Malezya hakkında bilgiler

Malezya federasyonu, Güneydoğu Asya’da devlet, Commonwealth üyesi; Eski Malezya federasyonu, Singapur (1965’te ayrıldı), Sabah (esk. Kuzey Borneo) ve Sara-vak’ı içine alır; 334 257 km2; 17 421000 nüf. Başkenti Kuala Lumpur. Başlıca şehirleri, Malaya’da, George Town (Penang adasında), tpoh; Saravak’ta, Kuching; Saı-bah’ta Jesselton.

COĞRAFYA Fizikî coğrafya

Malezya üç ayrı bölümden meydana gelmiştir: güneyi gösteren bir parmak gibi, Çinhindi yarımadasından Güney Çin denizine doğru uzanan Malaya ile Malaya’-nın 643 km doğusunda Borneo adasının kuzey kıyısı boyunca uzanan Sabah ve* Sa-ravak. Adanın kuzeybatı kıyısında, Saravak ve Sabah arasındaki Brunei sultanlığı İngiliz hâkimiyeti altındadır. Brunei*nin geri kalan kısmı, indonezya cumhuriyetinin bir parçasıdır.

• Yüzey şekilleri. Malaya’daki sıradağlar, kuzey – güney yönünde, yarımadanın merkezinden aşağıya doğru uzanır. En yüksek tepeleri ikisi de kuzeyde olan ve yükseltileri 2164 m’yi aşan Gunong Tahan ve Gunong Korbu’dur. Dağlar ve dağlan çevreleyen ovalar sık ormanlarla örtülüdür’ Malaya’nın gelişmiş bölgelerinin çoğu batı kıyısı boyunca uzanır. Birçok işlek liman, en verimli çiftlikler ve en j zengin maden ocakları bu bölgededir. Bununla birlikte batı kıyısının büyük kısmı bataklıklar ve çamurlu topraklarla kaplıdır.
• iklim. Malaya’nm iklimi genellikle sıcak, rutubetli ve yağışlıdır. Yıllık sıcaklık ortalamaları 21 °C — 26°C arasında değişir. Alçak bölgeler yılda 203-305 sm, dağlık bölgeler ise 508 sm’den çok yağış alır. Sabah ve Saravak’ta da, yağış oranı aşağı yukarı aynıdır, fakat sıcaklık daha yüksektir.

İktisadî ve beşeri coğrafya

• Nüfus. Malayâia nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 85’i Malaya’da yaşar, yarısından çoğu 20 yaşından gençtir.

Nüfusun yüzde 35’inden fazlasını Malaylar meydana getirir. Malaylar, sumatra ve cava (indonezya) asıllı halkı da kapsar. Nüfusun hemen hemen yüzde 35’i çin uyruklu, yaklaşık olarak yüzde 10’u hint veya Pakistan asıllıdır, özellikle, Saravak ve Sa-bah’ta yaşayan halkın geri kalan kısmını çeşitli kabileler (msl. Dayaklar) meydana getirir.

Resmî dil Malaycadır, ama İngilizce gerek siyasette gerekse iş hayatında ve okullarda geniş ölçüde kullanılır. Çince de çok konuşulan bir dildir.

Malezya’nın resmî dini Müslümanlıktır. Federasyonun her eyaletinin hükümdarı aynı zamanda da o eyaletin dinî başkamdir. Çinliler millî dinlerini bırakmamışlardır; hint asıllı Malezyalılar da genellikle hin-du din indendir. Sabah ve saravak halkı çeşitli kabile dinlerini benimsemiştir.

Malaya nüfusunun yüzde 50 kadarı, sabah ve saravak nüfusunun yalnız yüzde 25 kadarı okuma yazma bilir. Millî eğitim meselesi 20 yaşın altındakilerin çok kalabalık olması ve çeşitli etnik grupların ayrı okul sistemleri gerektirmesi yüzünden oldukça karışıktır.

