Tek Hücreliler – Bir Hücreliler

Tek Hücreliler – Bir Hücreliler

Birhücreliler, tek çekirdekli bir hücreden oluşan (çok seyrek olarak bazıları çok çekirdeklidir) ve hayvanlara daha yakın olan organizmalardır. Bunlar, birbiriyle benzerliği bulunmayan küçük boyda organizma topluluklarıdır: En küçükleri 1-30 mikron, bazı foraminiferler 5-10 mm büyüklüktedir; bazı misetozoerler ise 30 sm’ye yakın çapta olur.
• Birhücrelilerin coğrafi dağılımı oldukça geniştir; en değişik çevre ortamlarında bile bunlara raslanır. Denebilir ki, hücre zarının nemliliğini sağlayacak bir parça su bulunması koşuluyla, her ortamda yaşayabilirler. Yani deniz suyunda (her düzeyde), tatlı ve acı sularda, nemli topraklarda, birhücrelilere raslanır. Yerde ve yosunların içinde, tür ve birey sayısı bakımından ipsilerle yarışırlar.
• Birçoğu çokhücreli hayvanlarda asalak ya da ortak yaşar; hayvansal ve bitkisel birhücreli yaratıklar arasında kesin bir sınır çizmek oldukça güçtür. Her zaman başvurulan başlıca ölçüt, beslenme biçimidir; hayvansal birhücreliler dışbeslektir, bitkisel birhücrelilerse (protofitj kendibeslektir, yani güneş enerjisi ve bünyelerindeki kloroplastlardan yararlanarak karbon dioksit gazından organik bileşikler yapabilmektedirler (fotosentez). Ama klorofilli kamçılı hayvanlara da Taşlanmaktadır.
• Öte yandan, bazı türlerde iki beslenme biçimini bir arada görmek olanağı bulunduğu gibi, dışbesleklik ile kendi- besleklik arasındaki bütün geçiş beslenme biçimlerini görmek olanağı da vardır. Buna göre, hayvan dünyası ile bitki dünyası arasında çok katı bir
ayrım yapmak saçma olur. Birhücreli bitkisel yaratıklar (protofit), bazı suyosunlan ile yalın yapılı mantarları kapsar. Bakteriler ve mavi suyosunları, belirgin bir çekirdeği olmayan ve «şizofit» adı verilen birhücrelilerdir.
• Birhücreli organizmalarda çok biçimlilik sınırlı olmakla birlikte, biçim, durmadan değişen çıplak amipten, selüloz çeperli ya da madensel kılıflı kamçılılara, değişmez kalkerli ya da silisli bir kılıf içindeki foraminiferlere, tekalı amiplere ve ışınlılara kadar çok değişik olabilir. Birhücreliler, ayrı ya da toplu halde yaşarlar; toplu yaşayan kamçılı ve kirpikli birhücrelilerin pek çoğunda, topluluk, çıplak gözle görülebilecek boyutlara varır.
• Birhücrelilerde canlı bir hücrenin kendine özgü yapılarına, tam bir organizmanın biyoloji işlevleri için gerekli farklılaşmalar eklenir. Sitoplazma (hücre plazması), bir sitoplazma zarıyla sınırlıdır; bunu bazı türlerde iskeletimsi bir zar, tekalı amiplerde silisli ya da kitinli bir zar, bazı kamçılılarda selülozdan bir zar, gregarinalardaysa proteinden bir zar bütünler.
• Az çok akışkan, esnek ve kasılgan olan sitoplazmada, kondriycm, Golgi aygıtı, koful, çekirdek ve santrozom (çekirdek yakınında, bazen de bitişiğinde) gibi öğeler bulunur. Kofullar çeşitli özelliktedir: Bir bölümü, kasılgan ya da vurgandır, geçişme basıncını düzenleyici ve dışkılayıcı bir rol oynar; bir bölüm, sindirimle görevlidir, sindirilecek avların çevresinde oluşur; daha başka bir bölümüyse, bitkisel hücrelerde bulunanların aynıdır.
