Ortak Yaşam Nedir – Ortak Yaşam Şekilleri

Ortak Yaşam Nedir – Ortak Yaşam Şekilleri

Biyologlar ortak yaşama deyimini çok yakın bir şekilde bir arada yaşayan iki değişik organizmanın arasındaki ilişkiyi anlatmak için kullanırlar. Ortak yaşama iki değişik hayvan arasında olabilir. İki değişik bitki arasında, ya da bir hayvanla bir bitki arasında da olabilir. Bazı durumlarda her iki taraf bu ilişkiden yararlanır. Her biri diğerinden yaşaması için gerekli olan bir şeyler alır. Bazı durumlarda ise iki taraftan sadece bir tanesi ortak yaşamadan yararlanır.
Bitkiler âleminde ortak yaşamanın birçok örneği görülebilir. Likenler, dünyanın her tarafında bulunan çok küçük bitkilerdir. Ağaçların gövdelerinde ve kayaların, taşların üzerinde büyürler. Çoğu kez eski evlerin damlarını ve dış duvarlarını kaplarlar. Bazı likenler parlak, sarımsı yeşil renktedir; bazıları kahverengidir. Liken tek bir bitkiymiş gibi görünür. Oysa gerçekte ortak yaşama halindeki iki bitkiden oluşur.
Likendeki iki bitkinin biri suyosunu, diğeri ise mantardır. Suyosunu yeşil olduğu için Güneş ışığının enerjisinden yararlanarak besi maddeleri yapar. Bu sürece fotosentez adı verilir. Bu süreci oluşturmak için suya gerek vardır. Mantar besi maddeleri yapamaz fakat çevresinden su alabilir. Bu durumda mantar, suyosununa su sağlar. Suyosunu da mantara besi maddesi sağlar. Genellikle bir likende bulunan mantar türü başka yerde bulunmaz. Bu mantar suyosunundan ayrı yaşayamaz. Oysa suyosunu, mantar olmadan da yaşayabilir; fakat büyümesi tam olmaz. Suyosunu için de mantarla beraber yaşamak daha yararlıdır.
Bazı mantar türleri çalı ve ağaç gibi daha büyük bitkilerle ortak yaşama halinde bulunurlar. Bu bitkilerin köklerinin çevresinde, toprakta, kitleler halinde mantar bulunur. Bu tür mantarlar topraktaki ölü hayvan ve bitki kalıntılarını sindirebilir. Çalı ve ağaçların da bu kalıntılara ihtiyacı vardır. Fakat bunlar ilk önce mantarlar tarafından parçalanmadığı sürece bunlardan yararlanamazlar. Bu ortak yaşama örneğinde çalı ve ağaçlar daha yararlı çıkmaktadır. Mantarların bu ortak yaşamadan hiç bir yararı yoktur.
Baklagiller familyasından bazı bitkiler, örneğin bezelye ve fasulye, bakteri adı verilen çok küçük, gözle görülemeyen organizmalarla ortak yaşama sürdürürler. Bakteriler bu bitkilerin köklerinde yaşar. Bakteriler, topraktaki havadan azot gazı alıp bunu nitratlara dönüştürürler. Bitkilerin azota ihtiyacı vardır fakat gaz halindeki azottan yararlanamazlar. Baklagiller bakterilerin yaptığı nitratların içindeki azottan yararlanabilirler. Karşılık olarak bakteriler de bu bitkilerin kökünde kendilerine bir sığınak, bir yuva bulurlar. Bakteriler birçok hayvanla da ortak yaşarlar. Tavşan, inek gibi ot yiyen hayvanların içinde bakteriler yaşar. Bu bakteriler bu hayvanların besinleri sindirmesine yardımcı olurlar. Bitkilerde selüloz adı verilen sert maddeden çok miktarda vardır. Selüloz hayvanlar tarafından sindirilemez fakat bakteriler tarafından sindirilebilir. Bunun karşılığında bakteriler de bu hayvanların vücudunda dış etkenlere karşı korunmuş olur.
Çiçeklerin böcekler tarafından tozlanması da bitkilerle hayvanlar arasındaki bir ortak yaşama örneğidir. Böcekler çiçeklere konarak bunlardaki balözü (nektar) adı verilen şekerli maddeyi ve çiçek tozlarını, yani çiçeğin erkek hücrelerini yerler. Çiçekler de böceklerin gelmesinden yararlanırlar. Çünkü Böylece çiçek tozları bir çiçekten diğerine yayılır.
İki hayvan arasında ortak yaşamaya da birçok örnek gösterilebilir. Çağanoz adı verilen yengeç türü bazı yumuşakçaların kabuklarını, içlerindeki hayvan öldükten sonra kullanır. Çağanozlar, içinde yaşadıkları kabuğun üzerinde başka deniz yaratıklarının da büyümesine izin verirler. Üzerinde deniz şakayığı adı verilen bir deniz hayvanının yaşadığı çağanoz kabuklarına sık sık rastlanır. Çağanoz, bu hayvanın altında gizlenmiş durumdadır. Deniz şakayığının iğnesi hem kendi düşmanlarını hem de çağanozun düşmanlarını uzaklaştırmaya yarar. Ayrıca çağanoz deniz şakayığının topladığı yiyeceklerden de yararlanabilir. Aynı şekilde deniz şakayığı da çağanozun topladığı yiyeceklerden yararlanır. Çağanoz deniz şakayığını yeni besinler bulabileceği bölgelere taşır. Deniz şakayığı tek başına hareket edemez.
Bitkilerin yapraklarında ve saplarında yaşayan, yaprak biti adı verilen küçücük yeşil böcekleri hemen herkes bilir. Yaprak bitleri karıncaların çok sevdiği, bal gibi tatlı bir özsu çıkarır. Bu nedenle karıncalar, bu bal gibi maddeden bol bol yiyebilmek amacıyla yaprak bitlerine bakarlar.

Ortakçılık: Anlatılan ortak yaşama ilişkilerinde her iki taraf karşılıklı olarak birbirinden yararlanıyordu. Taraflardan hiç birinin bir yararı olmadığı ya da sadece bir tanesinin yararı olduğu ilişkilere ise ortakçılık denir. Örneğin balinaların derisinin üzerinde bazı midye türleri bulunabilir. Görünüşe göre balina midyelerden ne zarar, ne de yarar görür. Aynı şekilde midyelerin de balinadan aldığı ya da verdiği bir şey yoktur. Sadece balina tarafından oradan oraya taşınırlar.
Ortak yaşayan iki canlının bulunduğu bazı durumlarda canlılardan biri diğerine zarar verir. Bu duruma asalaklık denir. Asalak, diğer bir canlı maddenin üzerinde yaşayan herhangi bir bitki ya da hayvandır. Asalaklar genellikle üzerinde yaşadığı yaratıklara zarar verirler. Fakat bu yaratıkları öldürmezler.

Yorum yazın