Bolu Hakkında Bilgi

Bolu Hakkında Bilgi

Bolu ili, Karadeniz bölgesinin Batı bölümünde yeralır. Yüzölçümü 11 051 km2, nüfusu 428 704’tür (1975). İl toprakları kuzeybatıda Karadeniz, kuzeydoğuda Zonguldak, doğuda Çankırı, güneyde Ankara, güneybatıda Eskişehir ve Bilecik, batıda Sakarya illeri ile sınırlanır. 10 ilçeye ayrılmıştır: Merkez; Akçakoca; Düzce; Gerede; Göynük; Kıbrısçık; Mengen; Mudurnu; Seben; Yığılca.
• Bolu ilinde yüzey şekilleri engebelidir. Batı Karadeniz bölümünün özelliği olan ve birbirine paralel olarak uzanan üç dağ sırasının en batıdaki uçları, Bolu ili sınırlan içindedir. Bu üç sıranın kuzeyden güneye doğru yükseklikler artar. Kıyıya yakın olan ilk dizi, sürekli bir sıradağ görünüşünde değildir. Bunlar daha çok vadilerle parçalanmış ve yükseklikleri 1 000 m’yi ender olarak aşan dağlar görünümündedir. Akçakoca’nın güneyindeki Kaplandede dağı (1 152 m), daha doğudaki Orhan dağı ve Zonguldak il sınırı yakınında bulunan Kızıltepe d 486 m), bu sıranın önemli doruklarıdır. Bu nispeten alçak ve çok parçalanmış birinci sıranın güneyinde, daha yüksek olan ikinci sıra uzanır. Bolu-Ilgaz dağlan genel adı verilen bu i- kinci sıranın, doğuda Bolu ili sınırlan dışındaki yükseklikleri 2 000 m’yi aşmakla birlikte, Bolu sınırları içindeki uzantıları 2 000 m’yi bulmaz. Bolu’nun kuzeyindeki Çile dağı (1 954 m) ve Sünnice dağı (1 823 m), sıranın en önemli doruklarıdır. Bu dağlar güneybatıya doğru
1 748 ,m yüksekliğindeki Abant dağlarıyla devam eder. Daha güneydeki dağ sırası, Batı Karadeniz bölümünün üçüncü sırasını oluşturan Köroğlu dağlarının uzantılarıdır ve yüksekliği Aladağ kütlesinin Köroğlu tepesinde 2 400 m’yi bulur. İlin güneydoğu sınırı üstünde yer- alan Aladağ kütlesi, Batı Karadeniz bölümünü İç Anadolu yaylalarından ayırır.
• Karadeniz kıyılarından İç Anadolu sınırına kadar uza-, nan Bolu ilinde, çeşitli iklim tiplerine raslanır. Karadeniz kıyısında bol yağışlı, kışların genellikle yumuşak geçtiği, deniz rüzgarlarının etkisiyle yazın boğucu sıcaklara Taslanmayan bir iklim tipi görülür. Sözgelimi Akçakoca’da, en soğuk ay ortalaması 6°C, en sıcak ay ortalaması 21,9°C’tır. Bu istasyonda bugüne kadar kaydedilen en düşük sıcaklık -11°C (15.1.1968), en yüksek sıcaklık ise 34,2°C’tır (12.4.1970,). Akçakoca’da yıllık yağış tutarı da 948 mm’dir. Bolu’daysa durum değişiktir. Yükseltinin fazlalığı ve denizden uzaklık nedeniyle, kışlar daha soğuk geçer. En soğuk ay ortalaması
0, 1°C, en sıcak ay ortalaması 19,7°C’tır. Bugüne kadar kaydedilen en düşük sıcaklık -34°C (9.2.1929), en yüksek sıcaklık 39,4°C’tır (21.8.1945). Bolu’da yıllık yağış tutan ortalama olarak 534 mm’dir. Yağışın burada azalması, kıyıyla Bolu arasına dağ sırasının girmesindendir. Yükseltisi 1 000 metrenin üstünde olan Gerede’ de (1 270 m) ise, kışlar daha soğuk (en soğuk ay ortalaması —2,2°C), yazlar daha serin geçer (en sıcak ay ortalaması 17°C).
• Bolu ilinde egemen olan doğal bitki örtüsü ormandır. Bolu’da dağlık sıraların, yukarda açıklandığı gibi, kıyıdan içeriye doğru kademeler halinde yükselmesi, yani kıyıya en yakın sıraların daha gerideki sıralara yağış getiren kuzeybatı rüzgarlarına engel olmamaları, ilin orman alanlarının genişliğinde etkili olmuştur. İlin bütünü için yüzde 40 olan ormanlık alanlar oranı, kıyıdaki Akçakoca ilçesinde yüzde 60’a çıkar. Akçakoca kıyılarında yer yer 100-150 m’ye kadar çıkan bir şerit halinde, içinde maki öğelerinin de yer aldığı bir bodur orman alanı bulunur. Bu şeritte defne, kocayemiş, ardıç başlıca türlerdir. Kıyı kesiminin 150 metreden daha yüksekte olan yerlerinde, yayvan yapraklı ağaçların oluşturduğu ormanlar yeralır. Bunlar arasında kayın ağacı başlıca türü oluşturur. Ayrıca yüksekçe kesimlerde gürgen, kestane, ıhlamur, çınar ve meşeler görülür.
