Kubilay Han Kimdir

Kubilay Han Kimdir
KUBİLAY HAN (1214 – 1294)
Büyük Moğol İmparatorudur. Cengiz’in 4.(küçük) oğlu Tuh Han’ın oğludur. 5. Büyük Moğol İmparatoru (Büyük Kağan) Cengiz’in yerine geçenlerin 4.’sü, imparatorluğun Çin Kolunun kurucusudur.
Kubilay, İyi bir eğitim, öğrenim gördü. Türkçe’yi, Moğolca’yı, Çince’yi, Tlbetçe’yl edebiyatlarıyla okudu. Edebiyata, fenne, bilime, güzel sanatlara gerçek bir ilgi gösterdi. Budda dinini benimseyip atalarının Şaman dininden ayrıldıysa da, Müslümanlar’a, hattâ Hırlstlyanlar’a karşı tam bir hoşgörürlük gösterdi. Bazı Müslümanlar’ı genel valiliklere, hattâ başbakanlığa kadar yükseltti-
1259’da ağabeysi Mengü Kağan ölüp de dünya İmparatorluğu tahtına oturduğu zaman 45 yaşındaydı. Tahtın», küçük kardeşi Arık-Boğa ve Cengiz’in oğlu ögedey’in torunu Kaydu Han İle çekişmek zorunda kaldı. Her İkisini de bertaraf etti. Bundan sonra dedesinin başkenti Moğolistan’daki Karakurum’u bıraktı, milyonluk Hanbalık (Pekin) şehrine yerleşti. Moğol İmparatorluğunun Altın Ordu, Çağatay, İlhanlı kolları onu, hayatının sonuna kadar “Büyük Kağan” olarak tanıdılar.
Kubllay 1276’da bütün Çin’in fethini tamamladı. Tarihte Çin İmparatorluğunun sınırları, hiçbir devirde Kubilay devrindeki genişliğini bulamamıştır. Biri 1274, biri 1281’de olmak üzere, yüzlerce gemi, on binlerce askerle iki Japonya seferi yaptı. Her iki sefer de, büyük fırtınalar yüzünden, sonuçsuz kaldı. Böylece Japonya, Cengizliler’in egemenliğinden kurtulabilen ender Asya, Avrupa ülkelerinden biri ayrıcalığını alıyordu. Yalnız, Kubilay’ın üstünlüğünü tanımak zorunda kaldı. Zaten doğrudan doğruya Mançurya’yı, Kore’yi, Kuzeydoğu Asya’yı (Doğu Sibirya’yı), Moğolistan’ı, Çin’i, Tibet’i elinde tutan Kubllay, bundan sonra, güneydoğu Malezya’yı, indonezya’yı da ele geçirdi. Bu imparatorluk, 24 milyon km.2’ye, 300 milyona yaklaşan bir nüfusa erişti (o çağda Fransa’da 10, İngiltere’de 2 milyon kişi yaşıyordu). Kendisine bağlı öteki 3 Moğol imparatorluğu İle birlikte, o zaman 64 milyon km.2 olan bütün ülkelerin 44 milyon km.2’sinde egemenlik kurdu. Marco Polo, onun bu durumunu çok güzel belirtir, öteki 3 Moğol İmparatorluğu hemen Türk’leştlğl halde, Çin’deki bu kol, Çini ¡’leşti, Müslüman da olamadı.

Kubilay imparatorluğunun Haşmeti

Kubilay, Pekin Sarayı’nı, mutlak şekilde yeryüzünün en kalabalık, en muhteşem, en
zengin sarayı haline getirdi. İmparatorluğunda çeşitli derecelerde yüzlerce okul açtı; çok güzel yollar yaptırdı; dünyanın İlk posta teşkilâtını kurdu; kâğıt parayı ilk defa ortaya çıkardı. Zenginlik, haşmet timsali olarak Harunurreşit gibi, daha sonraki yüzyıllarda dünyanın hâfızasından silinmedi (Bk. Mo- ğollar).
XIII. yüzyılın ünlü gezgini Venedikli Marco Polo, Çin yolculuğundan dönüşte, Kubllay Han (Kağan)ın sarayını, saltanatını, ihtişamını uzun üzün anlatmıştır. Onun anıları Doğuyu Batıya tanıtmakla büyük rol oynamıştır. Rönesans’ta Doğu hakkında başvurulan tek kaynak Marco Polo’nun anıları olmuştur. Bu arada Kubilay üzerine birçok eserler yazılmıştır. İngiliz şairi Samuel Coleridge’ln, “Kubla Khan” adındaki eseri ünlüdür.

MARCO POLO KUBİLAY HAN’I ANLATIYOR
Venedikli Marco Polo, belki de bilmeden, büyük keşifler yolunu açan İlk Avrupalıdır. Polo, 17 yaşındayken, 1271’de babası ve amcası ile, binlerce kilometrelik yolu aşarak İtalya’dan Çin’e gitmiş, orada 24 yıl kalarak Çin’i, Asya ülkelerini, o çağlarda dünyanın en büyük hükümdarı olan Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han’ı tanımıştı. Genç Marco Polo İle ilgilenen Kubilay Han onu yanına almış, kendisine önemli görevler vermişti. Polo, yıllar sonra Venedik’e dönünce, bir masala benzeyen gezileriyle gördüklerini büyük bir kitapta anlatmıştır (Bk. Marco Polo). Tarih, coğrafya yönünden büyük önem taşıyan bu kitabında Polo, Kubllay Han’ı ve onun yaşayışını şöyle anlatır:
Büyük Kubilay Han, yanılmıyorsam, 45 – 50 yaşında kadardı. Orta boylu, top- lucaydı ama, vücudu biçimliydi. Rengi açıktı. Çinliler gibi ne donuk yüzlü, ne de çekik gözlüydü. Çok kibar bir adamdı.
Ben Han’ı ilk kez Hanbalık’tan 200 kilometre kadar kuzeyde, Çong-Tu’daki yazlık sarayında görüp tamdım. Saray alabildiğine geniş bir bahçenin ortasındadır. Av hayvanları ile dolu ormanlarla çevrilidir. Han yaz aylarım burada geçirir. Kaldığı yer, saraydan çok, köşke benzer. Bambu ağacından yapılmış olan bu zarif köşk gerektiğinde sökülüp başka yere taşınabilir.
Kubilay Han’ın kurduğu Hanbalık şehrine 12 kapıdan girilir. Bu kapılardan her- birinin üstünde 1000 askeri barındaran yerler vardır. Çinliler ona “Koca Saray” anlamına Tay-Tu, Moğollar, Uygurlar, Türkler ise Han Baluk (Han Kenti) derlerdi. Şehrin iki yanı ağaçlıklı düzgün yollarla birbirine bağlıdır.
Büyük Han’a gelinceye kadar Cengiz soyundan olanlar din konusunda tarafsızmışlar. Kubilay Han Buda dinini seçmiş. Gene de öbür dinlere de saygı gösterirdi. Bayram günlerinde bütün dinlerin büyüklerini saraya çağırır, onlara şöyle derdi: “Dört büyük peygamber vardır: Suma Ona-Kudom (Buda), Musa, İsa,
. Muhammed. Ben bunların dördüne de yalvarır, yardım umarım.”
Bibliyografya:
Bu konuda dilimizdeki başlıca eser. — Kubilay Han’ın Akınları (İ. F.sertelli, 1939).

 

 

Yorum yazın