Bozkır Nedir – Bozkır Bitki Örtüsü

Bozkır Nedir – Bozkır Bitki Örtüsü Hakkında Bilgiler

Bütün kıtaların bir bölümünü kaplayan kuraklığa ve ağaçsızlığa bağlı bu bitki oluşumu, eskiden savaşçı ve kibirli binicilerin yurdu olmuştur; günümüzdeyse bozkır, göçebe hayvan yetiştiricileri ile bir hayvan sanatının doğmuş olduğu «bozkır imparatorluklarının izlerini arayan arkeologlar tarafından aşılır.
• Yıllık toplamı 100-300 mm arasında değişen düzensiz yağışlı bölgelerin niteleyici özelliği olan bozkır, çayırdan (yüksek otların ağaç yetişmesine olanak vermediği sık bitki örtüsü) hemen sonra gelir.
• Ağaçlar ve bitkiler kuraklıktan kalın bir kutikulayla korunur; yapraklarını küçülterek (çoğunlukla dikene dönüşürler) terlemeyi azaltır, bol bir kök sistemiyle yaşamlarını sürdürmelerini sağlayacak suyu toplarlar. Buna benzer görünümlere, Anadolu’dan Mançurya sınırlarına kadar uzanan topraklarda, Büyük Sahra’nın kuzey ve güney kenarlarında, Avustralya’nın ortasında ve batısında, Kayalık Dağlar’da (Amerika), Peru’yu Güneydoğu Arjantin’e bağlayan kurak köşegende raslanır.
• İklimlerin çetinliğine karşın, bozkırlarda Yontmataş devrinden daha eski bir yerleşmenin yerini almış zengin uygarlıklar doğmuştur; buna Gobi çölünde, doğu Altay’da bulunan taş sanayisinin zenginliği tanıklık eder. Birkaç ırmağın (Dicle, Fırat, İndus) akmayı başardığı bölgeler, dünyanın kültür potası olmuştur.
• Başka yerlerde, Kuzeydoğu Çin sınırından Dnieper ve Don ırmaklarının kıyılarına kadar federasyonlar kuran kabileler arasından bir aristokrasi doğdu. Merkezi Moğolistan ve Yenisey’in yüksek toprakları olan bu Avrasya bütününün ortasında, göçebe yaşama biçimi başladı. Yaylaya çıkma yöntemiyle hayvan yetiştiren yerleşik İskitler, Hsiong-nu’lar, Sarmatlar ve Hunlar, çok büyük sürüleriyle yavaş yavaş göçebeliğe başladılar; atı evcilleştirdiler ve yoğurdu buldular. Bozkırların ilk hayvan yetiştiricileri, bedevi öncesi halklardı. İ. Ö. VII. ve V. bin- yıllar arasında sığır ve domuz, gerek Mezopotamya’da, gerekse Mısır’da evcilleştirildi. III. binyılda, etinden yararlanılmak için beslenilen atla, bedevileşme sürecinin dayanağı ortaya çıktı; o tarihten sonra Afrika’daki sığır yetiştiricileri, sahil sınırlarına püskürtüldüler. Hızla yer değiştiren saldırgan göçebelerse, Avrasya bozkırlarına egemen oldular-
• Sürülerin çoğalması ve dağ eteklerinde yerleşiklerin egemen olması, göçebeleri zorla yeni topraklar ele geçirmeye yöneltti. Avrasya’da Hsiong-nu’ların bir kolu olan Hunlar, Attila’nın yönetimi altında Avrupa’yı yakıp yıktıktan sonra, Doğu’ya yönelerek güney Sibirya’ya yerleşti ve ilk Türk imparatorluğunu kurdu (VI. yy.). Kuzey Afrika’da Hilâl kabileleri, bölgeyi bedevileştirdiler (XI. yy.).
• Ama bozkır imparatorlukları tarihinin başlıca kişisi Cengiz Han oldu. Birbirine rakip, sürekli savaşan dayanıksız kabile federasyonlarını bir devlet halinde toplamayı ilk olarak o başardı (1206). Cengiz Han’la, bozkır uygarlığı kentleşti; servet birikimi ya da silah yapımı, Saray ya da Andican gibi kentlerin doğmasına neden oldu.
• Otlak bölgelerinin varisler arasında bölüşülmesi ve lamacılığın benimsenmesiyle savaş tutkularının azalması, XIV. yy’dan sonra Moğol imparatorluğunun gerilemesine yol- açtı. Doğu Moğollarının yeniden güçlenmeleri üstüne, Ye-nisey göçebeleri olan Oyratlar, batıda yeni topraklar arayarak, günümüzde S.S.C.B. topraklan içinde bulunan Kalmuklar halkını doğurdular.
• Göçebe toplumların ve bozkır imparatorluklarının dayanıksızlığı şöyle açıklanabilir: Büyük devletler, sınırlarını saptayarak, göçebelerin gümrük nedir bilmedikleri sırada, bozkır alanlarını ilhak etmişlerdi. S.S.C.B. ve Çin arasında bölüşülen Cungarya, Doğu Türkistan ve Kazakistan’a açılıyordu. Bu iki bölge arasındaki ilişkilerin günümüzde son derece denetim altında tutulmasına karşın, eski yaşama biçimi sürüp gider. Hayvan yetiştiricileri kışın dağ eteğindeki bozkırlara iner, yazın Tien Şan’ın yüksek çayırlarına çıkarlar.
• Avrasya’da ve Kuzey Afrika’da da, bu atalardan kalma yaşama biçimi sürüp gitti. Hattâ, Moğolistan Halk Cumhuriyetinde sosyalist planlamanın çerçevesine alındı: Günümüzde Taşkent’te, Alma Ata’da, sulama kanallarıyla donatılan Seyhun ve Ceyhun çevresindeki 1 topraklarda, eskiden sürülerin geçtiği topraklarda pamuk tarımı büyük

ölçüde gelişmiştir.
• Avustralya’da da bozkır, binlerce hektarlık bölümlere ayrılıp, tel örgülerle çevrilerek, eti için yetiştirilen koyunlarla dolu alanlar haline getirildi. Merinos koyunları, Murray’ın yüksek topraklarındaki ya da Batı Avustralya’daki cılız bitki örtüsüne uymayı başardı.
• İlk uygarlıkların potası, ilk hayvan evcilleştirme merkezlerinin yuvası, Batı’yı titretmiş imparatorlukların anası olan bozkır, günümüzde ancak topraksız kişilerin yerleştiği, itici bir bölge haline gelmiştir.

Yorum yazın