Süleyman Paşa Kimdir

Süleyman Paşa Kimdir

Süleyman Paşa adıyla anılan 5 farklı kişi vardır.Bu kişilerin biyografisi aşağıdadır.

Süleyman Paşa I, tam adı şücaeddîn Süleyman paşa (ö. y. 1340), yaklaşık 1309-40 arasında Candaroğulları beyi. Beyliğe bağımsızlığını kazandırmıştır.

Candaroğullarımn kurucusu Şemseddin Yaman Candar’ın oğluydu. Babasının ölümünden sonra beyliğin başına geçti (y. 1309). Aynı yıl Kastamonu’yu alarak beyliğin merkezini Eflâni’den Kastamonu’ya taşıdı. Pervaneoğulları beyi Gazi Çelebi’nin ölümünden (1322) sonra, önemli bir ticaret merkezi olan Sinop’u Candaroğulları topraklarına katarak beyliğe askeri ve ekonomik bakımdan büyük bir güç kazandırdı. Daha sonra Tarak Borlu’yu (Safranbolu) ele geçirdi. Uzun yıllar Ilhanlılara bağlı kalan Süleyman Paşa, Ebu Said Bahadır’ın ölümünden (1335) sonra bağımsızlığını ilan etti. OsmanlIlarla iyi geçinmeye özen gösterdi ve 1338’den sonra Bizans topraklarına sık sık akınlar düzenledi. 1339’da küçük oğlu Çoban Beyi veliaht ilan edince, öbür oğlu Gıyaseddin İbrahim Bey ayaklanarak Kastamonu’yu kuşattı ve babasını tahttan indirerek beyliğin başına geçti. Süleyman Paşa bu olaydan kısa bir süre sonra öldü. Süleyman Paşa miri toprak sistemine dayanan güçlü bir yönetim sistemi kurmuş, döneminde Kastamonu önemli bir bilim ve kültür merkezi durumuna gelmiştir.

Süleyman Paşa II (ö. 1392, Kastamonu), 1384-92 arasında Candaroğulları beyi.

Celaleddin Bayezid’in oğluydu. Babası tahtı küçük oğlu İskender’e bırakmak isteyince kardeşini öldürerek Osmanlılara sığındı (1383). 1. Murad’ııı desteğiyle Celaleddin Bayezid’i Kastamonu’da yenerek Sinop’a çekilmek zorunda bıraktı ve Kastamonu’yu ele geçirdi. Koruyucusu I. Murad’ m Kastamonu’ya girmesinden sonra kenti terk etti. Halkın tepkisi üzerine I. Murad bölgeden ayrılınca geri döndü. Kısa bir süre sonra babasına yenilince Kastamonu’yu ikinci kez terk etmek zorunda kaldı. Ardından I. Murad’a bağlılığını bildirerek kente kesin olarak egemen oldu (1384). Bu taht mücadeleleri sonunda Candaroğulları Kastamonu ve Sinop olarak iki kola ayrıldı. Kastamonu kolunun başına geçen Süleyman Paşa, beyliğinin ilk döneminde Osmanlılara bağlı kaldı; 1. Murad’ın seferlerine yardımcı kuvvet gönderdi. I. Bayezid’e (Yıldırım) karşı Karamanlıların öncülüğündeki Anadolu Beylikleri ittifakına cephe aldı. Ama daha sonra OsmanlIların Anadolu Beyliklerini ortadan kaldırma siyasetine karşı çıkarak Kadı Burhaneddin’le, Osmanlılara karşı ortak tavır alma ve karşılıklı yardımlaşma konusunda anlaştı. I. Bayezid Karamanlılar üzerine sefere çıkınca Kadı Burhaneddin ile birlikte Osmanlılara karşı harekete geçti. Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey bazı yerleri vererek Bayezid’le antlaşma imzalayınca Kastamonu’ya döndü. Bu ittifakı ortadan kaldırmak isteyen 1. Bayezid, ertesi yıl Kastamonu’ya girerek Süleyman Paşa’yı öldürttü.

