İlk omurgalılar

İlk omurgalılar

İnsan dahil bütün omurgalılar, kordalılardan yayılır. Tüm kordalıların paylaştığı temel özellik, beden boyunca uzanan, sert bir ip yada kordadır. ‘Adlarını da bu sırt ipliğinden almışlardır. Omurgası bulunan hayvanlara -omurgalılar» denir. Bu hayvanların kökeni küçük ve önemsiz gibi görünen bir yaratıklar dizisine dayanır. İlkel kordalılar denilen bu canlıların yaklaşık 570 milyon yıl kadar önce. Kambriyen devrinin ilk dönemlerinde ortaya çıktığı sanılmaktadır. Tam olarak hangi atalardan geldikleri bilinmemekle birlikte derisidikenlilerle (denizyıldızı) aynı soydan olmaları büyük bir olasılık içindedir.

Kordalıların Ayrıcı Özellikleri

Kordalıların sırt ipi, omurganın bir öncüsüdür ve miyotomlarm yani düzenli kasların bağlandığı bir temeldir. Üzerinde boru biçiminde bir sinir ipi bulunur, bu ipin -bas» ucu genişlemiş, katlanıp bir beyin oluşturmuştur. Buna ek olarak tüm gerçek kordalılar çift solungaç deliklerine yada benzer oluşumlara ve ayrıca bir kuyruğa sahiptir.
İlk kordalıların yani omurgası bulunan bütün hayvanların atası olan ilkel-kordalıların çağımızdaki kalıntıları, binlerce yıl önce, büyük bir olasılıkla oldukça kalabalık ve başarılı bir grubun ileri derecede uzmanlaşmış birkaç «kalıntısından» ibarettir. Bu oldukça az bulunan örnekler de yarım kordalılar (Pty-chodera glava), gömlekliler ve tek temsilcisi amfiyoksüs (Batrak) olan sefalokordalılar diye üç alt filuma ayrılmıştır. «Tam anlamıyla omurgalıların» ise en ilkel temsilcileri bir tür yılan balığı ve tas-emengillerdir .

Ptychodera’lar ve Gömlekliler

Deniz dibini oyup yuva yapan Ptychodera’lar bedensel özellikler bakımından hem derisidikenlilere, hem de kordalılara benzeyen yaratıklardır. Bazı ptychodera’larda boru biçimli sinir ipi bulunur. Çoğunun solungaç yarığı kordalrlarınki gibi olmakla birlikte, yarıklar solunumdan çok beslenmede kullanılır, Ptychodera’lar sırt ipine benzeyen bir iç yapıya sahip olmakla birlikte, bu sırt ipi embriyonda, gerçek bir kordadan oldukça değişiktir. Ergin solucan basit bir kor-dalıya benzeyebilirse de. gelişimindeki larva evreleri hemen hemen denizyıldızının ve denizkestanesinin geçirdiği evrelerin esidir ve bu da derisidikenlileri omurgalıların ataları olarak gösterenlerce bir kanıt olarak kullanılır.
Gömlekliler (tunicata) garip, torba biçimli hayvanlardır, ve çoğu yerleşik yaşamlarım denizin dibine bağlı olarak geçirirler. Solungaç yarıkları dışında, kordalılara özgü, birkaç özelliğe sahiptirler. Kordalı-lar çizgisinden tunicata’nın yeri serbestçe yüzen tunicata larvasına göre saptanır. Çünkü bazı hayvan-bilimciler, omurgalıların değişik bir süreç sonucu ortaya çıktığı kanısındadır. Bu süreçte iribaş larva olgunlaşıp erişkin olacak yerde kendi eşeysel organlarını geliştirmiştir.

Deniz fıskiyelerinin bu adı almalarının nedeni, çoğunun tedirgin edilince su fışkırtmasıdır. Sürekli olarak deniz fıskiyesinin gövdesine giren su, dışarıya itilir ve bu işlem sırasında sudaki besin ve oksijen alınır. Çok bilinen öteki ad, yani «gömlekliler» ise, hareketsiz selüloz torba yada gömlekten ötürü verilmiştir.

İlkel kordalıların içinde en ilgi çekici olanlar, batraklardır. Çünkü, çoğu sıcak denizlerin kumsallarında kumu oyup yuva yapan bu küçük yaratıkların, kordalıların tüm ayırıcı niteliklerini taşıyan basit gövdeleri vardır. Hemen hemen baştan kuyruğa kadar, içi bos sinir

ipinin altında, korda yani sırt ipi uzanır. Batrak’ın ağzının arkasında, iki yanda yeralan 100 çifti askın solungaç yarığı vardır. Bunlar, kısmen besini süzmekte kısmen de denizsuyundaki oksijeni almakta kullanılır.

Öteki ilkel-kordalılar gibi, erişkin batrak da doğrudan doğruya yumurtadan gelişmez-, larvanın başkalaşması sonucu meydana gelir. Plankton içinde yaşayan bu larvalar, bazen e$eysel organ belirtileri de geliştirebilirler (bu da, gerçek omurgalıların başkalaşıma gerek kalmadan olgunlaşan larva biçimlerinden gelişmiş olduğunun bir başka kanıtı sayılır).

Yılan Balığı ve Taş-Emengiller

Ordovisyen devrinde ortaya çıkan ilk gerçek omurgalılar büyük bir olasılıkla yılan balıklarının (12) ve bofa balıklarının atası olan, balığa benzer yaratıklardı. Bunlar günümüzde bilinen omurgalıların en ilkel iki türüdür. Ne yılan balığında, ne taş-emengillerde çene yok, tur, ama ikisinin de iskeleti kıkırdaktandır ve hem solungaç yarıkları, hem de geniş sırtipleri bulunur. Tüm yılan balıklarının ve taş-emengillerin, «sırt kemiği»nin üzerinde uzanan bir de boru biçimli sinir ipi vardır. Bofa balığının başında tat, koku, işitme organları ve iyi gelişmiş gözler vardır. Yılan ba lığının başında ise, ağzın çevresinde bir demet dokunaç bulunur, ancak gözleri pek gelişmemiştir.
Ne yılan balıkları, ne de bofa balıkları, görünüş ve alışkanlıkları yönünden, balıkların en seçkinlerinden sayılmaz. Yılan balıkları okyanusun çöpçüleridir, ölü yada ölmek üzere olan balıkları, kabukluları ve yumuşakçaları yerler. Yılan balığı bir ölü balığın yerini saptar saptamaz, onun hemen solungaçlarından yada anüsünden içeri girer ve içindekilerin hepsini yiyip geriye sadece deri ile kemikleri bırakır.

Dünyadaki bofa balığı türleri, beslenme alışkanlıklarına göre iki gruba ayrılır. Bir grup asalaktır ve bireyleri kocaman, hortumu andıran ağızlarıyla balıklara yapışır; tırtıllı dişleriyle etini delip kanını emer. Bofa balığı doyasıya kan emdikten sonra avını bırakır, ama çoğu, asalak olarak yapıştığı hayvanda ölümcül bir vara açar. Gezgin bofa balıkları ancak birkaç ay yaşar. Normal olarak larva gibi beslenirler, ancak başkalaşımdan sonra sindirim borusu yozlaşır. Erişkin hayvan beslenemez ve ancak yumurta yumurtlayacak kadar bir süre (bir yada iki ay) yaşar.

Yorum yazın