Mercan Adaları

Mercan Adaları

Deniz dağlarının oluşumuna benzer bir gelişme de mercan adalarıdır. Mercan adaları, Pasifik Okyanusunda, Ekvator bölgesinde bulunan suyun oldukça sıcak olduğu ve mercan denilen ufak deniz hayvanının üzerine yapışarak yaşadığı adacıklardır. Mercanlar vücut çevresinde kalsiyum karbonatları oluşan çok sert ve pürüzlü iskeletler içinde yaşamlarını sürdüren sıcak deniz yaratıklarıdır. Bir mercan kolonisindeki binlerce benzerleri gibi, bu hayvan da küçücük kabuğunun içinde yaşar, insanlar mercandan söz ettiklerinde, genellikle hayvanı değil, işte bu iskelet kalıntılarını belirtirler.
Eğer volkanik bir ada mercan yetişen bir bölgede bulunuyorsa, mercanlar adanın çepeçevre kenarında büyümeğe başlamış olabilirler. Koşullar uygunsa, dağ dibe batarken, mercanlar öylesine hızla büyürler ki, su yüzeyi üstünde mercan iskeletlerinden oluşan bir tabaka kalır. Başka bir deyişle, adanın volkanik tabanı okyanusa batarken, tepesi, bu milyonlarca minik hayvanın kalıntılarıyla sürekli olarak yükselmeğe devam eder. Mercanlar zamanla çoğalır ve katmanlaşır, sonunda eski adanın çepeçevre kenarı boyunca yeni bir ada oluştururlar.
Bu kuramı destekleyen kanıt yakın zamanda Marshall takımadalarındaki Eniwetok atolünde görülmüştür. Bazı jeologlar, buradaki mercan adasının derinliklerinden sondaj yoluyla mercan iskeletleri çıkardılar; 1200 metreden biraz daha derine indiklerinde lav katmanlarıyla karşılaştılar. Mercanların yaklaşık 30 metreden daha derin yerlerde yaşayamadıkları bilindiğine göre, söz konusu lav yüzeyinin bir zamanlar şimdikinden 1200 metre daha yüksekte olduğu böylece kesinlikle kanıtlanmış oldu. Bu bakımdan, denizbilimciler, deniz dağları ile mercan adalarının ya su yüzeyine yükselmeleri ya da deniz tabanına batmaları nedeniyle sürekli hareket halinde olduklarına inanmaktadırlar.
Buharlaşmanın karşıtı “yağıştır” ; yağmur yağmasıyla denize su katılmış olur. Böylece denizdeki su miktarı artmış olacağından, tuzluluk da azalır. Bu azalma çok yağış alan ya da akarsuların denize döküldüğü kıyı bölgelerinde görülür. Öyleyse tuzluluk; buharlaşma yoluyla suyun azalması sonucu artarken, yağış ya da akarsular nedeniyle denizdeki tatlı suyun artması sonucu azalır.
Güneşin yakıcı sıcaklığını alan tropikal bölgelerde fazla buharlaşma nedeniyle denizlerin tuzluluğu
öteki bölgelere oranla daha yüksektir. Buna paralel olarak, akarsuların denizlere döküldüğü kıyı bölgelerinde tuzluluk açık denizlerinkinden daha düşüktür.
Tuzluluğu değiştiren bir üçüncü olay da deniz buzlarının oluşumu ve erimesidir. Deniz suyu donarken çözünmüş maddeler ayrılır. Bu nedenle yeni oluşmuş bir deniz buzunun hemen altındaki suyun tuzluluğu, buzlaşan bölüme oranla daha yüksektir. Doğal olarak, bu buz eridiğinde, çevredeki suyun tuzluluğunu da azaltır.

Yorum yazın