Biyoluminesans Nedir – Biyoluminesans Özellikleri

Biyoluminesans Nedir – Biyoluminesans Özellikleri – Biyoluminesans Neden Olur – Biyoluminesans Yapan Canlılar

Bir elektrik ampulü ile bir ateş böceği arasındaki ayrım nedir? Bir gazışı kaynağı, akkor bir ışık kaynağının tersine, ısı vermeden ışık çıkarır.
• Akkor telli bildiğimiz ampuller, aldıkları elektrik enerjisinin yüzde 97’sini ısıya, yüzde 3’ünü ışığa dönüştürürler; bu, çok düşük bir verim demektir. Buna karşılık, gazışıl organizmalar, yararlandıkları kimyasal enerjinin ancak yüzde l’ini ısı olarak kullanırlar, geri kalanı ışık çıkarmaya (bu olaya «Biyolüminesans» denir) yarar. Çok az enerji harcamayı gerektiren ve ateşböcekleri ile öteki ışıklı hayvanların hesapsız harcadıkları bu «soğuk» ışığın ilgi çekiciliği buradan gelir.
• Evrim merdiveninin her basamağında gazışıl organizmalar bulunur: Bakteriler-, birhücreli hayvanlar; omurgasızlar; omurgalılar. Yalnız üstün yapılı bitkilerde bu olaya raslanmaz; humuslu topraklar üstüne yığılmış odun parçalan ışık çıkarıyorsa, bu, onların arasında çokça bulunan ve ışık etkisi yaratan bakteri ve mantarlardan ileri gelir.
• Üretilmesi pek güç olmayan ışıl bakteriler, uzun süre incelenmiştir. Bunların ışıllığının, üretim ortamındaki oksijen oranıyla yakından ilgili olduğu görülmüştür (bazen bu oran yüzde 0,01 gibi çok düşüktür) . Aslında bakterilerin gazışısı, solunumlarına bağlıdır: Yani ışıllık, bu yaşam etkinliğinin bir çeşit altürünüdür. Bazen, gazışıl bakteriler, deniz hayvanlarını sararak ölmelerine yolaçar ya da daha önce ölmüş balıkların ve kabukluların üstünde çoğalırlar: Kumsallarda ya da kayalıklarda bazı ölü hayvanların çevresinde görülen rengarenk ışıklar, bundan ileri gelir.
• Işık üretimi, sıcak denizlerde karınca gibi kaynayan noktiluka (Noctiluca miliarisJ gibi bazı deniz birhücrelilerinin belirgin özelliğidir. Gazışıl bakterilerden değişik olarak, nok- tiluka, ancak karıştırıldığı zaman ışık saçar. Nitekim, noktilukanm bulunduğu sulardan bir balık geçtiğinde, ardında bir ışık çizgisi bırakır, bir kürek çarpması, sanki kıvılcım yağmuru yaratır; bu izlenim, masalcıların ve denizcilerin düşgücünü etkilemiştir.
• Denizlerde geceleri soluk hayaletler gibi dolaşan ışıklı denizanaları ve sedefimsi ışıkları neon ışığını andıran taraklılar da vardır. Deniz diplerinde bazen ışıklı çizgiler ve lekelerle süslü solucan ve kurtlara da raslanır, ama saçtıkları aydınlığın yararı henüz bilinmemektedir. Ama kabuklularda, kafadanbacaklılarda (kalamar, mürekkepbalığı, ahtapot) ve balıklarda durum aynı değildir. «Sürek avı» gibi avlanan bazı hayvanlarda, ışık, avları yem gibi çeker. Deniz dibinin karanlıklarında avcı canlılar, gözlerinin altında bulunan ve far ödevi gören fotoforlarının yardımıyla bazen yollarını aydınlatırlar. Çıkarılan ışının rengi, deniz organizmalarınca her zaman fark edilmez. Denizlerin derinliklerinde kalamarlar, kendilerini yemek isteyen düşmanlarını fosforışıl bir madde bulutuna boğar. Işıklılığın ilginç bir rolü de, gölgeleri yok etmesidir. Sırtı esmer, böğürleri gümüşü olan bazı balıklar, yanda ya da üstte bulunan bir düşmandan böylece saklanmış olurlar. Ama gölgenin dibe düşmesinden nasıl sakınılabilir? Bedenleriyle aldıklarına eşit şiddet ve bileşimde bir ışık, onları tehlikeden kurtarır. Işığın yüzeyden ancak titrek, mavi bir şafak ışığı gibi varabildiği derinliklerde yaşayan baltabalık (Argyropelecus hemigymnusJ, düşmanından böyle korunur.
• Tatlısularda hiç bir ışıklı organizma bulunmamasına karşılık, karada yaşayanların sayısı çoktur. Yapay aydınlatma kullanmamız nedeniyle, orman ve bahçelerde oldukça
yaygın bulunan bakteri topluluklarının, mantarların ve gazışıl solucanların sunduğu ışıklı görüntüleri çoğunlukla fark edemeyiz. Ama ateşböceklerinin ışıklarını hiç bir şey gözden saklayamaz; erkek ve dişi ateşböcekleri, bu ışıklı işaretlerle birbirini tanır ve çekerler.
• Gazışıl organizmaların büyük çoğunluğu, doğrudan doğruya ışık üretir; ama kafadan- bacaklı yumuşakçalar ile balıklarda, ışıksaçarlık, genellikle konağı oldukları bakterilerce sağlanır. Bu hayvanlarda gerçekten, tulum biçiminde özel organlar vardır; bu organlarda barınan bakteriler, orada hem korunur, hem de besin bulurlar.

Yorum yazın