Zararlı Mikroplar

Zararlı Mikroplar
Mikropların çoğu yararlı ve zararsızdır. Ama hastalığa neden olan kimi zararlı tipleri olduğunu da unutmamalıyız. Bunlar geçmişte orduları yenen, kentleri mahveden öldürücü mikroplardır. Zararlı mikroplar hâlâ bizimle birlikte yaşamaktadırlar. Şu da var ki bilim adamları mikropların nasıl yayıldıkları ve ne biçim denetim altına alınabileceklerini bilmektedirler.
Hastalık mikropları öteki mikroplara çok benzerler. Tüm mikroplar, yararlı ya da zararlı olmayı amaçlamadan, sadece kendi doğal yaşamlarını sürdürmeğe çalışırlar. Hastalık mikropları genellikle asalak türde ve vücudun içinde kan ve doku sıvılarını yiyerek büyür ve ürerler. Sonuçta vücudu zayıf düşürürler ya da zehir oluşturarak hastalığa neden olurlar.
Belirli mikroplar, belli hastalıklara neden olurlar. 1880’de Robert Koch, tüberküloza bir tek mikrop cinsinin, “mycobactenum tubercolosis”denilen basilin neden olduğunu göstermiştir. Koch, bu bakterinin varlığı olmaksızın bir kişinin tüberküloza yakalanamayacağını kanıtlamıştır. Bugün bulaşıcı hastalığa neden olan mikropların çoğu bilinmektedir. Mikropların tanınması, eskiden öldürücü olan birçok hastalığın iyileştirilmesini olanaklaştırmıştır.
Hastalık mikropları, protozoalar, küfler, mayalar, bakteriler ya da virüsler olabilir. Bunların bir insanı hasta edebilmeleri için önce vücuda girmeleri gerekir.
Mikroplar genellikle belirli bir yoldan vücuda girerler. Kimi, öksürük, aksırık ya da sadece konuşmayla havaya dağılır. İnsanlar bu havayı soluduklarında mikroplar vücuda girerek, boğazda ve akciğerlerde çoğalmaya başlarlar. Sonuçta sık rastlanan soğuk algınlığı,boğaz ağrısı ya da zatürreeye neden olurlar.
Bir kısım mikroplar yiyecek ve su ile yutulurlar ve bağırsaklarda üreyerek tifo, dizanteri ya da kolera gibi hastalıklara neden olurlar. Hatta kimi mikroplar derideki gözeneklerden bile vücuda girip, cilt ya da kan hastalıklarına neden olabilirler. Mikropların vücuda nasıl girip çıktıkları konusunda bazı şeylerin bilinmesi ve yapılması insanların ciddi hastalıklardan korunmaları yolunda yararlı olabilir.
Hiçbir zaman, temizliğinden emin olmadığınız suları içmeyiniz ve yiyecekleri yemeyiniz. Çok temiz görünen su, tehlikeli mikropları içerebilir. Görülen hastalıkları olan insanlardan uzak durunuz, ellerinizi ve vücudunuzu temiz tutunuz.
Bir insanın, ne zaman zararlı mikroplarla karşılaşacağını bilmesi her zaman olanaklı değildir. Şanslıyız ki, vücudun bunlara karşı savunması vardır. Yutulan birçok mikrop, midedeki asit tarafından yok edilir. Solunumla alınan çoğu mikroplar dışarıya atılır. Derideki bir çizikten vücuda giren mikropların sabun ve su kullanarak ya da çizik olduktan hemen sonra bir antiseptik yardımıyla vücuda dağılmaları önlenebilir. Gözyaşları gözleri mikroplardan arıtmaya yararlar.
Ancak kimi mikroplar, savunması çok güçlü olduğundan vücudun içinde üremeye başlar. Vücut, bunları yok etmeğe çalışır. Belirli hücreler ve akyuvarlar mikroplu bölgeye koşar ve zararlı mikropların çevresini sararak bunların dağılmasını önlemeye çalışırlar. Akyuvarların bazıları, mikropları yerler. Bu işleme phagocytosis denir. Fagosit hücreler (yutar hücreler) karaciğer ve dalak gibi organları düzenler ve mikropları buradan geçtikçe temizlerler. Genellikle fagosit hücreler akyuvarların da yardımıyla bir hastalığı engelleyebilirler.
Kimi zaman da vücuda giren mikropların sayılarının çokluğu ve yapılarının dayanıklı oluşu nedeniyle vücut bunlara karşı başarılı bir direnç gösteremez. Bunun sonucunda mikroplar vücuda yayılarak insanı hasta eder.
Bu gibi durumlarda vücut en büyük korunma silahına başvurur. Antikor adı verilen bu proteinler çeşitli yollarla mikropları durdurur ya da zararsız duruma getirirler. Her hastalık için değişik bir antikor maddesi vardır. Vücut her zararlı mikrop için özel bir cins antikor üretir ve bunu kendiliğinden yapar.
Kimi hastalıklara karşı aşılar kullanarak önceden korunmak olanaklıdır. Aşılar, dirençleri azaltılmış ya da öldürülmüş hastalık mikroplarının sıvılandırılmış şekilleridir. Bir insan aşılandığında vücudu mikroplara karşı savaşıma itilir. Sonuçta oluşan antikorlar kişiyi, ilerde vücuda girecek mikroplardan korur. Hemen hemen herkes çiçek hastalığına karşı aşı olmuştur. Kolda ya da bacaktaki küçük aşı izi, vücudun bu hastalığa neden olan virüse karşı antikorlar ürettiğini gösterir. Zamanında aşılanan insan bu hastalığa yakalanmaz.

