Şemsettin Sami Kimdir – Hayatı ve Eserleri

Şemsettin Sami Kimdir – Hayatı ve Eserleri

Şemseddin Sami (d. 1 Haziran 1850, Fraşer, Yanya [bugün İoânnina, Yunanistan] – ö. 18 Haziran 1904, İstanbul), yazar ve dilci. Türkçenin başlıca sorunlarını incelemiş, Türk dilinin yabancı sözcük ve kurallardan arındırılması için çalışmıştır.

Ortaöğrenimini Yanya’da bir Rum lisesinde tamamladı (1868). Eski Yunanca, Fransızca ve İtalyanca öğrendi. Bir süre Yanya’ da Mektubi Kalemi’nde çalıştıktan sonra

1871’de İstanbul’a giderek Matbuat Kale-mi’ne girdi. Ertesi yıl, istenmeden yapılan evliliklerin olumsuz sonuçlarını işleyen ve ilk Türk romanı kabul edilen Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı yapıtını yayımladı. Matbuat Kalemi’ndeki görevini sürdürürken bir yandan da Sirac ve Hadika gazetelerinde çalıştı. 1874’te Trablusgaıp’a giderek vilayet gazetesinin yöneticiliğini üstlendi. İstanbul’a döndükten sonra Besa Yahut Ahde Vefa (1875), Şeydi Yahya (1875) ve Gâve (1876) adlı oyunlarını yayımladı. 1876’da çıkmaya başlayan Sabah gazetesinin başyazarı oldu; Tercüman-ı Şark gazetesinde çalıştı (1878). Bu gazetenin kapanmasından sonra “Cep Kitapları” adıyla çeşitli konularda küçük öğrenci kitapları yayımladı. Aile (1880) ve Hafta (1881-82) dergilerinde yazdı. 1893’te, sarayda kurulan

Teftiş-i Askeri Komisyonu’nun başkâtipliğine getirildi. 1896’dan sonra II. Abdülhamid tarafından evinde “ikamete memur” edildi.

En önemli çalışmalarım dil konusunda gerçekleştirmiş olan Şemseddin Sami, Türkçeye Osmanlıca denmesine karşı çıkmıştır. Ona göre bu dille konuşan kavmin adı Türktür; Arapça ve Farsça sözcükler Türkçeyle kaynaşamamış, yabancı kalmıştır. Doğu Türkçesi, söyleyiş kabalığına karşın Batı Türkçesine yeğlenebilir. Dolayısıyla Türkçeyi zenginleştirmek için Arapça sözcükler almaktan vazgeçip, Doğu Türkçe-sindeki sözcükleri kullanmaya çalışmak gerekir. Şemseddin Sami Osmanlıcadaki sözcüklerin yüzde sekseninin konuşma dilinde kullanılmadığını, Tanzimat edebiyatının ise Osmanlıcanın süslerinden kurtulmakla birlikte, sözcük düzeyinde gerekli yalınlığa bir türlü kavuşamadığını ileri sürmüştür. Aynı alandaki öbür çalışmaları Kamus-ı Franse-vi (1882, 1905; Fransızcadan Türkçeye), Kamus-ı Fransevi (1885; Türkçeden Fran-sızcaya), Küçük Kamus-ı Fransevi (1886; Fransızcadan Türkçeye), Usul-i Tenkit ve Tertib (1886), Nev’usül Sarf-ı Türki’dir

(1891). Şemseddin Sami’nin sözlük-ansiklo-pedi alanındaki en önemli yapıtları, bir tarih ve coğrafya ansiklopedisi olan Kamu-sü’l-Âlam (1889-98, 6 cilt)(*) ve Türkçe bir sözlük olan Kamus-ı Türki’dir (1899-1900, 2 cilt, tıpkıbasım 1978, 1989).

Yorum yazın