Süleyman Paşa (d. y. 1316 – ö. y. 1359, Bolayır-Seydikavağı arasında, Gelibolu Yarımadası), Osmanlı şehzadesi. Rumeli fetihlerinde önemli rol oynamıştır.

Orhan Bey ile Nilüfer Hatun’un oğluydu. Yaşamının ilk yıllarına ilişkin bilgi yoktur. 1330/31’de Nikaia’nın (İznik), 1337’de de Nikomedeia’nın (İzmit) fethiyle sonuçlanan seferlere katıldı. Taraklı Yenicesi, Göynük ye Mudurnu’yu da içine alacak biçimde İzmit ve yöresi tımar olarak kendisine verildi. Karesioğullarının topraklarının alınmasında önemli rol oynayan Süleyman Paşa 1345’te Edincik, Biga ve Lapseki’yi ele geçirdi.

Orhan Bey, Bizans imparatoru VI. İoan-nes’le yaptığı antlaşma uyarınca, Sırp kralı Stefan Dusan’a karşı imparatora yardım etmesi için Süleyman Paşa’yı 1347’de Rumeli’ye gönderdi. Süleyman Paşa Bizans’ın Selanik’i geri almasında önemli rol oynadı. 1352’de Dimetoka (bugün Dhidhimöteihon, Yunanistan) yakınlarında Sırp-Bulgar kuvvetlerini yendi. VI. İoannes de bu yardımlarına karşılık Gelibolu yakınlarındaki Cim-bi Kalesi’ni üs olarak Osmanlılara bıraktı.

Süleyman Paşa 1354’te Ankara’yı Eretna Beyliği’nden alarak Osmanlı topraklarına kattı. Aynı yıl Rumeli’nin fethi amacıyla Gelibolu’ya geçerek Bolayır’dan Tekirdağ’a kadar uzanan İcıyı bölgesini ele geçirdi. V. İoannes’le birlikte hüküm süren VI. Ioan-nes’in tahttan çekilmesinden (1357) sonra BizanslIlar OsmanlIların elindeki yerleri geri almaya başladılar. Bunun üzerine 1358’de yeniden Rumeli’ye geçen Süleyman Paşa, Hacı İlbeyi, Evrenos Bey gibi komutanlarla birlikte birçok kaleyi geri aldı ya da ele geçirdi. Bazı kaynaklara göre avlanırken ya da cirit oyunu sırasında bir kaza sonucu ölen Süleyman Paşa, İznik, Bursa ve Bola-yır’da cami, imaret ve medrese yaptırmıştır,

Süleyman Paşa, tam adı Süleyman hüsnü paşa (d. 1838, İstanbul – ö. Ağustos 1892, Bağdat), Osmanlı asker ve yazar. Türkçülük akımının öncülerindendir.

Mekteb-i Harbiye’yi (bugün Kara Harp Okulu) bitirdi (1859). Balkanlar’daki askeri birliklerde görev aldı. Tabur kâtibi olarak Karadağ harekâtına katıldı. 1863’te İstanbul’a döndü. 1867’de Girit’teki ayaklanmanın bastırılması sırasında etkin görev üstlendi. Kaymakamlığa yükseldikten sonra Mek-teb-i Harbiye’de matematik, tarih ve edebiyat öğretmenliği yaptı. Miralay iken aynı okulda ders nazırlığına getirildi. 1874’te de mirlivalığa yükselerek Mekâtib-i Askeriye nazırlığına atandı.

