Aslan Hakkında Bilgiler

Aslan Hakkında Bilgiler

Aslan Afrika’ya özgü bir hayvan olarak değerlendirilir. Oysa aslan, ancak son zamanlarda sadece Afrika kıtası içinde yaşamaya başlamıştır. Hatta aslanın halâ Asya kıtasında yaşayan türleri vardır; bunlar kuzeybatı Hindistan’ın küçük bir bölgesinde yaşarlar. Eski çağlarda ise aslanlar. Asya kıtasının bütün yörelerinde ve Avrupa kıtasının bazı kısımlarında yaşarlardı.
Aslana “ormanlar kralı” denilir. Aslan görkemli görünüşü ve çok kuvvetli olmasıyla bu sıfata hak kazanmaktadır. Ancak son zamanlarda aslanlar üzerinde inceleme yapan bilim adamları, aslanların hiç de “soylu” olmayan davranışlarını saptamışlardır. Bu davranışlar arasında, başka hayvanların avlarını çalmak, günde 18 saat uyumak, yavrularını yemek yer almaktadır.

Aslan Hakkında Bilgiler

Aslan, kedigillerin en büyüklerinden biridir. Aslandan başka kaplan, leopar ve jaguar da kedigiller familyası içinde yer alırlar. Tabiî evcil kedi, Ankara kedisi, yaban kedisi gibi kediler de kedigiller familyasının üyesidirler. Kedigillerin hepsi memeli hayvanlardır ve etçiller takımına girerler.

Aslan, bir avcı hayvanın gerektirdiği güçlü bir yapıya sahiptir. Bir erkek aslanın burnundan kuyruğunun sonuna kadar olan uzunluğu ortalama 290 santimetre, omuz kısmının yüksekliği 80 santimetre, ortalama ağırlığı ise 250 kg’dır. Dişi aslan daha ufak yapıdadır.

Aslanın içinde yaşadığı kuru ve açık arazide kendisini tam anlamıyla çevreye uyduran açık altın sarısı kısa tüyleri vardır. Erişkin erkek aslanın kafasında ise yele adı verilen uzun tüyler bulunur. Kedigiller familyasında yer alan hayvanlar içinde yalnız aslanda yele bulunur. Aslanın yelesi genellikle vücudunun öbür kısmındaki tüylerin rengindedir; ancak bazı aslanların oldukça çarpıcı kahverengi veya siyah yeleleri vardır.

Av kovalayan aslan saatte 65 km.’lik bir hızla koşabilir. Aslanların fırlamaya ve atlamaya yarayan çok güçlü kasları vardır. Keskin pençeleri ve dişleri çok güçlü silâhlardır, öte yandan aslan kediler gibi tırnaklarını içeri çeker ve ayaklarının yumuşak tabanı ile oldukça rahat yürür Aslanlar, genellikle toplu olarak yaşarlar. Bir aslan topluluğunda iki veya üç erkek aslan tarafından korunan bir düzine dişi aslan ile yavrular bulunur. Aslan topluluğu, erkek aslanlar tarafından savunulan belirli bir alanda yaşar. Zebra ve antilop gibi av hayvanlarının bulunduğu bölgelerde bu alan dardır. Eğer çevrede yeterli ölçüde av yoksa alan 200 km. karelik bir bölgeyi kapsayabilir.

Aslan topluluğunda erkek aslan, içinde yaşadığı alanı savunur; avlanmanın çoğunu ise dişi aslanlar yapar. Erkek aslan, alanın sınırlarını çizmek için ot kümelerine veya ağaç diplerine işer. Sidiğin keskin ve kalıcı kokusu başka aslanları bu alana girmemeleri için uyarır.
Erkek aslanın yabancı aslanları uzak tutmak için yararlandığı başka öğeler de vardır. Bunlar kükremesi ve yelesidir. Gerçekten de aslanın güçlü kükremesi çok uzaklardan bile duyulur; yelesi de uzaktan göz alır.

