Antropoloji

Teogoni ve Kozmogoni

Teogoni ve Kozmogoni TANRILARIN VE EVRENİN YARATILIŞI Mitologyalarm hemen hepsinde ilk öykü evrenin yaratılışı öyküsüdür. Zaten bu bütün dinler için de böyledir. Tek tanrılı dinlerde bile Kutsal Kitap yaratılış öyküsüyle başlar. Çünkü, insanlar, içinde yaşadıkları, bu binbir gizle bezenmiş evreni açıklayabilmek, kavrayabilmek isteğiyle yanıp tutuştukları halde, henüz bilimsel yolla bunu yapamadıkları için, imgesel açıklama yolları bulma eğilimlerine ... Okumaya devam edin →

Mitolojinin Önemi ve Kaynakları

Mitolojinin Önemi Mitoslar çoğunlukla dinsel anlatılardır, özellikle Grek mitolojisi, Eski Yunan uygarlığının tüm dinsel inanç sistemini yansıtmaktadır. Bugün çağların ötesinde kalan bu uygarlıkların dinsel inançlarını bize ulaştıran bu öykülerle neden ilgileniyoruz? Çünkü bu mitoslarda bizim duygu düşünce, korku, kaygı, sevgi ve tutkularımızdan da birer kırıntı bulabiliyoruz. Çünkü dünya yazınının içine işlemiş o çağ insanının duyarlığı… ... Okumaya devam edin →

Mitoloji Nedir Nasıl Oluşmuştur

Mitoloji Nedir Nasıl Oluşmuştur insanoğlu konuşmayı öğrendiği ilk günden beri sever öykü anlatmayı. Bu öyküler onun düş gücü zenginliğinin en güzel ürünleridir. Tarih araştırmacıları, yazılı tarihöncesi olayları, kuşaklar boyu anlatıla anlatıla yaşatılmış öykülere dayanarak öğrenmeye çalışırlar. Nedir bu öykülerin konusu? Hemen her şey; Dünya ve evrenin yaratılışı, insanoğlunun sevgileri, tutkuları, korkuları, kaygıları, dilekleri, serüvenleri, ... Okumaya devam edin →

Mitolojide Kazdağı

Mitolojide Kazdağı Bugün Çanakkale ile Edremit’i bağlayan karayolu üzerinde Zeus Altar’ı yazılı bir tabela görürsünüz. Bu tabelada işaret edilen yönde yürüyerek Kaz- dağı ya da mitolojik adıyla İda Dağının doruğuna varabilirsiniz. İda Dağı, Truva Savaşının başlamasına neden olduğu söylenen Güzellik Yarışmasının yapıldığı yerdir. Söylenceye göre, Olympos’un üç tanrıçası hangisinin daha güzel olduğuna karar vermesi için İda Dağında ... Okumaya devam edin →

Güneşe Tapma

Güneşe tapma Eski toplumlarda, güneş, daha ışık ve ısı kaynağı olarak bilinmezken, kişilikli bir varlık sayıldı ve bir tapınma nesnesi olarak benimsendi. Tarihöncesi dönem, güneş simgeleri bakımından zengindir. Eski Mısır’da, güneşe tapma, IV. hanedan zamanında Heliopolis’te başladı ve yüzyıllarca sürdü. Akhenaton’un hükümdarlığı sırasında güneş ışınları, atonizm denen gelişmiş bir tektanrıcı dinin simgesi oldu. Yunanlılarda Apollon, tanrısal ... Okumaya devam edin →

Dinlerde Günah

GÜNAH i. (fars. günâh). Tanrı buyruklarına aykırı, düşen davranış, dince suç sayılan iş: En büyük günahı bir serçenin yüreğini bile dolduramazdı (H. Z. Uşaklıgil). Vicdanı rahatsız eden suç: Bu hayvana bu kadar eziyet etmek günahtır. — çeş. dey. Günah benden gitti, «ben görevimi yaptım, bundan sonrası için sorumluluk kabul etmem» anlamında kullanılan söz. Günâh etmek {işlemek), günah sayılan davranışta bulunmak. Günah kazanmak, günah sayılacak ... Okumaya devam edin →

Antropolojinin Tarihi

Antropolojinin Tarihi Birbirlerinden binlerce kilometre uzakta yaşayan bazı insan toplulukları nasıl olur da benzer diller konuşurlar? Bazı yerlerde çocuklar neden babalarının değil de annelerinin adını taşır? Yeryüzünün çeşitli bölgelerinde evliliğe ilişkin gelenekler neden farklıdır? Bu tür sorulara yanıt arayan bilim dalına “antropoloji” adı verilmiştir. Biz de, Türkçe “insanbilimi diyoruz. Antropoloji adı, Yunanca “antropos” (insan) ... Okumaya devam edin →

Dilin Değişimi

Dilin Değişimi Bir dilin gelişim sürecinde geçirdiği değişiklikler ve bu değişimin hızı karşılaştırmalı dilbilimin karmaşık sorunlarından biridir, örneğin Litvanca (Litvanya dili) ve Latçada (Letonya dili) var olan bazı bükün ve vurgu özellikleri İ.S. 500 yılından beri hiçbir Hint-Avrupa dilinde görülmemektedir. Yani bu özellikler İ.S. 500 yılından beri hiç değişmemişlerdir. Buna karşılık İngilizcenin Anglo-Sakson döneminden (İ.S. 5-11. yüzyıllar) ... Okumaya devam edin →

Dilbilimsel Coğrafya ve Lehçeler

Dilbilimsel Coğrafya ve Lehçeler Bazı diller yüzyıllar boyu aynı bölgede konuşula- gelmiş, bununla beraber farklı yöresel lehçelere ayrılmışlardır. Fransızca, İtalyanca ve Almanca bu dillerdendir. Böylesi dillerde meydana gelen her bir yeni eğilimin yalnızca tek bir lehçe ile sınırlı kalmayıp dil bölgesinin bir bölümüne tümüyle yayıldığı görülmüştür. Sonuçta, dilin değişik eğilimler gösterdiği farklı yöreler ortaya çıkar. Ancak,yeni bir eğilimin ... Okumaya devam edin →

Dil Aileleri ve Özellikleri

Dil Aileleri ve Özellikleri Yeryüzünde konuşulmakta olan dillerin kesin sayısı üzerinde bir görüş birliğine varılamamıştır. Her şeyden önce dil ile lehçe arasındaki ayırım her zaman çok belirgin olmamaktadır. Bunun yani sıra bazı yörelerde – örneğin Yeni Gine ve Güney Amerika’nın iç batı bölgelerinde- konuşulan diller hakkında bildiklerimiz oldukça yetersizdir. Yine de çoğu bilim adamı dünya dillerinin sayısının 2500 dolaylarında olduğu kanısını ... Okumaya devam edin →