Mikroplar Nasıl Yaşar

Mikroplar Nasıl Yaşar

İnsanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için nasıl besin, su, oksijen, sıcaklık ve buna benzer şeylere gereksinmeleri varsa mikroplar için de durum öyledir.
Mikroorganizmaların gereksinim duydukları besinler çok basit ya da çok karmaşık olabilir. Bu durum mikrobun doğal koşullarda doğada nerede yaşadığına bağlıdır. Bazı mikroplar yalnızca canlı hayvan ve bitkiler üzerinde yaşarlar ve besinlerini onlardan sağlarlar. Bu tür mikroplar başka bir ortamda yaşayamazlar. Besin gereksinmesini başka canlılardan sağlayan canlılara asalaklar adı verilir.
Bazı mikroplar ise besinlerini cansız maddelerden örneğin, ölü hayvanlardan, eski ağaç kütüklerinden ya da bahçelerde toplanarak bir tarafa atılmış sebzelerden sağlarlar. Bunlar çürük mikroplarıdır. Bilim adamları bunlara saprofit.(ayrış tırıcılar) adını verirler.
Her hangi bir canlı öldüğü zaman mikroplar ölü hücrelerdeki kimyasal maddeleri parçalarlar. Mikroplar bu maddelerin bir bölümünden besin olarak yararlanır, geri kalan büyük bölümü de toprağa karışır.
Mikroplar besinlerini sindirebilmek, yeni protoplazma oluşturabilmek ve yeni hücreler yapabilmek için suya gereksinme duyarlar. Su olmazsa mikropların çoğu yavaş yavaş küçülerek ölürler.

Her mikrop türü kendisi için gerekli özel bir ısıda daha iyi gelişir. Mikropların bazıları karlı, buzlu yerlerde olduğu gibi en soğuk buzullarda bile yaşayabilir. Bazıları ise, sıcak olan tropikal bölgelerde ya da sıcak kaynaklarda yaşarlar. Ancak mikropların gelişmesi için en uygun ortam ve sıcaklık, yaz günleridir. Mikroplar bu sıcaklıkta daha iyi gelişme olanağı bulduklarından yiyecekler, yazın daha çabuk bozulup çürürler. Bu nedenle özellikle yaz aylarında yiyeceklerin buzdolabında korunması gereklidir.
Mikropların akciğerleri yoktur ama solunum işlevini gene de yürütürler. Solunumları doğrudan hücre dış zarı kanalıyla yapılır. Solunum sırasında dışarıdan oksijen alınır ve hücre içindeki karbondioksit dışarı atılır. Oksijen, hücrelerin besinleri yakarak enerjiye dönüştürmeleri için gereklidir. Bu enerji ile mikroplar, yaşamlarını sürdürürler. Karbondioksit, kullanılmış gaz olarak dışarı atılır.
Mikropların çoğu havadaki oksijeni kullanabilirler; bunlara aerobik mikroplar ya da aerop denir. Buna karşın bazı mikroplar aldıkları besinin içindeki oksijeni kullanırlar. Bu tür mikropların laboratuvarlarda geliştirilmesi gerekirse, bunların sıkıca kapatılmış kavanozlara konularak hava ile ilgisinin kesilmesi gerekir. Çünkü normal havada
gelişmeleri olanaksızdır. Bu tür mikroplara anaerobik (havasız) mikroplar ya da anaerop adı verilir. Doğada anaeroplar toprağın derinliklerinde, okyanus diplerinde, hayvan bağırsaklarında ve konserve edilmiş besinlerde bulunur. Mikropların çoğunun iyi gelişmeleri için karanlık daha uygun bir ortamdır. Güneşin yayınladığı morötesi ışınlar mikroplar için zararlı ve genellikle öldürücüdür.
Besin, su, uygun ısı, gerekli hava ve uygun ışık mikropların yaşamlarını sürdürmeleri ve büyümeleri için en önemli gereksinmelerdir. Bunlardan birinin eksik olması durumunda mikroskobik bitki ya da hayvanların yaşamı sona erebilir.
Eğer bilim adamları mikropların biçimleri, nasıl yaşadıkları ve geliştikleri, ne gibi değişikliklere neden olduklarını incelemek istiyorlarsa, laboratuvarlarda mikrop üretme yöntemlerine başvurmak zorundadırlar.
Bunun başarılabilmesi için her mikrobun gereksinim duyduğu özel besinlerin ve uygun ortamın yaratılması gereklidir. Eğer üretilmek istenen mikrop bir parazit ise, canlı hücre, kan ve diğer maddelerin yanı sıra hücre parçaları da sağlanmalıdır. Saprofitlerin (ayrıştırıcıların) üretilmeleri daha kolaydır. Bunlar et suyu, süt, şekerli maddeler ya da patates gibi besinlerde gelişirler. Laboratuvarlarda bu iş için kullanılan önemli bir gereç, besinleri yoğunlaştırmada kullanılan ve ağar adı verilen maddedir. Bu madde et suyunu yoğunlaştırarak, organizmaların topluluklar halinde büyümelerini sağlar. Gözle seçilebilen bu mikrop toplulukları üst üste büyüyen milyonlarca mikrop kümesinden oluşur.
Sıvı kültürler tüp ya da kavanozlarda üretilir. Bu kapların ağzı daha sonra pamuk ya da gevşekçe bir tıpa ile kapatılarak yüksek ısıdaki buharla sterilize edilir. Kaplar kapalı olduğundan havadaki mikroplar içeri giremez. Tüp içinde gelişen mikroplar dışarı kaçamazlar. Mikropların soluması için gerekli hava pamuk ya da gevşek tapadan tüp içine girebilir.
Katı kültürler petri kapları denilen özel tabaklarda geliştirilir. Tabaklar istenmeyen başka bir mikrobun üremesini engellemek için önceden iyice sterilize edilmelidir. Salt bir mikrop türünün üretilmesi işlemine Saf Kültür geliştirilmesi adı verilir.

Mikroplar üretilmek için kendilerine uygun ısı, hava ve ışığı sağlayan inkübatör adı verilen bir gereç içine yerleştirilir. Bir ya da iki gün gibi kısa bir sürede uzmanlar için mikroskoplarla inceleyebilecek ve deney yapabilecek sayıda mikrop üretilmiş olur. Bazı tür mikropların özel gereçler kullanılmadan üretilebilmeleri için gerekli bilgiler verilmiştir. Ancak bu yolla üretilecek mikroplar saf kültürler değil, değişik türde mikropların oluşturduğu karışık kültürler olacaktır. Bu deneyleri yaparak, mikropların topluluklar halinde nasıl bir görünüm aldığını ve ne gibi değişikliklere neden olduklarını inceleyebilirsiniz.

Yorum yazın