• Santrozomun, birhücrelilerde hareket organcıklarmın (kamçılar ve kirpikler) ve iskeletimsi oluşumların (destek tel ya da çubukçukları) hazırlanmasında önemli görevi vardır. Gruplara göre yapısı değişik olan çekirdekse, kromozomları kapsar ve üremede önemli rol oynar
• Birhücrelilerde üreme, eşeysiz ya da eşeyli çoğalmayla sağlanır. Eşeysiz çoğalma, çeşitli biçimlerde gerçekleşir. Bunun en yalın biçimi, çekirdek ikiye bölündükten sonra (mitoz), hücrenin ya enine (kirpikliler) ya da boyuna (kamçılılar) iki parçaya ayrılmasıdır. Bir başka çoğalmada, hücre bölünmeden, çekirdek üst üste birçok kez bölünür; bu çekirdek bölünmelerinin sonunda, hücre, ne kadar çekirdek varsa o kadar sayıda parçaya ayrılır. Bu olaya «şizogoni» denir (sporlular).
• Haşlamlılarda (kirpikliler), ana hücre üstünde bir ya da birçok tomurcuk belirir; sonra bunlar kopup ayrılarak, yeni birer birey oluşturur. Dış ortam koşulları elverişli olmadığı zaman, birhücreliler kistleşir. Hücre su yitirir, dayanıklı bir kılıf salgılar, içteki fazlalıkları atar ve yedek besin biriktirir. Bazı asalak bir. hücrelilerin yayılıp dağılması, bu biçimde gerçekleşir.
• Eşeyli üreme, bütün gruplarda yoktur. Çoğu zaman e- şeyli üreme, eşeysiz üreme ile az çok düzenli olarak alma- şır. Eşeyli üremenin belirgin özelliği, morfoloji ve fizyoloji bakımından benzer ya da farklı iki gametin, birleşip kaynaşarak yeni bir hücre oluşturmasıdır; «yumurta» ya da «zigot» denen bu yeni hücre, yeni bir organizma olacaktır.
• Günümüzde birhücreliler 5 gruba ya da altşubeye bölünmektedir: Kökkamışlılar (RhizoflagellataJ; kirpikliler (Cil- lata); sporlular (Sporozoa; Knidosporidia); ışınbacaklılar (ActinopodaJ.
• Kamçılılar, yer değiştirmelerini sağlayan kamçılarla donanmış birhücrelilerdir. Serbest, asalak ya da ortakyaşardırlar. Bu gruptaki canlıların büyük bir bölümünde kloroplast bulunduğu için, bunlar bitkilere daha yakın sayılırlar. Beslenme biçimi, her zaman değilse de, kendibeslektir.
• Hayvansal kamçılılarda, özümleyici boya yoktur, hücre zarı incedir; bunlar besinleri
sarıp yutma ya da geçişme yoluyla beslenirler. Tripanozomaların tümü, asalak ve tek kamçılıdır. Başlıca cinsleri şunlardır: Sineklerin sindirim borusunda çok yaygın olan Leptomonas; «kalaazar» ya da «kara hastalık» denen hastalığı yapan Leishmania; genellikle omurgalı hayvanların kanında çok görülen Trypanosoma.
• Trypanosoma gambiense,
yalnız Afrika’da görülen uyku hastalığının etkenidir. Bu kamçılı hayvanın boyu, 15-30 mikrondur; hücrenin bir yanı boyunca uzayıp giden dalgalı zar içinde, hücre çeperiyle birleşen çok uzun tek kamçısı vardır. Bu mikrop, insana çe- çe sineğinin (Glossina palpa. lis) ısırmasıyla geçer.
