Maymunlar Hakkında Bilgi

Maymunlar Hakkında Bilgi

Maymunlar, omurgalı hayvanlardan memeliler sınıfının bir takımıdır. Maymunlar en yüksek düzeyde canlılar olarak kabul edilir.
Memeliler omurgalılar grubunun bir sınıfıdır. Memeliler yumurtlamazlar. Yavru doğana kadar annenin vücudunda büyür. Dişi memeliler yavrularını sütle beslerler. Memelilerin derilerinde onları sıcak tutan kıllar vardır. Bunlar sıcakkanlı hayvanlardır. Çevrelerindeki sıcaklık değişse de vücut sıcaklıkları aynı kalır.
Memeliler yeryüzünün en gelişmiş canlılarıdır. İlkel hayvanlar yıllar boyunca hemen hemen hiç değişmemiş hayvanlardır. Milyonlarca yıl önce yaşamış atalarının çoğu özelliklerini hâlâ taşırlar. En ilkel maymunlar makigillerdir. İlk maymunlar yeryüzünde aşağı yukarı 60 milyon yıl önce ortaya çıkmıştır. Bunların makigillere benzedikleri sanılmaktadır.
Makigiller aşağı yukarı 50 milyon yıl önce gelişmişlerdir. Bilim adamları kuzey yarıküresinde eski makigillerin fosillerini bulmuşlardır. Bugün makigiller yalnız Afrika’nın doğu kıyıları açığındaki Madagaskar adasında ve komşu adalarda yaşarlar. Makigillerin tilkiye benzer yüzleri, uzun kulakları ve tüylü uzun kuyrukları vardır. Kuyruğu çizgili makinin beyaz çizgili siyah bir kuyruğu vardır. Yakalı maki daha büyüktür, indri makisi en büyük türdür. Kuyruğu ile birlikte 75 santimetre boyunda olabilir. Sıçan maki en küçük maki ve en küçük maymundur. İnsan avucuna sığacak büyüklüktedir.
Lorigiller makigillerle akraba olan ilkel bir maymun grubudur. Fakat son zamanlarda oldukça gelişmişlerdir. Daha önce makilerin 50 milyon yıl önce yaşamaya başladıkları belirtilmişti. Oysa en eski lori fosili 25 milyon yıl öncesine aittir. Yavaş lori ve ince lori Asya’nın güneyinde bulunur. Lorigillerin yakın akrabaları potto ve angvvantibodur. Lorigiller çok yavaş hareket eden hayvanlardır. Yalnız geceleri ortaya çıkarlar ve ağaç dalları arasında yavaş yavaş gezinirler.
Çalı bebekleri lori ailesinden küçük maymunlardır. Diğer loriler gibi bunlar da yalnız geceleri ortaya çıkarlar. Fakat diğerlerinden farklı olarak çok hareketli olurlar. Daldan dala atlayarak dolaşırlar. Büyük gözleri, büyük kulakları ve uzun kuyrukları vardır. Afrika’nın tropikal ormanlarında yaşarlar.
İlkel maymunların son grubu cadı maki ailesidir. Cadı makiler çok ilginç hayvanlardır; çünkü hem makilerle hem de gerçek maymunlarla ortak özelliklere sahiptirler. Cadı makiler Borneo ve Sumatra gibi güneydoğu Asya’nın kimi bölgelerinde bulunurlar. Fakat bilim adamları cadı maki fosillerine bakarak bunların bir zamanlar yeryüzünün birçok yerinde yaşadıklarını saptamışlardır. Cadı maki fosilleri aşağı yukarı 50 milyon yıllıktır. Bilim adamları bu fosilleri bugünkü cadı maki kemikleri ile karşılaştırmışlar, birbirlerine çok benzediklerini görmüşlerdir. Gerçekten de cadı makiler 50 milyon yıl içinde çok az değişmişlerdir.
Cadı makiler büyük gözlü küçük maymunlardır. Gece ortaya çıkarlar. El ve ayak parmaklarının uçlarında disk biçimi yastıklar vardır. Bunlar dallara tutunmalarını sağlar. Arka ayakları uzun ve daldan dala atlamaya uygundur. Belirli vücut özellikleriyle makigillere yakındırlar. Bu özellikler arasında dil altındaki zarla kulak kemiklerinin düzeni sayılabilir. Fakat cadı makiler daha gelişmiş özelliklere sahiptirler. Bunlar kafatasının biçimi ve dudakların hareket yeteneğidir. Cadı makiier yüz ifadelerini değiştirmeye yarayan dudak hareketleri yapabilirler. Daha ileri maymunlar, özellikle kuyruksuz maymun, yüz kaslarını hareket ettirerek duygularını belirtirler.
