesindedir. Damatibrahimpaşa kül-liyesi. Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırıldı. Lâle devri osmanlı mimarîsinin İstanbul dışındaki bir örneği olması bakımından önemlidir. Nevşehir kalesinin eteğinde yer alan külliye, cami, medrese, i-maret, sıbyan mektebi, hamam ve kervansaraydan meydana gelir. Biri cami kapısında, öteki medrese dış kapısmda bulunan kitabelerden külliyenin 1718-1726 arasında tamamlandığı anlaşılır. Cami (Kurşunlu camii), üç kapısı bulunan kademeli bir avlu içinde yer alır, önünde beş kubbeli bir son cemaat yeri vardır; 44 m yükseklikteki minaresi sağ taraftadır. Caminin portali iki yanında mihrabiyeler bulunan sivri bir niş içindedir. İç kısımda ana mekânın üzerini, tromplara oturan 16,65 m çapında tek bir kubbe örter. Tromp kemerleri duvara bitişik oluklu yarım sütunlara oturur. Bunları dışarıdan destekleyen payandaların arkada bulunanlarının üzerinde kubbeli sekizgen kuleler yer alır. Büyük kubbe kasnağının etrafında da yine kubbeli ve sekizgen sekiz kule vardır. İç kısımda kubbe ve tromplar kalem işi dekorlarla süslenmiştir. Mihrap ve mimber beyaz mermerden yapılmıştır. Medrese, dikdörtgen planlıdır, avlu kubbeli revaklarla çevrilidir. Kuzeydoğu köşesinde medresenin dershane kısmı yer alır; üzeri 7,60 m çapında pandantifli bir kubbeyle örtülüdür. Kubbe içi ve pandantifler kalem işleriyle süslüdür. Külliyenin kütüphanesi olan bu kısım bugün Şehir kitaplığıdır. Medresede, içlerinde ocak ve dolap nişleri olan 17 talebe hücresi vardır. İmaret, medresenin bitişiğindedir. Avlusunun kuzeyinde üç oda yer alır. Bunlardan ikisi tonozla, aşhane olan üçüncü oda kubbeyle örtülüdür. Pandantiflere oturan kubbenin tepesinde sekiz köşeli bir fener vardır. Bugün müze olarak kullanılmaktadır. Sıbyan mektebi, bina iki kademeli bir avlu içinde yer alır. Avlunun güneyinde üstü örtülü bir mekân, kuzeyinde iki kubbeli bir revak ve arkasında dershane bulunur. Bugün müze olarak kullanılmaktadır. Hamam, yapımı 1727’de tamamlandı. Ortasında fıskiye bulunan soyunmalık kısmı bir kubbeyle örtülüdür. Soğukluğun, ortada kubbeli, iki yanda tonozlu mekânlar bulunan ince uzun bir planı vardır. Sıcaklık kubbelidir, batısında su deposu ve kühanı vardır. Kervansaray (Beylik hanı), cami avlusunun alt kısmm-dadır. Kısmen kayaların oyulmasıyle ya: pılmıştır. Binanın dört kemerli bir cephesi vardır. Arkada dikdörtgen şeklinde pence-resiz bir oda ve bu odanın doğusunda uzun, karanlık bir dehliz bulunur. Bu dehlizden, kayaların oyulmasıyle elde e-dilmiş olan mekâna geçilir. Nevşehir’de, bu eserlerden başka Damat İbrahim Paşa zamanında yapılmış birçok çeşme vardır. Ayrıca iki önemli kaza merkezi olan Ürgüp* ve Göreme* de eski eserler bakımından zengindir.

— Nevşehir ili. Bütünüyle İç Anadolu’nun Orta Kızılırmak bölümünde yer alan Nevşehir ili kuzeyden Kırşehir, batıdan ve güneyden Niğde, doğudan Kayseri ve kuzeydoğudan Yozgat illeriyle kuşatılmıştır; 5 467 km2; 289 509 nüf. (1970 sayımı sonuçları).

• Coğrafya. Nevşehir ili, toprakları ortasından doğu-batı doğrultusunda geçen ve yer tabanı alüvyonlu ova görünüşü olan
Kızılırmak vâdisiyle ikiye bölünür. Güneyde, Üçüncü zaman sonundan Dördüncü zaman başına kadar etkinlik gösteren volkanlaşmanın yaydığı lâv ve tüfler-den oluşmuş bir yayla görünüşündedir (Ürgüp yaylası). Yayla üzerinde aynı yapıda dağlar (Nevşehir’in güneydoğusunda Oğla) dağı, 1 622 m; Derin-Kuyu-Acıgöl arasında Erdaş dağı. 1 966 m) yer alır; araya dibi alüvyonlu küçük ova çanakları girer. Kızılırmak kuzeyinde de devam eden yaylanın, tabanında İkinci ve Birinci zaman şist ve kalkerlerinin yer aldığı temel elemanları da bulunur. Bu kesimde 1 500 m’ye varan basık tepeler görülür, ilin en alçak kesimi Kızılırmak vâdisidir; taban yükseltisi 800-900 m arasında değişir. Arasında tortul kireçli tabakaların da görüldüğü tüf alanı aşınımın etkisiyle iyice kazılmış ve oyulmuş, ünlü peribacaları meydana gelmiştir. Yörenin yeraltı şehirler ve kilise kalıntıları bu türler içinde açılmıştır.