• Hayat seviyesi ve İktisadî gelişme, öbür asya ülkelerine oranla Malezya halkının hayat seviyesi oldukça yüksektir. Kişi başına gelir, bölgeden bölgeye büyük değişiklikler gösterir. Bu yüzdenin en yüksek olduğu Malaya’da, kişi başına yıllık gelir 270 dolardır. Saravak ise bu oranın en düşük olduğu yerdir (kişi başına 185 dolardan az). Malezya’nm geliri büyük ölçüde kauçuk ve kalay üretimi ile ihracatına bağlıdır, öbür önemli ihraç maddeleri demir filizi, ysmeklik yağlar ve kerestedir. Malaysla’nın

ile birleşmesi Malezya’nın İktisadî potansiyelinde büyük bir değişiklik yapmadı. Yeni devletin ekonomisi hâlâ özellikle kaıiı-çuk ve kalaya, ikinci derecede de yarımadada çıkarılan demire dayanıyordu. Üretimi

1960-1966 arası 720 000 tondan, 940 000 tona yükselen kauçuk hala ihracatın yansına yakınını, kalay (52 000 tondan 70 000 tona yükselmiştir.) yüzde 25’ini sağlıyordu. 1970’te 4 mt’u bulan demir üretimi, japon demiı^elik sanayiine bağlı olarak gelişmekteydi.

üretim maddelerinin yaklaşık olarak yüzde 45’i ihraç edilir. Ülke ekonomisi tarıma dayanır. Malezya dünyanın en çok tabiî kauçuk üreten ülkesidir. Kauçuk, millî üretim toplamının yüzde 18 kadarını, ihracat top- , lamının da aşağı yukarı yüzde 35’ini tem sil eder. Faal nüfusun yaklaşık olarak yüzde 20’si kauçuk yetiştirme ve kauçuk işle- : mede istihdam edilir.

En çok kauçuk yetiştirilen bölge Malaya*-nın batı kısmıdır. Büyük işletmelerde kauçuk üretiminin yüzde 58 kadarı elde edilir. Geri kalan ise küçük çiftliklerde yetiştirilir. Birçok arazi bugün küçük çiftlikler haline getirilmektedir.

Malezya hükümeti günden güne artan sentetik kauçuk rekabeti karşısında, yüksek kaliteli kauçuk üretilmesi için yatırımlar yapmaktadır: az ürün veren eski ağaçların yerine bunlardan Uç kat çok kauçuk veren ağaçlar yetiştirilmeğe başlanmıştır. Malezya’nın ikinci önemli tarım ürünü pirinçtir. Fakat elde edilen pirinç, ülke ihtiyacını karşılamağa yetmez. Malaya, tükettiği pirincin yaklaşık olarak yüzde 80’ini yetiştirip Sabah ve Saravak, pirinç ihtiyacının yarısına yakınını ithal etmek zorundadır. Hindistancevizi üretimi de önemlidir. Bununla birlikte, hindistancevizinin büyük kısmı yağ çıkarımında kullanılır; ülke, hindistancevizi yağı ihraç eder. Hurma yağı da önemli bir tarım ürünüdür.

Ülkede, muz, durian; papaya (kavuna benzer bir meyve), rambutan ve mangostin gibi çeşitli meyveler yetiştirilir. Ananaslardan konserve ve ananas suyu yapılır. Biber ve çeşitli baharatlar önemli ihraç maddeleridir.

Ormanlar Malezya topraklarının yaklaşık olarak yüzde 26’sım kaplar. Hükümet, toprakları korumak, su depoları yapmak ve kereste kaynaklarını geliştirmek için bu ormanlık bölgelerden yararlanma programları hazırlamaktadır. Ağaçları kesip satışa şevket inek v.b. işlemler için, özel şirketler. ormanlık alanları, hükümetten kiralayabilir.