• Kökbacaklıların hem hareket etmek, hem de avlarını yakalamak için kullanabilecekleri yalancı bacaklar çıkarma yeteneği vardır. Bedenleri
•ince bir zarla sınırlıdır, kolayca biçim değiştirebilirler. Amipler bu gruptandır. Bunlardan Entamoeba histolytica, insanların kalınbarsağında yaşar ve «amipli dizanteri» denen hastalığa neden olur.
• Tekalı amipler, bir noktada yapışık bulundukları katı bir kılıf içinde bulunan serbest birhücrelilerdir. Tur balıklarda bunlara çok raslanır. Foraminiferlerse en çok denizlerde görülür. Bunların, bir ya da birçok delikli bir iskeleti ya da kireçten iç kabuğu vardır; söz konusu deliklerden uzun, ince ve bazen de ağızlaşan yalancı bacaklar çıkar. Bazı türlerinse, kitinden bir dış kabuğu vardır; bu kabuğun üstüne kum ya da çeşitli kırıntılar yapışabilir.
• Işınbacaklılarda factinopoda, katı oluşumların (eksenbacaklar) da katıldığı yalancı bacaklar vardır.
• Dikensi hayvancıklar (acantharia), denizde yaşayan plankton hayvancıkları, dır. Bunların belirgin özelliği, tümü bedenin bir merkez noktasından çıkan ve belli bir geometrik kurala uygun olarak sıralanan (J. Müller kuralı) 10 ya da 20 ışınsal iğnecikten oluşmuş iskeletleridir.
• Kirpikliler, adlarından da anlaşılacağı gibi, yer değiştirmek ve beslenmek için kullandıkları titrek tüylerle donanmış birhücrelilerdir. Bunların birçok türü, serbest yaşar ve durgun sularda ya da açıkta bırakılmış ıslak bitki yığınlarında çok yaygındır. Bu büyük boy birhücrelilerin başlıca özellikleri, biri büyük, öteki küçük iki çekirdeklerinin bulunmasıdır: Büyük çekirdek beslenme ve özümlemede, küçük çekirdekse eşeysel çoğalmada rol oynar.
• Kirpiklilerin tipik örneği, boyu 150-300 mikron arasında değişen ve biçimi bir terliği andıran terliksi hayvandır (Paramecium). Terliksi hayvan, bakteriler, kamçılılar ve bitkisel kırıntılar yutup sindirerek beslenir. Yaşam koşulları elverişsiz olduğu zaman da, kirpiklilerin çoğu gibi kistleşir.
• Sporlular asalak canlılardır; bunlarda erginken ne kamçı, ne yalancı bacak, ne de titrek tüy bulunur. Sindirim ve boşaltım kofullarından yoksun oldukları için, konaklarının zararına, besin maddelerini soğurarak beslenirler. Sporlular, konaklarında ağır hastalıklara neden olabilirler. Gregarinalar (Stylocephalus longicollisJ iridir ve özellikle eklembacaklılarda, solucan ve yumuşakçalarda asalak yaşarlar. Daha küçük olan koksidiler, hem omurgasızlarda, hem omurgalılarda asalaktır. Sporlulardan bazı türlerin gelişme çevrimini tamamlayabilmeleri için, değişik iki tür konak gerekir.
• Knidosporidia grubü, balıklarda ve omurgasızlarda asalak yaşar. Bunları öteki bir- hücrelilerden kesinlikle ayıran başlıca özellik şudur: Bedenleri büyük bir plazmoddan oluşur; bunun içinde çok sayıda geçici somatik çekirdek ve amipsi tohum hücreleri vardır. Bu organizmaların birhücreliler ile çokhücreliler arasında kalan geçit yaratıklar olduğu sanılmaktadır. Ama çokhücreliler, özel eşeyli üreme biçimleriyle bunlardan açıkça ayrılırlar. Knidosporidia grubundan birhücreliler, dişli sazanlarda (kaslarında), ipek- böceğinde (dokuları ve yumurtalarında) ve tatlısu solucanlarında asalak yaşarlar.

Yorum yazın