Çölün Zenginlikleri

Çölün Zenginlikleri

Çöller kurak ve çorak olmalarına karşın, insanlar için gene de değerlidir. Bazı yerlerinde arada bir kısa ömürlü, suları tuzlu nehir ve göller belirir. Bunlar buharlaşıp uçunca geriye tuz tabakaları kalır. Gerçi bu tuz katmanında hiçbir şey yetişmez ama, insanoğlu için yararlı ve gerekli bir maddedir. Çöl bölgelerinden endüstride kullanılan bazı tuzlar sağlanır. Ataca ma Çölü’nde endüstride ve yapay gübre yapımında kullanılan nitrat tuzları elde edilir.

Bazı çöl hayvanları, örneğin kanguru fareleri hemen hemen hiç su içmeden yaşayabilir. Gereksinme duydukları tüm sıvıyı yedikleri bitki ve tohumlardan sağlarlar.
Sudan’da son 20 yılda yabanıl hayvanlar 6 katına çıkmıştır. Bu hayvanların yağmuru tutan bitkileri aşırı derecede tüketmesi, örtüsü kalkan toprağın erozyonunu hızlandırmıştır. Bunlar yetmiyormuş gibi artan nüfusa yetecek kadar yiyeceğin sağlanması için geleneksel tarım teknikleri uygulanırken, toprağa verimliliğini kazandıran nadas yöntemi bırakılmıştır. Sahel’de söz konusu olay budur. Bazı nemli bölgelerde toplanan aşırı nüfus ile bu nüfus için gereken büyük sürüler ve toprağın aşırı kullanılması bu bölgede 1968 – 1972 yılları arasında uzun kuraklığa yol açmıştır. Bu tür örnekler dünyanın her yanında görülmektedir. örneğin, Suriye ve Irak’ta topraklar, besleyeceğinden üç kat fazla hayvanın beslenmesi için kullanılması yüzünden, doğal bitki örtüsünü yitirmiştir. Hindistan’da 1951-1961 yılları arasında, hayvancılık için uygun alan 15 milyon hektardan, 11 milyon hektara düşmüştür. Aynı dönem içindeyse hayvanlar 9,4 milyon baştan, 14,4 milyon başa çıkmıştır. Bu büyük baskı sonucu, Hindistan’da da çölleşme başlamıştır.
Aşırı otlatmayla çıplaklaşan toprak, güneş ışınını bir savandan, hele bir ormandan daha kolay yansıtır. Bir kuraklık söz konusu olduğunda yansıyan güneş ışınları daha da çoğalarak gelecek yağmuru engeller. Üçüncü dünya ülkelerinde bir yandan aşırı otlatmayla çıplaklaşan topraklar bir yandan nadasın bile bırakıldığı ilkel tarım teknikleri yüzünden verimsizleşen tarlalar çölleşmeyi hızlandıran etmenlerin başında gelmektedir. Elverişli akıtma sistemi olmadan yapılan aşırı sulama birçok yerde binlerce hektarlık verimli toprağı, tuzlu bir çöl durumuna getirmiştir. Mısır’da 830 bin hektar toprak tuzlanmıştır. Suriye’de, Fırat’la sulanan toprağın % 50’si, Pakistan’da sulanan 13 milyon hektar toprağın 11 milyonu İran, Afganistan Peru, Meksika ve İndus vadisinde geniş alanlar tuzlu bir çöl durumunu almıştır. Yılda böylece 200 binle 300 bin hektar arasında toprak tarım alanı olmaktan çıkmaktadır. Yeraltı sularının kötü ve aşırı kullanılması da çölleşmeyi hızlandırmada rol oynamaktadır. Suudi Arabistan, İsrail, Güney Afrika, Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan’da bu kaynakların yenilenme süresinin hesaba katılmadan kullanılması, tümüyle kurumasına yol açmış, bu da kurak ve çorak toprakların yayılmasına neden olmuştur.

Yorum yazın