Ağaç gövdelerini kesme, kereste haline getirme ve tahta eşyalar yapma, Malezya’-nm kauçuk ve pirinç işlemeden sonra başlıca sanayiidir. Gemi yapımında kullanılan keresteler de imal edilir. Fabrikalarda mobilya, kapı ve pencere çerçeveleri, döşeme tahtaları, kutu ve kafesler yapılır. Meran-ti ve kuring, başlıca ihracat keresteleridir.

Malezya sularında her yıl yüz binlerce ton balık tutulur; fakat bunlar halkın ihtiyacını karşılamadığından, büyük ölçüde balık ithal edilir. Yelkenli küçük teknelerle yapılan balık avının yerini, yavaş yavaş motorlu gemilerle yapılan av almaktadır*. Malezya dünyanın en çok kalay üreten ülkesidir. Yeryüzünde kullanılan kalayın üçte birine yakını Malezya’da üretilir. Dünyada en çok kalay üreten bölge, Ma-laya’da Kinta vâdisidir (Perak). 700’den çok kalay ocağı, kauçuktan sonra, Malezya’-nın ikinci ihracat maddesini sağlar. Ma-laysia’dan en çok kalay satın alan ülke A.B.D.’dir; onu Japonya takip eder.

Malezya, Uzakdoğu’da en fazla maden filizi üreten ülkedir. Demir filizinin büyük kısmı ihraç edilir. Ayrıca Malaya’dâ çelik fabrikaları da kurulmaktadır. Demir filizi en çok Japonya’ya ihraç edilir. Ülkede, boksit (alüminyum filizi) ve altın da işletilir. Yıllardan beri ihracat için kauçuk ve kalay işlenmesi başlıca sanayi faaliyetiydi. Bağımsızlığa kavuşmasından sonra Malezya, sanayi üretimini çoğaltma çabalarına girişti. Bugün besin sanayii (yağ fabrikaları), kimyasal maddeler ve ilâç yapımı, inşaat malzemesi, tahta eşya, lastik imalâtı, dokuma sanayii (giyecek) gelişmiştir. Tasfiye edilmiş petrol, dövülmüş alüminyum ve çelik borular öbür sanayi ürünleridir. Şeker tasfiyehaneleri ve tersaneler de inşa edilmektedir

Malezya hükümeti, yeni sanayileri gerek vergiden muaf tutmak, gerek ithal maddelerine gümrük koymak, gibi yollarla teşvik eder ve yem fabrikalar kurulması için malî yardım yapar.

• Son gelişmeler. Saravak ve Sabah’ın Malezya konfederasyonu içinde Malezya

Üretimlerin artması sayesinde 1960*tan sonra ticaret bilançosu kazanca geçti ve o tarihten beri milli hasıla hızla yükseldi (yılda yüzde 5’ten çök). Bununla birlikte hızlı nüfus artışının (1958-1966 arası yüzde 3) engellediği kişi başına gelir yükselmesi, çok daha yavaş oldu.

Bu nispi refaha rağmen yeni devlet birtakım meselelerle karşı karşıyaydı, önce, ekonomisi, fiyattan ve pazarlan değişebilen hammaddelere büyük ölçüde bağlıydı.

Sonra 1965’te Malaylann ülke nüfusundaki o-ranı yüzde 50’nin altına düşmüştü ve çinli azınlıkların elindeydi. Yeni devletin bütünlüğü he-, nüz, nazikti.

Bütünlüğü 1907’de federasyonu meydana getiren bütün eyaletler (o tarihte Singapur aynldı) arasında kurulan gümrük birliğinin ye milli paranın (o tarihten sonra Singapu’unkınden ayn) artık sterline değü, altına ve A.B.D. dolarına bağ lanmasıyla sağlamlaştırılmaya çalışıldı.

