İki Yaşamlılar Nedir – Özellikleri

İki Yaşamlılar Nedir – Özellikleri

Yaşamlarının bir bölümünü suda, bir bölümünü de karada geçiren hayvanlara iki yaşamlılar (amfibyumlar) denir. Kurbağalar ve semenderler en yaygın iki yaşamlılardır. İki yaşamlılar yumurtalarını suya bırakırlar. Yavrular, balıklar gibi solungaçları ile soluk alır. Suyun içinde yine balıklar gibi kuyruklarını sallayarak hareket ederler. Erginleşen yavruların bacakları gelişir, karada yürüyebilirler ve akciğerleri ile soluk alırlar. Yaşamlarının bu aşamasında balıktan çok sürüngene benzerler.

İki yaşamlılar, soğukkanlı hayvanlardır. Yani vücut sıcaklığını hep aynı düzeyde tutamazlar. Çevre soğuksa vücut sıcaklığı düşer; çevre sıcaklığı yüksekse, vücut sıcaklığı da yükselir.

Suyu terkedip karaya çıkan ilk hayvanlar iki yaşamlılardır. İki yaşamlılar 300 milyon yıl önce ortaya çıkmışlardır. Bataklıklarda yüzgeçleri ile hareket edebilen, akciğerli bir balık türünden evrimleştikleri sanılmaktadır. İki yaşamlılar önemli bir evrim halkasını meydana getirirler; çünkü yaşamak için suya daha az bağımlı olan sürüngenler iki yaşamlılardan türemiştir. Sürüngenlerden sonra kuşlar ve memeliler gibi daha gelişmiş hayvanlar belirmiştir. Fosillerden, tarih öncesi çağda yaşayan çok çeşitli iki yaşamlı olduğu anlaşılmaktadır. Bunlardan bazılarının boyu 2,5 metre kadardı. Günümüzde bu büyüklükte iki yaşamlı türü yoktur.
İkiyaşayışlılar başlıca iki gruba ayrılır; Erginleştiği zaman kuyruğu olanlar ve kuyruğu olmayanlar. Birinci gruba semenderler, ikinci gruba kurbağalar girer. Kertenkelemsiler denen üçüncü grup az tanınır. Kertenkelemsilerin ayakları yoktur. Kurtlar gibi toprağı kazarak, tropikal bölgelerde yaşarlar. İki yaşamlılar yumurtalarını duru suya bırakırlar. Kurbağalar yumurtaları yığınlar halinde, kara kurbağaları diziler halinde bırakırlar. Semender ise yumurtalarını çifter, çifter veya tek tek yerleştirir. Her yumurta, küre biçiminde ve içi ağdalı bir sıvı ile dolu bir çeper tarafından korunur. Yumurtadan çıkan yavrular henüz larva devresindedir. Solungaçları ile solunurlar ve suyun içinde kamçı gibi oynattıkları kuyrukları ile hareket ederler.

Tetari adı verilen bu larva büyürken, dört bacak gelişir. Kurbağa larvaları büyürken kuyrukları kısalır ve kaybolur. Semenderin kuyruğu erginleştikten sonra da kaybolmaz.

Bu arada, dıştaki solungaçlar yok olur. Bunların yerine vücudun içinde akciğerler oluşur. Artık hayvan sudan karaya çıkıp soluk alabilir. Böylece bir yaşam biçiminden başka bir yaşam biçimine geçişe başkalaşma (metamorfoz) denir. Ergin iki yaşamlılar karada soluk alıp yaşayabilirler ama yumurtlamak için suya dönmeleri gerekir.

Değişik iki yaşamlı türlerinin yaşam çevrimleri bazı ayrılıklar gösterir. Bazıları suyu hiç terketmezler. Bazı semender çeşitlerinin de solungaçları hiç kaybolmaz. Bazıları ise derileriyle soluk

alabildiklerinden akciğer geliştirmeğe gerek kalmaz. Aksolotl denilen iki yaşamlı türü ise bazen bütün yaşamı boyunca larva döneminde kalır ve bu dönemde yumurtlar. Bazen de büyür ve benekli semender haline gelir.

Ağaç kurbağası, yumurtalarını ağaç kovuklarına toplanan yağmur sularına bırakır. Bazıları bütün ömrünü ağaç tepelerinde geçirir ve yere inmez. Bir kurbağa türü de yumurtalarını yavrular büyüyünceye kadar sırtındaki kesesinde taşır. Bir başka kurbağa türünün boyu önce yirmibeş santimetreyi bulur. Sonra tekrar kısalarak yedi, sekiz santimetreye iner. En iri kurbağa, Goliath kurbağasıdır. Bu türün boyu otuzbeş santimetreyi bulur. En büyük semender ise Japon semenderidir. Bunların boyu aşağı yukarı 150 santimetre olur. iki yaşamlılar yaşamlarının ilk dönemlerinde ot-obur oldukları halde, erginleşince böcekleri ve diğer küçük canlıları yerler. Çoğunun uzun ve yapışkan bir dili vardır. Dillerini fırlatarak avlarını yakalarlar.

Yorum yazın