Afrika Hakkında Bilgiler

Afrika Hakkında Bilgiler

Afrika, Eskidünya kıtalarından (Avrupa, Asya, Afrika) biridir. 37°27′ kuzey ve 34°51′ güney enlemleri arasında uzanır. Kuzeyden güneye 8000, doğudan batıya 7600 km. uzunluğunda ve 30000 km. kare yüzölçümünde olan Afrika, dünyanın üçüncü büyük kıtasıdır. Bütün karaların beşte biri büyüklüğündedir. Kuzeyde Akdeniz, batıda Atlas okyanusu, güneyde ve doğuda Hint okyanusu kuzey-doğuda Kızıldenizle çevrilmiştir. Kıyıları az girintili çıkıntılı olup, toplam uzunluğu 30500 km.’dir.
Bütün Afrika’da yalnız iki gerçek sıradağ vardır. Bunlar üçüncü zamanda meydana gelmiştir. Sıradağların büyüğü kuzeybatı Afrika’daki Atlas dağlarıdır. Alp sıradağlarını meydana getiren yerkabuğunun hareketleriyle ortaya çıkmışlardır. Bun-lar Yüksek Atlaslar, Tel Atlasları ve Sahra Atlasları olmak üzere üçe ayrılır. Bu dağ zincirinin en yüksek yeri Yüksek Atlaslardadır (4300 m.). Yaylalar denize düşey olarak iner, ya da aralarında da vadiler bulunur. Büyük Sahranın ortasında Ahaggar (2918 m.) ve Tibesti (3415 m.) adlı eski büyük volkanik dağlar, daha doğudaki Kilimanjaro (5995 m.) gibi yeni kuruluşlu büyük koniler ve muazzam çökme çukurlar bu kuruluş tekdüzenliğini yer yer keserler, öte yandan Suriye-Afrika çukurları (Büyük Rift vadisi) denilen, Suriye’den Mozambik’e uzanan ve en çökmüş bölgelerinde Lut gölünü, Kızıldenizi ve Afrika’da Rudolf, Tanganika ve Niassa gölleri gibi birçok gölleri içine alan geniş kırıklar dizisi de kıtanın yapısında önemli bir rol oynarlar. Afrika adaları küçüktür ve sayıları azdır. En büyükleri Madagaskar’dır. Afrika coğrafyasında akarsular birinci derecede önemli bir yer tutar. Bunların büyük bir kısmı yüksek bölgelerde akan ırmaklardır. Denize yaklaştıkları zaman iç yaylaları deniz kıyısı vadilerinden ayıran basamağı sert akıntılar ya da çağlayanlarla aşmak zorunda kalırlar. Afrika’nın su toplayıcıları, yani karalarda biriken suları denizlere ileten ırmaklar azdır. Birbirine komşu bölgeler, sularını birbirinden çok uzak denizlere akıtırlar. örneğin, Afrika’nın tam göbeğinde bulunan bölgelerin sularını Akdeniz’e dökülen Nil ırmağı ile Gine körfezine (Atlas okyanusu) ulaşan Kongo ırmağı boşaltır. Denize açık havzaların yanında akıntısız, kapalı olanlar da vardır. Bu bölgelerde yağmurla buharlaşma arasındaki dengeyi sıcaklık sağlar. Afrika’nın en büyük ırmakları şunlardır: Akdeniz’e dökülen ve ayağı Kagera ile birlikte dünyanın en uzun ırmağı olan Nil (6671 km.); Atlas okyanusuna boşalan Nijer, Kongo ve Oranj ırmakları; Hint okyanusuna akan Limpopo ve Zambezi. Afrika’nın bol sulu ırmakları genellikle sık bitkili iki kanat arasında ve yüksek bölgelerde akarlar. Denize yaklaşırken meydana getirdikleri sert akıntılar ve çağlayanlar bu ırmakların kıyı bölgeleriyle iç bölgeler arasında ulaştırma yolu olarak kullanılmalarına engel olmaktadır. Bu nedenle iç bölgelerin birçoğu hâlâ uluslararası ticarete kapalı bir durumdadır. Afrika ırmaklarının düzeni yağışların etkisi altındadır. Yükselmeler yaz mevsimlerinde olur. İki yükselme devresi olan Kongo ırmağının durumu ilgi çekicidir. Kuzey ayakları ekvatorun kuzeyinde aktığından birinci devre kuzey yazma rastlar, ikinci devre ise ekvatorun güneyinde bulunan bölgedeki yaz mevsimine rastlar.
Yüzölçümü bakımından Afrika’nın en büyük ve dünyanın dördüncü gölü olan Victoria gölü bir yana bırakılırsa, kıtanın en büyük gölleri Suriye-Afrika çukurlarının bazı kesimlerinde bulunmaktadır. Bu göller genel olarak uzun biçimlidir. Az dallanmış ve dik kayalar arasına sıkışmışlardır. Afrika en tropikal karadır. Nitekim yüzeyinin üçte ikisinden fazlası Oğlak dönencesiyle Yengeç dönencesi arasında bulunmaktadır. Astronomik konumundan başka Afrika’nın yapısı da iklimini etkilemektedir. Afrika, ağır ve yayık bir kıtadır. Denizin çok yararlı yumuşatıcı etkileri iç bölgelere ulaşmaz. Yaylalar yığınını çepeçevre sınırlayan yüksek kenarlar nemli hava kitlelerinin içe geçmesini kesin olarak engeller.