(Bk. EK CİLT)

• Ulaşım. Malezya bir deniz ve havaıyol-ları şebekesiyle dünyanın öbür ülkelerine! bağlıdır. Malaya’da demiryolu ve kaıraıyolu hizmetleri (özellikle iç kısımlardan limanlara) yük nakliyatında oldukça gelişmiştir. Sabah ve Saravak’ta, yüklerin büyük bir kısmı iç kısımlardaki ırmaklardan gemiler veya teknelerle nakledilir. Bununla birlikte, özellikle Sabah’ta karayolları şebekesi geliştirilmektedir. Kıyılarda gemiler, federasyonun üç bölümü arasında, yük taşır. (Bk. EK CİLT)

TARİH

Malezya’ya çok eski bir tarihte yerleşildi. Saravak’taki Niah mağaraları bölgeye M. ö. 50 000 yılından önce yerleşilmiş olduğunu ortaya koyar. 2000 Yıl önce, ülkede Çin, Hindistan ve öbür doğu ülkeleriyle ticaret yapan topluluklar kurulmuştu, ilk malay krallıklarının, Malay yarımadasının kuzeyinde kurulduğu sanılır. Bu krallıklar buddha dinindendi. Daha sonraları Sumatra adasında, kurulan başka bir budd-ha’cı malay krallığı, M.S. 800’e doğru bütün Malaya’ya hâkimiyetini kabul ettirdi. Singapur 1200’de kuruldu. Aynı yüzyılda arap tüccarları malay dünyasına İslâm dinini soktular. Daha sonraki 300 yılda, bugünkü Malezya, Buddha’cılık, hindu dini ve Müslümanlık gibi üç büyük din ve kültürün rekabet merkezi haline geldi. 1500’e doğru malay dünyasına hâkim olma mücadelesine dördüncü bir rakip katıldı: hıristiyan avrupalılar. 1509’da bir por-tekiz donanması Malakka’ya vardı ve Portekizli kâşif Ferdinand Macellan, ispanya kralı adına yaptığı dünya gezisi sırasında Brunei’ye uğradı (1521).

Portekizliler malay topraklarının yönetimini ele geçirdilerse de, 1641’de HollandalIlara bırakmak zorunda kaldılar. 1750’den sonra Çin ile ticaret yapmak için üsler kurmak amacıyle İngiliz Doğu Hindistan şirketi de Malezya’ya el attı. Sir Stamford Raffles’in Singapur’u elde etmesinden (1819) sonra, ingilizler uzun süre için sağlam bir destek noktasına sahip oldular. 1820’de Pe-nang, Malakka ve Singapur, «Boğazlar idaresi» (Straits Settlements) adı verilen İngiliz sömürgesi haline geldi, ingilizler bölgedeki ticareti, çinli işçiler de kalay ocaklarım geliştirdiler. Böylece vergilerden elde edilen kazanç çoğaldı. Bu sırada Güney Çin: denizinde korsanlık gelişmişti ve deniz kıyısındaki ülkeler devamlı olarak birbirleriyle savaşıyordu. Çeşitli malay devletlerine İngiliz yöneticiler tayin edilmesinden sonra barış sağlandı. 1840’ta, James Brooke adlı bir İngiliz, Saravak genel valisine karşı bir isyanı bastırmada Brunei sultanına yardım etti. Buna karşılık, sultan, Brooke’u Saravak racası yaptı. 1850’de A.B.D., Saravak’ın ba-ğımsızlığmı tanıdı. Bıooke ülkedeki göre-vini muhafaza etti, ölünce yerine yeğeni, daha sonra yeğeninin oğlu geçti. Brooke ailesinin Saravak’ı yönetmesi 1946’da son buldu.
1869’da Stivey§ kanalının açılmasından sonra malay ticareti büyük ölçüde gelişti. 1877’de Brezilya’dan Malaya*ya kauçuk a-ğaçları getirildi. Kalay üretimi alanları genişledi. Belediye meclisi ve yasama meclisleri yoluyle, ülkede sınırlı bir özyönetim sekli yerleşti.

iki dünya savağı sırasında Malaya ve Bor-neo’da ticarî buhran patlak verdi: 1920’-den sonra ticaret geriledi ve 1930’daki büyük İktisadî buhrandan ülke çok zarar gördü. Daha sonra yeni yollar ve demiryolları inşa edildi. Sağlık ve öğretim hizmetleri genişletildi. Bu arada bu iki ülkenin bağımsızlığı pek tanınmadı.

