Vespasianus Kimdir

Vespasianus Kimdir
Vespasianus, tam adı caesar vespasianus augustus, asıl adı titus flavius vespasianus (d. İS 17? Kasım 9, Reate [Rieti], Latium -ö. 24 Haziran 79), İS 69-79 arasında Roma imparatoru. Neron’un ölümünden (68) sonra patlak veren iç savaşların sonunda Flavius hanedanını kurmuştur. Mali reformları ve birliği pekiştirme yolundaki çabalan imparatorluğa siyasal istikrar kazandırmıştır.

İki koldan da eques (süvari) sınıfından gelen bir ailenin oğluydu. Yasaların izin verdiği en küçük yaşta IS 39’da praetor’luğa (yüksek yönetici) atandı. Vespasianus, önce İmparator Caligula’nın (Gaius Caesar), Claudius döneminde ise azatlı bir köleyken başdanışmanlığa kadar yükselen Narcissus’ un yakınlığını kazandı. 43’te Britanya’nın istilasına katılan 11. Augusta Lejyonu’na başanyla komuta etti. 51’de de konsül oldu. Bu arada Claudius’un ölümüyle (54) gücünü yitiren Narcissus intihar etti. Yükselişi bir süre duran Vespasianus yaklaşık 63’te Afrika prokonsüllüğüne getirildi, ama katı mali politikaları yüzünden halkın tepkisini çekti.
Şubat 67’de Romalıların önceki yıl iki kez yenilgiye uğradığı Yahuda’daki ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi. 67’de ve 68’de düzenlediği iki başarılı seferle Kudüs dışında Yahuda’nın hemen tümünü ele geçirdiyse de Haziran 68’de Neron’un ölümü üzerine savaşı durdurdu. Oğlu Titus aracılığıyla, komşu Suriye valisi Gaius Lici-nius Mucianus’la olan bazı anlaşmazlıkları çözüme bağladı. Kısa süren bir tereddütten sonra yeni imparator Galba’yı tanımaya karar verdi, ertesi kış Titus’u Galba’yı kutlamaya yolladı. Titus Korinthos’ta bulunduğu sırada Galba’nın öldürüldüğü (15 Ocak 69) haberini aldı, bunun üzerine Vespasianus ile Mucianus arasındaki hesaplaşmada yerini almak için geri döndü.

İtalya’da bir iç savaş artık kaçınılmazdı; Vespasianus’un iki önemli rakibi Otho ve Vitellius’tu. 16 Nisan’da Otho’nun yenilgiye uğrayarak intihar etmesinden sonra Vespasianus destek bulmaya başladı. 1 Temmuz’ da iki Mısır lejyonu, birkaç gün sonra da Suriye ve Yahuda lejyonları Vespasianus’u imparator ilan etti. Vespasianus durumunu sağlamlaştırabilmek için yaz ortasında Ya-hudilere karşı kısa süren bir sefer düzenlemişti; bu kez Mucianus komutasındaki bir keşif birliğini Dyrrhachium’a (Dıraç) gönderdi. Kendisi de İskenderiye’ye giderek Roma’nın tahıl ikmalini kesti. Ağustosta Tuna orduları Roma’yı desteklediklerini açıkladılar. Bu orduların lejyon komutanlarından Antonius Primus beş lejyonla İtalya’ya girdi, Cremona yakınlarında Vitelli-us’un ana kuvvetlerini bozguna uğrattı ve kenti yağmaladı. Antonius daha sonra güneye ilerleyerek Vitellius’un kendi askerleri tarafından öldürüldüğü gün (20 Aralık) Roma’ya girdi. Öte yandan Roma’daki Capitoİino’yu ele geçirmeye çalışan Sabi-nus, Vitellius kuvvetlerinin saldırısına uğramış ve idam edilmişti. Mucianus kısa sürede Roma’ya gelerek denetimi ele geçirdi.

Vespasianus 21 Aralık’ta Senato tarafından resmen imparator ilan edildi, ama hükümdarlık dönemini Mısır lejyonlarınca tanındığı 1 Temmuz’dan başlattı. Ardından da öncellerinin açıkça talep edemediği birçok yetkiyle donatıldı. Ama onun için herhangi bir yasal düzenlemeden çok, yasa-larüstü otoritesinin (auctoritas) tanınması ve kurduğu hanedanın kabul görmesi önem taşıyordu. İki yıl dışında her yıl konsülleri kısa sürelerle toplantılara çağırdı, oğulları

Titus’la Domitianus’a sık sık konsüllük verdi. İmparatorluğu boyunca ölümünden sonra yerine birbiri ardına oğullarının geçmesinde ısrarlı oldu (Titus’un oğlu olmamıştı).