1876’da Abdülaziz’in tahttan indirilip yerine V. Murad’ın geçirilmesinde etkin rol oynadı. II. Abdülhamid’in tahta çıkmasından hemen sonra Bosna-Hersek’te ordu komutanlığına atanarak İstanbul’dan uzaklaştırıldı. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Şipka Geçidinde başarılı bir savunma muharebesi yürüterek Rus ordusuna ağır kayıplar verdirmesi üzerine halk arasında Şipka Kahramanı olarak tanındı. Daha sonra Tuna Doğu Ordusu komutanlığına atandı. Edirne’nin Ruslarca işgaline (1878) engel olamadığı için yenilgiden sorumlu tutuldu. Divanıharpte yargılanarak ölüm cezasına çarptırıldı. Cezası II. Abdülhamid tarafından sürgüne çevrildi ve yaşamının sonuna değin Bağdat’ta sürgünde yaşadı.

Süleyman Paşa askeri rüştiyelerin kurulmasında ve askeri okullarda ders programlarının çağdaşlaştırılmasında önemli rol oynadı. Menşe-i Muallimin’in açılmasına (1875) öncülük etti. Mekteb-i Harbiye’deki tarih derslerinde ilk kez Osmanlı ve İslam tarihi yerine Eski Türk tarihine ağırlık verilmesini sağladı. Türklerin konuştuğu dile Osmanlıca değil, Türkçe denmesi gerektiğini savundu. Tarih ve dil alanındaki çalışmalarıyla Türkçülük akımının öncüleri arasına girdi. Başlıca yapıtları Mebaniü’l-İnşa (1871-72, 2 cilt), Ilm-i Sarf-ı Türki (2. bas. 1876; 1891), Tarih-iÂlem (1876, 1911), Hiss-i İnkılab (1910) ve Umdetü’l-Hakayik’ tir (1928, 6 cilt).

Süleyman Paşa (hadım) (d. y. 1470 – ö. Eylül 1547, Malkara), Osmanlı sadrazamı. Hindistan’a sefere çıkan ilk Osmanlı donanmasına komuta etmiştir.

Devşirme olarak saraya alındı. Çeşitli görevlerden sonra hazinedarbaşılığa kadar yükseldi. 1523’te Şam, 1525’te de Mısır beylerbeyliğine atandı. Mısır’da Osmanlı merkezî yönetiminin güçlenmesini ve eyalet gelirinin artmasını sağladı. Yemen ve Güney Mısır’da Osmanlı egemenliğini kurmak, Portekizlilerin Kızıldeniz ve Umman Denizindeki etkinliklerini önlemek amacıyla 1530’da Süveyş tersanesinde güçlü bir donanmanın yapımını başlattı. İran’a savaş açılınca, I. Süleyman’ın (Kanuni) isteği üzerine Mısır beylerbeyliği görevini Deli Hüsrev Paşa’ya bırakarak Irakeyn Seferi’ne katıldı; sefer dönüşünde Anadolu beylerbeyliğine getirildi (1535). Gucerat sultanı Bahadır Şah’ın yardım isteği üzerine Hindistan’a bir donanma gönderilmesine karar verilince, vezir unvanıyla Ocak 1537’de ikinci kez Mısır beylerbeyliğine atandı. Bahadır Şah’ın Portekizlilerce öldürülmesinin (Şubat 1537) ardından kendi isteği ile bu görevden alınarak Süveyş donanması ser-darlığına getirildi. Ağustos 1538’de Aden’i Osmanlı egemenliğine kattı, Gucerat kıyılarına asker çıkararak Kuka (Gogala) ve Kat kalelerini ele geçirdi. 1539’da Zebid ve Aden’i de içine alan Yemen eyaletini oluşturdu. Aynı yıl İstanbul’a döndü ve kubbe-altı vezirliğine getirildi. Bir süre sonra da ikinci vezirliğe yükseltildi. Nisan 1541’de sadrazam oldu. Kasım 1544’te Deli Hüsrev Paşa, Süleyman Paşa’nın Mısır’daki uygulamaları konusunda suçlamalarda bulununca aralarında sert bir tartışma çıktı ve ikisi de görevden alındı. Malkara’ya sürülen Süleyman Paşa, Mısır’daki uygulamaları konusunda aklandıktan kısa bir süre sonra öldü.

Yorum yazın