Tutmosis Kimdir

Tutmosis Kimdir

Tutmosis I, 18. sülaleden Mısır firavunu (hd İÖ y. 1525 – y. 1512).
Annesi krallık ailesinden olmadığı halde önceki firavun I. Amenofis’in kızıyla evlendi ve Teb’de bulunan bir tapınaktan anlaşıldığına göre, ülkeyi bir süre Amenofis’le birlikte yönetti. Tek başına firavun oluşunun ikinci yılında Amenofis dönemindeki sınırlan aşarak Nil üzerinden Nübye’ye ilerledi. Bu yol boyunca bulunan yazıtlardan anlaşıldığına göre Nil’in Dördüncü Çağlayanını aşarak sınırı Kanisa-Kurgis’e kadar genişletti. 17. sülale döneminde Mısır’ı ciddi biçimde tehdit etmiş olan, Üçüncü Çağlayan çevresindeki Kuşi Krallığı’na karşı düzenlenen seferin kazandırdığı zengin Nübye altın yatakları 18. sülale döneminde işletildi.

Nübye’deki savaştan sonra Tutmosis, kısa süre öncesine değin Mısır’a egemen olan Asyklı Hyksosların peşine düşerek Suriye’ de Karkamış yakınlarındaki Fırat (Euphrates) Irmağına kadar ilerledi. Nübye’den kalma bir yazmada Tutmosis’in, Suriye seferinden önce de ülke sınırlarını Fırat’a dayandırma isteğini ortaya koyduğu belirtilir. Daha önceki seferler konusunda bilgi olmamasına karşın Nübye yazması Tutmosis’in Suriye içlerine daha önceden girdiğini düşündürür.

Tutmosis Karnak’ta Orta Krallık döneminden kalma Amon Tapınağı’nı tümüyle yeniledi. Tapınağın batı ucunu bir duvarla kapattı ve buraya iki pilon (kuleli kapı) diktirdi; pilonlarla duvar arasına küçük bir sütunlu salon yaptırdı. Dıştaki pilonun önüne iki dikilitaş eklendi. Yeni Krallık döneminde yaygınlaşan eksenel tapmaklar ilk kez Tutmosis döneminde yapıldı. Tutmosis’in, daha güvenli olduğu için Teb’deki Bibanü’l-Mülûk’ta (Krallar Vadisi) mezar yaptıran ilk firavun olduğu sanılır. Batı Teb’deki Deyrü’l-Medine’de mezarlık işçileri için bir köy yaptırmıştır.

Tutmosis II, 18. sülaleden Mısır firavunu (hd İÖ 1512 – y. 1504).

I. Tutmosis’in, karısının kız kardeşlerinden birinden olma oğluydu. Taht üzerindeki hakkını pekiştirebilmek için üvey kız kardeşi Hatşepsut’la evlendi. Assuan yakın-lannda bulunan bir yazıta göre firavunluğunun birinci yılında Nil’in ikinci Çağlayanı yakınlarındaki bir kuzey Kuşi prensi Mısır’ ın süzerenliğine karşı bir ayaklanmayı kışkırtarak Nübye’deki askeri birlikleri tehdit etti. Firavun, ayaklanmayı bastırmak için yolladığı orduya tüm erkekleri öldürmesini emretti. Kuşi prensinin oğullarından biri tutsak edilerek Mısır’a getirildi ve orada eğitildikten sonra kendi ülkesini Mısır adına yönetmek üzere gönderildi. I. Tutmosis’in subaylarından birinin yaşamöyküsünden, I. Tutmosis’in bir süre sonra Filistin’in güneyindeki Bedevileri cezalandırmak üzere oraya asker gönderdiği anlaşılmaktadır.

Bu belgeler dışında II. Tutmosis’in hükümdarlığına ilişkin çok az şey bilinir. Yukarı Mısır ve Nübye’deki anıtların birkaçının üzerinde adına rastlanmakla birlikte, bunlar oğlu III. Tutmosis tarafından da yazdırılmış olabilir. Teb’in batısında cenaze törenleri için yaptırdığı küçük tapınak daha sonra III. Tutmosis tarafından genişletilmiştir. Mezarının yeri kesin olarak belirlenememiş, ama mumyası yeniden gömüldüğü gizli krallık mahzeninde bulunmuştur.

