Philippe Pétain Kimdir

Philippe Pétain Kimdir

Fransız askeri ve siyaset adamı (Cauchy-a-la-Tour, Pas-de-Calais, 1856-Yeu adası, 1951).

Bir köylü ailesinden gelen Philippe Pé-tain, ortaöğrenimini Arcueil’deki bir Dominiken okulunda, askeri öğrenimini de Samt-Cyr Askeri Akademisi’nde tamamlayarak 1878’de teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1901-1910 yılları arasında öğretmenlik yaptığı Harp Akademisi’nde ders verdi. 1911’de albay oldu ve neredeyse yaş haddinden emekliye ayrılacağı sırada Birinci Dünya savaşı patlak verdi.

1914 Ağustosunda tuğgeneral rütbesiyle tugay komutam olan Pétain, Marne savaşındaki üstün başarısı nedeniyle joffre tarafından 14 Eylülde tümgeneralliğe, ekim ayında korgeneralliğe, Artois saldırısından sonra da orgeneralliğe yükseltildi (Haziran

1915). Bu rütbeyle Champagpe saldırısına katıldı ve 1916’da da Verdun savunmasını yönetti.

1917 Mayısında Nivelle’in yerine genelkurmay başkanı oldu. Bu görevde hiçbir özel stratejik başarı göstereme-mesine karşm, her türlü başkaldırmayı ve askerden kaçışları olabildiğince aza indirmeye uğraştı ve tüm özenini Foch’un komutasında 1918 zaferini elde eden yeni bir ordunun hazırlanmasına adadı.

1918 Kasımında mareşal rütbesine yükseltildi, 1925’te Fas’a gönderildi. Yüksek Savaş Konseyi başkan yardımcısı ve ordular genel müfettişiyken (bu sırada yüzbaşı de Gaulle onun emrinde bir subaydı) 1929’da Fransız Akademisi’ne üye seçildi. 1931’de de ülke hava savunma müfettişliğine getirildi.
6 Şubat 1934 ayaklanması, Petain’i siyaset sahnesine soktu: Savaş bakanlığına getirildi. 1939’da Fransa büyükelçisi olarak İspanya’ya gönderildi. 1940 Mayısında Paul Reynaud hükümetinde başbakan yardımcısı ve haziran ayında da başbakan oldu. Kuzey Afrika’da savaşı sürdürmeye yanaşmadı ve ateşkes istedi; Almanya’nın ülkesinin yarısını işgal etmesini kabul etti ve Vichy hükümetini kurdu. Ulusal Meclis, Vichy’de yaptığı toplantıda Petain’e anayasal düzenlemelerde bulunma yetkisini tanıdı (yalnızca 80 milletvekili karşı oy kullanmıştı); böylelikle kendisini devlet başkam ilan etti ve Pierre Laval’i başbakanlığa atadı. Bunun sonucunda yukarıdan aşağıya emirle yönetilen, cumhuriyetin “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” sloganının yerine “i’ş, aile, vatan” sloganıyla tanımlanan otoriter bir devlet oluşturdu.
Almanya ile iyi ilişkiler kurma çabasının yanı sıra (1940 Ekiminde Hitler ile görüştü) İngiliz ve A.B.D. hükümetleriyle de ilişkileri koparmamaya çalıştı. Franco İspanyası’na karşı da yakınlık siyaseti izledi.

Nazilerle sınırsız bir işbirliğinden yana olan Laval’i 1940 Aralığında görevden aldı ve başbakanlığa amiral Darlan’ı getirdi. Ama Almanların ağır baskılarına uzun süre dayanamayıp, onların isteğine uyarak 1942 Nisanında Laval’i yeniden hükümeti kurmakla görevlendirdi. Bundan sonra mareşal Petain, durumu doğru değerlendirebilme yeteneğini hızla yitirdi ve gelişmelerle gerçek durumu kavraya-maz hale geldi. 1942 Kasımında Güney Fransa işgal edildiğinde, Vichy’ den ayrılma önerisini reddetti.

Bu olaylardan sonra kaderini işgalcilere bağladı, Rusya cephesinde nazi üniformalarıyla savaşan anti-bolşevik lejyonu kutlayan bir mesaj yayınladı, milis kuvvetlerinin güçlendirilmesine çalıştı ve çoğunluğu Yahudi olan yığınla erkek, kadın ve çocuğun ölüm kamplarına gönderilmelerine en küçük bir direnme bile göstermedi. 1944 Ağustosunda Almanlar tarafından görevden uzaklaştırıldı ve Sigmaringen’ de oturmaya zorlandı. 1945 Nisanında İsviçre’ye geçti ve kendi isteğiyle Fransa’ya döndü. Yüksek mahkemeye sevkedildi ve bütün yargılanması boyunca ne ifade verdi, ne de savunma yaptı. 1945 Ağustosunda idama mahkûm edildi, ama cezası ömür boyu hapse çevrildi ve Fransız Akademisinden de çıkartıldı.

Yorum yazın