Beyin Nedir – Beyin Hakkında Bilgi

Beyin Nedir – Beyin Hakkında Bilgi – Beynin Yapısı

• Beyin-omurilik sinir ekseninin başın içinde yeralan bölümüne halk dilinde beyin denirse de, doğrusu «tümbeyin» dir.

• Hayvanlar dünyasında tümbeyin, amphioxus gibi ilk ipsilerde görülmeğe başlarsa da, ancak omurgalılarda gerçek gelişmeye kavuşun Balıklar; kurbağalar; sürüngenler; kuşlar; memeliler. Tümbeyin, en çok omurgalılarda gelişmiştir: Balinanın beyni 9 kg.filinki 6 kg, goril ve şempanzeninki 350 gr. yunusunki 1 700 gr ve insanınki 1 450 gr dır (yeni doğan çocukta 350 gr).
• Bu sayılarla, söz konusu hayvanların toplam ağırlığı arasındaki oran, her türün «zeka» düzeyi konusunda ilk bilgiyi verin Oran, balinada 1 /5000, filde ve gorilde 1/500, şempanzede 1/150, yunusta ve Homo sapiens’te (bugünkü insan) 1/50’dir.
• İnsanlaşma süreci, yani bugünkü insana doğru evrimsel ilerleme, büyük ölçüde, kafa içinin giderek büyümesiyle gerçekleşti. Australopitekus’un beyin hacmi 500 sm’, Pitekan- tropus’unki 750 sm3, Pekin Adamı’nınki 1 000 sm”tü. Ama bu tür hesaplara pek önem vermemek gerekir. Neandertal Adamı’nın tümbeyini çok büyüktü (1 450 gr); onun yerini Homo sapiens (1 600 gr) aldı. Bu son sayı, yalnızca ortalama bir sayıdır: «Zeka katsayısı» önemli ölçüde bozulmamak- la birlikte, bireylerin beyin hacmi arasında çok büyük ayrılıklar bulunabilir. Sözgelimi, otopsi yapıldıktan sonra, Lord Byron’un beyninin 2,2 kg, Turgenyev’inkinin 2 kg, ama Anatole France’ın beyninin yalnızca 1,01 kg geldiği görülmüştür.
• Bütün omurgalılarda, merkezi sinir sistemi, embriyonun «nörula» evresinde gelişir. Sinir oluğunun başta yeralan bölümünde üç kesecik belirir: Arka; orta; ön. Bunlardan birincisi farklılaşarak artbeyine (miyelansefal) ve arkabeyine (metansefal) dönüşür. İkinci, sinden ortabeyin (mezansefal) oluşur. Üçüncüsünden de arabeyin (diansefal) ve son- beyin (telansefal) doğar. Daha kolay olsun diye, tümbeyin genellikle üçe bölünür: Arka ve orta keseciklerden doğan (beyincikten başka) bütün oluşumlara «beyin kökü» denir; sonra beyincik, daha sonra da asıl beyin gelir.
• Beyin kökü, soğanilikle başlar; soğanilik, omuriliğin uzantısıdır ve soğanilik kabartısı» denilen enine bir yarıkla biter. Soğaniliğin üstünde, iki orta yarık (ön ve arka) ve dört yan yarık bulunur. Sırt bölümünde, iki alt beyincik sapçığını gizleyen çukur bir örtü zarı (membrana tectoria) örtülüdür.
• Beyin kökünün ikinci parçası, soğaniliğin önünde bulunan Varol köprüsüdür (ya da halkamsı çıkıntı). Dibinde bir oluk bulunan, ortası çukur bir çeşit simidi andıran bu enlemesine çıkıntının üstünde, dört tane beyincik sapçığı yer- alır. Varol köprüsünün ilerisinde, sırt bölümünde tümü birbirine denk dört kabartı, karın bölümündeyse, köprü – sapçık arası bir çukur çizgiyle ayrılan iki büyük beyin sapçığı bulunur.
• Beyin kökünün tümü çukurdur: Omuriliğe özgü epandim kanalı, Silvius kanalı aracılığıyla III. karıncığa bağlı bulunan IV. karıncığı oluştur- ırak için burada genişler. Genel olarak, düzensiz biçimde boz madde ve ak maddeden oluşan tümbeyinin bütün bu bölümü, omurilik ile beyin kabuğu arasındaki sinir akışının geçiş yeridir. Ama aynı zamanda, birçok refleks hareketin de komuta merkezidir: Göz kapaklarının açılıp kapanması; çiğneme; dengeleme (duruş refleksi); doğrulma; vb. Ayrıca istemsiz hareketlerin (solunum, sindirim…) düzenlenme yeridir; oraya varan sinirlerin çoğu (mide-akciğer siniri gibi) sempatik sisteme bağlı sinirlerdir.