Vespasianus yaklaşık Ekim 70’te İskenderiye’den Roma’ya döndü. Mısır’dayken zorla para toplaması, ayrıca imparatorluk mülklerini spekülatörlere satması Mısırlılar arasında büyük hoşnutsuzluk yaratmıştı. Bu kez devlet işlerini yoluna koymak için imparatorluğun toplam gelirlerinin yaklaşık üç katına çıkarılması gerektiğini ilan etti. Bu amaçla önce eyaletlerden alınan vergi miktarlarını (bazen iki kat) artırdı, ayrıca Yunanca konuşulan eyalet ve kentlere tanınan bağışıklıktan kaldırdı. İtalya’da kamu topraklannı işgal edenlerden bu mülkleri geri aldı ve yeni vergiler getirdi. Topladığı fonlarla Banş Tapınağı’nı ve Forum’u kurdu. Neron’un “Altın Ev”inin temelleri üzerinde Colosseum’un yapımım başlattı, Capi-tolino’nun onanmını gerçekleştirdi.

Askeri alanda Vespasianus’un ilk işi orduda disiplini yeniden kurmak oldu. Praetoria Muhafız Alayı küçültüldü, sınır lejyonlan yeniden gruplandınlarak daha önce Vitelli-us’u destekleyen lejyonlar stratejik noktalardan uzaklaştırıldı. Doğuda da Neron dönemine değin yalnızca dört lejyondan oluşan Suriye’deki tek ordunun yerine Kap-padokia, Suriye ve Yahuda’da toplam altı lejyonu bulunan üç ordu getirildi. Titus Ağustos 70’te Kudüs’ü ele geçirerek Yahudi savaşına fiilen son verirken Ren Bölgesi’n-deki önemli ayaklanma da Vespasianus’un kuzeni Petilius Cerealis tarafından bastınl-dı. Bundan sonra Germen topraklarının güneyinde Agri Decumates Roma toprakla-nna katılarak Ren Irmağının Basel’de oluşturduğu girinti kesilmiş oldu. Britanya’da daha önemli ilerlemeler sağlandı: Kuzeyde Brigantia eyalet toprakları içine alındı, Galler’in fethi tamamlandı, 78’de göreve getirilen eyalet valisi General Gnaeus Agri-cola Roma egemenliğini İskoçya’ya kadar genişletti.

İmparatorluğunun ilk döneminde Vespasia-nus’la oğullan arasında bazı sorunlar çıktı. İmparator, Domitianus’u sürekli ikincil mevkilerde tuttu. Titus’un askerleri ise Yahuda’daki zaferden sonra İtalya’ya geçmek istediler, ama o tek başına döndü ve babasının yönetimine fiilen ortak oldu. Babasıyla birlikte konsüllük görevlerinde bulundu, Praetoria Muhafız Alayı’nm komutanlığını üstlendi. 73’te censor olan Vespasianus ve Titus, vergi sisteminin yanı sıra eyalet örgütlenmesinde de önemli değişiklikler yaptılar. Bütün İspanya’da ve başka birçok yerde kentlerin üst yöneticilerine (magister) Roma yurttaşı olabilme hakkı tanıdılar (bu Roma hâzinesi için yeni bir gelir kaynağı demekti). Ayrıca Roma Sena-tosu’nda İtalya ve eyaletler için yeni üyelikler açtılar. Vespasianus Senato’yla da uyumlu ilişkiler sürdürmeyi başardı. Onun son yıllannda Senato’daki görevine başlayan tarihçi Tacitus’a göre imparator, uzlaşılmaz ya da tehlikeli bulduğu muhaliflerine karşı acımasız da olabiliyordu: Helvidius Priscus ile onun “filozof” dostlarını sürgüne gönderdi; 78’de ise Titus’un Yahudi prenses Berenike ile ilişkisi konusundaki bir suçlama yüzünden en eski ve en güçlü yandaşla-nndan Eprius Marcellus’u idam ettirdi.

Yorum yazın