Yahya Kemal Beyatlı Kimdir – Hayatı ve Eserleri

Yahya Kemal Beyatlı Kimdir – Yahya Kemal Beyatlı Hayatı ve Eserleri , Yahya Kemal Beyatlı Edebi kişiliği hakkında bilgiler

Yahya Kemal Beyatlı (1884-1958)
• Üsküp’te doğan Yahya Kemal’in gerçek adı Ahmed Agâh’tır. Mektebi Edeb adlı özel okulda (1892-1895), Üsküp, Selanik ve Vefa (İstanbul) idadilerinde okudu.
• 1903’te Paris’e giden Yahya Kemal, Jön Türklerle ilişki
Kurdu; Samipaşazade Sezai, Ahmed Rıza, Prens Sabahad- din ve Abdullah Cevdet ile dost oldu. Bir yıl Meaux kolejinde yatılı okuduktan sonra, öğrenimini Siyasal Bilgiler fakültesinde sürdürdü.
• İstanbul’a dönünce (1912), çeşitli okullarda tarih, edebiyat ve uygarlık tarihi dersleri verdi.
• Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Lozan barış antlaşması
(1923) için İsviçre’ye giden delegeler arasında Yahya Kemal de vardı. Aynı yıl, Urfa milletvekili seçildi.
• Yahya Kemal, Suriye Tashihi Hudut Komisyonu’nda görev aldıktan sonra, Varşova (1926), Madrid (1929) ortaelçiliklerinde bulundu; Madrid’de bulunduğu sırada, ek görev olarak, Lizbon elçiliğinin işlerini de yürüttü (1931).
• Yurda dönüşünde yeniden milletvekilliği (1935-1946), Halkevleri sanat danışmanlığı yaptı. Pakistan büyükelçiliğinden sonra (1948-1949) emekliye ayrıldı (1949).
• Hiç evlenmeyen Yahya Kemal, son yıllarını Parkotel’de geçirdi. 1 Kasım 19jj8’de İstanbul Cerrahpaşa hastanesinde öldü.
• Küçük yaşlarda şiir yazmağa başlayan ozan, ilk şiirlerini Agâh Kemal imzasıyla Malûmat ve İrtika dergilerinde yayımlamıştı.
• İstanbul’a gelince (1912), şiirleri elden ele dolaşmağa başladı. Yahya Kemal’in «Bulunmuş Sahifeler» adı altında Yeni Mecmua’da çıkan şiirleri (1918), ününü iyice yaygınlaştırdı. Bundan sonra, Şair, Dergâh, Büyük Mecmua, İnci, Nedim, Tavus, İnsan, İstanbul, Akademi, Fotomagazin, Aile, İstanbul Haftası dergilerinde ve Akşam, Hürriyet, Cumhuriyet gazetelerinde şiirlerini yayımladı. Bazı şiirleri, ozanın haberi olmadan, 24 Şiir ve Leyla adıyla kitaplaştı (1932).
• İlk şiirlerinde Muallim Naci’yi örnekseyen ve onun yapıtlarına nazireler yazan Yahya Kemal’in bu yapıtlarında. Edebiyatı cedide anlayışının — özellikle de Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin ve Abdülhak Hamid’in — etkilerine de raslanır.
• Paris’te bulunduğu sırada jean Moréas, Charles Baudelaire gibi ozanların dizelerinde gözlemlediği ölçü ve biçim özellikleri, Yahya Kemal’in ozan kişiliğinin gelişmesine önemli katkılarda bulundu. Fransız sembolistlerinin (simgecilerinin) «öz şiir» anlayışına paralel olarak «halis şiir» anlayışına bağlandı. Türk şiirine yepyeni bir anlayışla bakmağa başladı. Mazmunların çerçevesini aşamayan, bütünlüğü sağlayamayan divan şiirinin bu sakıncalarını ortadan kaldıran örnekler verdi. Neşâti, Nazîm, Naili gibi divan ozanlarının dizelerinde gözlemlediği sanatsal işçiliği örnek aldı. Baki’nin, Nedim’in ve Ne- şati’nin etkilerini, Batının sanat anlayışıyla bağdaştırdı.
• Kendisinden önceki ozanların dillerini yapmacıklı bularak eleştiren Yahya Kemal, «mısra haysiyetimdir» diyerek dizelerini titizlikle işledi; dizeleri, gerçek bir müzik bütünü
haline getirmeye çalıştı.
• Yenileşme ve Batılılaşma kaygısıyla Osmanlı şiir geleneğinden uzaklaşan Serveti- fünun ve Tanzimat ozanlarına tepki olarak. Batı’yı örneksemeyen yerli şiirler yazdı. Şiirde söyleyiş biçimini ön plana çıkararak, konuyu ikinci plana itti.
• Süssüz, yalın, sağlam sanat anlayışının, Akdeniz uygarlığının temel özelliği olduğunu benimsedi. Fransa’da bulunduğu sırada Albert Sorel, Emile Bourgeois ve Albert Vandal’dan tarih zevkini edindi: Anadolu’ da bin yıldır süren, olgunlaşan uygarlığın zenginliğine dikkati çekti, coğrafi konuma bağlı bir ulusçuluğu savundu.
• Tarih alanında olayları sıralamakla yetinen eski tarih anlayışını yıkan yapıtlar verdi: Türk İstanbul; Siyasi Portreler; İstanbul Fethi makalesi; vb.
• Aynı zamanda başarılı düzyazılarıyla da dikkati çeken Yahya Kemal, 1912’den sonra, özellikle de Mütareke yıllarında yazdığı makalelerle Türk aydınlarını büyük ölçüde etkiledi. Dergâh çevresinde bir sanat akımının oluşmasını sağladı. Batı sanatını iyice kavrayarak, örneksemeyle yetinmeyen ve Batı anlayışına uygun bir Türk şiiri oluşturmaya çalıştı. Konuşma diliyle yazarak, yapıtlarının halk arasında benimsenmesini sağladı. Divan şiiri anlayışındaki yapıtlarına. Batı şiirinin özelliklerini katmayı başardı.
• Kurtuluş Savaşı sırasında İleri, Hâkimiyet-i Milliye ve Tevhid-i Efkâr gazetelerinde Ankara hükümetini destekleyen, yüreklendiren yazılar yayımladı. Yarım yüzyıla yaklaşan bir süre Türk şiir sanatına egemen olan Yahya Kemal, Hayal Şehir adlı yapıtıyla, 1949’ da İnönü Sanat ödülünü kazandı.
• Şiirleri, ozanın ölümünden sonra «Yahya Kemal Külliyatı»
adı altında yayımlandı: Kendi Gök Kubbemiz (1961)., Eski Şiirin Rüzgârıyle (1962); Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963).
• Yahya Kemal Enstitüsü, Yahya Kemal’in düzyazılarını da yayımladı: Aziz İstanbul (1964); Eğil Dağlar (1966); Siyasî Hikâyeler (1968); Siyasî ve Edebi Portreler (1968); Edebiyata Dair (1971); Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Ede bi Hâtıralarım (1973); Tarih Musahabeleri (1975); Bitmemiş Şiirler (1!)76); Mektuplar-Ma- kaleler (1977).

Yorum yazın