Tutmosis III (ö. İÖ 1450), 18. sülaleden Mısır firavunu (hd İÖ 1504-1450). Eski Mısır’ın en büyük hükümdarlarından biridir. Suriye’nin tamamını ele geçirmiş, Fırat’ı geçerek Mitannileri yenmiş ve Nil boyunca güneye inerek sınırlarını Sudan’daki Napata’ya kadar genişletmiştir. Başarılarının anısını yaşatmak için çok sayıda tapınak ve anıt yaptırmıştır.

Firavun II. Tutmosis’le İsis adlı cariyesinin oğluydu. Babasının genç yaşta ölmesi üzerine 10 yaşındayken tahta çıktı ve üvey kız kardeşi Neferure’yle nişanlandı. Neferure’ nin annesi Hatşepsut naibe sıfatıyla ülke yönetimini üstlendi. Çok geçmeden firavun unvanıyla taç giyerek yönetime el koyan Hatşepsut’un yönetiminin sonlarında Mısır’ın Asya’daki üstünlüğü sarsılmaya başladı.

Tutmosis’in tahta çıkışının 22. yılında Mısır’a karşı, Suriye’nin kuzeyindeki Kadeş kralının önderlik ettiği ve Mitannilerin desteklediği bir ittifak kuruldu. Bu sırada Hatşepsut açıklığa kavuşmamış bir nedenle öldü. Tutmosis daha sonraki yıllarda Hatşepsut’un, yaptırdığı bütün anıtlardan adının silinmesini, heykellerinin yıkılmasını ve kabartmalardaki resimlerinin kazınmasını emretti.
Birkaç aylık hazırlıktan sonra ordunun başına geçen Tutmosis’in Karnak’ta yaptırdığı tapınağın duvarlarındaki yazı ve kabartmalardan ilk seferine ilişkin bazı bilgiler elde edilmiştir. Buna göre önce Gazze’ye, sonra Karmel Dağının güneyindeki Yahmai’ ye yürüyen Tutmosis, bugünkü Hayfa’nın 27 km güneydoğusunda, Karmel’in ise kuzeydoğusunda yer alan Megiddo’daki düşman karargâhına beklenmedik bir saldırı düzenledi ve sekiz aylık bir kuşatmadan sonra Megiddo’yu aldı. Yıllıklarda bu kadar ayrıntılı olarak anlatılmayan sonraki seferlerinde Fenike limanlarını, Kadeş kentini ve Bikaa Vadisindeki öteki kentleri ele geçirdi.

Tutmosis hükümdarlığının 33. yılında, büyükbabası I. Tutmosis döneminde Mısır’ın egemenliği altına giren, ama o tarihten beri giderek güçlenmekte olan Mitanni Krallığı’ na saldırdı. Fırat Irmağının doğu yakasında gerçekleştiği sanılan çarpışma Mitanni kralının savaş yerinden kaçması ve 30 cariyesiyle yüzlerce askerinin tutsak alınmasıyla sonuçlandı. Tutmosis zaferden sonra I. Tutmosis’in ırmak kıyısındaki yazıtının yanına bir yenisini diktirdi.

Hükümdarlığı sırasında toplam 17 sefer düzenlenen Tutmosis, sonraki seferlerinde, ele geçirdiği topraklar üzerindeki egemenliğini pekiştirmek ve Asya topraklannda Mısır devlet örgütlenmesinin temellerini atmakla yetindi. Yerel hanedanların temsilcisi olan yerli krallar bundan böyle Mısır’a bağlı vasallar olarak kendi topraklarını kendileri yönetecek ve Mısır’a savaş açmayacaklarına, her yıl haraç vereceklerine ve bölgede Mısır’ı temsil eden “yabancı topraklar sorumlusu”na boyun eğeceklerine yemin edeceklerdi. Bu kralların oğullan rehin olarak Mısır’a yollanacak ve gerekirse kendilerine miras kalan toprakları yönetmeye hazırlanmaları için Mısır sarayında eğitileceklerdi.

Bu arada kıyılardaki ve yüksek kesimlerdeki stratejik noktalara garnizonlar yerleştiren ve kaleler yaptıran Tutmosis, Mısır’ın güney sınırını Kanisa-Kurgis’e kadar genişletti ve Barkol Tepesi yakınlarındaki Napa-ta’da bir Amon tapınağı yaptırdı. Nübye’de yaşayan kabilelerinin ayaklanmasını sert biçimde bastırarak çok sayıda Nübyeliyi altın madenlerinde çalıştırdı. Bu madenlerden çıkarılan altın, Tutmosis’in hükümdarlık döneminden başlayarak, Asya’nın batısındaki prenslerle yapılan alışverişte Mısır’ m en önemli gelir kaynağı oldu. Suriye, Filistin ve Sudan’ın ödediği yıllık haraçlarla hazine daha da zenginleşti.

