Denizlerin geçmişi, bugünü ve geleceği

Denizlerin geçmişi, bugünü ve geleceği
Geçmişte denizlerin sınırsız büyüklükte kabul edilmiş olmasıyla, insanlar için geniş bir besin kaynağı olması yanında, hiç dolmayacak bir “çöp tenekesi” gibi kullanılabileceği kanısını da doğurmuştur.
Bugüne kadar balıklar, balinalar, foklar ve kabuklular hiçbir kısıtlama olmadan avlanmıştır. Büyük kentlerin süprüntülerinden, kullanılmayan zehirli gazlara kadar her türlü artık, denizlere atılmakta ya da akıtılmaktadır. Ama ne kadar büyük olursa olsun dünya denizlerinin de sınırları vardır.
Bugün,çevrebilim uzmanlarıyla birlikte birçok kimse, eğer gelecekte çok dikkatli davranılmazsa okyanuslardaki doğal kaynakların giderek yok olabileceği bilincine varmışlardır. Böyle bir şeyin önüne geçmek için önlemler alınmaya başlanmıştır. Şimdi birçok ülke yönetimleri yalnızca denetimsiz ve sorumsuz bir biçimde her şeyi denize boşaltma alışkanlığını kısıtlamakla kalmıyor, ayrıca denizden elde edilen besinlerin miktarını, zamanını ve türünü de düzenlemeye çalışıyorlar. Kıyılardaki petrol arama kuyuları gibi çevre kirleticiler için de yeni kısıtlamalar konulmaktadır. Neden? Çünkü insanlar artık denizlerin kendilerine ve kendilerinden sonra çocuklarına sağladığı zengin beslenme kaynaklarının daha bilinçli olarak kullanılması gerektiği inancına varmışlardır.
Gelecekte insanlar deniz çevresinin akıllıca kullanılmasının bir sonucu olarak, daha sıkıntısız bir yaşam sürdüreceklerdir. Bitki ve hayvan ürünlerinin bilinçli bir biçimde yetiştirilip, toplanmasıyla deniz “çiftlikleri” deniz “meraları” da çoğalacaktır. Belki gerekli gübreler bile evlerin lağım artıklarından elde edilebilecek ve bitkilerin büyüme süreleri,elektrik üreten kurumların ısı artıklarıyla sular ısıtılarak kısaltılacaktır. Bundan başka, şimdi maliyet yüksekliği dolayısıyla deniz sularından çıkarılmayan madenlerin bir bölümü de herhalde su yüzüne çıkarılarak değerlendirilecektir.
Belki eğlence alışkanlıklarımız bile değişecek ve girişimciler su altı otelleri ve kampingleri açacaklardır. 10-15 metre suyun altındaki bir otelde hafta sonunu ya da tatilinizi geçirmek çekici olabilir. Yepyeni bir dünyada heyecan verici keşiflere ve bunların ürünlerini toplamaya başlayacağımız çağın kapısını açmak üzereyiz. Görülüyor ki, gelecekte denizden yararlanmamız yalnızca insanoğlunun deniz hakkındaki bilgisi ve düş gücüyle sınırlıdır.
Yakın gelecekte denizbilimcilerin araştırma ve çalışmalarıyla bu sınırların şimdi kestiremeyeceğimiz düzeylerde genişleyeceğini iyimserlikle bekleyebiliriz.

Yorum yazın