Omurgalıların Kökeni – Omurgalıların Evrimi

Omurgalıların Kökeni – Omurgalıların Evrimi

Hayvanlar dünyasının iki temel grubundan birini oluşturan omurgalıların (öteki grup omurgasızlardır) kökeni, evrimin çözülmemiş büyük gizlerinden biridir. Her iki grup da öyle eskidir ki, ilk üyelerinin fosilleri günümüze kadar bulunamamıştır.
En eski omurgalı fosilleri, günümüz taşemengillerini andıran bazı ilkel balıkların fosilleridir. Bu eski balıklar günümüzden aşağı yukarı 500 milyon yıl önce. Birinci zamanın Ordovisiyen devrinde yaşamışlardır. Bulunan fosilleri eksiktir ama, bazılarında kemik bulunması, omurgalı hayvanlar olduklarını açıkça gösterir; ama birçok omurgalının tersine, çeneleri yoktur.
Bir omurgalı gibi karmaşık herhangi bir organizmanın varlığı, daha önceleri uzun bir evrim dönemi geçirildiğini gösterir. Bu deneyle ilk yalın omurgalının, 600 milyon yıl önce başlayan ve başlangıcından 100 milyon yıl sonra biten Kambriyen devrinde evrim geçirdiği sanılmaktadır. Ne var ki, sözkonusu devrin fosil kayıtları bize hiç bir bilgi vermemekte ve paleontologlar omurgalıların dünya üstünde ilk ortaya çıkışının kesin zamanı konusunda ancak kestirmelerde bulunabilmektedirler. Günümüzden yaklaşık olarak 420 milyon yıl önce, Silüryen devrinde çeneli, zırhlı balıklar ortaya çıktı. Bunların soyları günümüzde tükenmiştir. Günümüzde varolan büyük omurgalı grupları, kıkırdaklı balıkların ve kemikli balıkların yaşadığı Devoniyen devrinin başlarında (en az 400 milyon yıl önce) ortaya çıkmaya başladılar. İkiyaşayışlılar, sürüngenler, memeliler ve kuşlar ise daha sonraki devirlerde birbiri ardından ortaya çıktılar.
OMURGALI GÖVDE
Omurgalılar, yüzeysel olarak çok farklı gibi görünen çeşitli hayvanları kapsar. Bu hayvanların bazıları yüzer, bazıları yürür yada koşar, bazıları uçar. Pullarla, tüylerle, kürkle yada yalnızca çıplak deriyle örtülmüş olanları vardır.

Ama bu farklılıklarına karşılık, gövdelerinde belirli anatomik benzerlikler görülür. Yılanbalıkları dışında, yetişkin omurgalıların ya yalnızca kıkırdaktan yada kemikle birlikte biraz kıkırdaktan oluşan bir iç iskeleti vardır. Temel destekleyici yapı, sırt yüzeyine yakın yerleşmiş bulunan ve gövde boyunca uzanan bir dizi omurgadan oluşan belkemiğidir. Genellikle, balıklarda iki çift yüzgeç, öteki omurgalılarda da iki çift kol yada ayak vardır. Ön uçtaki kafatası beyni, bir dizi kaburga ise kalbi ve öteki iç organları korur.
Omurilik, beynin arkasından çıkan ve omurga tarafından korunan bir sırt siniridir; tekrarlanan aralarla dışarıya şinir çiftleri verir. Bunlar deriye, kaslar^ ve iç organlara ulaşırlar. Omuriliğin genişlemiş uzantısı olan beyin, birçok duyu organının, özellikle görme, duyma ve koku alma organlarının yer aldığı kafanın içine yerleşmiştir. Beyin de, bir dizi siniri dışarıya verir. Duyu organlarının hayvanın ön tarafında yoğunlaşması, avlanmak ve izleyicilerinden kaçmak için hızlı hareket eden hayvanlara yarar sağlar.
Kalp ve temel kan damarları da gövdenin ön-iç bölümünde yer alır.
Birçok suda yaşayan omurgalı, oksijeni solungaçları içinden geçen sudan elde eder. Hava soluyan su hayvanlarının ve kara omurgalılarının ise, akciğerleri vardır.

OMURGALILARIN ATALARI
Omurgalıların ataları ve ilk olarak ne zaman ortaya çıktıkları bilinmemektedir. Fosil kanıtların bulunmadığı yerde, yaşayan organizmalar arasındaki anatomi benzerliklerine bakmak, bazı ipuçları elde etmeye yarayabilir. Birbirlerine çok benzeyenler, genellikle birbirleriyle çok yakından ilgilidirler. Ne var ki, bu çalışma yolu, omurgasızların çok azının yetişkin omurgalılarla benzer gövde yapıları olması nedeniyle, omurgalıların ataları konusunda pek az veri ortaya çıkarmıştır.
ilgi çekici bir ipucu, derisidikenlilerin (denizyıldızları ve denizkestaneleri) kurtçuklarının, palamut kurtlarının ve en ilkel omurgalıların kurtçuklarının hemen tümüyle aynı olduğunun bulunmasıyla ortaya çıkmıştır. Derisidikenlilerle bu yalın kordalılar arasındaki benzerlik, kurtçukların ötesinde embriyolojinin ilk evrelerine de uzanır.
Bunların embriyonlarının ilk gelişmesi, omurgasızların öteki temel gruplarından olan hayvanların embriyonlarının ilk gelişmesinden farklıdır. Derisidikenlilerin biyokimyası da, omurgalılarınkine benzer ve öteki omurgasızlardan birçok yönde farklıdır. Bu olgular, Ordovisiyen devrinde yada daha önce yaşamış derisidikenlilerin, tüm omurgalıların ataları olabileceği sonucunu doğurmuştur.

OMURGALI FOSİLLERİ
Omurgalıların fosilleri çoğunlukla yalnızca kemiklerinden oluşur; çünkü kemikler, yumuşak dokulardan çok daha uzun dayanırlar. Kemiklerin içine mineraller sızıp girebilir, hattâ tamamiyle kemiğin yerini alabilir; ama biçimlerinin ve büyüklüklerinin kanıtı korunur. Bu bilgilerden, hayvanların yaşam içindeki genel görünümü, mantıklı bir doğrulukla ortaya konabilir.
Çok seyrek olarak, post ve kürkler de korunabilir. Nitekim, bazı hayvanlar buz içinde bütün durumda donmuş bulunmuşlardır.

Yorum yazın