Bitkilerin Sınıflandırılması

Bitkilerin Sınıflandırılması

BİTKİ DÜNYASININ SINIFLANDIRILMASI Filum

1. Chlorophyta — yeşil yosun
2. Euglenophyta — euglenoid yosun
3. Chrysophyta — sarı-yeşil yosun, sarımsı kahverengi yosun, diatomlar
4. Pyrrhophyta — dinoflagellateler, desmokontlar
5. Phaeophyta — kahverengi yosunlar
6. Cyanophyta — camgöbeği yosunlar
7. Rhodophyta — kırmızı yosunlar
8. Schizomycota — bakteriler
9. Myxomycota — slime moldlar
10. Eumycota — gerçek süngerler
11. Bryophyta — yosun ve koyunotları
12. Tracheophyta — damarlı bitkiler Psilopsida sınıfı: psilopsidler Lycopsida sınıfı: yosun öbekleri Sphenopsida sınıfı: atkuyrukları Pteropsida sınıfı: eğreltiotları, kabuksuz bitkiler, çiçek açan bitkiler

Bitkiler de hayvanlar gibi, dünyanın koşulları elverişli olan tüm bölgelerinde yaşarlar. 3 milyar yıldan eski kayalarda, günümüzün
bakterilerine benzeyen çok yalın bitkilerin fosilleri bulunmuştur. Bu çok küçük organizmaların yaşadığı zamandan bu yana bitkiler, deniz
de, tatlı suda ve karada yaşayabilen birçok çeşitler halinde evrimleşmişlerdir.
Yaşamın kaynağı sayılan denizde, suda yaşayan bitkilerin su çeken organlara, su geçiren dokulara yada su depo eden uyarlanmalara pek ihtiyaçları yoktu. Bu yüzden, oldukça ilkeldiler (bir yada birkaç hücreden oluşan bakteriler ve su- yosunları). Her hücre, içinde yaşadığı suyun bir bölümünü emebiliyordu. Aynı zamanda çokhücreli canlılar da gelişti; ama farklı doku yada organ tipleri geliştirmeleri nispeten az oldu. İç hücreleri, ihtiyaç duydukları suyu kolayca emebilen dış hücrelerine benziyordu.
Su bitkilerinin en önemlisi su yosunlarıdır. Bu bitkilerin kökleri, gövdeleri yada yaprakları yoktur. Bununla birlikte, klorofillidirler ve fotosentez yoluyla besin yaparlar. Bu tür kendine yeterli bitkilere, kendi kendine beslenenler (öz beslenenler) denir. Deniz hayvanlan besin bakımından bitkilere bağımlıdırlar.
En eski suyosunu fosilleri, günümüzden en az iki milyar yıl öncesinden, Prekambriyen’den kalmadır. Bunlara, camgöbeği yosunlar (Cyanophyta) denir. Yeşil yosun (Chlorophyta) fosilleri, Ordovisyen’in 450 milyon yıl önceden kalma tortullarının içinde bulunmuştur ve çok daha eski oldukları —belki de iki milyar yıl— konusunda kanıtlar vardır. Öteki yosunlar arasında, Ordovisiyen devrinde yaşamış kırmızı yosunlar (Rhodophyta) ve 400 milyon yıl önceden Devonyen devrinden beri varolan kahverengi yosun (Phaeophyta) türleri sayılabilir. Diatomeler
(Chrysophyta) ve dinoflagellateler (Pyrrhophyta), yaklaşık 200 milyon yıl önce, Jura devrinin başlarında yaşamışlardı. Bu grupların üyeleri günümüzde de yaşamaktadırlar ve her ikisi de tekhücreli olan diatomeler ve dinoflagellateler, fotosentez açısından önemli su bitkileridir.

