Felsefe

ADCI GEZİMCİLİK

(Os. İsmiyyeci Meşa- iyye, Fr. Péripatétisme Nominaliste) Genel kavramları birer addan ibaret bulan ortaçağ Aristotelesçiliği… XIV. yüzyılın Durand, Ockham, Buridanus ve d’Ailly gibi düşünürleri Adcılık öğretisini savunurlar. Bu Aristotelesçi düşünürlere göre genel kavramlar birer addan başka bir şey değildir, gerçeklikleri yoktur. İnsanlar ancak bireysel gerçeklikleri bilebilirler, bir genel kavram olan Tanrı bilinemez ve tanıtlanamaz. Din, bilimselliğe ... Okumaya devam edin →

AÇIKLAMA

(Os. İzâh, Beyân, Tâlil, Teşrih, Tavzih, İfâde; Fr. Explication, Al. Erklaerung, İng. Explication, İt. Manifestare) Ayrıntıları ve nedenleriyle birlikte açık ve seçik olarak, kavranılabilir bir biçimde anlatma… Bir so-runu ya da olayı açıklama, onu çözümleme ve kendini meydana getiren öğelerine ayırma’ yı gerektirir. Sözcük olarak; kapalıyı açma, açığa çıkarma, yayıp serme, açıp. gösterme anlamlarını kapsar. Gereği gibi bilinmeyen ya da belli olmayan ... Okumaya devam edin →

AÇIK ANLATIM

(Os. Vuzuhu ifâde, Fr. Clarté d’expression) Anlaşılır deyiş… Edebiyatta bir başarı olan açık anlatım, felsefede gerekli ve zorunludur. Gerçek şudur ki, iyi bilinen iyi anlatılır. Anlatılamayan bilgi varsayımı, bilgisizliği gizlemek için uydurulmuşa tur. Açık anlatım’ı gerçekleştirmek için gerekli koşullar şunlardır: Şüpheli (Fr. Douteux, Os. Meşkûk) düşünceleri ya da bilgileri kul-lanmamak, kavram ya da anlamlan her türlü bulanıklık (Fr. Confusions, ... Okumaya devam edin →

AÇIK

(Os. Vazıh, Sarih, Celî, Bedîhî, Beyyîn, Sehlülfehm; Fr. Clair, Al. Klar, İng. Clear. İt. Chiaro) Başkasıyla kanştınlmaksızm tanınan düşünce. 1.   Mantık: Karanlık (Fr. Obscur; Os. Muzlim, müphem) ve bulanık (Fr. Confus; Os. Müşevviş, mültebis) karşıtı olarak kullanılan açık terimi, başkaca hiç bir düşünceyle ka-rıştırılmadan kolaylıkla ve hemen tanınan dü> şünce’yi tanımlar. 2.   Bilgi kuramı: Açık terimini, felsefe diline sokan Fransız ... Okumaya devam edin →