Ovidius Kimdir

Ovidius Kimdir
Latin ozanı (Sulmona [Abruzzi], İ.Ö. 43-Tomi [günümüzde Köstence], İ.S. 17 ya da 18). Zengin bir Romalı ailenin çocuğu olan Publius Ovidius Naso, yaşadığı dönemde büyük ilgi gören hatiplerin derslerini izledi, ama ciddi olarak yalnızca şiire yöneldi. Babası onu bu yoldan uzaklaştırmak için Atina’da hitabet dersleri İzlemeye yolladı. Döndüğünde, Ovidius başarılı birkaç savunma yaptı ve hukukçu oldu. Horatius, Propertius, Tibullus ve Vergilius gibi zamanın ünlü yazarlarıyla ilişki kuran, zengin ve bağımsız Ovidius, kibar çevrenin ilgisini ancak bir aşk ilişkisinin, bu ilişkinin evrelerinin ve bunalımlarının öyküsü olan Sevmek Sanatı (Ars Amatoria) ya da Amores (Aşklar) gibi yapıtlarla çekebildi. Amores’ in gördüğü ilgiden yüreklenen Ovidius, arka arkaya, Eskiçağ’ın Penelope, Phaidra, Helene gibi ünlü kadın âşıkların kendilerini seven erkeklere yazdıkları mektupları konu alan Hereo-des’i, ayrıca Remedia Amoris’i (Aşka Çareler) ve özellikle Metamorphose- • j’s’i (Değişimler) yayımladı.
Heksametron ölçüsüne (altılı ölçü) göre yazılmış destansı bir şiir olan ve on beş kitaptan oluşan Metamorphoseis Latin edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Dünyanın yaratılışından önceki kargaşalıktan (Kaos) Se-zar’m ölümüne kadarki tarihsel olaylar zinciri biçiminde sıralanmış 246 mitolojik fablden oluşur ve tam bir özgürlük içinde, konusu trajedi, destan ya da ağıt geleneğinden alınmış, tanrıların ve kahramanların öyküsünü dile getirir. Konu edilen dfeğişimler, yeni durumlar yaratarak birbirini izler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir canlılık taşıyan yapıt, Chaucer gibi Ortaçağ ozanlarına esin kaynağı oluşturdu ve Batı dünyasında bütün hümanist şiirin, temalarım ve anlatımlarını aldığı bir aşk el kitabı oldu. Kitapları, ilişkileri, Augustus’un karısı olan Livia’nın bir akrabasıyla yeni bir evlilik yapması sayesinde Ovidius, parlak ve istikrarlı bir duruma kavuştu. Yılın her ayındaki Roma bayram ve efsanelerini içeren takvimin mitoloji ve tarih bakımından açımlaması olan Fasti’yi (Şenlikler) yazmaya baş
ladığı sırada imparatorun bir buyruğuyla bilinmeyen bir nedenden ötürü sürgün cezasma çarptırıldı. İ.S. 8’de bir gemiye binerek Karadeniz kıyısındaki Tomi’ye (günümüzde Köstence) sürgüne gitti. Sekiz yıl boyunca, manzum mektuplar, övgüler yazmayı sürdürdü: Tristia (Hüzün) ve Epistulae ex Ponto (Karadeniz’den Mektuplar). Üretken olan ve kolay anlaşılan Ovidius, çağdaşlarının hoşuna gitmek için, hitabet, incelik ve araştırmada aşırılıklardan kaçınmadı. Bazılarına göre yapıtları coşkudan, doğallıktan ve anlık gerçeklikten yoksundur. Tanrıtanımazlığın açıkça görüldüğü yapıtlarında, Augustus Roması’ mn özellikle zevk ve eğlence düşkünü toplumunu dile getirmeyi amaçladı. Zarif, açık, simge yüklü, son derece esnek dizeli bir anlatım, yalnızca betimlemenin olduğu kadar düşüncenin de bütün ayrıntılarını dile getirmekle kalmaz, ayrıca, sıcak ve geçici aşkları da dile getirebilecek nitelikler kazanır.

Yorum yazın