Şeker Nasıl Üretilir

Şeker Nasıl Üretilir – Şeker Nasıl Yapılır

Şekerler, kristal yapılı tatlı maddeler olup suda ve sulu alkolde çözünen karbonhidrat sınıfından bileşiklerdir. Şekerler, basit şekerler (monosakaritler) ve bileşik şekerler (oligosakaritler) olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Bileşiminde karbon, hidrojen ve oksijen bulunan şeker moleküllerinin en büyüğünde 24 karbon atomu vardır.
Şeker vücuda meyveler, sebzeler, süt,bal gibi besinlerle alınır. Ayrıca bazı besinlere örneğin çaya, kahveye şeker katılır.
Şeker, sakaritler denilen geniş bir kimyasal madde grubunun içinde yer alır. Bütün sakaritler 1:2:1 oranında karbon, hidrojen ve oksijen içerirler. Olgun meyvelerde, yapraklarda, köklerde, özsuyunda, balda önemli miktarda şeker bulunur. Hayvanların kanında bulunan şeker glikozdur (C6Hl206).Kimyasal formül, bir moleküldeki her elementin atomlarının sayılarını gösterir, fakat atomların diziliş sıralarını göstermez. Glikoz karbon, oksijen, hidrojen atomlarının sıralanışından meydana gelir. Bu atomların çeşitli düzenlenme olanakları vardır ve her sıralanış glikoza benzer başka şekerler verir. Bu yolla meydana gelen iki önemli şeker de fruktoz ve galaktozdur.
Doğada, genellikle şekerin iki molekülü birleşerek disakarit denilen bir moleküle dönüşür. Önemli bir disakarit olan sakaroz, glikoz ve fruktozdan meydana gelmiştir. Laktoz, glikoz ve galaktozdan meydana gelen bir başka disakarittir.
Maltoz disakariti de glikoz ve galaktozdan meydana gelir, fakat moleküllerinin dizilişi laktozdan farklıdır. Sakaroz çay şekeridir. Laktoz, memeli hayvanların sütlerinde bulunur ve genellikle süt şekeri olarak tanınır. Maltoz, malt ve mısır suyunda bulunur. Sakaroz, kendi içinde bulunan basit şekerlerden daha tatlıdır.
Şeker vücut için değerli bir enerji kaynağıdır. Vücuda girdiği zaman sakaroz bozunarak glikoza dönüşür. Glikoz, enzim adı verilen kimyasal maddelerin etkisiyle yavaş yavaş açığa çıkan bir enerji içerir. Eğer gereğinden daha fazla şeker yenirse, aşırı enerji yağ olarak depolanır. Böylece şeker yağlanmaya yol açar.
Şeker çoğunlukla şekerkamışı ve şeker pancarından elde edilir. Bu şekilde elde edilen şeker sakarozdur. Şekerkamışı normal olarak boyu 2,5 metreye kadar yükselen uzun bir bitkidir. Güney Pasifik adalarında yetişir. Avrupa’ya ilk şeker bu adalardan getirilmiştir. Bazı tropikal bölgelerde, şekerkamışının boyu 7 metre yüksekliğe ulaşır. Sapları demet halinde büyür. Bir zamanlar, şeker-kamışları elle toplanırdı. Günümüzde sapları kesmede ve yaprakları soymada makineler kullanılmaktadır. Şekerkamışı ürünü elde etmek için saplar toprağa derinlemesine gömülür. Bu sapların boğum yerlerinden filizler sürer. Filizler, yeni şekerkamışını oluştururlar. Ürün 18-30 ay sonra toplanır. Şekerkamışı tarlaları genellikle her dört ile sekiz yıl arasında yeniden ekilir.