Bitkiler karaya ilk çıkışlarında, yeni bir çevreyle karşılaştılar. Alçakta kalan bataklık alanlar dışında, karaların büyük bölümü uzun süre kurudur ve burada yaşayan bitkiler, kurutucu rüzgarın etkisine açık olur. Dolayısıyle, kara bitkileri, denizdeki yaşama koşullarından farklı koşullara uymak zorundadırlar. Kara bitkilerinin çoğu, yeşil yosunlardan ayrı olarak evrim geçirdiği sanılan iki temel gruba girerler. Bunlardan biri, karayosunlarını ve ciğerotlarım (Bryophyta) kapsayan küçük bir gruptur. Öteki grup ise tüm damarlı (borulu) bitkileri (Tracheophyta) kapsar: Psilopsidler (Psilopsida), atkuyrukları (Sphenopsida), eğreltiotları ve çiçek açan bitkiler (Pteropsida).
Birçok yosunun ve damarlı bitkinin hiç değilse bazı kesimleri, toprağın üstünde yükselir. Büyük ağaçların bazı bölümleri yerden 100 m yüksektedir. Yüksek bölümler, tek su kaynağı olan topraktan uzak olduğu için, bu bitkilerin su emici özel organları olması gerekir. Yosunların, bir hücre genişliğinde ve birkaç hücre uzunluğunda köke benzeyen yapılar olan köksüleri (rhizoid) vardı. Damarlı bitkilerde ise, birçok hücre kalınlığında, dayanıklı ve nispeten büyük kökler bulunur. Gerek köksüler, gerekse kökler, bitkilerin toprağa tutunmalarına yardım ederler.
Su, bitkinin yalnızca bir tek bölümü tarafından emildiği için, yosunların çoğu ve damarlı bitkiler, suyu köklerden havadaki bölümlere taşıyabilen su iletici özel dokulara ihtiyaç duyarlar. Yosunların su iletici dokuları oldukça az gelişmiştir; bu yüzden hep küçük kalmışlardır. Oysa damarlı bitkilerin kökleri, gövdeleri, yaprakları ve öteki organları damarlarla yada iletim demetleriyle donanmıştır. Damarlar, temelde iki tip dokudan oluşur. Suyu yukarı ileten odun borusu; besini hem aşağı, hem yukarı ileten soymuk borusu. Evrim açısından, damarlı bitkiler yosunlardan daha başarılıdırlar. Damarlı bitkilerin çoğu, çölleri de kapsayan değişik yaşam alanlarına uyarlanmayı başarmışlardır. Yosunların ise, tersine daha, az türü vardır ve hemen tümü nemli yerlerde bulunurlar.
Damarlı bitkilerin çiçek açan bitkiler (Pteropsida) sınıfından kozalaklılar ve çiçek açan bitkiler, dünyanın hemen tüm büyük saplı bitkilerini içerirler, insanın varlığı damarlı bitkilere bağımlıdır. Damarlı bitkilerin genel yapısı, ilkel Trakeidlerin birçok grubuna şaşılacak derecede benzer ve bu benzerlik ortak bir soydan geldiklerini düşündürür. Damarlı bitkilerde ilgi çekici kuşak almaşmalarma raslanır.
Döllenmiş yumurtayla başlayan sporofit kuşağı, yaşam çevriminin belirleyici evresidir. Gametofit kuşağı, sporofit’in spor kesesindeki (sporangium) indirgeyici bölümlerinin bir ürünü olan bir sporla başlar. Eğreltiotlarında ve atkuyruklarında, spor, toprakta yada humuslu yerlerde filizlenir ve özgür yaşayan yeşil, küçük bir bitki haline gelir. Çiçek açan bitkilerde ise, gametofit kuşakları henüz olgunlaşmamış tohumdaki (yumurtacık) dişi gametofit ve erkek gametofit (çiçek tozu) ile tanımlanır.
Gerek yosunlarda, gerekse damarlı bitkilerde su geçirmeyen kitin denilen bir maddeyle kaplı bir üstderi vardır. Kitin, üstderiden suyun buharlaşmasını önleyerek, bitkinin içinde su kalmasını sağlar. Kitinin genellikle en kalın olduğu bitkiler çöl bitkileri, en ince olduğu bitkiler ise sulak yerlerde büyüyenlerdir (birçok su bitkisinde hiç kitin yoktur). Bir yıldan daha yaşlı kök ve gövdeler, genellikle su geçirmeyen başka bir doku olan süberin (bir çeşit mantar) ile kaplıdır

Etiketler: ,

Yorum yazın