• İlin orta kesimini, daha yaygın bir orman alanı kaplar. Doğu yönünden Ankara ilinden Bolu iline girilirken, il sınırı ile Gerede arasında daha çok iğneyapraklılar egemendir. Bu örtü içinde egemen ağaç türünü de, karaçamlar oluşturur. Gerede’den batıya doğru Yeniçağa ile Bolu arasında, iğneyapraklılar yerlerini yavaş yavaş yayvan yapraklılara bırakır. Abant dağlarında da kayın-köknar-sarı- çam karışık ormanı, oldukça önemlidir.
• İlin akarsuları arasında, kuzeyde bulunan bazı kısa boylu dereler, doğrudan doğruya Karadeniz’e inerler: Melen suyu; Tekneci deresi; Kocamandere; Orhanderesi; Aftunderesi; vb. Bolu ilinin daha önemli akarsuları ise, Filyos çayı ya da Sakarya aracılığıyla Karadeniz’e ulaşır. Bolu suyu ve Gerede çayı (Ulusu), Filyos’a ulaşır. İlin batısından doğan Göynük ve Mudurnu çayları ise, Sakarya’da toplanarak Karadeniz’e gider.
• Bolu ilinin gölleri, büyüklükleri açısından değil de, turistik değerleriyle önem taşırlar.
• Abant gölü, turizme en erken açılan göllerimizdendir. Bolu’nun güneybatısında, Abant dağlan üstünde, denizden 1 298 m yükseklikte yer- alır. Yüzölçümü 2 km”’yi bile bulmaz (1,28 km2). Gölün fazla sulan, kuzeydoğu ucundan çıkan bir ayakla, Filyos çayına boşaltılır. Abant gölünün suları tatlıdır. İstanbul – Ankara karayoluna hemen orta yerinde bir asfalt yolla bağlanmış olması nedeniyle, çok sayıda iç turist çeker.
• Yedigöller, Bolu’nun 36 km kuzeydoğusunda yeralır. Orman Bakanlığı tarafından 1965 yılında «Milli Park» haline getirilmiş olan bu alanda, küçük çapta toprak kaymalarının küçük vadileri tıkaması sonucunda, göller oluşmuştur. Göller, biri ötekinden 100 metre yüksekte bulunan iki basamak üstünde yeralır. Yedigöller’den en büyüğü olan Büyükgöl (22,5 hektar), yükseltisi 780 m olan alt basamaktadır; derinliği 15 metredir. Deringöl ile yazın kuruyan küçük bir göl de bu alt basamaktadır. 880 metre yüksekliğindeki üst basamakta Nazlıgöl (16,6 hektar), Saz- lıgöl ve iki küçük göl yeralır. Yedigöller çevresinde, egemen öğeyi kayın topluluklarının oluşturduğu, ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, köknar, karaağaç ve ıhlamurların bulunduğu gür bir orman örtüsü vardır. Göllerde alabalık bulunması da, çevrenin turistik çekiciliğini artırır.
• İlin öteki gölleri arasında, Göynük ilçesi sınırları içinde bulunan Sünnet gölü ve Çubuk gölü, Bolu-Gerede arasındaki Yeniçağa gölü (eski adı Reşadiye gölü), Düzce ovasının güneybatısındaki Melen gölü (Efteni gölü), Kıbrısçık – Beypazarı yolu üstündeki Karagöl, Mudurnu-Akyazı yolu üstündeki Karamurat gölü ile Gerede-Karabük yolunun sağında kalan küçük göller sayılabilir.
• 1975 sayımının sonuçlarına göre, Bolu ili sınırlan içinde 428 704 kişi yaşıyor ve km2’ye 39 kişi düşüyordu. İlin bütünü için 39 olan yoğunluk sayısı, Düzce, Akçakoca ve Merkez ilçelerinde (sırasıyla km2 başına 107,59,50 kişi) ortalamanın üstünde, öteki ilçelerde ise ortalamanın altındadır. Yoğunluğun en az olduğu Göynük ve Kıbrısçık ilçelerinde, bu sayı yalnızca 14’tür.
• İl nüfusunun yüzde 15’i, nüfusları 10 000’i aşan,, iki kentte (Bolu ve Düzce), yüzde 85’i de kırsal kesimde yaşar.