• Beyincik, insanda 150 gr kadardır. Beyin kökü ile beyin yarıküreleri arasında bulunan beyincik, solucan gibi halkalı olan ve «kurtçuk» adı verilen bir orta bölüm ile kırışık yapılı iki beyincik yarıküresinden oluşur (üstünde loplar, lopçuklar, lameller görülür). Altı beyincik sapçığıyla (alt, orta üst) beyin köküne bağlanan beyinciğin, kabuğu boz madde, iç bölümü ak maddedir. Beyinciğin kesiti incelendiğinde, bu iki maddenin mazı yaprağını andırır biçimde düzenlendiği görülür. Kurtçuk (bazen «eski beyincik»de denir), istemsiz denge hareketlerini düzenlemeye yarar ve kas gerilimini sağlar. Bazen «yeni beyincik»de denen (çünkü yalnız memelilerde vardır) beyincik yarıküreleri, istemli hareketlerin ayarlanmasını sağlar.
• Asıl beyin, kabaca üç bölümden oluşur: Ortada bir boz madde tabakası (özerk boz çekirdekler ya da çokçizgili çekirdekler); ortada bir ak madde tabakası (beyin yarıkürelerinin ana maddesi); dışta bir boz madde tabakası (kabuk ya da beyin kabuğu). Beynin en derindeki bölümü, IV. karıncıktan hemen sonra gelen ve
II. ve I. karıncıkla (yan karıncıklar) ilintili olan III. karıncıktır. Bu III. karıncık, arkaya doğru küçük epifiz beziyle, ö- ne doğru da büyük önem taşıyan hipofiz beziyle sınırlıdır. Yan çeperleri, bir «köprü» (boz birleşek) ile birleşir ve «görsel yatak» ya da «talamus» adını alır. Talamus, hipotala- musun üstünde yeralır, öne doğru bir görsel çaprazla uzar ve arkada bir şişkinlik (yastık) ve «dizsi cisim» denen iki küçük çıkıntıyla sona erer. III. karıncığın tavanı bir üçgen o- luşturur; önde beyaz bir birleşek uzanır, bunun üstünde bir saydam bölme (septum lucidum) ve bir nasırlı cisim bulunur. III. karıncığın her iki yanında, kuyruklu ve mercimek- si çekirdeklerden oluşan çizgili cisimler görülür.
• Beyin yarıküreleri, üstü pek çok eğri büğrü kıvrımla kaplı ve ortadan derin bir yarıkla ayrılmış iki büyük kütle halindedir. Her yarıküre, ö- tekilerden daha derin üç yarıkla (Silvius ve Rolando yarıkları, dış dikey yarıklar) birbirinden ayrılan dört loba bölünmüştür (alın, yankafa, şakak, artkafa lopları).
• Üstündeki kıvrımlar sayesinde, boz maddeden beyin örtüsü, çok büyük bir yüzeye u- laşabilir (insanda yaklaşık 2 000 snf). Bu örtü görünürde, ilkel omurgalılarda yoktur; bunlarda yalnız merkez boz çekirdekleri (paleansefal) vardır. Bu örtü, evrim sırasında yavaş yavaş ortaya çıkar.
• Beyindeki bölümlerin görevleri, son derece çeşitlidir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunların sistemli biçimde incelenmesine daha yeni başlanmıştır. Salgı bezleri, organların düzenli, birbiriyle ayarlı, uyum içinde çalışması için gerekli kimyasal maddeleri (hormonlar) salgılar: Özellikle hipofiz, bütün içsalgı ağına komuta eder. Yakın zamanda anlaşıldığına göre, hipotalamus. iştah ve uyku merkezidir. Talamus, heyecanla ilgili refleksleri yönetir: Mimikler (gülme, korku, öfke…) ve iç organ tepkileri (kızarma, sararma, gözyaşı, ter, büzücü kasların gevşemesi…). Ayrıca burası, kabuğa ya da başka yere giden sinir akışının geçiş yeridir.
• Beyin kabuğu, sürekli bir elektrik etkinliği içindedir; bu etkinlik, beyin elektrosunda (elektroansefalogram) kendine özgü dalgalar (alfa, beta) halinde gözükür. Beyin kabuğu, istemli hareketlerin, şartlı reflekslerin, belleğin, zekanın,düş- lerin merkezidir… Burada hareket başlatma alanları, duyu algılama alanları, aşağı yukarı aynı derecede önemli olan birleştirme ara bölgeleri yeralır.
• Duyu algılama alanları iki tiptir. Ya genel duyarlığa özgüdür (dış deri duyujrrar’oz- duyum. yani kendi içindekini duyma; vb.) ve bu durumda yükselen yankafa kıvrımında bulunur ya da özel duyumlara özgüdür, çeşitli yerlerde bulunur: Görme bölgesi, iki beyin yarıküresinin arkasında; işitme bölgesi, birinci şakak kıvrımı üstünde; vb.

Yorum yazın