1939’da ikinci Dünya savası başladığı sırada İngiltere, Malaya ve Borneo’nun kauçuk, kalay ve yağlarından yararlandı. Aralık 1941’de .Japonya savaşa girdi ve 1942 şubatında, Malaya, Borneo ve Singapur’u işgal etti. Japon işgali sırasında kauçuk ve kalay üretimi durdu; halk büyük sıkıntılar geçirdi. Aynı zamanda bağımsızlık isteği gelişti: halk savaş sırasındaki japon işgalinden ve barış sırasındaki İngiliz hâkimiyetinden kurtulma hayaliyle yaşıyordu, ikinci Dünya savaşından sonra Japonlar çekildiği sırada (1945), ülkede kauçuk işletmeleri cengeller haline gelmiş, kalay o-cakları tahrip edilmiş ve kalay çıkarma ve işletmesiyle ilgili donatım malzemesi yağma edilmişti. Savaşın bitmesiyle yeni Mt tehlike ortaya çıktı: milletlerarası komünizm. Birçok Güneydoğu Asya ülkesi gibi, Malezya topraklan da komünist hâkimiyetine hazır görünüyordu. Bu konuda ilk adım işçi sınıfının ayaklanması oldu: şantajlar, kundakçılık, öbür şiddet gösterileri ve yıldırma taktiği üstüne, hükümet ülkenin son derece tehlikeli bir durumda olduğunu açıkladı.

Bu tehlikeli durum ancak 1960’ta sona erdi. On iki yıl kadar süren tehlikeli dönem sırasında hükümet, komünist tedhişçilerine karşı şiddetli baskı tedbirleri aldı; her bölgede karakollar kuruldu, cengellerin kenarlarında yaşayan halk, komünist gerillalarına karşı, «stratejik köy»lerc toplandı. Bu arada hükümet tehditlere rağmen, normal faaliyetini devam ettirdi. Trenler zamanında kalktı, dükkânlar açık kaldı, çocuklar okula devam edebildiler. Komünizme karşı mücadelenin başarılı bir şekilde yürütülmesi ve İktisadî dengenin sağlanması sonunda federasyon 1957’de bağımsızlığını kazandı. Kısa süre sonra Singapur, Sara vak ve Kuzey Borneo (Sabah) hürriyete kavuşmak ve Malaya ile birleşmek çabasına girişti. Fakat yeni bir tehlike ortaya çıktı: indonezya başkanı Sukarno, Malezya federasyonunun bağımsızlığının gerçekte, ülkedeki İngiliz hâkimiyetini gizlemekten başka bir şey olmadığını ileri sürerek, İngiltere’yi «yeni-sömürgecilik»]c suçladı.

• Malezya federasyonunun kurulması. Yeni Malezya federasyonu 16 eylül 1963’-te Malezya, Singapur, Saravak ve Sabah’-ın (Kuzey Borneo) birleşmesiyle kuruldu. Etnik birlikten yoksun olan yeni devletin parlamentosunda çoğunluğu (159 milletvekilinin 104’ü) Malezya aldı (Saravak 24 milletvekili, Sabah 16 milletvekili, Singapur 15 milletvekili); ama Malezya’nın bu üstünlüğüne karşılık federasyon üyesi öbür e-yaletlerin imtiyazları korundu. Singapur’a ayrı bir vatandaşlık hakkı tanındı. Sabah ve Saravak ise göç olayı üstünde veto hakkı ile ayrı siyasî ve adlî görevi muhafaza etti. Ayrıca her üye eyalet, öğretim ve iş kanunları konusunda bağımsızdı. Buna karşılık ekonomi, maliye ve gümrük tek bir örneğe göre planlandı.