Afrika’nın iklim türleri şöyle sınıflandırılabilir: İlkin ekvator kuşağıyle karşılaşılır. Bu bölgenin iklim özelliği yüksek sıcaklık, yüksek nem ve yılda ortalama 120 cm.’den fazla yağmur düşmesidir. Ekvatorun yanında, kuzey ve güneyde olmak üzere iki kuşak uzanır. Bu astropikal bölgelerde bol yağmurlu mevsimlerle son derecede kurak mevsimler birbirini kovalar. Ekvatordan daha da uzaklaşılınca kuzeye ve güneye doğru iki yeni bölgeye rastlanır. Bunlar çoraktır ve gece ile gündüz arasında sıcaklık farkı çok büyüktür. Geceleri hava soğuk, gündüz ise aşırı derecede sıcaktır. Bu özellikler Büyük Sahra ve Kalahari çöllerinde görülür. Nihayet Akdeniz ve Kap bölgelerinde sıcak, ılımlı Akdeniz iklimini andırır iklim koşulları yer alır. Avrupa’nın güneyinde olduğu gibi kış yağmurlarını yaz kuraklığı izler.

Kıtanın her bölgesine özgü bitki çeşidi vardır. Kuzey Akdeniz, Atlas okyanusu bölgelerinde ve güney kesiminde sıcak, ılımlı bölgelere özgü ve Avrupa’nın Akdeniz kesimlerinde rastlananlara çok benzey ?n bitki türleri bulunur Buğday, arpa, mısır. pirinç tütün, muz, üzüm, limon, zeytin, pamuk ve sebzelerle çam ve meşe ağacı bu bölgenin başlıca bitki çeşitleridir.

Yukarıdaki ürünler olsun, kahve ve tütün gibi ürünler olsun, yüksekliğin yumuşatıcı etkisi altında bulunan daha sıcak bölgelere kadar yayılır. Çorak bölgeler Büyük Sahra ve Kalahari çölleriyle örtülüdür. Bu bölgelerin şurasında burasında toprak altında akan ve yer yer toprağın yüzüne çıkan sular buralarda vahalar meydana getirir. Vahalar hurma ağaçlarıyle süslüdür. Hurmaların gölgesinde tahıl ve sebze bile üretilir.

Astropikal bölgeleri niteleyen bozkırlarda, savanlarda kimi kez iki metreyi aşan otların arasında baobap, yalancıçınar, ekmekağacı gibi muazzam ağaçlar yükselir. Belli başlı akarsuların etrafında ormanlar uzanır. Bu ormanlarda ırmaklar, ağaç dallarının bir araya gelerek meydana getirdiği yeşil yapraklı kemerlerin altından geçer. Ekvator bölgesinin balta girmemiş ormanlarında ise dev bitkilerle karşılaşılır. Bu ormanlarda erişilmesi ve tam işletilmesi çok zor olan büyük servetler yatmaktadır. Tek, pelesenk, abanoz, maun gibi ağaç endüstrisinin en değerli kereste türleri bu ormanlarda bol ölçüde bulunur. Bu bölgelere özgü ürünler arasında şekerkamışı, kauçuk türünden bitkiler ve muz yer alır.

Afrika’nın hayvanları iklimden fazla bitki örtüsünün etkisindedir. Bununla birlikte Afrika’da, hemen hemen Güney Avrupa’da yaşayan bütün hayvanlar vardır: Çakal, sırtlan, krokodil, balıkçıl v.b. gibi. Fazla olarak deve de bulunur. Bozkırlar ve savanlarda ceylanlar, antiloplar, filler ve diğer otçul hayvan türleri yaygındır. Yiyecek aramak için yaptıkları mevsimlik göçlerde hayvanlar ars-lan, pars ve yabankedisi gibi yırtıcı etçillere hedef olurlar. Göz alabildiğine yükselen ağaçları ve zengin orman altı bitkileriyle balta girmemiş ormanlar büyük hayvanların hareketlerine engel olur. Bu nedenle buralarda maymunlar, yılanlar, kuşlar ve böcekler hayvan çoğunluğunu meydana getirir. Bu hayvanlar ya ufak yapılı ya da yiyeceğini aramak için bir bitkiden öbürüne geçebilen ve ağaçların üzerinde yaşayabilen hayvanlardır. Afrika’da ayı, kurt ve kaplan yoktur. Nehir boylarında ve göllerde suaygırları, timsahlar ve birçok su kuşları bulunur.

Afrika’da yaklaşık olarak 370.000.000 insan yaşar. Km. kareye düşen nüfus yoğunluğu oranı yüzde on ikidir. Bu oran sadece Avustralya ve Güney Amerika’nınkilerden fazladır. Bölgelere göre nüfus yoğunluğu eşitsizdir. Yoğunluk ekonomik ve iklim etkilerine bağlıdır. Vahalar bir yana bırakılırsa çöl bölgelerinde oturanlar yok denecek kadar azdır. Buna karşılık tarımın çok verimli olduğu yerlerde kuvvetli nüfus yoğunlaşmaları göze çarpmaktadır, örneğin, Mısır’da Nil’in yukarı vadi ve deltasında km. kareye 600 kişi düşer. Nil’in yukarı vadisi, güneyden kuzeye uzanan ve oturmaya elverişsiz göl bölgesinin içinden geçen bir vahaya benzetilebilir. Km. kare başına 1’den daha az nüfus yoğunluğuna sahip olan çöl bölgesi, Atlas okyanusundan Kızıldenize kadar uzanmaktadır. Kuzey Afrika’da nüfusun çok yoğun olduğu başka bir bölge daha vardır. Bu bölge tarıma son derece elverişli ve Akdeniz iklimine benzer bir iklimi bulunan Atlas kesimidir.

Yorum yazın