Gerçek maymunların 30 milyon yıl önce cadı makilerden gelişerek ortaya çıktığı sanılmaktadır. Gerçek maymunlar gelişmiş maymunların ilkiydiler. Evrimlerinin oldukça erken devrelerinde iki gruba ayrılıp bağımsız olarak geliştiler. Bir gruptan Amerika maymunları, diğerinden Asya, Avrupa ve Afrika maymunları ortaya çıktı. Amerika maymunları daha küçüktür. Çoğunun daha çok sayıda dişleri vardır. Burunları daha yassıdır ve burun deliklerinin arası açıktır, insansılar ise hayvanlar aleminin insana en yakın örnekleridir, insansılar gibonları, orangutanları, şempanzeleri ve gorilleri kapsar. Bunların hepsi gerçek maymunlardan gelişmiştir. En önemli gelişmeleri beyinlerinin büyüklüğünde olmuştur. Büyük bir maymunun beyni tıpkı minyatür bir insan beynine benzer. Temel biçimi ve yapısı aynıdır. ileri beyin yapılarından dolayı insansılar diğer maymunlardan daha akıllıdırlar, insansıların insana benzeyen başka bir özellikleri de zaman zaman arka ayakları üzerinde durma ve yürüme alışkanlıklarıdır, insanın doğal duruşu dik biçimdedir. Gerçek maymunlar ayakta dik durabilirler fakat bunu insansı maymunlar kadar sık yapmazlar. Dik duruşun gelişmesi kafatasındaki belirli değişikliklerin sonucudur. Kafatasında “artkafa deliği” adı verilen bir delik vardır. Bu delikten vücudun ana sinir grubu olan omurilik geçer. Omurilik beyinden geçerek sırta iner. Omurlar tarafından korunur. İlkel maymunlarda, örneğin makilerde bu delik kafatasının arkasında bulunur. Bu yüzden omurilik yere paralel olarak çıkar. Hayvan bu nedenle yatay durma eğilimindedir. Daha ileri maymunlarda delik kafatasının tabanına daha yakın yerdedir, ileri maymunlar vücutlarını her zaman yatay tutmazlar, insanda ise omurilik kafatasından çıkarken dikeydir. Bu yüzden insan dik durabilir ve yürüyebilir. Hayvanlarla karşılaştırıldığında insanın geçmişi çok kısadır. Maymunla insan arasında bir hayvanın kafatası fosilleri bulunmuştur. Bu kafataslarının sonuncusu 1972’de doğu Afrika’da bulunmuş olup 2,5 milyon yıl önceye ait olduğu düşünülmektedir. 50 000 yıl önce yaşamış ilke! bir insan soyunun fosilleri de Çin’de ortaya çıkarılmıştır. Bilim adamları bu soya Pekin insanı adını vermişlerdir. Pekin insanının dik bir duruşu vardı. Beyni bugünkü maymunların beyninden büyüktü.
Aşağı yukarı iki ayaklı bir canlı sayılabilecek olan Australopithecus africanus türünün üst pliyosen dönemi ile alt pliyosen dönemi arasında Afrika’ da yaşadığını gösteren belgeler vardır. Bu canlının insanın atası olduğu kabul edilmektedir. Kuvvetli birotçul olan Paranthropus robustus da aynı sıralarda yaşamıştır. Tanzanya’da bulunan kalıntılardan anlaşıldığına göre son Australopithecus, birtakım taş aletler yapmış ve küçük hayvanlar avlamıştır. Orta pliyosen döneminde ilk insan olan dik duran adam (Homo erectus), Australo-pithecustan türemiştir. Bu ilk insanın beyninin 900-1 200 santimetreküp olduğu ve tam dik olarak yürüdüğü, ayakta durduğu sanılmaktadır. Pekin, Cava, Cezayir, doğu ve güney Afrika ve Avrupa’nın bazı yerlerinde yaşamış olduğunu gösteren belirtiler vardır. Bu insan daha büyük hayvanları avlamış ve yaptığı aletleri daha çok geliştirmiştir. Pekin’deki kalıntılardan, bu insanın ateşi de bulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Yukarı pliyosen döneminde ise modern insan olan bilen adam (Homo sapiens) ortaya çıkmaya başlamıştır. 40 000 yıl öncesine kadar batı Avrupa’da yaşamış olan Neandertahl insanı (Homo neandert-halensis) bunlardandır.
önceleri, ilk insanın yaptığına benzer, fakat daha ince taş aletler yapan modern insan, M.ö. 8000 dolaylarında yontma ve cilâlı taştan aletler yapmaya başlamıştır. Kimi hayvanların evcilleştirilmesi, kimi bitkilerin ekilmesi deyine bu sıralara rastlar. Bu yeni dönemin başlangıcına “neolitik devrim” denir. M.ö. 1200 dolaylarında demirin eritilmesiyle de “teknolojik devrim” ortaya çıkmıştır. Ancak teknolojik gelişme sürekli olarak batıya kaymıştır.

Yorum yazın