Piet Mondrian Hayatı ve Eserleri

Piet Mondrian Kimdir , Piet Mondrian Hayatı ve Eserleri Hakkında Bilgiler

Piet Mondrian KimdirHollandalı ressam (Amersfoort, 1872-New York, 1944).Calvinci bir ailenin çocuğu olan ve Piet Mondrian adıyla anılan Pieter Cornelis Mondriaan, resme olan eğilimini babasına güçlükle kabul ettirdi. Üç yıl öğrenim gördükten sonra (1892-1895) Amsterdam Akademisi’n-den ayrıldı, bir süre Hollanda’da çalıştıktan sonra 1911’de Paris’e gitti. Bu uzun süre içinde birbiri ardı sıra çeşitli sanatçıların etkisinde kaldı. Bunlar arasında Van Gogh, noktacılar, bölmeci (divizyonist) jan Toorop, Manet, jan Sluyters, Matisse vardı. Ama birdenbire, Zencefil Kavanozlu Natürmort (1911-1912 ?)adlı iki tablosuyla Mondrian özgün bir yanı olduğunu gözler önüne serdi. Kübizmin deneyimlerinden yararlanan sanatçı, Picasso ya da Braque’ın veya ortak öncüleri Cezanne’ın yapıtlarından son derece farklı olan yöntem ve resimle ilgili amaçlara yöneldi.

Soyut sanatın kurucularından biri olan Mondrian, Ağaçlar dizisiyle 1911’e doğru, konuyu ayrıştırma yöntemine göre çalışmaya başladı; buna göre, biçimlerin parçalanma süreci ilerledikçe konu, uzamda yer alan bir figür olma özelliklerini yitirerek tuvalin yüzeyini yavaş yavaş doldurur. Söz konusu yöntem ressam tarafından bir dizi yapıta (Échafaudages, 1912-1914; Deniz, 1914-1915) uygulandı; bu yapıtların temaları “yapının ayrıştırılmasına” uygun, dolayısıyla da normal olarak figüratif resme eşlik eden doğalcı uzlaşmalardan tümüyle kopmaya yatkındır.

Mondrian 1914’ten 1919’a kadar kaldığı Hollanda’ya dönüşünden az süre sonra bir derinlik araştırmasıyla (B Mavili Kompozisyon, 1917) görsel etkilerine indirgenmiş olan düzlem yüzeyin yol açtığı sorunları azaltmaya çalıştı. 1917’deThéo Van Doesburg’ un De Stijl dergisini kurması, Mondrian’a bir dizi kuramsal metin aracılığıyla (‘‘Réalité naturelle et réalité abstraite” [“Doğal Gerçeklik ve Soyut Gerçeklik”], 1919-1920) sanatla ilgili görüşlerini ve kendi resim anlayışını yansıtan teozofiye dayalı bir yorumu açıklama fırsatını verdi; bu metinler, sanatsal yaratı konusunda, gizli yaratıcı güçleri işin içine katabilecek bir “tinsel çevre’yi yönettiğine inandığı ilkelere sıkı sıkıya bağlı bir ressamın ruh halini gösteriyordu (1920’de yayımlanan Neo -Plasticisme [Yeni Plastiktik] Mondrian’ın hazırlamış olduğu metinlerin en özenli olanıdır).

BİÇİMİN YOKLUĞU

1919’da yeniden Paris’e giden Mondrian buluşları üstünde düşündükten sonra, yaklaşık yirmi yıl boyunca izlemeye özen gösterdiği bir çalışma
Mondrian’ın sanki maddi bir desteğin gerçekliğini ortadan kaldırmak istediğini gösterir gibiydi. Biçim öğesi, bir biçim yokluğuna indirgenmişti, bu da aralarında kompozisyonun yer aldığı iki çizginin soyut ilişkisinden başka bir şey değildi.

Mondrian,çağdaş yaratıcıları, resimden daha evrensel bir sanat sistemi kurmaya yöneltti; ona göre bu sistemde soyut bağıntılar, birleşimsel değişimleri içinde konutların duvarlarına ve kentlerin yapısına yayılmalıydı. 1938-1940 yılları arasında Mondrian,programının temellerini attı. Bundan böyle yapıtlarını yalnızca temel “plastik öğelerden” hareketle gerçekleştirmeye başladı. İlk olarak üç rengi (kırmızı, sarı, mavi) beyaz, gri ve siyahla karşıtlaştırarak madde ve boşluk arasındaki karşıtlığı belirledi; ardından biçimi dik açıya, yani birbirini kesen yatay ve dikey çizgilere indirgedi (Kırmızı, Sarı ve Mavi ile Kompozisyon, 1927, Amsterdam).
Bu tür bir kompozisyon kimi zaman Mondrian’ı kara biçimli bir tuvalin bir köşesini aşağı getirerek, eşkenar dörtgen biçimli bir tablo yapmaya yöneltti (Kare İçinde Kırmızı, San ve Mavi ile Kompozisyon, 1926). Artık her şey birkaç yıl süreyle İngiltere’de kaldı, daha sonra A.B.D’ne göç etti. Son ya-1 pıtlarında (Broadway Boogie Woogiej [1942-1943] ve tamamlanmamış olan! Victory Boogie Woogie [1943-1944])! Mondrian’ın boyalı yüzeyin yer aldığı düzlemi canlandırma isteğinin, daha önceki yapıtların ağırbaşlılık ve yalınlığıma oranla yeni sayıldığı bir anlatıma döndüğü görüldü; ama bu kompozisyonlardaki kuramsal ve plastik kesinlik, sanatının başlıca özelliği olarak kaldı; Mondrian’m sanatı, modernliğin bile bile benimsendiği, Cezanne’ın estetik anlayışından tümüyle uzaklaşmış ve yeni bir dünya yaratma peşinde olan bir sanattır.

Yorum yazın