Hawaii Volkanları

Hawaii Volkanları Hakkında Bilgiler

Hawaii kumsallarında tembel tembel güneşlenen turistler aslında Pasifik Okyanusunun en büyük salma bindiklerinin farkında değiller. Her yıl 8 cm sürüklenen adalar zinciri, okyanusun altındaki erimiş magma tabakasının katılaşmasıyla oluşmuş kaya sütunları üzerinde duruyor. 20 yıl süren araştırmalar sonucu bilim adanılan, Hawaii’nin dünyanın kaynamakta olan iç kısmı ile olağanüstü ilişkisini gösteren ilk haritayı yapmış bulunuyorlar.
Bu araştırmacılar Hawaii’nin başlıca volkanı Kilauea Dağının üç boyutlu pleksiglas modelini yapmışlar; bu model burada renkli olarak gösteriliyor. Bu model sonderece güç ve dikkatli bir çalışma sonucu ortaya çıkanlmış. Tıpkı stetoskoplannı bir devin guruldayan midesine dayamış doktorlar gibi volkanbilimciler de Kilauea’nm her bir titremesini tiltmetreler ve kalem inceliğinde laser ışınlan kullanarak kaydetmişler. Püskürmeler sırasında ise her gün akan lavlann miktan ve nitelikleri araştırılmış; oysa bu oldukça rizikolu bir iş. Çünkü, incelenen maddenin sıcaklığı 1.200°C; hızla hareket etmekte ve zararlı gazlarla dolu. En son püskürmelerden birinde yer sarsıntılarının sonucu adada 18 km’lik bir yank açılmış, sıvı halde ateşler havada yüzlerce metre yüksekliğe kadar fışkırmış ve saatte 56 km’lik bir hızla denize akmıştı.

Müthiş Basınç
6.0 km’lik bir mesafeye yayılan bu tepecikler (volkanik kaldera) Hawaii- İmparator zincirini meydana getirmekte olup, bütün dünyadaki jeolog ve volkan- bilimciler tarafından dikkatle İncelenmektedir. Yer kabuğundaki magma tabakası koca kayaları bile eritebilecek sıcaklıktadır. Ancak yüzeyin bir kaç km altındaki müthiş basınç, bazı yerel ısı dalgalanmaları olmadıkça, kayaların erimesini önlemektedir. O zaman kayalar ısınarak yükselmekte ve yüzeye doğru büyük bir güçle itilmektedir. İşte bu yerel kızgın noktalar, okyanusların altındaki bazaltlardan yol bularak dışarı fışkırdığında katılaşarak kayalar halinde yığılmalar yaparlar. Derinlerden yüzeye çıkan
bu kayalar çok kısa bir süre içinde soğuyarak, üzerlerine zamanla daha başka maddelerin de yığılacağı ana kütleleri oluştururlar. Bu maddeler bir süre sonra meydana gelecek olan yanardağların yamaçlarını oluşturacaktır. İşte bu olay Pasifik’te çarpıcı bir biçimde gerçekleşmiştir. Okyanuslann tabanı yer kabuğuna kenetlenmiş olmadığı ve okyanus ortasındaki silsileden daha fazla madde sızdıkça ağır ağır hareket ettiği için Hawaii-Imparator zinciri, olayın zaman içindeki gelişimini ortaya koymaktadır. Pasifik’in belli bölgelerinden yukanya yol bulan magmanın bütün dalgalanmalarını kaydeden Hawaii-İmparator volkanlarının her püskürmesi, bu öykünün ayn bir halkasıdır. Magma tabakasının her dalgalanmasında tıpkı bir iletici kayış gibi hareket etmekte olan okyanusta yeni delikler açılmaktadır.
Kabuğun kızgın noktalan yer kütlesi üzerinde sabit kalırlar. Fakat kıta denilen kaygan toprak tabakalan, yer kabuğunun hareket eden parçalarıdır. Volkanlar bir dizi hareket içindeki her olayı kaydederler. Ama ya okyanus tabanı hareketsiz olup da, aynı bazalt yataklarının kabuğun kızgın noktalan üzerinde kalmalarına olanak tanısaydı ne olurdu? Bu soruya cevap bulabilmek için jeologlar hem okyanus tabanında hem de Mars’ın yüzeyinde sondaj yaptılar.
Örneğin, Mars’ın Olimpos Tepesi adı verilen en büyük volkanı, üzerinde bulunduğu platodan 20 km yükseklikte olup, çöküntü alanı bir baştan bir başa 70 km’yi bulmakta ve tabanı 600 km’lik bir bölgeye yayılmaktadır. Dünyanın devamlı hareket halinde olan kabuğunun tersine Mars kabuğunun hareketsiz olması ne-deni ile bu volkan aynı zamanda bütün güneş sisteminin en büyük volkanı olarak dikkati çekmektedir. Diğer gezegenlerin hiçbirinde Dünyadaki gibi hareket eden kara parçalan bulunmadığından Pasifiğin altındaki bu volkan çok özel bir durum sayılmalıdır.
İşe bu nedenlerle Kilauea Dağı dünyanın en ilginç volkanıdır ve üzerinde sürekli araştırmalar yapılmaktadır. Hawaii’deki turistlerin ise çok yavaş bir şekilde batıya doğru sürüklenmekte olan bu magma salının hareketini hissetmelerine olanak yoktur. Fakat yine de sürüklenme hızı, volkanlar daha da büyümeden, okyanus tabanını kabuğun kızgın noktalarından uzaklaştırmaya yetecek kadardır. Kilauea’mn üç boyutlu haritası Dünyamızın içini gösteren herhangi bir haritadan çok farklıdır. Bu harita bir tarih kitabıdır, her kısmı bütün Güneş Sisteminde yalnızca Dünyamızda gerçekleşebilecek ayrı bir olayı anlatan bir tarih kitabı.
Üstelik bu harita bilim adamlarına gelecekteki patlamaları önceden görme olanağı da verecektir.

Etiketler:

Yorum yazın