BOLU KENTİ

• İl merkezi olan Bolu kenti, aynı adlı ovanın ortasında, 750 m yükseltili, basık bir tepenin üstünde kurulmuş, sonra bu tepenin eteğindeki 710 m yükseltili ovaya doğru yayılmıştır. İlkçağda burada Bithynion adlı küçük bir kent vardı. Roma imparatorluğa döneminde buraya Claudiopolis, bir aralık da Hadrianapolis denildi. Kentin bugünkü adının, bu eski’ kent isimleri sonundaki «kent» anlamına gelen «polis» sözcüğünden türediği ve türkçenin , ses uyumuna uyarak Bolu biçimine dönüştüğü söylenebilir.
• Bugünkü Bolu, eski ve yeni kent olarak iki bölüme ayrılır. Cumhuriyetin ilk sayımında 7 215 olarak saptanan nüfusu, 1950 yılına kadar fazla değişikliğe uğramamış, ilk olarak 1955’te 10 000’i aşmış (12 271), 1965’te 20 000’i, 1970’te 25 000’i, 1975’te 30 000’i geçmiştir (32 812).

İLİN ÖTEKİ BÜYÜK KENTİ: DÜZCE
• İlin ikinci büyük kenti, Ankara-İstanbul karayolu üstünde yeralan Düzce’dir. Geçen yüzyılın başlarına kadar, Düzce ovasının büyük merkezi, ovanın kuzeyinde bulunan Üskübü idi. İlkçağdan beri önemli bir merkez olarak yaşayan ve bir ara Bithynia krallığının merkezi olan Üskübü, geçen yüzyılda Düzce ovasının ortasından geçen İstanbul-Ankara karayolunun önem kazanması üzerine, bu yola göre kenarda kaldığından sönükleşmeğe başladı. Adı geçen yol üstünde önce bir «yolboyu, yerleşmesi» biçiminde kurulan Düzce, zamanla gelişerek büyük bir merkez haline geldi. Hattâ, Düzce’nin bu büyümesi. 1945
sayımından sonra, bağlı olduğu ilin merkezi olan Bolu kentini de geçti. Yalnız son sayımda (1975), Düzce’nin pek az farkla Bolu’nun gerisinde kaldığı görüldü. Bugün Düzce’nin 32 000 (1975) nüfusuna karşılık, Üskübü’de (bugünkü adıyla Konuralp) yalnızca 2 800 kişi yaşamaktadır.