• İndonezya ile çatıgma (1964-1966). Malezya federasyonunun yerine kendilerMn de katılacağı bir konfederasyon kurulmasını isteyen Filİpinler’in ve indonezya’nın (bk. maphİlİndo) tanımadığı yeni devlet, sık sık Cakarta’nın açık düşmanlığıyle karşılaştı. Malezya’ya giden ürünlere ambargo koyan, MalezyalIların ve ingilizlerin mallarını dev-

letleştiren Sukarno hükûmcu, ı>o<ne ıvuala Lumpur hükümetine karşı harekete geçti (Sabah ve Saravak’ta gerilla harekâtı; Malezya yarımadasına komando akınları v.b.). Bu hücumlar üstüne duruma müdahale e-den (bu müdahale anlaşmalarla öngörülmüştü) İngiliz kuvvetleri, federasyonu korudu. Ancak ordunun Sukarno’yu indonezya’da gerçek iktidardan uzaklaştıran darbesinden sonra, yeni İndonezya hükümeti Kuala Lumpur hükümetiyle Bangkok (1 haziran 1966) ve Cakarta’da (11 ağustos 1966) barış antlaşmaları imzaladı. O tarihten sonra iki devlet Borneo’da komünizme karşı ortaklaşa mücadele etmeğe karar verdiler (3 eylül 1966). Ama antlaşmalar sonucunda MalezyalIlar, Sabah ve Saravak’ın kendi kendilerini yönetme hakkını tanıdılar ve bu toprakların İngiliz ve avusturya birlikleri tarafından korunmasından vaz geçmek zorunda kaldılar.

• îç buhran, Singapur’un ayrılması (1965). People’s Action party başkanı ve ilk Singapur başbakanı Leo Kuan Yew, Malezya siyasetini tamamıyle ideolojik temellere dayandırmak istiyor, oysa Tuanku Abdurrah-man’ın yönettiği, üç partinin birleşmesiyle meydana gelen Birlik partisi (malezyalı, çinli ve hintli) bu siyasetin ırk ve cemaat temellerine dayandırılması gerektiğini ileri sürüyordu. Bu konuda anlaşmaya varma imkânsızlığı, Singapur’un federal alanda seçim şansının azlığı (istenen 20 milletvekilliğine karşılık 18 milletvekilliği) ve MalezyalIlara tarım, sanayi ve ticaret işletmelerinin yönetiminde 1972’ye kadar tercih tanınması gibi olaylar Singapur’un federasyondan çekilmesine yolaçtı (8 ve 9 ağustos 1965). Bu çekilme, federasyon içindeki çeşitli topluluklar arasındaki dengesizliği Malaylar lehine daha da artırdı.

• Bugünkü meseleler. Malezya’nın Borneo’-daki en yoksul topraklarının donatımını i-yileştirmesine (karayolları, limanlar, hastaha-neler inşa edilmesi) ve çinli olmayan halklarda malezyalı milliyetçiliğinin uyanmasına, indonezya ile çatışma (1964-1966) sebep oldu. Federasyon bu sayede Singapur’un ayrılmasının yolaçtığı buhranı atlatabildi ve ülkeyi Tuanku Abdurrahman’ın başkanlığında 1967’den beri yöneten koalisyon hükümeti, 1957’de seçimleri dördüncü defa kazanarak 144 milletvekilliğinden 123’ünü aldı. Bu büyük başarıyle durumu sağlamlaşan başbakan, otorite tedbirleri aldı (sansür [şubat 1966]) ve Saravak’ta olağanüstü durum ilân etti (14 eylül 1966). Ayrıca federasyonu iki büyük bütüne bölerek, yapısal dengeyi sağlamlaştırmağa çalıştı (5 nisan 1966). Doğu Malezya (Saravak ve Sabah); Batı Malezya (Malezya yarımadası) Batı Malezya’da Malay resmî dil kabul edildi (eylül 1967). Büyük Britanya hattâ A.B.D. ile (Vietnam savaşının suç lanması) arasına mesafe koyan, ama komünizm ve çin aleyhtarı ortak siyasetle İndonezya ve Filipinler’e bağlanan Malezya, komşularıyle işbirliğini artırmaya yöneldi. Üçüncü genel seçimler 10 mayıs 1969’da yapıldı, seçim ertesi Kuala Lumpur’da ma-laylarla çinliler arasında kanlı çatışmalar oldu; olağanüstü durum ilân edildi. Birlik partisi iktidarı tekrar kazandı (oyların yüzde 49,1’i), ama çinli seçmenlerin koalisyona karşı çıkışı yeni karışıklıklara yolaçtı; olaylarda yüzlerce kişi öldü, binlercesi tutuklandı.