İklim bakımından yöre sert step iklimi karakteri gösterir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar sürekli ve yağışlıdır. Nevşehir meteoroloji istasyonunun pek uzun olmayan bir süre içinde yapılan gözlemlerine göre en soğuk aym ortalama sıcaklığı 0°,1C, eln sıcak ayınki 21°,3C, en düşük ve en yüksek sıcaklıklar —23°,6C ve 37°,6C, yıllık ortalama yağış 386 mm, yağışlı günler sayısı 97’dir. Yağışların mevsimlere dağılışı şöyledir (yüzde olarak); kış 35, ilkbahar 39,5, yaz 12,5, sonbahar 13, karlı günler sayısı 17,7, yerin karla örtülü olduğu günler sayısı 35,4’tür. Yağış gözlemleri yapılan iki istasyondan Gülşehir’in ortalama yıllık yağışı 348 mm, Avanos’unki 313 mm’dir. Gülşehir’de yağışların mevsimlere dağılışı şöyledir (yüzde olarak): kış 34,5, ilkbahar 36, yaz, 11, sonbahar 18.

Tabiî bitki örtüsünün esas topluluğu steptir, ormanlara ancak dağ yamaçlarında küçük lekeler halinde rastlanır. Ovalarda ise köy çevrelerinde söğüt ve kavak ağaçlan yetişir. Akarsu ağının en önemli unsuru Kızılırmak’tır; yörenin başlıca sularını toplar; güneyden Damsa, Nevşehir, Acısu, kuzeyden Kızılöz suyu. (Damla suyu üzerinde biri aynı adı taşıyan, diğeri Acıgöl yakınında Tatların barajlan. Bu barajların arkasında biriken sudan sulama alanında faydalanılır.) Acıgöl (krater gölü) Tatların barajı açılınca kurutuldu. Ncvsehr ilinin nüfusu 1965’-te 203 316 iken 1990 sayımında 2ft0 000’i aşmış, nüfus yoğunluğu da (km2’yt düşen nüfus sayısı) 37’den 52’ve yükselmiştir. Kırsal nüfus yoğunluğu ‘lQ9Vda . 26, 1970’te ise

29 olarak tespit edildi. i/70’te il nüfusunun yüzde 45,6’sı şehirlerde yaşıyordu, bu şehirlerden yalnız birinin nüfusu 50 finft’î asıyor (Nevşehir 52 719), öteki vedisininki fi 000-11 000 arasında değişiyordu. Kırsal nüfus ise 176 köyde yaşıyordu. Nevşehir ili bugünkü sınırlan içinde 8 üçeye aynlır: Nevşehir, Angöl, Avanos, Derinkuyu, Gülşehir (Arapsun), Hacıbektaş, Kazaklı ve Ürgüp. – Nevşehir Merkez ü-çesi, 1 007 km2; 86 800 nüf. Merkez ev Acıgöl bucakları içinde 30 köv.

11 nüfusunun büyük kısmı geçimini topraktan, çiftçilik ve bağcılıktan sağlar. Ekili yerlerin en büyük kısmı tahıla ayrılır ve en çok buğday ekilir (102 000-173 000 t), sonra arpa (41 000-54 000 t) ve çavdar (24 000

30 000 t) gelir. Yulaf (5-6 bin t) ve mah-lût az ekilir. Mısıra hemen hemen yer verilmez. Kuru sebzelerden patates (100 000-85 000 t), soğan (79 000 t), mercimek (1 000 t) ve fasulye (2 500 t) önemlidir. Sanayi bitkileri arasında pancar (14 000-20 000 t) başta gelir. Ayçiçeği ekimi önemli değüdir. Dikili alanların en büyük kısmı bağlara aynlır, bağların alanı 42 000 hektarı geçer (il topraklarının yüzde 8’i), üzüm ürünü 100-146 bin tonu bulur. Nevşehir bağlarının ürünü kısmen kuru olarak, kısmen de şarap yapımında kullanılır, öbür meyveler arasında en çok elma yetişir (3 250 000 ağaç, 180 000 t elma).

Hayvancılık daha az önemlidir, en çok koyun (406 000), sığır (96 000), kılkeçi (82 000), tiftik keçisi (87 000) yetişir. 18 000 kadar ata karşılık 48 000 eşek vardır. Arıcılık ve kümes hayvancılığı oldukça yaygındır. Yer altı geçim kaynaklan arasında Gülşehir ilçesinin Tuzhisar kasabasında Tekel tarafından işletilen kaya tuzu yatakları, iki linyit ocağı ve Hacıbektaş taşı diye anılan o-niks sayılabilir. Sanat alanında halıcılık (Ürgüp ve Avanos ilçelerinde yaygındır), dericilik, çanak çömlek yapımı sayılabilir. Nevşehir’de bir pamuklu dokuma fabrikası, Ürgüp, Avanos ve Gülşehir’de şarap fabrikası ve yapımevleri vardır. Ulaşım kara-yollarıyle sağlanır; 1965’te 281 km devlet yolu, 208 km il yolu, ayrıca (ulaşıma az elverişli) 813 km köy yolu vardı. Nevşehir ili turizm bakımından önemli bir durumdadır. Göreme bu açıdan milletlerarası bir ün taşır. (-»Bibliyo.)

Yorum yazın