BOLU İLİNİN EKONOMİK ETKİNLİKLERİ
• Bolu ilinin ekonomik etkinliklerinin başında tarım ve hayvancılık gelir. Tarım ürünleri içinde en çok ekileni, tahıldır. Tahıl türleri arasında buğday birinci (1977’de 71 000 hektardan 159 000 ton üretim), mısır ikinci (1977’de 25 000 hektardan 89 000 ton üretim) sırada yeralır. Sanayi bitkilerinden tütün ekimi, Düzce ilçesinde önemlidir. Şeker pancarı, Düzce ve Göynük ilçelerinde geniş alanlara yayılır ve elde edilen pancar, Adapazarı Şeker Fabrikası’na gönderilir.
• Saplarından ip ve halat yapmak amacıyla, bazı akarsu çevresi köylerde kenevir ekilirse de, ekonomik önem taşımaz, Yumrulu bitkilerden en çok patates ekilir.
• Bolu ilinde hemen her türlü meyve ve sebze yetişir. Ekonomik bakımdan en çok değer taşıyan meyve, önce Akçakoca ilçesinde üretilmeye başlanan ve günümüzde Düzce ilçesine de taşmış olan fındıktır. Bolu ilindeki fındık ağacı sayısı, 1977’de 18 milyonu aşmıştı (aynı yıl 41 000 ton fındık üretimi). Meyve üretiminde, fındıktan sonra ikinci sırada elma gelir. Üzüm bağlan daha çok Seben, Göynük ve Kıbrısçık ilçelerinde toplanmıştır.
• Bolu’da, sebzecilikte son zamanlarda soğan üretimi gelişmektedir. Özellikle Bolu ovasının kuzeydoğusunda yetiştirilmekte ve ekonomik değer taşımaktadır.
• İlin hayvan varlığı arasında koyun başta gelir (1977’de 343 000 baş). İkinci sırayı tiftik keçisi alır (aynı yıl 196 000 baş). Kılkeçi sayısı azdır. Bolu ilinin hemen her yerinde, özellikle Bolu dağı ile bu dağın Düzce’ye bakan taraflarında, arıcılık yapılır.
• Yeraltı gelir kaynakları açısından, dağınık bir biçimde bulunan linyit yataklarından (Düzce, Seben, Göynük ilçeleri) başka önemli maden yoktur. Bunların da en önemlisi, Bolu ile Mengen arasındaki Merkeşler köyündeki linyit işletmesidir. Bolu ilinin jeolojik yapısında «Kuzey Anadolu fay çizgisi» adı verilen önemli bir kırık şeridinin bu ilden geçmesi, burada bazı sıcak su kaynaklarının ve maden sularının yeryüzüne kolaylıkla çıkmasına olanak sağlamıştır. Bu kaplıcaların en önemlileri. Bolu kentinin 5 km güneyindeki Bolu kaplıcaları ile Düzce’deki Efteni kaplıcası ve Derdin hamamı, Mudurnu’daki Babas ılıcaları ve Şarot kaplıcası, Ge- rede-Bolu yolu üstündeki Ak- taş uyuz hamamı, Seben’deki Pavli hamamı ve Göynük ilçesindeki Çatak hamamıdır.
• Bolu ilinde, hammaddesini ormandan alan sanayi kolları gelişmiştir: Bolu Suni Tahta Fabrikası ve Kereste Fabrikası; Düzce kereste-parke-ambalaj sandığı sanayisi; ayrıca kontrplak fabrikaları. Orman sanayisi dışında, Düzce’deki tütün işleme atölyeleri, Bolu ve Gerede’deki tabakhaneler, Bolu Çimento Fabrikası, başlıca sanayi kuruluşlarıdır.
• Bolu il sınırları içinde demiryolu yoktur. En işlek karayolu, Gerede-Yeniçağa – Bolu- Düzce’den geçen Ankara – İstanbul yoludur. İlin güneyinde yeralan Seben ve Kıbrısçık ilçeleri, ulaşım bakımından daha geri durumdadırlar.

Yorum yazın