Tutmosis’in hükümdarlığı sırasında gerçekleştirilen kapsamlı yapım çalışmaları Mısır’ın bu dönemde eriştiği yüksek refah düzeyini yansıtır. Tutmosis döneminde özellikle Karnak’taki Amon Tapmağı genişletildi ve birçok yeni yapı ve dikilitaşla bezendi. Tutmosis’in burada diktirdiği iki büyük granit dikilitaştan biri bugün İstanbul’daki Sultanahmet Meydanı’nda, öteki Roma’da, Heliopolis’teki güneş tanrısı tapınağını süsleyen ve Kleopatra’nın İğneleri olarak bilinen iki dikilitaştan biri ise New York kentindeki Central Park’ta, öteki Londra’da Thames kıyısındadır.

Tutmosis ölümünden bir yıl önce ülkeyi Hatşepsut’un kızı ve ikinci karısı Meryetre’ den olan oğlu II. Amenofis’le birlikte yönetmeye başladı. Ölümünden sonra Biba-nü’l-Mülük’ta (Krallar Vadisi) uzak bir köşeye gömüldü. Öteki kral mezarları gibi Tutmosis’in mezarı da sonradan soyguncular tarafından yağmalandı. Mumyası 1889’da, 21. sülaleden rahip kralların kendilerini gömdürdükleri gizli bir yerde, Dey-rü’l-Bahri’deki mezar tapmağı ise 1962’de Hatşepsut’un mezar tapınağının yanında bulundu.
Tutmosis IV, 18. sülaleden Mısır firavunu (hd İÖ 1425-17). Kuzey Suriye’deki Mitanni Krallığı’yla ittifak kurmuş, Mısır’ın en zengin olduğu dönemde barışı sağlamıştır.

Tutmosis’in ilk veliaht olmadığı ve bir ağabeyinin ölümünden sonra bu hakkı kazandığı öne sürülür. Firavunluğunun başla-nnda Suriye ve Filistin’e bir sefer düzenleyerek birkaç küçük ayaklanmayı bastırdı. Anadolu’daki Hitit tehlikesinin gittikçe büyüdüğünü görünce, önceleri Mısır’a düşman olan Suriye’deki Mitanni Krallığı’yla görüşmeler başlattı ve iki devlet arasında bir barış antlaşması imzalanmasını sağladı. Bu dostluğu daha da pekiştirmek için Mitanni kralının kızıyla evlendi ve Alalah’ı (Tel Açana) Mitannilere verdi. Böylece iki devlet arasında uzun yıllar sürecek bir yakınlık oluştu.

Hükümdarlığının sekizinci yılında Aşağı Nübye’de (bugün Sudan’da) çöl kabilelerinden birinin reisinin ayaklandığını öğrendi. Hızla ordusunu toplayarak. Nil üzerinden geçirdiği güçlerle Nübye’nin doğusundaki zengin altın bölgesini tehdit eden ayaklanmayı bastırdı.

Günümüze ulaşan bir skarabede Tutmosis döneminde krallığın Nübye içlerindeki Karay’dan Mitanni sınırındaki Naharin’e uzandığı yazılıdır. Tutmosis’in barışçı yönetiminin geri kalan bölümünde Teb’de diktirdiği dikilitaş bugün Roma’daki San Giovanni in Laterano Kilisesi’nin önündedir. Mezarıyla birlikte bazı eşyaları 1903’te bulunmuştur.

Tutmosis Teb’in batısında küçük ve güzel bir mezar tapınağı ile gençliğini geçirdiği Memphis’te çeşitli anıtlar da yaptırdı. Hükümdarlığı sırasında sonradan torununun döneminde ön plana çıkacak olan Tânn Aton’a gösterdiği eğilim Amon rahipleriyle arasında bir düşmanlığa yol açmadı. Güzel sanatlarda Tutmosis döneminde başlayan yeni eğilimler torununun yönetiminde Amama üslubunun doğmasını sağladı.

Yorum yazın