Şeker pancarı, kuzey ülkelerinde yetişen başka bir şeker kaynağıdır. Şeker pancarı beyaz bir köktür. Bu kökün toprak yüzeyinin üstünde büyüyen bir kısmı davardır. Şeker pancarından şeker eldesi on sekizinci yüzyılın sonuyla on dokuzuncu yüzyılın başında bütün Avrupa’ya yayılmıştır. Hasattan sonra, şekerkamışı büyük, çelik silindirler arasında ezilir, saplarından çıkan özsu büyük tanklara akıtılır. Sap artıkları fırınlarda yakacak olarak kullanılır, özsu süzülür ve temizlenmesi için içine kireç gibi kimyasal maddeler eklenir. Daha sonra özsu, bazı sıvıların buharlaşarak uçup gitmesinden sonra bir şuruba dönüşür. Bu aşamada şurup kristal görünümü kazanana kadar hava geçirmeyen kaplarda kaynatılır. Bu karışım, kenarında delikler bulunan metal silindirlere aktarılır. Metal silindirler hızla döner ve kristalin sıvıdan ayrılmasını sağlarlar. Bu ayırıcı silindirlere santrfüj (merkezkaç) denir. Sonunda, şeker kristalleri soğutulur, kurutulur ve tartılır. Elde edilen bu ham şeker, rafineri denen bir başka fabrikaya eritilmek üzere gönderilir. Geriye kalan artık maddeler sıvının süzülmesiyle uzaklaştırılır. Geriye temiz, renksiz sıvı kalır. Bu sıvı kaynatılır ve önceki gibi santrfüjde döndürülür. Böylece saf şeker kristalleri meydana gelir. Bunlar değişik büyüklüklerde eleklerden geçirilir, paketlenir ve satışa sunulur. Şeker pancarı da aynı işlemlerden geçirilir. Şeker pancarının ilkönce kökleri ıslatılır ve berrak bir şurup meydana gelene kadar kireç ile işlem yapılır. Bu şurup şekerkamışındaki yöntemle saflaştırılır.
Şekerden süzülen yoğun, koyu şuruba melas adı verilir. Melas yabancı maddeler içerir, fakat bileşiminde % 50 şeker bulunur. Şekerin alkole dönüşme işlemi enzimlerle olur. Enzimler, özel kimyasal maddeler olup şekeri vücut enerjisine çevirirler.
Örneğin, maltoz enzimi maltı ve mısır şuruplarını basit dekstroz şekerine dönüştürür. Zimas enzimi ise dekstrozla tepkimeye girerek alkol ve karbondioksit verir. Bu işlem mayalanma olarak bilinir. Mayalanan sıvının üzerinde meydana gelen köpük, sıvının yüzeyine çıkan karbondioksit gazının kabarcıklarından ileri gelir. Alkol, mayalanan sıvının içinde kalır.
Tatlı besinler genellikle yağ yapısı besinlerdir. Bu nedenle saf şeker her zaman kullanılmaz. Çaya ve kahveye sakarin gibi yapay tat vericiler ilâve edildiği olur. Sakarin tat vermekle birlikte şişmanlatmaz. Siklamat başka bir tür yapay tatlandırıcıdır. Ancak zararlı yan etkileri nedeniyle bazı ülkelerde yasaklanmıştır.
Şeker hastalığı tehlikeli bir hastalıktır. Şeker hastaları, kanlarındaki şekeri normal olarak dengeleyemezler. Bu kimseler vücutlarında bulunan şekeri dengeleyen bir kimyasal madde olan ensülini yeteri kadar üretemezler. Bu nedenle şeker hastalarına ensülin tedavisi uygulanır. Şeker hastaları yedikleri şekerli besinlerin miktarına dikkat etmelidirler.
Şekerli besinler diş çürümesinin nedeni de olurlar. Dişlerde kalan yiyecek artıkları ağız bakterilerini beslerler. Bu bakteriler dişleri çürüten asitleri meydana getirirler.
Şeker, ucuz ve sindirimi kolay olan değerli bir besindir. Evlerde kullanılan kristal toz şeker yaklaşık yüzde yüz saf sakarozdur. Sakaroz reçel yapımında tatlılaştırıcı olarak kullanılır. Tam olarak saflaştırılmamış esmer şekerde başka şekerler ve boyar maddeler bulunur. Bu nedenle evlerde kullanılmaz.

Yorum yazın