Şems-i Tebrizi Kimdir

 Şems-i Tebrizi Kimdir

(Şemsi Tebrizî [Tebrizli Şems] ve Şemsi Perende [Uçan Şems] de denir), Mev-lânâ Celâleddin Rumî’nin hayatını ve dü% şüncesini etkileyen mutasavvıf (Tebriz ? – Konya 1247). Melikdad oğlu Ali’nin oğlu. Kimya, astroloji, cebir, ilâhiyat, felsefe gibi bilimleri öğrendi. Ahi teşkilâtına mensup olduğu sariılan Ebubekri Tebrizî’-nin müridi oldu. Tasavvuf yolunda ilerlemek, daha olgun bir şeyh aramak için, ünlü sofilerin yaşadığı Irakı Acem, Bağdat, Şam, Halep, Erzurum, Sivas, Kayseri gibi kültür merkezlerinde dolaştı. Bağdat’ta Evhaddeddin Kirmanî ile görüştü; tasavvuf anlayışı şeriat çerçevesinde kalan Evhadeddin’in gerçeği dar bir çerçeve içinde gördüğünü kabul ederek yanından ayrıldı. Şam’da Muhiddin Arabi’nin toplantılarına katıldı. 1244’te geldiği Konya’da Mevlânâ Celâleddin Rumî ile karşılaştı; Mevlânâ’nm bilgi ve anlayış gücünün etkisinde kaldığı gibi kendisi de onun yaşama düzenini ve düşüncesini geniş ölçüde etkiledi. (Bk. CELÂLEDDİN RÛMÎ.) Mevlâ-nâ’nın Şemseddin Tebrizî ile tanıştıktan sonra medresedeki derslerini ve müritlerini ihmal etmesi Şemseddin’e düşmanlık beslenmesine yol açtı. Şemseddin bu yüzden Konya’dan ayrılarak Suriye’ye gitti (1245). Mevlânâ, oğlu Sultan Veled’i göndererek onu geri getirtti (1246); fakat çevresindekilerin öfkesini ve çekemezliğini üstünde topladığı için, aralarında Mevlânâ’nm ortanca oğlu Alâeddin Çelebi’nin de bulunduğu 7 kişilik bir topluluk tarafından öldürülerek bir kuyuya atıldığı söylendi. Buraya sonradan makamının bulunduğu bir zaviye yapıldı. Mevlânâ’nın düşüncesinin zenginleşmesine, sanatının olgunlaşmasına imkân veren, Divarı-ı Kebir adlı eserinde ilham kaynağı olan Şemseddin Tebrizî’nin felsefe, kelâm, tefsir, tasavvuf konularındaki konuşmalarından derlenen bir eseri vardır: Makalât (Makaleler). Mevlevî tarikatının veled kolundan ayrılan ve aşkı, cezbeyi temsil eden bölümü Şemseddin’in adını taşır. (M)

Yorum yazın