1970 Yılı başında, devam eden ırk çatışmalarını önlemek amacıyle Malezya Millî Danışma konseyi kuruldu. 23 Temmuz 1970’-te Kedah sultanı Abdülhalim Şah Muazzam, beş yıl süreyle Malezya devlet başkanı seçildi. Şah Muazzam, başbakan Tuanku Abdurrahman’ın yeğeniydi. Tuanku Abdurrahman istifa ederek (21 eylül) yerini Tun Abdürrezzak’a bıraktı. Yeni başbakan Malezya’yı tarafsız bölge olarak korumak istediğini açıkladı.

19 Şubat 1971’de olağanüstü duruma son verildi. Bu arada kurulmuş olan Harekât konseyi de dağıtıldı. EK CİLT)

KURUMLAR
İngiltere’nin hükümet şekli örnek alınan Malezya, halkın seçtiği bir parlamento ve anayasanın onayladığı bir monarşi tarafından yönetilir. Anayasa bir federal hükümet sistemi öngörür. Merkezî hükümet, parlamentoda çoğunlukta olan siyasî partinin seçtiği bir başbakan tarafından yönetilir. Parlamento iki meclisten meydana gelir: Senato ve Temsilciler meclisi, İngiltere’deki Avam kamarasının benzeri olan Temsilciler meclisi Senato’dan daha önemlidir. Temsilciler meclisi üyeleri, en az beş yıl için, senato üyeleri altı yıl için seçilir. Senato, İngiltere’deki Lordlar kamarasının yerini tutar. Senatonun 48, Temsilciler meclisinin 144 üyesi vardır.

Malezya 13 eyaletten meydana gelmiştir: eski Malezya federasyonunu meydana getiren 11 eyalet (bugiin hepsine birden Malaya denir) ve Sabah (eski İngiliz sömürgeleri Kuzey Borneo ve Saravak). Her eyaletin bir yürütme kurulu ve bir yasama meclisi vardır.

13 Eyaletten 9’u «veraset kııralları»na göre işbaşına gelen, öbür 4’ü merkezî hükümetçe tayin edilen başkanlar tarafından yönetilir. Seçilen devlet memurları, yasama meclisi tarafından görevlendirilir.

Veraset kurallarına göre işbaşına gelen 9 yönetici, kendi aralarından bütün Malezya için bir yüksek yönetici (monark) seçer. Bu yüksek görevli, resmî işlerde devlet başkanı rolünü oynar. Beş yıllık hizmeti süresinde kendi eyaletinin yönetimiyle bir naip uğraşır. Yüksek görevli 5 yıl sonunda kendi e-yaletinin başkanlığına döner. Yüksek yönetici, daha çok sözde başkan olmakla birlikte, federasyonun 13 eyaleti arasındaki birliğin sembolüdür.

• Haberleşme. Malezya modern haberleşme araçlarıyle donatılmıştır. Telefon, telsiz telefon ve telgraf servisleri geniştir. Radyo yayınları, İngilizce, malay dili, tamil dili ve çeş’tli çin lehçeleri dahil birçok dilde yapılır. Televizyon da günden güne yaygınlaşmaktadır. (lm)

Yorum yazın