Tek hücreden çok hücreye geçiş

Tek hücreden çok hücreye geçiş

Tekhücreli organizma, nedenleri tümüyle anlaşılmayan bir karmaşıklaşma eğilimi taşıyordu. Bu eğilimin nedeni, belki de büyüme yada daha etkili bir yapı edinme ihtiyacıydı. Hücrenin büyümesi, hücredeki çekirdek sayısında bir artışa yol açtı. Sözgelimi, bazı amiplerin 50 çekirdekleri vardı. Öte yandan hücrelerin koloniler halinde gruplaşması, görev bölümüne ve etkililiğin artmasına yol açtı. Böyle kolonilerde hücreler eşitti ama, değişik işlevler için farklılaşmaya başlamışlardı.
Bu farklılaşma, tekhücreden çokhücreye geçişin ilk adımıydı. Bununla birlikte, gelişmenin bu aşamasında organizmalar tam anlamıyla çokhücreli değillerdi; kolonilerdeki hücreler arasındaki işbölümünün artmasıyla gerçekten çokhücreli oldular. Hücreler, bağımsız olarak yaşama yeteneklerini yitirdiler ve bir anlamda çokhücreli organizmalar oluşturdular.
Buna örnek olarak kamçılılar (Flagellatae) sınıfını —üyeleri arasında kesin bir işlev farklılaşması ve morfolojik farklar olan bir koloni biçiminde birleşmiş tekhücreli organizmalar— gösterebiliriz. Besin bulma ve bağımsız hareket etme ihtiyacı arttıkça yada toplu halde yaşamanın canlı kalma yönünden avantajları ortaya çıktıkça, hücreler arasındaki farklar da belirginleşti. Nedeni ne olursa olsun, hücreler farklılaşmayı ve işbölümünü artırmayı sürdürdüler. Evrim sürecinin bu aşamasında hücreler, çokhücreli organizmalar oluşturdular. Hücrelerin, önünde sallanarak organizmayı hareket ettirmeye yarayan uzun, kamçı biçiminde uzantıları vardı (Hareketsiz süngerin durumundaysa, kamçıların hareketi suda akıntılar yaratarak, bedene su çekmeye yarıyordu). Organizmanın alt bölümünde yer alan ve yutarhücre denen başka bir çeşit hücre grubu da, bir tür sindirim sistemi işlevini görüyordu.

YUTARHÜCRELER
Basit bir çokhücreli organizma nın yutarhücreleri, tıpkı bir amibin yaptığı yolla, yani besinin çevresini sararak, organizmanın beslenme ihtiyacını karşılamaya yarar. Sert bir hücre zarı olmayan amipte, yalancı ayak (pseudopodia) denen hücre plazması uzantıları, yavaşça besinin çevresine akarak onu kuşatırlar. Besin, amibin orta bölümüne doğru hareket eden bir boşluğun içine alınır ve bu orta bölümde enzimlerin yardımıyla sindirilir.
Yutarhücrelerin gelişmesi, yaşam tarihinde önemli dönemeç noktalarından biridir. Artık, organizma, besinlerin bedenine girmesini edilgin olarak beklememekte, etkin biçimde besin arama, parçalama ve sindirilemeyecek bölümleri ayırma işlevlerini yerine getirebilmekteydi. Bazı organizmalar, dıştaki bu yutarhücreleri bir boşluk içine alarak işi daha da geliştirdiler. Zamanla, çok daha ileri sindirim sistemleri gelişti.
Organizmaların tekhücreliden çokhücreliye doğru evrimleşmesindeki tek tek adımlar, ancak kuramsal olarak saptanabilir. Kimse hangi adımın ilk, hangisinin ikinci yada üçüncü olduğunu kesinlikle bilemez. Elde edilmiş ilk kesin bilgi, çokhücreli organizmaların en ilkeli olan süngerlerin (Porifera) yapısıyla ilgilidir.
Kambriyen’den ve onu izleyen devirlerden kalma sünger fosilleri bilinmektedir.

Yorum yazın