Aşılanma yolu ile korunulabilecek çok sayıda başka hastalık vardır, insanlar, boğmaca, difteri, kızıl, kızamık ve kabakulağa karşı aşılanarak kendilerini bu hastalıklardan koruyabilirler.
Bazı durumlarda vücut bir hastalığa karşı savaşım verecek antikorları üretemeyebilir. Bu durumda doktor hastaya gerekli antikorları dışarıdan verir. Dışarıdan sağlanan bu antikorlar hastayı süratle korumaya başlarlar. Ancak bunlar vücudun ürettiği antikorlar kadar dayanıklı değildir.
Zararlı mikropların yok edilmesi gereklidir. Bunların denetimi hastalıkların yayılmalarını önler. istenmeyen mikropların yok edilmesi için belki en yaygın yöntem kuvvetli ısıdan yararlanmaktır. Yiyecekler pişirilerek, su kaynatılarak, konserve yiyecekler ısıtılarak ve süt pastörize edilerek mikroplar yok edilebilirler. Hastanelerde, sargılar, çarşaflar ve gereçler kullanılmadan önce özel aygıt ya da ısıtıcılarda ısıtılarak zararlı mikroplar öldürülür.

Mikropların üremeleri için uygun ısıya gereksinimleri olduğundan, onların yaşama koşullarında yapılacak değişiklikle denetimleri sağlanabilir. Kimi yiyecekler, mikropları yok etmek için kurutulur ya da tuzlanır. Kimileri ise soğuk bir yerde saklanır.
Doğada mikropların birçoğu güneş ışığı tarafından öldürülür. Güneşin ultraviyole ışınları mikroplara karşı çok etkilidir. Ultraviyole lambalarının ışınları kapalı bir odanın havasındaki mik-1* ropların sayısını önemli ölçüde azaltabilmektedir.
Hastalık mikropları, antiseptik ya da dezenfektan denilen arıtıcı kimyasal maddeler yardımıyla öldürülebilirler. Tendürdiyot ya da alkol gibi kimyasal bir antiseptik kesik ya da başka tür bir yaranın mikrop kapmasını önler. Yerler, kaplar ve banyolar, belirli kimyasal maddelerle dezenfekte edilerek zararlı mikroplardan arıtılıp mikroplardan temizlenebilir.
Kişisel korunmamızda temizlik en önemli etkendir. Sağlığımızın yerinde oluşu hastalık mikroplarıyla savaşımda yararlı olur, iyi beslenme ve bol dinlenme, sağlıklı bir vücut için önemli iki etkendir.

Yorum yazın