Aslanların belirli bölgelerde yaşamaları soylarının sürmesinde oldukça önemli etkendir. Belirli bir bölgede, o bölgede bulunan av hayvanlarıyla beslenecek kadar aslan bulunur. Daha fazla aslanın bulunması o bölgedeki av hayvanlarının beslenmeye yetmemesine yol açar ve bütün topluluğun yaşamını tehlikeye sokar.

Başka bir aslanın bölgesine giren bir aslan genellikle bir boğuşma olmaksızın bölgeden kovulur. Aslan, kendi bölgesini savunan bir aslana içgüdüsel bir dürtü ile saldırmaz. Ancak bazen erkek aslan, bir başka toplulukta yaşayan bir dişi aslanın kokusunu alır. Cinsel dürtüsü, yabancı bir bölgeye girilmemesi yolundaki içgüdüsünü yener. Bu durumda genellikle rakip erkek aslanlar boğuşurlar; çoğunlukla biri, bazen de ikisi bu boğuşmada ölür.

Afrika aslanının ana avı, geniş ovalarda sürüler halinde yaşayan toynaklı memelilerdir. Bunların içinde zebra, impala, antilop ve yine bir antilop türü olan gnu, aslanların başlıca avlarıdır. Bu av hayvanlarının az olması durumunda aslanlar buf-falo ve zürafalara bile saldırırlar.

Aslanlar çoğu zaman geceleri ve bazen toplu olarak avlanırlar. Uzun süre hızlı koşamadıklarından av için pusuya yatarlar. Av sırasında dişi aslanlar çömelerek gizlenir ve hiç kıpırdamadan beklerler. Aralarından biri sürünün içine dalıp av hayvanlarını korkutur. Kaçışan hayvanlar dişi aslanların önünden geçerken onların saldırısına uğrarlar. Dişi aslan hızla avının üzerine sıçrayarak onu yere yıkar; çenesi ile boğazını sıkarak bir, iki saniye içinde öldürür.

Av sırasında hiç işe karışmayan erkek aslan ise avdan ilk parçayı kopartır. Bazen, iyice doyuncaya kadar dişi aslanı avın yanına yaklaştırmaz. Daha sonra karnını doyurmaya başlayan dişi aslan da, doyuncaya kadar yavrularını avın yanına yaklaştırmaz. Bu nedenle bazen yavruların aç kaldığı olur.

Aslan enerjisini boşa harcamaz. Çevrede avlanacak hayvan çoksa, avlanmaya az zaman ayırır ve günde 18 saate yakın uyur. Çoğu kez de leoparların, hatta sırtlanların öldürdükleri hayvanları ellerinden alır. Aslan her türlü eti yer. Hatta ölen yavrularının bile etini yer.

Dişi aslan birleşmeye hazır olunca erkekleri kendisine çeken bir koku salar. Erkek aslanlardan biri dişi aslanla çalıların arasına gider. Burada bir hafta kadar kalırlar. Bundan sonra yeniden topluluğa katılırlar. Üç buçuk ay süren gebelik dönemi boyunca erkek aslan dişi aslanın yanından ayrılmaz. Doğum yaklaşınca dişi aslan topluluktan ayrılır. Yavrular güçsüz ve kör olarak doğarlar. Gözleri ortalama üç gün sonra açılır. Yavrular üç aylık olunca anneleri avlanmayı öğretmeye başlar. Dokuz aylık yavruların dişleri iyice sağlamlaşır ve dişi aslanlarla birlikte ava çıkmaya başlarlar.

Yavru aslanlar arasında ölüm oranı oldukça yüksektir. Genellikle bir kerede altı kadar yavru doğar, ancak ikisi yaşar. Yavru aslanların derisinde benekler vardır. Anne avlanmaya gidince yavrularını çalılıklar arasında saklar. Yavruların üzerindeki benekler onların farkedilmemesini sağlar. Üç yaşına gelen erkek aslanlar, topluluktaki erkek aslanlar tarafından bölgenin dışına çıkarılır. Dişi aslanlar ise toplulukta yaşamaya devam ederler.

Yorum yazın